Sure sec
SÂD Suresi

SÂD Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

SÂD Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

SÂD Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

38/SÂD Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sâd, zikrin sahibi Kur’ân’a andolsun.
38/SÂD Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayır, kâfirler gurur ve ayrılık içindedirler.
38/SÂD Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman feryat ettiler, fakat kurtuluş vakti geçmişti.
38/SÂD Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesi acayiplerine gitti (şaşırdılar). Ve kâfirler: "Bu çok yalancı bir büyücü." dediler.
38/SÂD Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İlâhları bir tek ilâh mı kılıyor? Muhakkak ki bu, gerçekten acayip (şaşılacak) bir şey.
38/SÂD Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlardan ileri gelenler: "Yürüyün! İlâhlarınıza karşı sabırlı (kararlı) olun. Muhakkak ki sizden istenen mutlaka budur." (diyerek) ayrıldılar.
38/SÂD Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Biz, diğer dînler içinde bunun gibi (bu konuda) bir şey (bütün ilâhların tek bir ilâh olduğunu) işitmedik. Bu sadece bir iftiradır.
38/SÂD Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Zikir, bizim aramızda ona mı indirildi? Hayır, onlar Benim Zikrim’den şüphe içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar.
38/SÂD Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa Azîz (yüce) ve Vehhab (çok bağışlayıcı ve lütufkâr) olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mı?
38/SÂD Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onlara mı ait? O zaman sebepler (yollar, vasıtalar) bulup yükselsinler.
38/SÂD Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Onlar) burada hezimete uğramış olan fırkalardan meydana gelmiş bir ordudur.
38/SÂD Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan önce Nuh (A.S)’ın kavmi, Ad kavmi ve kazıklar sahibi firavun da yalanlamıştı.
38/SÂD Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Semud kavmi, Lut (A.S)’ın kavmi ve Eyke halkı; işte onlar da (yalanlayan) fırkalardır.
38/SÂD Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların hepsi resûlleri, sadece yalanladı. Böylece ikabım (cezalandırmam) hak oldu.
38/SÂD Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bunlar, kendileri için başka (hiç)bir fırsatın olmayacağı, tek bir sayhadan (çok şiddetli ses dalgasından) başka bir şey beklemiyorlar (gözlemiyorlar).
38/SÂD Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve: "Rabbimiz, hesap gününden önce bizim payımızı, bize acele ver." dediler.
38/SÂD Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların söylediklerine sabret, güç kuvvet sahibi kulumuz Dâvud (a.s)’ı zikret (hatırla). Muhakkak ki o, evvab idi (Allah’a ulaşmıştı).
38/SÂD Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Biz, dağları ona musahhar (emrine amade) kıldık. İşrak vakti ve akşam vakti onunla beraber tesbih ederlerdi.
38/SÂD Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kuşları da birarada toplanmış olarak (ona musahhar kıldık). Onların hepsi, ona evvab idiler (yönelmişlerdi ve sığınmışlardı).
38/SÂD Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onun mülkünü (idaresini) güçlendirdik. Ve ona, hikmet ve faslı hitap (hak ile bâtılı ayırıp adaletle hükmetme, hitap etme yeteneği) verdik.
38/SÂD Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o hasımların (davacıların) haberi sana geldi mi? Mihraba (Dâvud (a.s)’ın ibadet ettiği yere) duvarın üstünden aşarak gelmişlerdi.
38/SÂD Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dâvud (a.s)’ın yanına girdikleri zaman (Dâvud a.s) onlardan dehşete kapıldı (korktu). "Korkma! Birbirine haksızlık etmiş iki hasımız (davacıyız). Artık aramızda sen, hak ile hükmet. Aşırı gitme (haksızlık etme)! Bizi orta yola (adaletli çözüme) ulaştır."
38/SÂD Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Gerçekten bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz koyunu var ve benim bir koyunum var. Buna rağmen "Ona beni kefil kıl (onu da bana ver)." dedi. Söyledikleri ile beni yendi.
38/SÂD Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Dâvud a.s): "Andolsun ki, koyunlarının (arasına) senin koyununu istemekle sana zulmetti." dedi. Ve muhakkak ki ortaklardan çoğu, mutlaka birbirlerinin hakkına tecavüz ediyorlar. Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar hariç. Onlar ne kadar az! Ve Dâvud (a.s), onu imtihan ettiğimizi zannetti. Bunun üzerine Rabbinden mağfiret istedi ve rüku ederek secdeye kapandı. Ve Rabbine yöneldi (sözleriyle ve Rabbini görerek Allah'a ulaştı ve cevap aldı).
38/SÂD Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece bu konuda ona mağfiret ettik. Muhakkak ki onun, katımızda mutlaka yüksek bir makamı ve güzel bir meabı (sığınağı) vardır.
38/SÂD Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Dâvud! Muhakkak ki Biz, seni yeryüzünün halifesi kıldık. Bunun için insanlar arasında hak ile hükmet! Ve hevaya (nefse) tâbî olma! Aksi halde seni, Allah’ın yolundan saptırır. Muhakkak ki Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli azap vardır.
38/SÂD Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve gökyüzünü, arzı ve ikisi arasındaki şeyleri bâtıl (boşuna) yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Artık ateş sebebiyle (azap edilecekleri için) inkâr edenlerin vay haline.
38/SÂD Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hiç âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanları, yeryüzünde fesat çıkaranlarla ya da takva sahiplerini, facirlerle bir tutar mıyız?
38/SÂD Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu Mübarek Kitabı sana indirdik, âyetleri ile tedbir alsınlar ve ulûl’elbab tezekkür etsin diye.
38/SÂD Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Dâvud (a.s)’a oğlu Süleyman’ı, armağan ettik. Ne güzel kul. Muhakkak ki o evvabtı (Allah’a ulaşmıştı).
38/SÂD Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ona bir akşam vakti, koşmaya hazır, iyi cins atlar sunulmuştu.
38/SÂD Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine dedi ki: "Muhakkak ki ben, (onları) Rabbimi zikrettiğim için hayır (hayra, daimî zikre ulaşanların) sevgisi ile seviyorum." (Atlar tozu dumana katıp koşarak toz) perdesinin arkasında kaybolunca.
38/SÂD Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: "Onları bana geri getirin." (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
38/SÂD Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, Süleyman (A.S)’ı imtihan ettik. Ve onun kürsüsü (tahtı) üzerine ceset olarak ulaştırdık. Sonra yöneldi (ayrıldı).
38/SÂD Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: "Rabbim, beni mağfiret et. Bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir mülk bağışla (hediye et). Muhakkak ki Sen, Sen Vehhab’sın (çok bağışlayıcısın)." dedi.
38/SÂD Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine rüzgârı ona musahhar (emre amade) kıldık. Onun emri ile dilediği yere hafif hafif eserek giderdi.
38/SÂD Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şeytanları da hepsini ki, onlar bina yapanlar ve dalgıçlardır.
38/SÂD Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve diğerlerini (de) zincirlerle birbirine bağlı olarak (emre amade kıldık).
38/SÂD Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunlar bizim atâmızdır (ihsanımızdır, verdiklerimizdir). Artık dilediğine hesapsız ver veya verme.
38/SÂD Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki onun, katımızda mutlaka yüksek bir makamı ve güzel bir meabı (sığınağı) vardır.
38/SÂD Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kulumuz Eyüp (A.S)’ı zikret (hatırla). Rabbine şöyle seslenmişti: "Muhakkak ki şeytan, bana dert ve azap dokundurdu."
38/SÂD Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ayağın ile (yere) vur. (İşte) bu serin, yıkanılacak ve içilecek su.
38/SÂD Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Bizden bir rahmet ve ulûl’elbaba zikir olarak, ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha bağışladık.
38/SÂD Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (Ey Eyüp!) eline bir demet sap al onunla vur, yeminini bozma. Muhakkak ki Biz, onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kuldu. Muhakkak ki o, Allah’a ulaşmıştı (ruhunu ölmeden evvel Allah’a ulaştırıp teslim etmişti).
38/SÂD Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve güç ve basiret sahibi olan kullarımız İbrâhîm (A.S)’ı, İshak (A.S)’ı ve Yâkub (A.S)’ı zikret.
38/SÂD Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Biz, onları (ahiret) yurdunu zikreden halis (kullar) olarak ihlâs sahibi kıldık.
38/SÂD Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki onlar, katımızda, gerçekten "hayırlılardan ve seçilmişlerden"dir.
38/SÂD Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve İsmail (A.S)’ı ve İlyas (A.S)’ı ve Zülkifli (A.S)’ı da zikret. Hepsi hayırlı olanlardandır.
38/SÂD Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu (Kur’ân-ı Kerim), bir Zikir’dir. Ve muhakkak ki muttakiler (takva sahipleri) için sığınakların en güzeli (Allah’ın Zat’ı) vardır.
38/SÂD Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kapıları onlara açılmış olan adn cennetleri vardır.
38/SÂD Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Orada yaslanıp oturarak pekçok meyve ve içecek isterler.
38/SÂD Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların yanlarında bakışlarını saklayan (yalnız eşlerine bakan), aynı yaşta kadınlar vardır.
38/SÂD Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hesap günü konusunda size vaadedilen budur.
38/SÂD Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bu, gerçekten bizim tükenmez rızkımızdır.
38/SÂD Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Cennettekilerin durumu) bu. Ve muhakkak ki azgınlar için elbette şerli (kötü) bir meab (sığınak) vardır.
38/SÂD Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Cehennem, ona girerler. İşte o ne kötü bir döşektir.
38/SÂD Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Cehennemdekilerin durumu) bu, böylece artık hamîmi (kaynar su) ve gassak’ı (irini) tatsınlar.
38/SÂD Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onun şeklinden başka zevc ve zevceler (çifte azaplar da) vardır.
38/SÂD Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu grup da sizinle beraber (azaba) dayanacak olandır. Onlara merhaba yoktur. Muhakkak ki onlar ateşe girecek olanlardır.
38/SÂD Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: "Hayır, asıl size merhaba yok. Onu bize siz takdim ettiniz (azaba uğramamıza sebep oldunuz). Artık (o) ne kötü bir karargâh (cehennem)." dediler.
38/SÂD Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: "Rabbimiz, bunu bize kim takdim ettiyse (biz buraya kimin yüzünden geldiysek) ona, ateşte azabı kat kat arttır." dediler.
38/SÂD Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (cehennemdekiler): “Biz niçin, şerlilerden addettiğimiz adamları (burada cehennemde) görmüyoruz?” dediler.
38/SÂD Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Biz onları eğlence konusu edindik. Yoksa bakışlar(ımız) mı onlardan kaydı (ki onları göremedik)?
38/SÂD Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki cehennem halkının bu çekişmesi kesinlikle gerçektir.
38/SÂD Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: "Ben sadece uyarıcıyım. Vahid (tek), Kahhar (kahredici) olan Allah’tan başka bir İlâh yoktur."
38/SÂD Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, Azîz’dir (yüce ve üstün), Gaffar’dır (çok mağfiret eden).
38/SÂD Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: "O (Kur’ân), Büyük Bir Haber’dir."
38/SÂD Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Siz O’ndan yüz çevirenlersiniz.
38/SÂD Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Meleil Al’â’da onlar tartışırlarken benim bir bilgim yoktu.
38/SÂD Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Benim sadece apaçık bir nezir (uyarıcı) olduğum bana vahyolunuyor.
38/SÂD Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbin meleklere: "Muhakkak ki Ben, tînden (nemli topraktan, balçıktan) bir insan yaratacağım." demişti.
38/SÂD Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu sevva ettiğim ve onun içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal ona secde ederek yere kapanın!
38/SÂD Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine meleklerin hepsi birden secde etti.
38/SÂD Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İblis hariç ki, o kibirlendi ve kâfirlerden oldu.
38/SÂD Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): "Ey iblis! Ellerimle (kudretimle) halkettiğim şeye secde etmenden seni men eden (şey) nedir? Kibirlendin! Yoksa sen yücelerden mi oldun?" dedi.
38/SÂD Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İblis): "Ben, ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten, onu tînden (nemli topraktan, balçıktan) yarattın." dedi.
38/SÂD Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): "Haydi oradan (cennetten) çık! Artık muhakkak ki sen, kovulmuş olanlardansın." dedi.
38/SÂD Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki dîn gününe (kıyâmet gününe) kadar lânetim senin üzerinedir.
38/SÂD Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İblis): "Rabbim öyleyse beas (yeniden dirilme) gününe kadar beni inzar et (bana mühlet ver)." dedi.
38/SÂD Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): "Öyleyse muhakkak ki sen, tehir edilenlerdensin." dedi.
38/SÂD Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Vakti malum olan (bilinen) güne kadar.
38/SÂD Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İblis): "Bundan sonra Senin izzetine (andolsun ki) onların hepsini mutlaka azdıracağım." dedi.
38/SÂD Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan Senin muhlis kulların hariç.
38/SÂD Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): "İşte bu Hakk’tır. Ve Ben, hakkı söylerim." dedi.
38/SÂD Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Cehennemi mutlaka seninle ve onlardan sana tâbî olanların hepsiyle dolduracağım.
38/SÂD Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: "Sizden ona (tebliğe) karşılık bir ecir (ücret) istemiyorum. Ve ben mütekelliflerden (mükellefiyet koyanlardan) değilim."
38/SÂD Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O (Kur’ân), ancak âlemlere Zikir’dir.
38/SÂD Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onun haberini bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden SÂD Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden SÂD Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden SÂD Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

SÂD Suresi Tefsiri

SÂD Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.