Sure sec
YÛNUS Suresi

YÛNUS Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

YÛNUS Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

YÛNUS Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

10/YÛNUS Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar, Hikmetli Kitab’ın âyetleridir.
10/YÛNUS Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan bir adama, "insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi" için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? Muhakkak ki onlar için, Rab’lerinin yanında (katında) sıddıklar makamı vardır. Kâfirler şöyle dediler: “Muhakkak ki bu, mutlaka apaçık bir sihirbazdır.”
10/YÛNUS Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki sizin Rabbiniz Allah, semaları ve yeryüzünü 6 günde yaratandır. Sonra arşa istiva etti. İşleri düzenler ve O’nun izni olmadıktan sonra (olmadıkça) bir şefaatçi yoktur. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Artık O’na kul olun. Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
10/YÛNUS Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hepinizin dönüşü O’nadır (dönüş yeriniz O’dur). Allah’ın vaadi haktır (gerçektir). Muhakkak ki O, ilk olarak (örneksiz) yaratmaya başlar. Ve sonra âmenû olanlar ve salih (nefs tezkiye edici) amel yapanlar, adaletle mükâfatını vermek için O’na iade olunur (döndürülür). Ve kâfir olanlar için inkâr etmiş olduklarından dolayı hamîmden (kaynar sudan) bir içecek ve elîm azap vardır.
10/YÛNUS Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Güneş’i bir ziya, Ay’ı (kameri) bir nur kılan, O’dur. Ve senelerin adedini ve hesabını bilmeniz için ona menziller tayin etti. Allah ne yarattı ise ancak böylece hak ile yarattı. Bilen bir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıklar.
10/YÛNUS Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki gece ile gündüzün, peşpeşe (karşılıklı) gelmesinde ve Allah’ın semalarda ve yerde yarattığı şeylerde, takva sahibi bir kavim için âyetler (deliller) vardır.
10/YÛNUS Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
10/YÛNUS Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
10/YÛNUS Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki âmenû olanlar ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar, îmânlarından dolayı Rab’leri, onları hidayete erdirir. Onlar, altlarından ırmaklar akan naîm cennetlerindedirler.
10/YÛNUS Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların orada duaları: “Allah’ım, Sen Sübhan’sın (Seni her türlü noksan sıfattan tenzih ederim).” Ve onların orada hayatları (tehiyyatları, dilekleri) “Selâm”dır. Ve dualarının sonu, “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamdetmek”tir.
10/YÛNUS Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer Allah onların hayrı acele istemeleri gibi insanlara şer için acele etseydi, elbette onların ecelleri yerine getirilirdi (kaza edilirdi). Fakat (hayatta iken) Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.
10/YÛNUS Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve insana bir darlık (musîbet, sıkıntı) isabet ettiği (dokunduğu) zaman, yatarken, otururken veya ayaktayken Bize dua etti (eder). Fakat onun sıkıntısını ondan giderdiğimiz zaman ona isabet eden darlıkta (sıkıntıda) Bize dua etmemiş gibi döndü (döner). İşte böylece müsriflere, yapmış oldukları şeyler süslendi.
10/YÛNUS Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun, sizden önceki devirlerde yaşayanları zulmettikleri zaman helâk ettik. Ve onlara resûlleri beyyineler (deliller) ile geldi. Ve onlar inanmadılar. Mücrim kavmi işte böyle cezalandırırız.
10/YÛNUS Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra nasıl amel ettiğinize bakmamız için, onların ardından sizi, yeryüzünde halifeler kıldık.
10/YÛNUS Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara âyetlerimiz, delillerle okunduğu zaman Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir veya O’nu değiştir.” De ki: “O’nu, kendi nefsimden (bir şey) ilka ederek benim değiştirmem olamaz. Ben ancak bana vahyolunan şeye tâbî olurum. Şâyet Rabbime asi olursam muhakkak ki ben, büyük günün azabından korkarım.”
10/YÛNUS Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Şâyet Allah dileseydi, O’nu size okumazdım ve O’nu size bildirmezdim. Halbuki O’ndan önce içinizde bir ömür sürdüm. Hâlâ akıl etmiyor musunuz?”
10/YÛNUS Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık Allah’a karşı yalanla iftira edenden veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim (var)dır? Muhakkak ki O, mücrimleri (suçluları) felâha (kurtuluşa) erdirmez.
10/YÛNUS Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara fayda ve zarar vermeyen Allah’tan başka şeylere (putlara) kulluk (ibadet) ediyorlar. Ve “Bunlar, Allah’ın yanında bizim şefaatçilerimiz.” diyorlar. De ki: “Yeryüzünde ve semalarda bilmediği bir şeyi Allah’a haber mi veriyorsunuz?” O, Sübhan’dır (münezzehtir), onların ortak koştuğu şeylerden yücedir.
10/YÛNUS Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve insanlar, tek bir ümmetten başka olmadı (tek bir ümmetti). Sonradan ihtilâfa (ayrılığa) düştüler. Rabbinden bir söz (kelime) geçmiş (verilmiş) olmasaydı, onların aralarında ihtilâfa düştükleri şey hakkında mutlaka hüküm verilirdi.
10/YÛNUS Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve: “Rabbinden ona bir âyet (mucize, delil) indirilse olmaz mıydı?” derler. O zaman de ki: “Gayb, yalnız Allah’ındır (Allah’a mahsustur). Artık bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
10/YÛNUS Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara bir sıkıntı, bir darlık isabet etmesinden sonra, insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onların âyetlerimiz hakkında tuzakları olduğu zaman (alay ettikleri ve yalanladıkları zaman) de ki: “Allah, tuzak kurmakta daha hızlıdır.” Muhakkak ki elçilerimiz kurduğunuz şey(ler)i (ne kuruyorsanız) yazıyorlar.
10/YÛNUS Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Karada ve denizde sizi seyrettiren (gezdiren) O’dur. Hatta siz gemi(ler)de idiniz ve güzel, hoş bir rüzgâr ile onlarla (içindekilerle) (denizde gemiler) seyrediyorlardı (yüzüyorlardı). Ve onunla ferahladılar (sevinçliydiler). Ona fırtınalı bir rüzgâr geldi ve onları her taraftan dalgalar sardı. Onlarla ihata edildiklerini (kuşatılıp çevrildiklerini) zannettiler. Dîni, ona mahsus (has) kılarak ihlâsla Allah’a dua ettiler: “Eğer bizi bundan kurtarırsan, biz mutlaka şükredenlerden oluruz.”
10/YÛNUS Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Fakat onları kurtarınca, (o zaman) onlar yeryüzünde haksız yere azgınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız size (kendinize)dir, dünya hayatının metaı (menfaati)dir, sonra dönüşünüz Bizedir. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğiz.
10/YÛNUS Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dünya hayatının durumu (örneği) sadece semadan indirdiğimiz, böylece yeryüzünde, insanların ve hayvanların yediği, arzın bitkileri ile karışan su gibidir. Hatta yeryüzü onun güzelliğini alıp güzelleştiği zaman onun sahibi, ona, kendilerinin kaadir (muktedir) olduğunu zannetti. Ona emrimiz gece veya gündüz geldi ve böylece onu hasat ettik (kökünden kopardık). Sanki dün hiç olmamış (zenginleşmemiş) gibi oldu. İşte böylece âyetleri tefekkür eden bir kavim için ayrı ayrı açıklıyoruz.
10/YÛNUS Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
10/YÛNUS Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar için Ahsenül hüsna (Allah'ın Zat'ına ulaşmak) ve ziyadesi (daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek) vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet (küçük düşme, hakirlik) yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.
10/YÛNUS Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Seyyiat kazanan kimselerin seyyiatlerinin cezası, onun misli kadardır. Ve onları bir zillet kaplar. Ve onların Allah’a karşı bir koruyucusu yoktur. Onların yüzleri karanlık geceden bir parça ile kaplanmış gibidir. İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır (kalacak olanlardır).
10/YÛNUS Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o gün onların hepsini toplayacağız. Sonra şirk koşanlara şöyle diyeceğiz: “Siz ve şirk koştuklarınız yerlerinize.” Böylece onların aralarını açtık. Ve onların ortak koştukları: “Siz sadece bize ibadet (kulluk) etmiyordunuz.” dedi(ler).
10/YÛNUS Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık şahit olarak bizim ve sizin (bizimle sizin) aranızda Allah kâfidir. Biz, sizin ibadetinizden gerçekten gâfildik (habersizdik).
10/YÛNUS Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Her nefs (bütün nefsler), geçmişte olan şeylerle orada imtihan edilerek Allah’a döndürüldüler. Onların mevlâsı Hakk’tır. İftira etmiş oldukları şeyler onlardan uzaklaştı (saptı).
10/YÛNUS Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Semadan ve arzdan sizi kim rızıklandırıyor? Veya işitmenin (işitme duyusunun) ve görmenin (görme hassasının) meliki (sahibi) kimdir? Ve canlıyı (diriyi) cansızdan (ölüden) çıkaran ve cansızı (ölüyü) canlıdan (diriden) çıkaran kimdir? Ve işi (yaratıp, yöneten) düzenleyip idare eden kimdir?” O zaman: “Allah” diyecekler. Öyleyse: “Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız?” de.
10/YÛNUS Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse işte O, Allah’tır. Sizin Rabbiniz Hakk’tır. O halde Hakk’tan sonrası dalâletten başka nedir? Artık nasıl çevriliyorsunuz (Hakk’tan dalâlete döndürülüyorsunuz)?
10/YÛNUS Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece senin Rabbinin sözü fasık olan kimseler üzerine hak oldu. Muhakkak ki onlar, inanmazlar.
10/YÛNUS Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Sizin ortaklarınızdan (şirk koştuklarınızdan) örneksiz ilk defa yaratıp sonra onu geri döndürecek kim var?” De ki: “Örneksiz, ilk defa yaratıp sonra onu geri döndürecek Allah’tır. Öyleyse nasıl döndürülüyorsunuz?”
10/YÛNUS Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Sizin ortaklarınızdan Hakk’a hidayet edecek (ulaştıracak) kimse var mı?” De ki: “Allah, Hakk’a hidayet eder (ulaştırır). Öyleyse Hakk’a hidayet eden (ulaştıran) mı tâbî olunmaya daha lâyıktır (daha çok hak sahibidir) yoksa hidayete erdirilmedikçe, kendisi hidayete eremeyen kimse mi?” Artık size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
10/YÛNUS Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların çoğu zandan başka bir şeye tâbî olmaz. Şüphesiz zan, haktan bir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını bilendir.
10/YÛNUS Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bu Ku’rân, Allah’tan başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ve lâkin, onların ellerinde olanı tasdik eder ve Kitab’ı tafsil eder (ayrıntılı olarak açıklar). O’nun hakkında şüphe yoktur, âlemlerin Rabbindendir.
10/YÛNUS Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söyleyenlerseniz, o taktirde Allah’tan başka gücünüzün yettiği kimseleri çağırın ve onun gibi bir sure getirin!”
10/YÛNUS Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayır onlara tevîl gelmedikçe (gelmediği için) ilmini kavrayamadıkları şeyi yalanladılar. Bunun gibi ondan öncekiler de yalanladılar. Artık bak, zalimlerin akıbeti (sonu) nasıl oldu.
10/YÛNUS Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlardan, ona îmân eden kimseler ve onlardan ona îmân etmeyen kimseler var. Senin Rabbin fesat çıkaranları iyi bilir.
10/YÛNUS Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer seni yalanlarlarsa o zaman de ki: “Benim amelim bana ve sizin ameliniz size ait. Siz benim yaptığım şeylerden uzaksınız, ben de sizin yaptığınız şeylerden uzağım.”
10/YÛNUS Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan seni dinleyen kimseler var. Fakat akıl etmiyorlarsa sağırlara sen mi duyuracaksın?
10/YÛNUS Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlardan sana bakanlar var, fakat eğer onlar görmüyorlarsa (basar hassaları çalışmıyorsa) âmâları sen mi hidayete erdireceksin?
10/YÛNUS Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah, insanlara (hiç)bir şeyle (asla) zulmetmez. Lâkin insanlar, kendi nefslerine zulmederler.
10/YÛNUS Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).
10/YÛNUS Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ama sana, onlara vaadettiğimizin bir kısmını göstersek veya seni vefat ettirsek de o zaman (sonunda) onların dönüşü, Bizedir. Sonra Allah, onların yaptığı şeylere de şahittir.
10/YÛNUS Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Her ümmetin bir resûlü vardır. Onlara, resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle hükmolundu. Onlara zulmedilmez.
10/YÛNUS Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve: “Eğer siz, sözünüzde sadıklarsanız bu vaad, ne zaman?” derler.
10/YÛNUS Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Allah’ın dilediği şey hariç, ben nefsime (kendime) bir fayda veya bir zarar vermeye malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların eceli geldiği zaman artık bir saat tehir edilmez ve öne alınmaz.”
10/YÛNUS Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “O’nun azabı şâyet gece veya gündüz size gelse (ne olur) düşündünüz mü (gördünüz mü)? Mücrimlerin (suçluların) O’ndan acele istediği nedir?”
10/YÛNUS Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O, vuku bulduktan sonra mı şimdi mi O’na îmân edeceksiniz? Ve siz, onu acele istemiştiniz.
10/YÛNUS Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra zulmedenlere: “Ebedî (devamlı) azabı tadın!” denildi. Kazandıklarınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?
10/YÛNUS Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve senden haber soracaklar: “O hak mıdır (gerçek midir)?” De ki: “Evet, Rabbime andolsun.” Muhakkak ki o, kesin olarak haktır (gerçektir) ve sizler aciz bırakanlar değilsiniz.
10/YÛNUS Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki; zulmeden her nefs, yeryüzünde ne varsa onun olsa, azabı gördüğü zaman pişmanlığını gizler ve mutlaka onu (onların hepsini) feda ederdi (verirdi). Ve onların arasında adaletle hükmedilmiştir. Ve onlara zulmedilmez.
10/YÛNUS Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Göklerde ve yeryüzünde olanlar, muhakkak Allah’ın değil mi? Allah’ın vaadi mutlaka hak değil mi? Ve lâkin onların çoğu bilmezler.
10/YÛNUS Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O, diriltir ve öldürür. Ve O’na döndürüleceksiniz.
10/YÛNUS Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.
10/YÛNUS Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Allah’ın fazlı ve O’nun rahmeti ile artık ferahlasınlar (sevinsinler). O, onların topladıkları şeylerden (dünya mallarından) daha hayırlıdır.”
10/YÛNUS Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Allah’ın sizin için rızık olarak indirdiği şeyleri gördünüz mü? Sonra da onlardan (bir kısmını) haram ve (bir kısmını) helâl kıldınız.” De ki: “Allah size izin mi verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
10/YÛNUS Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kıyâmet günü, Allah’a yalanla iftira edenlerin zannı nedir? Muhakkak ki Allah, insanlara karşı elbette fazlın sahibidir. Ve lâkin onların çoğu şükretmezler.
10/YÛNUS Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bir iş ile meşgul olmanız, Kur’ân’dan bir şey okumanız ve yaptığınız bir amel yoktur ki, ona daldığınız zaman sizin üzerinize şahitler olmayalım. Yeryüzünde ve semada zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden gizli kalmaz. Ve ondan daha büyüğü ve daha küçüğü yoktur ki, Kitab-ı Mübîn’de olmasın.
10/YÛNUS Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
10/YÛNUS Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
10/YÛNUS Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların sözleri seni üzmesin. Muhakkak ki bütün izzet, Allah’ındır. O; işiten, bilendir.
10/YÛNUS Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semalarda ve yeryüzünde olan kimseler muhakkak Allah’ındır, öyle değil mi? Allah’tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler (yalan uydururlar).
10/YÛNUS Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin için, içinde dinlenin diye gece kılan (vücuda getiren) ve basireti (görmeyi) sağlayan, gündüzü (aydınlık) kılan O’dur. Muhakkak ki bunda, işiten bir kavim için elbette âyetler vardır.
10/YÛNUS Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Allah çocuk edindi” dediler. O, ondan münezzehtir. O, Ganî’dir. Semalarda ve yeryüzünde olan şeyler O’nundur. Yanınızda buna dair bir delil olsa (yoktur). Allah’a bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?
10/YÛNUS Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Muhakkak ki Allah’a yalanla iftira eden kimseler felâha (kurtuluşa) eremezler.”
10/YÛNUS Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dünyada bir meta (geçinme) vardır. Sonra onların dönüşleri Bizedir. Sonra da inkâr etmiş olmalarından (kâfir olmalarından) dolayı onlara şiddetli azap tattıracağız.
10/YÛNUS Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara Hz. Nuh’un haberini oku. Kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Benim (aranızda) durmam (bulunmam), Allah’ın âyetlerini zikretmem (hatırlatmam), size ağır geliyorsa, artık ben Allah’a tevekkül ettim (güveniyorum). Bundan sonra siz ve ortaklarınız, (yapacağınız) işinize karar verin. Sonra işleriniz size keder olmasın. Sonra da bana uygulayın (yerine getirin) ve beklemeyin.”
10/YÛNUS Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık şâyet dönerseniz, sizden bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim (varsa) yalnız Allah’a aittir. Ve ben teslim olanlardan olmakla emrolundum.
10/YÛNUS Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Fakat onu yalanladılar. Sonra Biz, onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ve onları, halifeler kıldık ve âyetlerimizi yalanlayan kimseleri, (suda) boğduk. Artık bak, uyarılanların sonu nasıl oldu.
10/YÛNUS Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra onun arkasından onların kavimlerine resûller gönderdik. Onlara beyyineler (açık deliller) getirdiler. Daha önce (hidayete erip sonradan) onu yalanladıklarından dolayı böylece (fıska düştükleri için) mü’min olmadılar. Haddi aşanların kalplerini işte böyle mühürleriz (tabederiz).
10/YÛNUS Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra onların arkasından Musa ve Harun’u âyetlerimizle firavun ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar kibirlendiler. Ve mücrim (suçlu) kavim oldular.
10/YÛNUS Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlara katımızdan hak geldiği zaman: “Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.” dediler.
10/YÛNUS Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S) şöyle dedi: “Size hak geldiği zaman onun hakkında mı konuşuyorsunuz, bu bir sihir midir? Ve (oysa) sihirbazlar (sihir yapanlar) felâha ermez.”
10/YÛNUS Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çevirmek için ve yeryüzünde büyüklük (üstünlük, saltanat) sizin olsun diye mi bize geldiniz? Ve biz siz ikinize îmân edecek (inanacak) değiliz.”
10/YÛNUS Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve firavun: “Bütün bilgin (usta) sihirbazları bana getirin!” dedi.
10/YÛNUS Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece sihirbazlar geldiği zaman Musa (A.S) onlara: “Siz atacağınız şeyleri atın.” dedi.
10/YÛNUS Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar attıkları zaman Musa (A.S) şöyle dedi: “Sizin getirdiğiniz şey sihirdir. Muhakkak ki Allah, onu bâtıl (geçersiz) kılacaktır.” Allah, muhakkak ki fesat çıkaranların amelini ıslâh etmez.
10/YÛNUS Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve mücrimler (suçlular) kerih görse de (istemese de) Allah hakkı gerçekleştirecektir.
10/YÛNUS Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra, firavunun ve onun ileri gelenlerinin onları fitnelemesi (belâya uğratması) korkusuyla, Musa (A.S)’a, (kendi) kavminden, zürriyetinden (gençlerinden) başkası îmân etmedi. Ve muhakkak ki firavun, yeryüzünde üstündü (zorbaydı). Ve gerçekten o müsriflerdendi (haddi aşan azgınlardandı).
10/YÛNUS Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S) şöyle dedi: “Ey kavmim! Eğer siz, Allah’a âmenû olup (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenler ve Allah’a), teslim olanlarsanız, artık O’na (Allah’a) tevekkül edin.”
10/YÛNUS Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine: “Biz Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizi zalim kavme fitne (konusu) kılma.” dediler.
10/YÛNUS Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bizi, Senin rahmetinle kâfirler kavminden kurtar.
10/YÛNUS Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S) ve kardeşine vahyettik: “İkinizin kavmi için Mısır’a evler yapın ve evlerinizi kıble kılın ve namazı ikame edin. Ve mü’minleri müjdele!”
10/YÛNUS Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S) şöyle dedi: “Rabbimiz, muhakkak ki Sen, firavun ve onun ileri gelenlerine dünya hayatında ziynet (süs eşyası) ve mallar verdin. Rabbimiz, (o mallar) onları Senin yolundan saptırsın! Rabbimiz, onların mallarını mahvet, onların kalplerini sıkıştır. Artık elîm azabı görünceye kadar onlar, mü’min olmazlar.”
10/YÛNUS Suresi 89. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “İkinizin duasına icabet edilmiştir (kabul edilmiştir). Artık ikiniz de (kendinizi dîne) ikame edin (Allah’a çağırmaya devam edin). Bilmeyen kimselerin Benden (uzaklaşan) yoluna tâbî olmayın.” dedi.
10/YÛNUS Suresi 90. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Böylece firavun ve onun ordusu, azgınlıkla (zulümle), düşmanlıkla onları takip etti. (Sular), onu boğacak düzeye erişince, (firavun) o zaman: “İsrailoğullarının kendisine (O’na) inandığı ilâhtan başka (ilâh) olmadığına ben de îmân ettim. Ve ben (de), müslümanlardanım (teslim olanlardanım, İslâm’a girenlerdenim).” dedi.
10/YÛNUS Suresi 91. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şimdi (mi) (teslim oldun, öyle mi?) Ve sen, daha önce asi olmuştun. Ve sen, fesat çıkaranlardan idin.
10/YÛNUS Suresi 92. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece senden sonraki nesillere, bir delil (ibret) olman için, bugün seni bedeninle kurtaracağız. Ve insanların çoğu, elbette âyetlerimizden gâfillerdir.
10/YÛNUS Suresi 93. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki; İsrailoğullarını güzel bir yere yerleştirdik. Ve onları tayyib (temiz, helâl) rızıktan rızıklandırdık. Bundan sonra onlara ilim gelinceye kadar ihtilâfa düşmediler. Muhakkak ki senin Rabbin, kıyâmet günü, hakkında ihtilâfa (anlaşmazlığa) düşmüş oldukları şeyde, onların aralarında hüküm verir.
10/YÛNUS Suresi 94. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra eğer sana indirdiğimiz şey hakkında şüphe içinde olursan, o zaman senden önce kitabı okuyan kimselere sor. Andolsun ki; sana Rabbinden hak geldi. Öyleyse sakın şüphe edenlerden olma.
10/YÛNUS Suresi 95. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sakın Allah’ın âyetlerini yalanlayan kimselerden olma. O taktirde hüsrana uğrayanlardan olursun.
10/YÛNUS Suresi 96. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki onlar, Rabbinin sözünü üzerlerine hakettiler. Onlar, mü’min olmazlar.
10/YÛNUS Suresi 97. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer onlara bütün âyetler gelse bile, elîm azabı görene kadar (onlar mü’min olmazlar - âyet 96).
10/YÛNUS Suresi 98. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra keşke bir ülke âmenû olsaydı da böylece onun (ülke halkının) îmânı, ona (ülke halkına) fayda verseydi, olmaz mıydı? Ancak Yunus’un kavmi âmenû olunca, onlardan dünya hayatında aşağılayıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar metalandırdık (geçimlerini sağladık).
10/YÛNUS Suresi 99. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şâyet senin Rabbin dileseydi, yeryüzünde olan kimselerin hepsi elbette topluca îmân ederlerdi. Yoksa sen, insanları mü’min(ler) oluncaya kadar zorlayacak mısın?
10/YÛNUS Suresi 100. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah’ın izni olmaksızın, bir kimsenin (bir nefsin) mü’min olması (mümkün) olamaz. Ve (Allah), akıl etmeyen kimselerin üzerine ceza (azap) verir.
10/YÛNUS Suresi 101. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Semalarda ve yeryüzünde ne(ler) var bakın! Âmenû olmayan bir kavme, âyetler (deliller) ve uyarılar fayda vermez.”
10/YÛNUS Suresi 102. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa onlardan önce geçmiş olan günlerin benzerinden başkasını mı bekliyorlar? “Artık bekleyin, muhakkak ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.” de.
10/YÛNUS Suresi 103. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra Biz, resûllerimizi ve âmenû olan kimseleri böyle kurtarırız. Mü’minleri kurtarmamız üzerimize haktır.
10/YÛNUS Suresi 104. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dînimden (dînim hakkında) şüphe içinde oldunuzsa (olsanız da) ben, sizin Allah’tan başka taptıklarınıza tapmam. Ve lâkin sizi vefat ettirecek olan Allah’a kulluk ederim. Ve ben, mü’minlerden olmakla emrolundum.”
10/YÛNUS Suresi 105. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve yüzünü hanif olarak dîne yönelt. Ve sakın müşriklerden olma!
10/YÛNUS Suresi 106. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’tan başka sana fayda ve zarar vermeyen şeylere dua etme. Bundan sonra eğer öyle yaparsan, o zaman sen mutlaka zalimlerden olursun.
10/YÛNUS Suresi 107. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer Allah, sana bir zarar (bir darlık) dokundurursa, artık onu, O’ndan (Allah’tan) başka giderecek kimse yoktur. Ve eğer sana (senin için) bir hayır isterse, o taktirde O’nun fazlını geri çevirecek kimse yoktur. O’nu kullarından dilediği kimseye isabet ettirir. Ve O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nurunun sahibi).
10/YÛNUS Suresi 108. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Ey insanlar, Rabbinizden size hak gelmiştir! Kim hidayete erdiyse, muhakkak ki kendi nefsi için hidayete erer. Ve kim dalâlette olduysa (kaldıysa) ancak kendi aleyhine (sorumluluğu kendi üzerinde) dalâlette olur. Ve ben, sizin üzerinize vekil değilim.”
10/YÛNUS Suresi 109. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sana vahyolunan şeye tâbî ol! Ve Allah, hükmedinceye (hüküm verene) kadar sabret! Ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden YÛNUS Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden YÛNUS Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden YÛNUS Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

YÛNUS Suresi Tefsiri

YÛNUS Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.