e-bülten üyeliği


Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız. 
 
Anasayfa    Bize Ulaşın    Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

NAHL Suresi

Ayet - 43                            Cüz - 1

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)
 

وَمَا أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلاَّ رِجَالاً نُّوحِي إِلَيْهِمْ فَاسْأَلُواْ أَهْلَ الذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ

Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o taktirde zikir ehline (daimi zikir sahiplerine) sorun!


1.ve mâ erselnâ: ve biz göndermedik
2.min kabli-ke: senden önce
3.illâ: den başka
4.ricâlen: erkekler, adamlar, rical
5.nûhî: vahyederiz
6.ileyhim: onlara
7.fes'elû (fe es'elû): o zaman, o taktirde sorun
8.ehle ez zikri: zikir ehli (daimî zikrin sahibi)
9.in kuntum: eğer siz iseniz
10.lâ ta'lemûne: bilmiyorsunuz


AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

Nahl Suresinin 43. âyet-i kerimesi, Enbiya Suresinin 7. âyet-i kerimesiyle aynıdır.

21 / ENBİYÂ - 7: Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

Allahû Tealâ, önemli bir konudan bahsetmektedir: Zikir ehline sormak.

Peygamber Efendimiz (S.A.V), Devrinin İmamı'ydı ve zikir ehlinin en üst noktasındaki Kişi'ydi. Peygamber'di ve aynı zamanda Resûl'dü. Risaleti, bir Peygamber'e ait olan risaletti. Allahû Tealâ A'raf Suresinin 157. âyet-i kerimesinde Peygamber Efendimiz (S.A.V) için bir sonuçtan bahsediyor:

7 / A'RÂF - 157: Ellezîne yettebiûner resûlen nebiyyel ummiyyellezî yecidûnehu mektûben indehum fît tevrâti vel incîli ye’muruhum bil ma’rûfi ve yenhâhum anil munkeri ve yuhıllu lehumut tayyibâti ve yuharrimu aleyhimul habâise ve yedau anhum ısrahum vel aglâlelletî kânet aleyhim, fellezîne âmenû bihî ve azzerûhu ve nasarûhu vettebeûn nûrellezî unzile meahu ulâike humul muflihûn(muflihûne).
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları ümmî, nebî, resûle tâbî olurlar. Onlara ma'ruf ile (irfanla) emreder, onları münkerden nehyeder ve onlara tayyib olanları (temiz ve güzel olan şeyleri), helâl kılar. Habis olanları (kötü ve pis şeyleri), onlara haram kılar. Ve onların, ağırlıklarını (günahlarını sevaba çevirip, günahlarının ağırlığını) kaldırır. Ve üzerlerindeki zincirleri, (ruhu vücuda bağlayan bağ ve fetih kapısının üzerindeki 7 baklalı altın zincir) kaldırır. Artık onlar, O'na îmân ettiler ve O'na saygı gösterdiler ve O'na yardım ettiler ve O'nunla beraber indirilen Nur'a (Kur'ân-ı Kerim'e) tâbî oldular. İşte onlar, onlar felâha (kurtuluşa, cennet mutluluğuna ve dünya mutluluğuna) erenlerdir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in 3 özelliği anlatılıyor:

  1. Ümmî oluşu
  2. Nebî oluşu
  3. Resûl oluşu
Allahû Tealâ burada çerçeveyi genişletmiştir. Bilinmeyenlerin sadece peygamber resûllere, velî resûllere değil; daimî zikrin sahibi ve iradesini Allah'a bağlamış olan, bu sebeple, adaletsizlik yapması mümkün olmayanlara da sorulmasını istiyor.

Allahû Tealâ'nın asıl hitap ettiği, Peygamber Efendimiz (S.A.V), bir Nebî Resûl'dür. "Senden önce göndermedik." diye, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e söylüyor. Ama hitap O'na olmasına rağmen, âyet-i kerimenin sonu, sahâbeye ve bütün devirlerdeki insanlaradır.

Kur'ân-ı Kerim, zamanı bütünleyen bir Kitap'tır. Allahû Tealâ bütün zamanlarda yaşamış ve yaşayacak olan insanlara hitap etmektedir:

"Bilmiyorsanız zikir ehline sorun." Zikir ehli, daimî zikre ulaşmış olanlardır.

26. basamak; ulûl'elbab makamı, zikir ehlidir.

27. basamak; ihlâs makamı, zikir ehlidir.

28. basamak; salâh makamı, zikir ehlidir.

Aynı zamanda hepsi sabikûndur. Hayırlarda yarışanlardır.

Ulûl'elbab olduğu anda hikmet sahibi olan kişi 4 esas özellik kazanır. Onlar:
  1. Daimî zikrin sahipleridir.
  2. Daimî zikrin sahibi oldukları için nefslerindeki bütün afetler yok olmuştur.
  3. Kalp gözleri açılmıştır, kalplerinin gözüyle görürler.
  4. Kalp kulakları açılmıştır, kalpleriyle işitirler.
Bu 4 esas şartın oluşturduğu 3 de vasıf şartı vardır:
  1. Hikmet sahibidirler.
  2. Tezekkür sahibidirler.
  3. Hayır sahibidirler.
Onlar hayır sahibidirler; çünkü daimî zikrin sahibi oldukları için her saniye, onlara sadece derecat kazandırır.

Ehl-i tezekkürdürler; çünkü Allahû Tealâ ile her zaman tezekkür etmek yetkisinin sahipleridir. Sorulan kişi, ehl-i zikir, sualleri Allah'a aktararak Allah'tan aldığı cevabı karşısındakine iletir. (Nahl Suresinin 43. âyet-i kerimesi ve Enbiya Suresinin 7. âyet-i kerimesi tezekkürle alâkalıdır. Burada söylenen kişiler, iradesi Allah'a bağlanmış olanlardır.) Hikmet sahibi kişiler hakem veya hakim olurlarsa kararları Allah'a sorarak verecekleri için daima adaletli karar verirler. Ehli hikmet olarak Kur'ân âyetlerinin 28 basamaktan hangisine ait olduğunu bilirler.

Öyleyse ehl-i zikir, başka insanlar için bir sığınaktır, sual merciidir. Kendisinden cevap alındığı bir vakıadır ama verdiği cevap, Allah'tan aldığı sevaptır.

Kelime Kelime Kur'ân-ı Kerim Lafzı ve Ruhu
Kısayollar: Kuran-ı Kerim Tefsiri, İmam İskender Ali Mihr (İskender Erol Evrenosoğlu) W, Bize Ulaşın, Site Haritası, "NAHL suresi, 43. ayeti" için 30 farklı Türkçe mealleri kıyasla
Hidayet ayetleri: 1 / FÂTİHA - 6, 2 / BAKARA - 18, 2 / BAKARA - 27, 2 / BAKARA - 46, 2 / BAKARA - 120, 2 / BAKARA - 156, 2 / BAKARA - 157, 2 / BAKARA - 213, 3 / ÂLİ İMRÂN - 20, 3 / ÂLİ İMRÂN - 73, 3 / ÂLİ İMRÂN - 101, 4 / NİSÂ - 58, 4 / NİSÂ - 175, 5 / MÂİDE - 16, 5 / MÂİDE - 35, 6 / EN'ÂM - 36, 6 / EN'ÂM - 87, 6 / EN'ÂM - 88, 6 / EN'ÂM - 154, 7 / A'RÂF - 40, 7 / A'RÂF - 181, 10 / YÛNUS - 7, 10 / YÛNUS - 25, 10 / YÛNUS - 26, 10 / YÛNUS - 35, 11 / HÛD - 29, 12 / YÛSUF - 108, 13 / RA'D - 21, 13 / RA'D - 22, 13 / RA'D - 25, 13 / RA'D - 27, 13 / RA'D - 36, 16 / NAHL - 9, 16 / NAHL - 121, 17 / İSRÂ - 15, 18 / KEHF - 17, 18 / KEHF - 110, 20 / TÂHÂ - 75, 20 / TÂHÂ - 82, 22 / HACC - 24, 23 / MU'MİNÛN - 60, 24 / NÛR - 42, 25 / FURKÂN - 57, 25 / FURKÂN - 71, 26 / ŞUARÂ - 78, 28 / KASAS - 56, 29 / ANKEBÛT - 5, 29 / ANKEBÛT - 23, 29 / ANKEBÛT - 26, 29 / ANKEBÛT - 69, 30 / RÛM - 8, 30 / RÛM - 31, 31 / LOKMÂN - 15, 32 / SECDE - 13, 32 / SECDE - 24, 33 / AHZÂB - 21, 34 / SEBE - 6, 35 / FÂTIR - 18, 38 / SÂD - 44, 39 / ZUMER - 17, 39 / ZUMER - 18, 39 / ZUMER - 23, 39 / ZUMER - 54, 40 / MU'MİN - 13, 40 / MU'MİN - 38, 40 / MU'MİN - 66, 41 / FUSSİLET - 33, 41 / FUSSİLET - 54, 42 / ŞÛRÂ - 13, 42 / ŞÛRÂ - 47, 43 / ZUHRÛF - 14, 47 / MUHAMMED - 5, 50 / KAF - 8, 51 / ZÂRİYÂT - 50, 70 / MEÂRİC - 32,