Anasayfa | Bize Ulaşın | Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

TÂHÂ Suresi

Ayet - 47                            Cüz - 1

20 - TÂHÂ

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

20/TÂHÂ-47

 

فَأْتِيَاهُ فَقُولَا إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَاكَ بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَالسَّلَامُ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَى

Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

O halde ikiniz ona gidin ve ona şöyle söyleyin: “Muhakkak ki biz, senin Rabbinin iki resûlüyüz. İsrailoğulları’nı artık bizimle beraber gönder ve onlara azap etme! Sana Rabbinden âyet (mucize) getirdik. Ve hidayete tâbî olanlara selâm olsun.”

1.fe'tiyâ-hu: o halde (ikiniz) ona gidin
2.fe: o zaman, öyleyse, böylece, ve
3.kûlâ: ikiniz söyleyin
4.in-nâ: muhakkak ki biz
5.resûlâ: iki resûl, iki elçi
6.rabbi-ke: senin Rabbin
7.fe: artık
8.ersil: gönder
9.mea-nâ: bizimle beraber
10.benî isrâîle: İsrailoğulları
11.ve lâ tuazzib-hum: ve onlara azap etme
12.kad: olmuştu, oldu
13.ci'nâ-ke bi: sana getirdik
14.âyetin: âyet, mucize
15.min rabbi-ke: senin Rabbinden
16.ve es selâmu: ve selâm
17.alâ men ittebea: tâbî olanlara
18.el hudâ: hidayet


AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

Burada resûllerin vazifeleri çok açık bir şekilde anlatılmıştır. Resûller, hidayetle vazifelidirler.

Selâm, İslâm, teslim, selâmet kelimeleri silm kökünden gelir.

Bu âyette; selâmet üzere olan insanlar vardır. Hidayet ve selâmet cehennemden ve dünya mutsuzluğundan kurtuluşu ifade eder.

Firavun ya da o kavimden başkaları, Hz. Musa'ya ve Hz. Harun'a tâbî olurlarsa, selâmete erecekler, hidayet üzere olacaklar. Allah'a ulaşmayı diledikleri an birinci kat cenneti, Hz. Musa'ya tâbî oldukları zaman ikinci kat cenneti, ruhlarını Allah'a ulaştırınca üçüncü kat cenneti ve dünya saadetinin yarısını kazanacaklardır.

Hidayet, Allah'a ulaşmayı dilemekten başlayan, 7 safha içeren bir müessesedir.

Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.