Sure sec
ŞUARÂ Suresi

ŞUARÂ Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

ŞUARÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

ŞUARÂ Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

26/ŞUARÂ Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunlar, Kitab-ı Mübin’in âyetleri’dir.
26/ŞUARÂ Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar mü’min olmuyorlar diye, neredeyse kendini helâk edeceksin.
26/ŞUARÂ Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer dileseydik gökten onlara âyet indirirdik. Böylece onların boyunlarını gölgelerdi de (hükmü altına alırdı da) ona itaat ederlerdi.
26/ŞUARÂ Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Rahmân’dan hiçbir yeni zikir (emir) gelmez ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
26/ŞUARÂ Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlar yalanladılar. Fakat alay etmiş oldukları şeyin haberleri onlara yakında gelecek.
26/ŞUARÂ Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar yeryüzünü görmediler mi? Orada çeşit çeşit çiftlerin hepsinden, nicelerini (nice bitkiler) yetiştirdik.
26/ŞUARÂ Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bunda elbette âyet vardır. Ve (fakat) onların çoğu mü’min olmadılar.
26/ŞUARÂ Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, elbette Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Rabbin, Musa (A.S)’a zalimler kavmine gitmesi (için) nida etmişti.
26/ŞUARÂ Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Firavun kavmi (hâlâ) takva sahibi olmuyorlar mı?
26/ŞUARÂ Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Rabbim, muhakkak ki ben, beni tekzip etmelerinden (yalanlamalarından) korkuyorum.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Bunun için Harun’a gönder.
26/ŞUARÂ Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara göre ben, günahkârım. Bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum.
26/ŞUARÂ Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Hayır, haydi âyetlerimizle (ikiniz birden) gidin! Muhakkak ki Biz, sizinle beraber işitenleriz.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Haydi, firavuna (ikiniz) gidin ve böylece ona: “Muhakkak ki biz, âlemlerin Rabbinin resûlleriyiz.” deyin.
26/ŞUARÂ Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Benî İsrail’i (İsrailoğulları’nı) bizimle beraber gönder!
26/ŞUARÂ Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Seni biz çocukken, içimizde himaye edip yetiştirmedik mi? Ve ömrünün birçok yılında içimizde kalmadın mı?” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sen, yapacağın işi yaptın (cinayet işledin). Ve sen, kâfirlerdensin.
26/ŞUARÂ Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S): “Onu yaptığım zaman ben, dalâlette olanlardandım.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O zaman sizden korktuğumdan dolayı kaçtım. Fakat Rabbim, bana hikmet bağışladı. Ve beni, mürselinlerden (gönderilen elçilerden) kıldı.
26/ŞUARÂ Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bu bana lütufta bulunduğun ni’met, Benî İsrail’i (İsrailoğulları’nı) senin köle yapmandır.
26/ŞUARÂ Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Âlemlerin Rabbi nedir (ne demektir)?” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Eğer yakîn (hasıl ederek) inananlarsanız; (O), göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun) etrafındakilere: “İşitmiyor musunuz?” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Sizin ve sizden evvelki atalarınızın da Rabbidir.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Muhakkak ki size gönderilmiş olan resûlünüz mutlaka mecnundur (delidir).” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Eğer akletmiş olsanız, şarkın ve garbın (doğunun ve batının) ve ikisi arasındakilerin de Rabbidir.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Eğer gerçekten benden başka bir ilâh edinirsen, seni mutlaka zindana atılanlardan kılarım.”
26/ŞUARÂ Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Sana apaçık bir şey getirsem de mi?” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Öyleyse sen, sadıklardan (doğru söyleyenlerden) isen, onu getir.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine Musa (A.S) asasını attı. O zaman o, apaçık (gerçek) bir yılan oldu.
26/ŞUARÂ Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve elini çıkardı. İşte o zaman onu seyredenler için o, bembeyaz (nurlu) oldu.
26/ŞUARÂ Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun), etrafındaki ileri gelenlere: “Muhakkak ki bu, gerçekten bilgin bir sihirbazdır.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizi sihri ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Bu taktirde ne emredersiniz?
26/ŞUARÂ Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Onu ve kardeşini beklet. Ve şehirlere toplayıcılar gönder!” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bilgin (alîm) sihirbazların hepsini sana getirsinler.
26/ŞUARÂ Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece sihirbazlar, bilinen bir günün belli bir vaktinde biraraya getirildiler.
26/ŞUARÂ Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve insanlara: “Siz toplandınız mı?” denildi.
26/ŞUARÂ Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer onlar gâlip gelirlerse o zaman biz, sihirbazlara tâbî oluruz.
26/ŞUARÂ Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sihirbazlar, firavuna geldikleri zaman: “Eğer biz gâlip gelirsek, gerçekten bize mutlaka bir ecir (mükâfat) var mı?” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Evet, muhakkak ki siz o zaman, (bana) yakınlardan olacaksınız.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa (A.S) onlara): “Atacağınız şeyi atın.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece iplerini ve asalarını attılar. Ve “Firavunun izzeti için muhakkak ki gâlip gelenler elbette bizleriz.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra Musa (A.S) asasını attı. İşte o zaman, o (Musa (A.S)’ın asası) onların uydurdukları şeyleri yutuyordu.
26/ŞUARÂ Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sihirbazlar hemen secde ederek yere kapandılar.
26/ŞUARÂ Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Âlemlerin Rabbine îmân ettik.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S) ve Harun (A.S)’ın Rabbine (îmân ettik).
26/ŞUARÂ Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun): “Benim size izin vermemden evvel, siz O’na îmân ettiniz. Muhakkak ki O, size sihri öğreten büyüğünüz (ustanız). Artık yakında elbette bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı mutlaka çaprazlama kestireceğim. Ve sizin hepinizi mutlaka astıracağım.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Önemli değil. Muhakkak ki biz, Rabbimize dönücüleriz (dönecek olanlarız).” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki biz, mü’minlerin ilki olduk diye Rabbimizin, hatalarımızı mağfiret etmesini umuyoruz (istiyoruz).
26/ŞUARÂ Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S)’a “Kullarım ile gece yola çık. Muhakkak ki siz, takip edilecek olanlarsınız.” diye vahyettik.
26/ŞUARÂ Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.
26/ŞUARÂ Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki bunlar, gerçekten (sayıları) az olan küçük bir grup.
26/ŞUARÂ Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki onlar, gerçekten bizi çok öfkelendiren (bize karşı çok öfke duyan) (bir toplum).
26/ŞUARÂ Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki biz, gerçekten sakınılan (korkulan) bir topluluğuz.
26/ŞUARÂ Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece Biz, onları (firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
26/ŞUARÂ Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve hazinelerden ve kerim (ikram edilmiş, yüksek) makamlardan (çıkardık).
26/ŞUARÂ Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte böylece onlara (onların ülkesine), İsrailoğulları’nı varis kıldık.
26/ŞUARÂ Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece doğuya doğru (Kızıldeniz’e doğru), onların peşine düştüler.
26/ŞUARÂ Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İki topluluk birbirini gördüğü zaman, Musa (A.S)’ın ashabı, “Gerçekten bize yetiştiler.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Hayır, muhakkak ki Rabbim benimle beraber, O, beni hidayete (kurtuluşa) ulaştıracaktır.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O zaman Musa (A.S)’a: “Asanı denize vur.” diye vahyettik. Hemen deniz infilâk etti (patlayarak yarıldı ve ikiye ayrıldı). Böylece her parça büyük ve yüksek dağ gibi oldu.
26/ŞUARÂ Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve diğerlerini (de) oraya yaklaştırdık.
26/ŞUARÂ Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S)’ı ve onunla beraber olanların hepsini kurtardık.
26/ŞUARÂ Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra diğerlerini (denizde) boğduk.
26/ŞUARÂ Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bunda gerçekten âyet (ibret) vardır. (Fakat) onların çoğu mü’min olmadılar.
26/ŞUARÂ Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, işte O, elbette Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara İbrâhîm (A.S)’ın haberini tilâvet et (oku)!
26/ŞUARÂ Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Babasına ve onun kavmine: “Taptığınız şey nedir?” demişti.
26/ŞUARÂ Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Biz putlara tapıyoruz. Böylece onlara devamlı ibadet edeceğiz.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S): “Dua ettiğiniz zaman sizi işitiyorlar mı?” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa size fayda veya zarar veriyorlar mı?
26/ŞUARÂ Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Hayır, babalarımızı böyle yapıyor (ibadet ediyor) bulduk.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S): “Öyleyse taptığınız şeylerin ne olduğunu gördünüz mü?” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Siz ve sizin, geçmişteki babalarınızın (taptığı şeyleri).
26/ŞUARÂ Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki onlar, benim için düşmandır ama âlemlerin Rabbi hariç.
26/ŞUARÂ Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Beni yaratan da hidayete erdiren de O’dur.
26/ŞUARÂ Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve beni yediren ve içiren, O’dur.
26/ŞUARÂ Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve hastalandığım zaman bana şifa veren, O’dur.
26/ŞUARÂ Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve beni öldürecek, sonra (da) beni diriltecek olan, O’dur.
26/ŞUARÂ Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve dîn günü, benim hatalarımı mağfiret etmesini umduğum da O’dur.
26/ŞUARÂ Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbim bana hikmet bağışla ve beni salihlere dahil et.
26/ŞUARÂ Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve beni, sonrakilerin lisanlarında sadık kıl (sonraki nesiller arasında benim anılmamı sağla).
26/ŞUARÂ Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve beni, ni’metlendirilmiş cennetlerinin varislerinden kıl.
26/ŞUARÂ Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve babamı mağfiret et, muhakkak ki o dalâlette kalanlardan oldu.
26/ŞUARÂ Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve beas günü (yeniden dirilme günü, kıyâmet günü) beni mahzun etme.
26/ŞUARÂ Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Çocukların ve malın fayda vermediği gün (beni utandırma).
26/ŞUARÂ Suresi 89. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’a selîm (selâmete ermiş) kalple gelenler hariç.
26/ŞUARÂ Suresi 90. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve cennet, takva sahiplerine yaklaştırıldı.
26/ŞUARÂ Suresi 91. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve cehennem azgınlara (azgınlar için) bariz olarak gösterildi.
26/ŞUARÂ Suresi 92. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara: “Tapmakta olduğunuz şeyler nerede?” denildi.
26/ŞUARÂ Suresi 93. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’tan başka (ilâhlarınız) size yardım ediyorlar mı (edebiliyorlar mı) veya kendilerine yardım edebiliyorlar mı?
26/ŞUARÂ Suresi 94. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar (putperestler) ve azgınlar, oraya (cehenneme) yüzüstü (burunları yere sürtünerek) atılırlar.
26/ŞUARÂ Suresi 95. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve iblisin ordularının hepsi.
26/ŞUARÂ Suresi 96. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar (taptıkları şeyler ve onlara tapanlar) orada hasım olarak (düşmanca çekişerek) dediler ki…
26/ŞUARÂ Suresi 97. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’a yemin olsun ki, biz mutlaka apaçık bir dalâlet içindeydik.
26/ŞUARÂ Suresi 98. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âlemlerin Rabbi ile sizi (putları) bir tutuyorduk.
26/ŞUARÂ Suresi 99. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bizi mücrimlerden (hidayete mani olanlardan) başkası dalâlette bırakmadı.
26/ŞUARÂ Suresi 100. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık bizim için bir şefaatçi yoktur.
26/ŞUARÂ Suresi 101. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (bizim için) sadık bir dost yoktur.
26/ŞUARÂ Suresi 102. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bizim için keşke bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı, o zaman biz mü’minlerden olurduk.
26/ŞUARÂ Suresi 103. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bunda elbette bir âyet (ibret) vardır. Fakat onların çoğu (buna rağmen) mü’min olmadılar.
26/ŞUARÂ Suresi 104. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, O, Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 105. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Nuh’un kavmi, mürselinleri (resûlleri) tekzip ettiler (yalanladılar).
26/ŞUARÂ Suresi 106. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların kardeşi Nuh (A.S) onlara: “Takva sahibi olmuyor musunuz?” demişti.
26/ŞUARÂ Suresi 107. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ Suresi 108. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin.
26/ŞUARÂ Suresi 109. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona (tebliğe) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir.
26/ŞUARÂ Suresi 110. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin.
26/ŞUARÂ Suresi 111. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sana en basit insanlar tâbî olduğuna göre, biz (de) mi sana inanalım?” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 112. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Onların yapmış oldukları şey hakkında benim ilmim (bilgim) yoktur.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 113. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların hesabı, sadece Rabbime aittir, keşke farkında olsanız.
26/ŞUARÂ Suresi 114. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ben mü’minleri tardedici (kovacak) değilim.
26/ŞUARÂ Suresi 115. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ben sadece apaçık bir nezirim (uyarıcıyım).
26/ŞUARÂ Suresi 116. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dediler ki: “Ey Nuh! Eğer sen, gerçekten (bizi uyarmaktan) vazgeçmezsen, sen mutlaka taşlananlardan olacaksın.”
26/ŞUARÂ Suresi 117. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Nuh (A.S): “Rabbim, muhakkak ki kavmim beni tekzip etti (yalanladı).” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 118. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu durumda benimle onların arasını öyle bir açışla aç ki (ve böylece) beni ve mü’minlerden benimle beraber olanları kurtar.
26/ŞUARÂ Suresi 119. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu ve onunla beraber olanları, dolu bir gemi içinde kurtardık.
26/ŞUARÂ Suresi 120. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra Biz, (onların) arkasında kalanları (gemiye binmeyenleri) boğduk.
26/ŞUARÂ Suresi 121. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bunda mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu mü’min olmadılar (Allah’a ulaşmayı dilemediler).
26/ŞUARÂ Suresi 122. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 123. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ad kavmi, mürselini (gönderilen resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
26/ŞUARÂ Suresi 124. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların kardeşi Hud (A.S) onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ Suresi 125. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ Suresi 126. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26/ŞUARÂ Suresi 127. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir.
26/ŞUARÂ Suresi 128. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bütün yüksek tepelere, âyet (eserler) bina ederek abesle mi iştigal (boşuna mı uğraşıyorsunuz) ediyorsunuz?
26/ŞUARÂ Suresi 129. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (bu dünyada) ebedî kalacağınızı umarak, yapıtlar ediniyorsunuz.
26/ŞUARÂ Suresi 130. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve yakaladığınız zaman cebirle (zorbalıkla) yakaladınız (zulmettiniz).
26/ŞUARÂ Suresi 131. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26/ŞUARÂ Suresi 132. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bildiğiniz (sizlere öğrettiği) şeylerle size yardım eden (Allah’a) karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin).
26/ŞUARÂ Suresi 133. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Size hayvanlar ve oğullarla yardım etti.
26/ŞUARÂ Suresi 134. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bahçelerle ve pınarlarla…
26/ŞUARÂ Suresi 135. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki ben, azîm günün (kıyâmet gününün) azabının sizin üzerinize olmasından korkarım.
26/ŞUARÂ Suresi 136. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sen, bize vaazetsen de veya vaazedenlerden olmasan da bizim için eşittir.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 137. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu ancak evvelkilerin hulûkundan (yaratmalarından, uydurmalarından) başka bir şey değildir.
26/ŞUARÂ Suresi 138. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve biz azaplandırılacak değiliz.
26/ŞUARÂ Suresi 139. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu tekzip ettiler (yalanladılar). Biz de bu sebeple onları helâk ettik. Muhakkak ki bunda mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu, mü’min olmadılar (Allah’a ulaşmayı dilemediler).
26/ŞUARÂ Suresi 140. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 141. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semud (kavmi) de mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
26/ŞUARÂ Suresi 142. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların kardeşi Salih (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ Suresi 143. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ Suresi 144. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26/ŞUARÂ Suresi 145. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir.
26/ŞUARÂ Suresi 146. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Siz, burada bulunduğunuz yerde emin olarak bırakılacak mısınız?
26/ŞUARÂ Suresi 147. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bahçelerde ve pınarlarda…
26/ŞUARÂ Suresi 148. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ekinler, çiçekleri açılmış hurmalıklar…
26/ŞUARÂ Suresi 149. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve dağlardan maharetle evler oyuyorsunuz (yontuyorsunuz).
26/ŞUARÂ Suresi 150. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26/ŞUARÂ Suresi 151. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve müsriflerin (haddi aşanların) emrine itaat etmeyin.
26/ŞUARÂ Suresi 152. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar (müsrifler), yeryüzünde fesat çıkarırlar ve ıslâh etmezler.
26/ŞUARÂ Suresi 153. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sen, sadece büyülenenlerdensin.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 154. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sen, bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Öyleyse eğer sen, sadıklardan isen bize bir âyet (mucize) getir.
26/ŞUARÂ Suresi 155. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Salih A.S): “İşte bu dişi deve. Su içme hakkı onun. Bilinen (belirlenen) gün(ler)de de su içme hakkı sizin.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 156. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona kötülükle dokunmayın. (Dokunursanız) o zaman büyük günün azabı sizi alır (yakalar).
26/ŞUARÂ Suresi 157. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Buna rağmen onu kestiler. Sonra da pişman oldular.
26/ŞUARÂ Suresi 158. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onları azap aldı (yakaladı). Muhakkak ki bunda mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu mü’min olmadılar (Allah’a ulaşmayı dilemediler).
26/ŞUARÂ Suresi 159. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 160. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Lut (A.S)’ın kavmi (de) mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
26/ŞUARÂ Suresi 161. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların kardeşi Lut (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ Suresi 162. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ Suresi 163. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26/ŞUARÂ Suresi 164. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir.
26/ŞUARÂ Suresi 165. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Siz âlemlerden (insanlardan) erkeklere mi gidiyorsunuz (yaklaşıyorsunuz)?
26/ŞUARÂ Suresi 166. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Rabbinizin sizin için yarattığı zevcelerinizi (eşleriniz olan kadınlarınızı) bırakıyorsunuz. Hayır, siz azgın (haddi aşan) bir kavimsiniz.
26/ŞUARÂ Suresi 167. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ey Lut! Eğer gerçekten sen, (bizi uyarmaktan) vazgeçmezsen, sen mutlaka (yurdundan) ihraç edilenlerden (çıkarılanlardan, kovulanlardan) olacaksın.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 168. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Muhakkak ki ben, sizin amellerinize şiddetle buğzedenlerdenim (kızanlardan, tiksinenlerdenim).” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 169. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbim, beni ve ehlimi (ailemi ve bana tâbî olanları), onların yaptıklarından kurtar.
26/ŞUARÂ Suresi 170. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine Biz de onu ve ehlini (ailesini ve ona tâbî olanları), hepsini kurtardık.
26/ŞUARÂ Suresi 171. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Geride kalanların içinde bir ihtiyar kadın (Lut (A.S)’ın hanımı) hariç.
26/ŞUARÂ Suresi 172. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra diğerlerini dumura uğrattık (nesillerini sona erdirdik).
26/ŞUARÂ Suresi 173. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların üzerine yağmur yağdırdık. İşte bu uyarılanların yağmuru, çok kötü idi.
26/ŞUARÂ Suresi 174. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bunda mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu mü’min olmadılar (Allah’a ulaşmayı dilemediler).
26/ŞUARÂ Suresi 175. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, Azîz’dir (yüce) Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 176. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eyke halkı (da) mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
26/ŞUARÂ Suresi 177. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şuayb (A.S) onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ Suresi 178. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ Suresi 179. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26/ŞUARÂ Suresi 180. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir.
26/ŞUARÂ Suresi 181. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ölçüyü ifa edin (mizanınızı eksiye düşürmeyin). Ve muhsirinden (nefslerini hüsrana düşürenlerden, kaybettiği dereceler kazandığı derecelerden fazla olanlardan) olmayın.
26/ŞUARÂ Suresi 182. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İstikamet üzere olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) kıstası (ölçüsü) ile (kaybettiğiniz derecelerden daha fazla derece kazanın) tartın.
26/ŞUARÂ Suresi 183. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnsanların şeylerinden kısmayın (Allah’a ulaşmayı dilemelerine mani olarak, kazandıkları derecelerin, kaybettiği derecelerden az olmasına sebebiyet vermeyin). Ve (buna sebep olarak) yeryüzünde fesat çıkararak bozgunculuk yapmayın.
26/ŞUARÂ Suresi 184. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sizi ve evvelki toplumları yaratana karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin).
26/ŞUARÂ Suresi 185. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sen sadece büyülenmişlerdensin.” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 186. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sen, bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Ve biz, seni mutlaka yalancılardan zannediyoruz.
26/ŞUARÂ Suresi 187. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse eğer sen, sadıklardan (doğru söyleyenlerden) isen üzerimize gökyüzünden bir parça düşür.
26/ŞUARÂ Suresi 188. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Şuayb A.S): “Rabbim, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilir.” dedi.
26/ŞUARÂ Suresi 189. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu tekzip ettiler (yalanladılar). Bunun üzerine, “gölge günün azabı” onları aldı (yakaladı). Muhakkak ki o, azîm günün (büyük bir günün) azabıydı.
26/ŞUARÂ Suresi 190. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bunda, mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu, mü’min olmadılar (Allah’a ulaşmayı dilemediler).
26/ŞUARÂ Suresi 191. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, Azîz’dir (yüce), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
26/ŞUARÂ Suresi 192. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki O (Kur’ân), gerçekten âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
26/ŞUARÂ Suresi 193. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O’nu, Ruh’ûl Emin (Cebrail A.S) indirdi.
26/ŞUARÂ Suresi 194. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Nezirlerden (uyaranlardan) olman için senin kalbine.
26/ŞUARÂ Suresi 195. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Apaçık bir Arap lisanı ile.
26/ŞUARÂ Suresi 196. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki O, evvelkilerin (kitaplarının) sayfalarında mutlaka vardır.
26/ŞUARÂ Suresi 197. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Benî İsrail’in ulemasının (âlimlerinin) O’nu bilmesi, onlar için bir delil olmadı mı?
26/ŞUARÂ Suresi 198. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer Biz, O’nu bir kısım a’cemine (Arap olmayan bir gruba) indirseydik.
26/ŞUARÂ Suresi 199. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlara, O’nu okusaydı (gene de) O’na îmân etmezlerdi (mü’min olmazlar, Allah’a ulaşmayı dilemezlerdi).
26/ŞUARÂ Suresi 200. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Biz O’nu, mücrimlerin kalplerine işte böyle soktuk (işledik).
26/ŞUARÂ Suresi 201. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar elîm azabı görmedikçe O’na îmân etmezler (mü’min olmazlar, Allah’a ulaşmayı dilemezlerdi).
26/ŞUARÂ Suresi 202. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece o (azap), onlara ansızın gelir ve onlar farkında olmazlar.
26/ŞUARÂ Suresi 203. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “O zaman biz, bekletilenler (mühlet verilenler) olur muyuz?” dediler.
26/ŞUARÂ Suresi 204. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?
26/ŞUARÂ Suresi 205. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte gördün mü? Onları senelerce metalandırsak bile.
26/ŞUARÂ Suresi 206. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra vaadolundukları şey (azap) onlara geldi.
26/ŞUARÂ Suresi 207. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların metalandırıldıkları şeyler, onlara fayda vermez (onları müstağni kılmaz).
26/ŞUARÂ Suresi 208. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve hiçbir kasabayı, nezirler olmadıkça (ona nezirler göndermedikçe) helâk etmedik.
26/ŞUARÂ Suresi 209. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hatırla ki Biz, zalimler (zulmedenler) olmadık.
26/ŞUARÂ Suresi 210. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve O’nu (Kur’ân’ı), şeytanlar indirmedi.
26/ŞUARÂ Suresi 211. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (bu), onlara yakışmaz (onların harcı değildir) ve onlar, (buna) muktedir olamazlar.
26/ŞUARÂ Suresi 212. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki onlar, (vahyi) işitmekten kesin olarak azledilmiş (men edilmiş) olanlardır.
26/ŞUARÂ Suresi 213. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah ile beraber diğer bir ilâha dua etme. O taktirde azap edilenlerden olursun.
26/ŞUARÂ Suresi 214. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve en yakının olan aşiretini uyar.
26/ŞUARÂ Suresi 215. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve mü’minlerden, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.
26/ŞUARÂ Suresi 216. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer onlar, sana asi olurlarsa (isyan ederlerse), o zaman: “Muhakkak ki ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.” de.
26/ŞUARÂ Suresi 217. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Azîz (yüce) ve Rahîm olan (Rahîm esmasıyla tecelli eden) (Allah’a) tevekkül et (O’nu vekil et ve güven).
26/ŞUARÂ Suresi 218. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O, sen kıyam ettiğin zaman seni görür.
26/ŞUARÂ Suresi 219. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve secde edenler arasında senin dönmeni (de görür).
26/ŞUARÂ Suresi 220. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki O; O, Sem’î’dir (en iyi işten) Alîm’dir (en iyi bilen).
26/ŞUARÂ Suresi 221. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şeytanlar kimlere iner size haber vereyim mi?
26/ŞUARÂ Suresi 222. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İftira eden) yalancı günahkârların hepsine inerler.
26/ŞUARÂ Suresi 223. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, (şeytanlara) kulak verirler (dinlerler) ve onların çoğu yalancıdırlar.
26/ŞUARÂ Suresi 224. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (Allah’a karşı olan) şairler; onlara (sadece) azgınlar tâbî olurlar.
26/ŞUARÂ Suresi 225. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bütün vadilerde onların (hayal peşinde) koştuklarını görmedin mi?
26/ŞUARÂ Suresi 226. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki onlar yapmadıkları şeyleri söylerler.
26/ŞUARÂ Suresi 227. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar ve Allah’ı çok zikredenler ve kendine zulüm yapıldıktan sonra (Allah tarafından) yardım edilenler hariç zulmedenler, yakında hangi dönüş yerine (cehenneme) döneceklerini (ulaştırılacaklarını) bilecekler.
close tefsir menu

ŞUARÂ Suresi Tefsiri

ŞUARÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.