Sure sec
TÂHÂ Suresi

TÂHÂ Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

TÂHÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

TÂHÂ Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

20/TÂHÂ Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kur’ân’ı sana meşakkat (güçlük) olsun diye indirmedik.
20/TÂHÂ Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Huşû sahiplerine zikir (öğüt) olsun diye.
20/TÂHÂ Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Arzı ve yüksek semaları yaratan tarafından indirilmiştir.
20/TÂHÂ Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rahmân arşın üzerine istiva etti.
20/TÂHÂ Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semalarda ve arzda ve ikisinin arasında ve de nemli toprağın altında olanlar, O’nundur.
20/TÂHÂ Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sen, sözü açıklasan da (açıklamasan da) muhakkak ki O, gizliyi ve daha gizliyi (ve en gizliyi) bilir.
20/TÂHÂ Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah ki, O’ndan başka İlâh yoktur. En güzel isimler, O’nundur.
20/TÂHÂ Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sana Musa (A.S)’ın haberi geldi mi?
20/TÂHÂ Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bir ateş gördüğü zaman ailesine şöyle demişti: “Durup bekleyin! Muhakkak ki ben, bir ateş gördüm. Belki ondan, size bir kor (nur) getiririm veya ateşin üzerinde (nurun yanında) hidayeti bulurum.”
20/TÂHÂ Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece oraya (ateşin (nurun) yanına) geldiği zaman “Ya Musa!” diye nida olundu.
20/TÂHÂ Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Ben, Ben senin Rabbinim. Şimdi pabuçlarını çıkar. Şüphesiz sen, mukaddes vadi Tuva’dasın.
20/TÂHÂ Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Ben, seni seçtim. Öyleyse vahyolunan şeyi dinle!
20/TÂHÂ Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Ben, Ben Allah’ım. Benden başka İlâh yoktur. Öyleyse Bana kul ol ve Beni zikretmek için namazı ikame et!
20/TÂHÂ Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki o saat (kıyâmet saati), gelecektir. Bütün nefslere (herkese), çalışmalarının karşılığının (ceza veya mükâfatlarının) verilmesi için neredeyse onu, Kendimden bile gizleyeceğim.
20/TÂHÂ Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse ona (kıyâmet saatine), inanmayanlar ve hevesine (nefsinin afetlerine) tâbî olanlar, sakın seni ondan (kıyâmet gününe îmân etmekten) alıkoymasın. O taktirde sen (de) helâk olursun.
20/TÂHÂ Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O sağ elindeki nedir, ey Musa?
20/TÂHÂ Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “O benim asamdır, ben ona dayanırım (yaslanırım). Ve onunla koyunlarımın üzerine yaprak silkelerim. Benim için onda, daha başka menfaatler (faydalar) da vardır.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Ey Musa, onu at!” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu attı. O zaman o, hızla hareket eden (koşan) bir yılan olmuştu.
20/TÂHÂ Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Onu al ve korkma! Onu ilk suretine (durumuna) döndüreceğiz.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Elini, (koynunun) yan tarafına koy (sok). Başka bir âyet (mucize) olarak, kusursuz (lekesiz) ve beyaz (nurlu) olarak çıkar.
20/TÂHÂ Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Büyük âyetlerimizden (mucizelerimizden) birini, sana göstermemiz içindir.
20/TÂHÂ Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Firavuna git! Çünkü o, azdı.
20/TÂHÂ Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Rabbim benim göğsümü şerhet (yar, aç).” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bana işimi kolaylaştır.
20/TÂHÂ Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve dilimden düğümü (peltekliği) çöz.
20/TÂHÂ Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sözlerimi idrak etsinler.
20/TÂHÂ Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ailemden bana bir yardımcı kıl.
20/TÂHÂ Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onunla, gücümü artır (beni güçlendir).
20/TÂHÂ Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onu, işimde bana ortak kıl.
20/TÂHÂ Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Seni, çok tesbih etmemiz için.
20/TÂHÂ Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Seni, çok zikredelim.
20/TÂHÂ Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Sen, bizi görensin.
20/TÂHÂ Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Ey Musa! Sana istediğin verilmiştir.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki seni, bir kere daha ni’metlendirdik (ni’metlendirmiştik).
20/TÂHÂ Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Vahyedilecek şeyi annene vahyetmiştik.
20/TÂHÂ Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Onu sandığa koymasını, sonra onu denize (Nil Nehri’ne) bırakmasını (vahyetmiştik). Böylece deniz, onu sahile atsın, Benim ve onun düşmanı, onu alsın. Ve gözümün önünde (korumam altında) yetiştirilmen için sana, Kendimden muhabbet (sevgi) verdim.
20/TÂHÂ Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kızkardeşin (seni izleyerek) yürüyordu. (Seni saraya aldıkları zaman onlara şöyle) diyordu: “Size, ona kefil olacak (emzirip, bakacak) birisine delil olayım mı (bulmanızda yardım edeyim mi)? Böylece seni, annene döndürdük. Onun, gözü aydın olsun ve mahzun olmasın diye. Ve birisini öldürmüştün. O zaman (da) seni, gamdan (üzüntüden) kurtarmıştık. Ve seni, sınavlarla imtihan ettik. Böylece Medyen halkı içinde senelerce kaldın. Sonra kaderin gereği (takdir edilen zamanda buraya) geldin ya Musa!”
20/TÂHÂ Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Ben, seni (nebî olarak) Kendime seçip, yetiştirdim.
20/TÂHÂ Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sen ve kardeşin, âyetlerimle (mucizelerimle) gidin ve Benim zikrimi (Beni zikretmeyi) ihmal etmeyin (daimî zikirde olun).
20/TÂHÂ Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Firavuna ikiniz gidin. Muhakkak ki o, azdı.
20/TÂHÂ Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O zaman ona, yumuşak söz söyleyin. Böylece o, tezekkür eder (anlar) veya huşû duyar.
20/TÂHÂ Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (O ikisi): “Rabbimiz gerçekten biz, onun bize (karşı) ifrata (aşırı) gitmesinden veya azgın davranmasından korkuyoruz.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “İkiniz (de) korkmayın! Muhakkak ki Ben, sizinle beraberim, işitirim ve görürüm.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O halde ikiniz ona gidin ve ona şöyle söyleyin: “Muhakkak ki biz, senin Rabbinin iki resûlüyüz. İsrailoğulları’nı artık bizimle beraber gönder ve onlara azap etme! Sana Rabbinden âyet (mucize) getirdik. Ve hidayete tâbî olanlara selâm olsun.”
20/TÂHÂ Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerine azap olduğu bize vahyolundu.
20/TÂHÂ Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun şöyle) dedi: “Öyleyse ikinizin Rabbi kimdir, ya Musa?”
20/TÂHÂ Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Hz. Musa): “Bizim Rabbimiz, herşeye yaradılışını lütfeden (ihsan eden) sonra da hidayete erdirendir.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Öyleyse evvelki nesillerin durumu nedir?” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Onun ilmi, Rabbimin yanında bir kitap (Ümmülkitap)’tadır. Benim Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yeryüzünü size döşek (beşik) yapan, orada sizin için yollar açan ve semadan su indiren O’dur. Sonra da onunla, farklı farklı bitkilerden çiftler çıkardık.
20/TÂHÂ Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yeyin ve hayvanlarınızı otlatın! Muhakkak ki bunda, akıl sahipleri için elbette âyetler (deliller) vardır.
20/TÂHÂ Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizi, ondan yarattık. Ve sizi, oraya (geri) döndüreceğiz. Ve sizi, oradan bir kere daha çıkaracağız.
20/TÂHÂ Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki; âyetlerimizin (mucizelerimizin) hepsini, ona gösterdik. Buna rağmen yalanladı ve (yalanında) direndi.
20/TÂHÂ Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sen bizi, sihrin ile yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ya Musa?” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse biz de sana mutlaka onun gibi bir sihir getireceğiz. Şimdi (sen), seninle bizim aramızda bir zaman (buluşma zamanı) (ve) bizim ve senin, ihtilâf etmeyeceğimiz uygun bir yer tayin et (seç).
20/TÂHÂ Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Sizin (bizimle) buluşma zamanınız, ziynet (bayram) günü ve insanların toplandığı, duhan (kuşluk) vakti olsun.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece firavun döndü (gitti). Arkasından hilelerini topladıktan sonra geldi.
20/TÂHÂ Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S) onlara şöyle dedi: “Size yazıklar olsun! Allah’a yalanla iftira etmeyin yoksa sizi azapla yok eder ve (O’na) iftira eden(ler) heba olmuştur.”
20/TÂHÂ Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece işlerini (hilelerini), kendi aralarında görüştüler (tartıştılar) ve gizlice konuştular.
20/TÂHÂ Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Bu ikisi gerçekten iki sihirbazdır. Sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve üstün olan tarikatınızı (yolunuzu, dîninizi), yok etmek istiyorlar.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun şöyle dedi): “Artık hilelerinizi (sihirlerinizi) toplayın. Sonra saf saf (sırayla) gelin. Ve o gün üstün gelen, felâha (kurtuluşa, zafere) ulaşmış olur.”
20/TÂHÂ Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ya Musa, (asanı) sen mi atarsın yoksa önce atan biz mi olalım?” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Hayır, (siz) atın!” dedi. Böylece (onları attıkları) zaman onların ipleri ve asaları, kendisine, onların sihirlerinden dolayı “hızla hareket ediyor” gibi göründü.
20/TÂHÂ Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu sebeple Musa (A.S), kendinde bir korku hissetti.
20/TÂHÂ Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Korkma! Muhakkak ki sen, sen üstünsün.” dedik.
20/TÂHÂ Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sağ elindekini (asanı) at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sadece sihirbaz hilesidir ve sihirbazlar, nereden gelirse gelsinler, felâha (kurtuluşa) eremezler.
20/TÂHÂ Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine sihirbazlar secde ederek yere kapandılar. Biz: “Harun ve Musa’nın Rabbine îmân ettik.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Size izin vermemden önce ona îmân mı ettiniz? Muhakkak ki o, gerçekten size sihir öğreten, sizin büyüğünüzdür (ustanızdır). Bu durumda mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Ve sizi mutlaka hurma ağacına asacağım. Ve böylece hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcı (imiş) gerçekten bileceksiniz.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Bize gelen mucizeler karşısında asla seni tercih etmeyiz (üstün tutmayız). Çünkü bizi, O yarattı. Bu durumda sen, yapacağını yap. Fakat sen, ancak bu dünya hayatında yaparsın.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki biz, hatalarımızı ve ona karşı sihirden bize zorla (istemeyerek) yaptırdığın şeylerden (dolayı) bizi, mağfiret etsin (affetsin ve günahlarımızı sevaba çevirsin) diye Rabbimize îmân ettik. Ve Allah, daha hayırlıdır ve daha bâkidir (kalıcıdır).
20/TÂHÂ Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki kim Rabbine suçlu olarak gelirse, o taktirde mutlaka cehennem onun içindir. Orada ne ölür, ne yaşar.
20/TÂHÂ Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kim salih ameller (nefs tezkiyesi) yapmışsa ve O’na (Allah’a) mü’min olarak gelirse o zaman işte onlar, onlar için yüksek dereceler vardır.
20/TÂHÂ Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İçinde ebedî kalacakları, altından nehirler akan adn cennetleri vardır. Ve işte bu, tezkiye olanların (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yapanların) mükâfatıdır.
20/TÂHÂ Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, Musa (A.S)’a vahyettik ki: “Kullarımla gece (yola) çıkıp yürü! Sonra da (asanla) vurarak onlar için kuru bir yol aç! (Firavunun size) yetişmesinden korkma ve (suda boğulmaktan da) endişe etme!”
20/TÂHÂ Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece firavun ordusuyla onları takip etti. Bunun üzerine deniz, onların üzerine öyle bir kapanışla kapandı ki, onları (tamamen) örterek kapladı (onları suda boğdu).
20/TÂHÂ Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve firavun, kavmini dalâlette bıraktı ve (kavmini) hidayetten men etti.
20/TÂHÂ Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey benî İsrail! Sizi düşmanınızdan kurtarmıştık. Ve Tur’un sağ tarafında sizinle (buluşmak üzere) vaadleştik ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
20/TÂHÂ Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yeyin. Ve onda (yediğiniz şeylerde) azgınlık (nankörlük) etmeyin. Aksi halde size gazabım iner. Ve kimin üzerine gazabım inerse, artık o heva olmuştur (nefsinin hevasına tâbî olup dalâlete düşmüştür).
20/TÂHÂ Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki Ben, (mürşidin önünde 12 ihsanla) tövbe edenler ve (ikinci defa) âmenû (kalbine îmân yazıldığı için îmânı artan mü’min) olanlar ve salih amel (zikir) yapanlar (nefsi ıslâh edici amel işleyenler) için mutlaka Gaffar’ım (onların günahlarını sevaba çevirenim). Sonra onlar, (Benim tarafımdan) hidayete erdirilir (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştırılır).
20/TÂHÂ Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Musa! Seni, kavminden (ayırıp) sana acele ettiren nedir?
20/TÂHÂ Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Onlar, onlar benim izim üzerindeler (benim arkamdan geliyorlar). Ve Rabbim ben, Senin rızan için (Sana gelmekte) acele ettim.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Muhakkak ki Biz, böylece senin kavmini, senden sonra imtihan etmiştik. Ve Samiri, onları dalâlete düşürdü.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine Musa (A.S), esefle (üzülerek) gadapla (öfkeyle) kavmine döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz size, güzel bir vaadle vaadetmedi mi? Buna rağmen ahd süresi size uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizin gazabının üzerinize inmesini mi istediniz? Bu sebeple mi vaadimi (sizden aldığım vaadi) yerine getirmediniz?” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sana vaadettiğimizden kendi isteğimizle dönmedik. Ve lâkin bize, o kavmin ziynetleri (altın süs eşyaları) yüklenmişti. Bu yüzden onları (eritmek üzere ateşe) attık. Sonra Samiri de attı.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlar için (ortaya) böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. Ve onlara (Samiri ve taraftarları): “Bu, sizin ilâhınız ve Musa’nın da ilâhı, fakat o unuttu.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 89. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara sözle cevap vermediğini ve onlara zarar veya fayda vermeye malik olmadığını görmüyorlar mı?
20/TÂHÂ Suresi 90. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Harun (A.S) daha önce, onlara şöyle dedi: “Ey kavmim, siz onunla sadece imtihan edildiniz! Ve muhakkak ki Rahmân, sizin Rabbinizdir. Artık bana tâbî olun ve emrime itaat edin.”
20/TÂHÂ Suresi 91. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Musa bize dönünceye kadar, ona kendimizi vakfetmekten (ibadet etmekten) asla vazgeçmeyeceğiz.” dediler.
20/TÂHÂ Suresi 92. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Ey Harun! Onların dalâlete düştüğünü gördüğün zaman (onları uyarmaktan) seni ne men etti?” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 93. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Niçin bana tâbî olmadın? Yoksa emrime isyan mı ettin?
20/TÂHÂ Suresi 94. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Harun A.S): “Ey annemin oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma (çekme). Gerçekten ben, senin, “İsrailoğulları arasında fırkalar oluşturdun (ikilik, düşmanlık çıkardın) ve sözümü tutmadın (emrimi yerine getirmedin)” demenden korktum.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 95. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Öyleyse ey Samiri! Senin (onlara) hitabın ne idi (onlara ne söyledin)?” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 96. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Samiri): “Ben, onların görmediği şeyi gördüm. Resûl’ün (Cebrail A.S’ın) izinden (ayağının bastığı yerdeki topraktan) bir avuç aldım. Sonra da onu (erimiş madenin içine) attım. Ve böylece (bu), nefsime (bana) güzel göründü.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 97. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Artık git! Senin için (söz konusu olan), bütün hayatın boyunca “(bana) dokunmayın” demendir. Muhakkak ki senin için asla vazgeçilmeyecek bir vaad (ceza) vardır. Ve ona, ısrarla kendini vakfettiğin (taptığın) ilâhına bak! Onu mutlaka yakacağız. Sonra da elbette onu, toz haline getirerek (küllerini) savurup denize atacağız.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 98. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin İlâhınız sadece Allah’tır ki, O’ndan başka İlâh yoktur. İlim (ilmi) ile herşeyi kaplamıştır (kuşatmıştır).
20/TÂHÂ Suresi 99. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte böylece geçmiş olan haberleri sana anlatıyoruz. Ve sana katımızdan Zikri (Kur’ân’ı) verdik.
20/TÂHÂ Suresi 100. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kim ondan yüz çevirirse, o zaman muhakkak ki o, kıyâmet günü (ağır) bir yük (kaybettiği dereceleri) yüklenir.
20/TÂHÂ Suresi 101. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, onda (o yükün getireceği azabın içinde) ebedî kalacak olanlardır. Ve kıyâmet günü yüklendikleri, onlar için ne kötü (yük)tür.
20/TÂHÂ Suresi 102. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O gün ki, sur’a üfürülür. Ve mücrimleri, o izin günü morarmış olarak haşredeceğiz (toplayacağız).
20/TÂHÂ Suresi 103. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar aralarında: “(Dünyada) sadece 10 (gün) kaldınız.” diye gizlice konuşacaklar.
20/TÂHÂ Suresi 104. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların söyledikleri şeyleri Biz, daha iyi biliriz. Yol bakımından onlara emsal olan “sadece bir gün kaldınız” diyecek.
20/TÂHÂ Suresi 105. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sana dağ(lar)dan soruyorlar. O zaman onlara de ki: “Rabbim onları savurup atacak.”
20/TÂHÂ Suresi 106. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu (dağların yerini) boş bir düzlük olarak bırakacaktır.
20/TÂHÂ Suresi 107. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Orada (dağların yerinde) bir eğrilik ya da bir engebe (alçaklık yükseklik) görmezsin.
20/TÂHÂ Suresi 108. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İzin günü, kendisinde eğrilik olmayan davetçiye tâbî olurlar. Rahmân’a karşı sesler kısılır. O zaman hemsten (hafif fısıltıdan) başka bir şey (ses) işitmezsin.
20/TÂHÂ Suresi 109. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İzin günü, Rahmân’ın kendisine izin verdiği ve sözünden razı olduğu (tasarruf rızasının sahibi) kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez.
20/TÂHÂ Suresi 110. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allah), onların önündeki(leri) ve arkasındaki(leri) (onların geçmişini ve geleceğini) bilir ve onu, ilim ile ihata edemezler (bilemezler).
20/TÂHÂ Suresi 111. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayy ve Kayyum olan (Allah)’a vechler (herkes), boyun eğdi. Ve zulüm yüklenenler heba (cehennemlik) oldular.
20/TÂHÂ Suresi 112. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve mü’min (kalbine îmân yazılmış) olarak salih (nefsi ıslâh edici) amel işleyen kimseler, artık zulümden (kendilerine) haksızlık yapılmasından ve (kazandıkları derecelerin) azaltılmasından korkmasınlar.
20/TÂHÂ Suresi 113. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve böylece Kur’ân’ı Arapça olarak indirdik ve O’nda, vaadedilenleri açıkladık. Böylece takva sahibi olurlar veya onlar için bir zikir (ibret) olur.
20/TÂHÂ Suresi 114. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte Hakk ve Melik olan Allah, Yüce’dir. Ve Kur’ân’ın tamamlanması hususunda O’nun vahyi, sana kada edilmeden (tamamlanmadan) önce acele etme. Ve “Rabbim, benim ilmimi artır.” de.
20/TÂHÂ Suresi 115. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Âdem (a.s)’a ahd verdik, fakat o unuttu. Ve onu, azîmli bulmadık.
20/TÂHÂ Suresi 116. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve meleklere: “Âdem (A.S)’a secde edin!” demiştik. İblis hariç, hemen secde ettiler. O (iblis), direndi (secde etmedi).
20/TÂHÂ Suresi 117. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine, (Âdem a.s’a şöyle) dedik: “Ey Âdem! Muhakkak ki bu (şeytan), senin için ve zevcen (eşin) için düşmandır. Sonra sakının (dikkat edin ki) sizin ikinizi (de) cennetten çıkarmasın. O zaman şâkî olursunuz.”
20/TÂHÂ Suresi 118. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki senin için orada (cennette) acıkmak ve çıplak kalmak yoktur.
20/TÂHÂ Suresi 119. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki sen, orada susamazsın ve (sıcaktan) yanmazsın.
20/TÂHÂ Suresi 120. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece şeytan, ona vesvese verdi. Dedi ki: “Ey Âdem! Sana, ebedîlik ağacına ve sona ermeyecek bir saltanata, delâlet edeyim mi (ulaşmanı sağlayayım mı)?”
20/TÂHÂ Suresi 121. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine ikisi de ondan (o ağaçtan) yediler. O zaman ikisinin de edep yerleri kendilerine açıldı. Cennet yapraklarından üzerlerine örtmeye başladılar. Ve Âdem, Rabbine asi oldu, böylece azdı.
20/TÂHÂ Suresi 122. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra Rabbi, onu seçti. Böylece onun tövbesini kabul etti ve onu hidayete erdirdi.
20/TÂHÂ Suresi 123. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ şöyle) dedi: “İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.”
20/TÂHÂ Suresi 124. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kim Benim zikrimden yüz çevirirse, o taktirde mutlaka onun için sıkıntılı bir geçim (hayat) vardır. Ve kıyâmet günü onu, kör olarak haşredeceğiz.
20/TÂHÂ Suresi 125. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Kıyâmet günü şöyle) dedi: “Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin? Halbuki ben (daha önce) görüyordum.”
20/TÂHÂ Suresi 126. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “İşte böyle, âyetlerimiz sana geldi fakat sen onları unuttun. Ve aynı şekilde (senin yaptığın gibi), o gün (de) sen unutulursun.” dedi.
20/TÂHÂ Suresi 127. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İsraf edenleri (haddi aşanları) ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve bâkidir (devamlıdır).
20/TÂHÂ Suresi 128. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar hâlâ hidayete ermediler mi? Onlardan önce nice nesilleri helâk etmemize (rağmen) ki şimdi onlar, onların meskenlerinde dolaşıyorlar. İşte bunda nehy sahipleri (Allah’ın yasaklarına riayet edenler) için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.
20/TÂHÂ Suresi 129. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer Rabbinden, daha önce (söylenmiş) bir kelime (söz) ve belirlenmiş bir müddet olmasaydı, (onlara) mutlaka bir (ceza) lâzımgelirdi.
20/TÂHÂ Suresi 130. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabbini, güneşin tulûundan (doğuşundan) önce, güneşin gurubundan (batışından) önce ve gecenin bir kısmında hamd ile tesbih et. Ve gündüz boyunca da tesbih et. Umulur ki böylece rızaya ulaşırsın.
20/TÂHÂ Suresi 131. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlardan bazılarına, onları imtihan etmemiz için, (onlarla) metalandırdığımız (faydalandırdığımız) dünya hayatının ziynetlerine gözlerini dikme (imrenme). Ve Rabbinin rızkı daha hayırlıdır ve bâkidir (devamlıdır).
20/TÂHÂ Suresi 132. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ehline (ailene ve etrafındakilere) namazı emret ve onun üzerinde (namazda) sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırırız. Akibet (en güzel sonuç) takva sahiplerinindir.
20/TÂHÂ Suresi 133. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Bize Rabbinden bir âyet getirse olmaz mı?” dediler. Evvelki sahifelerde beyyineler (ispat vasıtaları, deliller) onlara gelmedi mi?
20/TÂHÂ Suresi 134. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: “Rabbimiz, bize resûl gönderseydin olmaz mıydı? Böylece biz de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbî olsaydık.”
20/TÂHÂ Suresi 135. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Herkes beklemekte, öyleyse siz de bekleyin! Artık kim Sıratı Seviyye (Sıratı Mustakîm) ehlidir (üzerindedir) ve kim hidayete ermiştir, yakında bileceksiniz.”
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden TÂHÂ Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden TÂHÂ Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden TÂHÂ Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

TÂHÂ Suresi Tefsiri

TÂHÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.