Anasayfa | Bize Ulaşın | Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

RA'D Suresi

Ayet - 27                            Cüz - 1

13 - RA'D

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

13/RA'D-27

 

وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْلاَ أُنزِلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ قُلْ إِنَّ اللّهَ يُضِلُّ مَن يَشَاء وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbihi, kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”

1.ve yekûlu: ve der(ler)
2.ellezîne keferû: inkâr eden kimseler, kafirler
3.lev lâ: olmasaydı, olsa olmaz mı, değil mi?
4.unzile: indirildi
5.aleyhi: ona
6.âyetun: bir âyet, mucize
7.min rabbi-hi: onun Rabbinden
8.kul: de
9.inne allâhe: muhakkak ki Allah
10.yudillu: saptırır, dalâlette bırakır
11.men yeşâu: dilediği kimseyi
12.ve yehdî: ve hidayete erdirir (ulaştırır)
13.ileyhi: ona
14.men enâbe: dönen, yönelen kimse

AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

Bu âyet-i kerimede kâfirlerin Peygamber Efendimiz (S.A.V)'den mucize istemeleri söz konusudur. Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in onlara cevap olarak: “Allah dilediğini dalâlette bırakır, dilediğini hidayete erdirir.” demesini istemektedir.

Allah'ın dilediğini dalâlette bırakması, Allah'a yönelen (ulaşmayı dileyen) kişiyi ise Kendisine ulaştırması yani hidayete erdirmesi söz konusudur. Başta bütün insanlar fısktadır, dalâlettedir, küfürdedir. Hiç kimse dalâlete sonradan düşmez. Kişi, Allah'a ulaşmayı dilediği andan itibaren dalâletten kurtularak hidayete adım atmıştır. Eğer kişi, hidayete erdikten sonra tekrar dalâlete düşerse, o zaman tekrar fıska düşer.

Bir kısım insanlar ruhlarını Allah'a ulaştırmayı yani dalâletten kurtulmayı dilemezler. Bunun mânâsı Allah'ın da onları hidayete erdirmeyi dilememesidir. Allah'ın onları içinde bulundukları dalâlette bırakması hep yanlış anlaşılmaktadır. Bu kişiyi Allah dalâlete düşürmemiştir. Bütün insanlar doğuşlarından itibaren zaten dalâlettedirler. Allah onları kendi dalâlet hallerinde bırakır. Onlarla ilgilenmez. Onlar hiçbir zaman dalâletten kurtulamayacaklardır. Onlar her zaman dalâlette kalacaklardır. Allah, onları hidayete erdirmeyecektir. Ama kim de Allah'a ulaşmayı dilerse Allah onları mutlaka hidayete erdirir.

Kim dalâlette kalmayı istiyorsa, hidayete ulaşmayı, Allah'a ulaşmayı dilemiyorsa o, Allah'ın dâlalete düşürdüğü değil, dalâlette bırakmayı dilediği kişidir. O kişi, Allah'a ulaşmayı inkâr ettiği ve başka insanları da (bir evvelki âyetteki gibi) Allah'ın yoluna ulaşmaktan men ettiği için Allah'ın hidayete ermesini dilemediği, dalâlette kalmasına müsaade ettiği kişidir.

Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.