Sure sec
NAHL Suresi

NAHL Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

NAHL Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

NAHL Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

16/NAHL Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın emri geldi. Artık onda (onun muhtevasının gerçekleşmesinde) acele etmeyin. O’nu tenzih edin. Ve O, şirk koşulan şeylerden Yüce’dir.
16/NAHL Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kullarından dilediği kişinin üzerine “Benden başka ilâh yoktur.” tarzında uyarmaları için melekleri, emrinden ruh ile beraber indirir. Öyleyse Bana karşı takva sahibi olun (ruhunuzu ölmeden evvel Bana ulaştırın).
16/NAHL Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semaları ve yeryüzünü hak ile yarattı. O, (onların) şirk koştukları şeylerden Yüce’dir.
16/NAHL Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnsanı bir nutfeden yarattı. Böyle olmasına rağmen o, apaçık hasım (düşman)dır.
16/NAHL Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve hayvanlar; onları da O, yarattı. Sizin için onda, (soğuktan) koruyan şeyler ve menfaatler (faydalar) vardır. Ve de ondan (hayvanlardan) yersiniz.
16/NAHL Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Onları), akşamları otlaktan döndürdüğünüz zaman ve sabahları otlatmaya çıkardığınız zaman sizin için onda bir güzellik vardır.
16/NAHL Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kendinizin yorulmadan ulaşamayacağınız (ancak çok meşakkatle gidebileceğiniz) beldeye, ağır eşyalarınızı (onlarla) taşırsınız. Muhakkak ki sizin Rabbiniz, gerçekten Rauf’tur (çok şefkatli, çok merhametlidir) ve Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
16/NAHL Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara binmeniz için ve de ziynet olarak (süs hayvanı olarak), atlar, katırlar ve merkepler ve daha bilmediğiniz şeyler yaratır.
16/NAHL Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
16/NAHL Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin için semadan su indiren, O’dur. İçecek şeyler ondandır (sudandır). Ve ağaçlar (ve otlar) ondan olur. Orada (hayvanlarınızı) otlatırsınız.
16/NAHL Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onunla sizin için; ekinler, zeytinler, hurmalıklar ve bağlar ve bütün ürünlerden (ürünleri, meyveleri) yetiştirir. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden kavim için elbette âyet (delil) vardır.
16/NAHL Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve gece ve gündüz, Güneş ve Ay ve yıldızları sizin emrinize verdi. Onlar, O’nun (Allahû Tealâ’nın) emri ile size musahhar (emrinize amade, hazır) kılındılar. Muhakkak ki bunda, akıl eden bir kavim için, elbette âyetler (deliller) vardır.
16/NAHL Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yeryüzünde sizin için ne yaratıp çoğalttıysa hepsinin renkleri çeşit çeşittir (muhteliftir). Muhakkak ki bunda, zikreden (tezekkür eden) bir kavim için elbette âyet (delil) vardır.
16/NAHL Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ondan taze et yemeniz için, denizi emrinize veren, O’dur. Ondan süs eşyası çıkarırsınız, onu takarsınız. Ve onun içinde, suları yararak giden gemileri görürsünüz. Ve (bunlar), O’nun fazlından istemeniz içindir. Ve böylece şükredersiniz.
16/NAHL Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sizinle sarsılır diye (sarsılmamanız için), yeryüzünde dağlar oluşturdu. Nehirler ve yollar (oluşturdu). Böylece yolunuzu bulursunuz (hidayete erersiniz).
16/NAHL Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve alâmetler (işaretler) ve yıldızla (devrin imamıyla) onlar, yol bulurlar (hidayete ererler).
16/NAHL Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yaratan kimse, yaratmayan kimse gibi midir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
16/NAHL Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şâyet, Allah’ın ni’metlerini adet adet (tane tane) sayarsanız, onu sayamazsınız. Muhakkak ki O, Gafur’dur (mağfiret edendir), Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderendir).
16/NAHL Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, gizlediklerinizi (sırlarınızı, sakladığınız şeyleri) ve açıkladığınız (alenî olan) şeyleri bilir.
16/NAHL Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’tan başkasına dua ettikleri şeyler, bir şey yaratamazlar. Onlar, kendileri yaratılmışlardır.
16/NAHL Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ve ne zaman beas olunacaklarının (diriltileceklerinin) bilincinde değillerdir.
16/NAHL Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin ilâhınız, bir tek ilâhtır. Hâlâ ahirete (ruhu ölmeden evvel Allah’a ulaştırmaya) inanmayan kimselerin kalpleri, inkâr edicidir ve onlar, kibirlenen kimselerdir.
16/NAHL Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların gizledikleri ve açıkladıkları (alenî olan) şeyleri, Allah’ın bildiğine şüphe yok. Muhakkak ki O, kibirlenenleri sevmez.
16/NAHL Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman: “Evvelkilerin masallarını.” dediler.
16/NAHL Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kıyâmet günü, onların kendi günahlarının tamamını yüklendikten başka, ilimleri olmaksızın dalâlette kalmasına sebep oldukları kimselerin günahlarından (da) yüklenmeleri için. Yüklendikleri şey ne kadar kötü, öyle değil mi?
16/NAHL Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan öncekiler de hile yapmışlardı. Allah, onların binalarını temellerinden harap etti, yıktı. Böylece tavanları, üstlerinden üzerlerine çöktü. Onlara azap, farkında olmadıkları yerden geldi.
16/NAHL Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra kıyâmet günü (Allah), onları alçaltacak (rezil rüsva edecek). Ve onlara: “Ortaklarım nerede?” diyecek. “Onlar için ayrılıklara düştünüz.” Kendilerine ilim verilenler şöyle dedi: “Muhakkak ki rezillik ve azap, bugün kâfirlerin üstünedir.”
16/NAHL Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Melekler, nefslerine zulmedenleri vefat ettirecekleri zaman onlar teslim olurken: “Biz, bir kötülük yapmadık.” dediler. Hayır, muhakkak ki Allah, yapmış olduğunuz kötü amelleri en iyi bilendir.
16/NAHL Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Haydi, orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin (büyüklük taslayanların) kaldığı yer ne kötüdür.
16/NAHL Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve takva sahiplerine: “Rabbiniz ne indirdi?” denildi. “Hayır (güzellikler).” dediler. Ahsen olanlara (iradesini Allah’a teslim edenlere) bu dünyada haseneler (iyilikler, güzellikler, sevaplar, pozitif dereceler) vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Ve gerçekten muttakilerin (takva sahiplerinin) yurdu ne güzeldir.
16/NAHL Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar (muttakiler), altından nehirler akan Adn cennetlerine girerler. Orada, onların diledikleri herşey vardır. İşte Allah, (ahsen olan) muttakileri (bihakkın takvanın sahiplerini) böyle mükâfatlandırır.
16/NAHL Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Melekler, onları tayyib (en güzel, en iyi) bir şekilde vefat ettirirler. Onlara: “Selâm üzerinize olsun. Yapmış olduğunuz (güzel, hayırlı) ameller sebebiyle cennete girin.” derler.
16/NAHL Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar sadece meleklerin gelmesini mi yoksa Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Ve Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar, kendi nefslerine zulmediyorlardı.
16/NAHL Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece yaptıkları kötü ameller, onlara isabet etti (ulaştı). Alay etmiş oldukları şey, onları kuşattı.
16/NAHL Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şirk koşanlar: “Eğer Allah dileseydi, biz O’ndan başka bir şeye kul olmazdık. Ve babalarımız da (kul) olmazdı. Ve O’ndan (O’nun emrinden) başka bir şeyi haram kılmazdık.” dediler. Onlardan öncekiler de böyle yaptı. Artık resûllerin üzerinde apaçık tebliğden başka (bir sorumluluk) var mı?
16/NAHL Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).
16/NAHL Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sen, onların hidayete ermesini çok istemene rağmen muhakkak ki Allah, dalâlette bıraktığı kimseyi (onlar Allah’a ulaşmayı dilemedikçe) hidayete erdirmez. Ve onlar için bir yardımcı da yoktur.
16/NAHL Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve “Kim ölürse Allah, onu beas etmez (yeniden diriltmez).” diye en kuvvetli yeminleri ile Allah’a kasem ettiler. Hayır, (öyle değil). Bu, O’nun (Allah’ın) üzerinde hak bir vaaddir. Ve lâkin insanların çoğu bilmezler.
16/NAHL Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Bu diriltme) hakkında ihtilâfa düştükleri şeyin, onlara beyan edilmesi (açıklanması) için ve inkâr edenlerin (kâfirlerin), kendilerinin şüphesiz (kesinlikle) yalancı olduklarını bilmeleri içindir.
16/NAHL Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bir şeyin (olmasını) istediğimiz zaman Bizim sözümüz, ona sadece: “Ol!” dememizdir. O, hemen olur.
16/NAHL Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve zulme maruz kaldıktan sonra, Allah için (Allah yolunda) hicret edenleri, dünya hayatında mutlaka hasenelerle (güzellikler, iyilikler, güzel bir yurt) yerleştirmemiz içindir. Ve ahiret mükâfatı, elbette daha büyüktür, şâyet bilmiş olsalardı.
16/NAHL Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.
16/NAHL Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o taktirde zikir ehline (daimi zikir sahiplerine) sorun!
16/NAHL Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Beyyinelerle (ispat vasıtaları ile) ve semavî kitaplarla (resûller gönderdik) onlara indirilenleri, insanlara beyan etmen (açıklaman) için sana da zikri (Kur’ân-ı Kerim’i) indirdik. Umulur ki böylece onlar, tefekkür ederler.
16/NAHL Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kötülükler için tuzak kuranlar, Allah’ın onları yerin dibine geçirmesinden (geçirmeyeceğinden) veya azabın, farkına varamayacakları bir yerden gelmesinden (gelmeyeceğinden) emin mi oldular?
16/NAHL Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Veya onlar dönüp dolaşırlarken, Allah’ın onları yakalamasından (yakalamamasından) emin mi oldular? Ve onlar, (Allah’ı) aciz bırakamazlar.
16/NAHL Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Veya onları korkuyorlarken yakalar. Buna rağmen muhakkak ki senin Rabbin, elbette Rauf’tur (çok şefkatlidir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir, merhametlidir).
16/NAHL Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, Allah’ın yarattığı herşeyi (elektronları) görmediler mi? Onun gölgeleri (karşıt elektronları), tâbî olarak (elektronlara), sağdan (sağ spinli) ve soldan (sol spinli), Allah’a secde ederek dönerler.
16/NAHL Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semalarda olanlar ve yeryüzünde olan dabbelerin (yürüyen canlıların) hepsi ve melekler, Allah’a secde ederler. Ve onlar, kibirlenmezler.
16/NAHL Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, onların üstlerindeki (emrinde oldukları) Rab’lerinden korkarlar. Ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
16/NAHL Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, şöyle dedi: “İki ilâh edinmeyin! O, sadece tek bir ilâhtır. O halde sadece Benden korkun!”
16/NAHL Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve semalarda ve yeryüzünde olanlar, O’nundur. Ve dîn, daima O’na aittir. (Öyleyse) hâlâ Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?
16/NAHL Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin olan ne kadar ni’met varsa hepsi Allah’tandır. Sonra da size bir sıkıntı dokunsa, o zaman O’na yalvarırsınız.
16/NAHL Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra O, sizden zararı (sıkıntıları) giderince o zaman da sizden bir grup, Rab’lerine şirk (ortak) koşarlar.
16/NAHL Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etsinler! Haydi faydalanın (meta’lanın). Artık yakında bileceksiniz.
16/NAHL Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onları rızıklandırdığımız şeylerden, bilmediklerine bir pay (nasip) ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki; iftira etmiş olduğunuz şeylerden mutlaka sorgulanacaksınız.
16/NAHL Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah’a, kızlar isnat ediyorlar. O, Sübhan’dır (Allah çocuk edinmekten münezzehtir). Ve beğendikleri (tercih ettikleri; erkek çocuklar) ise kendilerinin (onların) oluyor.
16/NAHL Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan birisi, bir kız çocuk ile müjdelendiği zaman öfkeli olarak, yüzü siyahlaşıp gölgelenir.
16/NAHL Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Müjdelendiği şeyin kötülüğünden (dolayı) kavminden gizlenir. Onu zelillikle tutsun mu yoksa onu toprağa mı gömsün? Verdikleri hüküm ne kötü (öyle) değil mi?
16/NAHL Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Haberin) kötü telâkki edilmesi, ahirete (hayattayken Allah’a ulaşmaya) inanmayanlara aittir. Ve âlâ (yüce olma) durumu, Allah’a aittir. Ve O; Azîz’dir, Hakîm’dir.
16/NAHL Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer Allah, insanları zulümleri sebebiyle sorgulayıp (derhal) cezalandırsaydı, onun (yeryüzünün) üzerinde yürüyen canlılardan bir canlı bırakmazdı. Ve fakat onları, belirli bir zamana kadar tehir eder (erteler). Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat tehir edilir (ertelenir) ne de (bir saat) evvele alınır.
16/NAHL Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar, kerih gördükleri (beğenmedikleri) şeyleri (kızları) Allah’a isnat ederler (has kılarlar). Ve onların dilleri, en güzelin “onlara ait olduğu” yalanını söyler. Ateşin (cehennemin), onların olduğuna şüphe yok. Ve muhakkak ki onlar, ifratta olanlardır (aşırı davrananlardır).
16/NAHL Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’a yemin olsun ki; senden önceki ümmetlere (resûller) göndermiştik. Fakat şeytan, onlara amellerini süslü gösterdi. Artık o gün, onların dostu, o (şeytan) olacaktır. Onlar için elîm azap vardır.
16/NAHL Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Kitab’ı sana, “hakkında ihtilâfa düştükleri şeyi” onlara beyan etmenden (açıklamandan) ve âmenû olan (Allah’a ulaşmayı dileyerek mü’min olan) bir kavme hidayet ve rahmet olmasından başka bir şey için indirmedik.
16/NAHL Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, semadan suyu indirdi. Böylece onunla, ölümünden sonra arza (yeryüzüne) hayat verdi. Muhakkak ki bunda, işiten bir kavim için elbette bir âyet (delil) vardır.
16/NAHL Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki hayvanlarda, sizin için elbette bir ibret vardır. Size, onların karnında, fers (sindirilmiş gıda) ile kan arasından oluşan, tadanlar için boğazdan kolayca geçen halis (saf) süt içiriyoruz.
16/NAHL Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hurma ve üzümden, şeker (hurma şerbeti, üzüm suyu, şıra) ve güzel bir rızık edinirsiniz. Muhakkak ki bunda, akıl eden bir kavim için elbette bir âyet vardır.
16/NAHL Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve senin Rabbin, balarısına, dağlardan, ağaçlardan ve onların (insanların) kurdukları çardaklardan, evler (kovanlar) edinmelerini vahyetti.
16/NAHL Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra meyvelerin (çiçeklerin) hepsinden yeyin! Rabbinin emre amade kılınmış yollarında sülûk edin (uçun, dolaşın). Onun karnından muhtelif (çeşitli) renklerde içecek (bal) çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için elbette bir âyet (delil) vardır.
16/NAHL Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, sizi yarattı. Sonra sizi vefat ettirecek. Ve sizden kim, ömrünün en rezil devresine geri (hidayetten dalâlete) döndürülürse bu, bir şey konusunda ilim sahibi olduktan (hidayeti öğrendikten) sonra bilemediği (idrak edemediği) içindir. Muhakkak ki Allah, en iyi bilendir, kaadir olandır (herşeye gücü yetendir).
16/NAHL Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Üstün kılınan kimseler, ellerinin altında bulunanlara rızıklarını veren (verici) değiller (çünkü rızkı veren sadece Allah’tır). Oysa onlar, rızıkları konusunda eşittirler. Onlar, Allah’ın ni’metini bilerek mi inkâr ediyorlar?
16/NAHL Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, sizin için sizin nefsinizden zevceler (eşler) ve sizin için zevcelerinizden oğullar ve torunlar kıldı. Ve sizi tayyib (helâl, temiz) rızıklarla rızıklandırdı. Hâlâ bâtıla mı inanıyorlar? Ve onlar, Allah’ın ni’metini inkâr mı ediyorlar?
16/NAHL Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar (müşrikler), semalardan ve yeryüzünden onlara rızık olarak bir şey vermeye malik olmayan, Allah’tan başka şeylere (putlara) tapıyorlar. Ve (onlar, o putlar ki; hiçbir şeye) muktedir değildirler (güçleri yetmez).
16/NAHL Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık onları (putları), Allah’ın emsali (benzeri) tutmayın! Muhakkak ki Allah, bilir ve siz bilmezsiniz.
16/NAHL Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah şöyle bir misal verdi: Bir şeye muktedir olmayan (gücü yetmeyen), köle olan bir kul ve tarafımızdan güzel bir rızık ile rızıklandırdığımız böylece ondan gizli ve aşikâr infâk eden kimse; onlar, eşit (müsavi) olabilir mi? Hamd, Allah’a mahsustur (Allah içindir). Hayır, onların çoğu bilmezler.
16/NAHL Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah, iki adamı örnek verdi. İkisinden birisi dilsiz, bir şeye muktedir değil (gücü yetmez). Ve o, Mevlâsı'na (Efendisi'ne) yüktür. Onu nereye yönlendirse (gönderse), bir hayır (fayda) getiremez (sağlayamaz). O, adaletle emreden (irşad makamının sahibi olan) ve Sıratı Mustakîm üzerinde olan kimse ile eşit (müsavi) olabilir mi?
16/NAHL Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve semaların ve yeryüzünün gaybı Allah’a aittir. O saatin (kıyâmetin) emri ancak göz kırpmak kadar veya ondan daha hızlıdır. Muhakkak ki Allah, herşeye kaadirdir (gücü yetendir).
16/NAHL Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı. Ve sizi, işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassası (sahibi) kıldı. Umulur ki; böylece şükredersiniz.
16/NAHL Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, göklerin boşluğunda emre amade olan kuşları görmediler mi? Onları, Allah’tan başkası (boşlukta) tutamaz. Muhakkak ki bunda, mü’min olan bir kavim için elbette âyetler vardır.
16/NAHL Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, sizin için evlerinizden sekînet (huzur) yeri kıldı. Ve sizin için hayvanların derilerinden, yolculuk (göç) ettiğiniz gün(ler)de ve ikâmet ettiğiniz (konakladığınız) gün(ler)de hafif olan (taşınabilen) evler (çadırlar) ve onların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından çeşitli mal ve bir zamana kadar geçim vasıtası kıldı (yaptı).
16/NAHL Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgelikler kıldı. Ve sizin için dağlardan (yağmurdan, rüzgârdan) barınılacak yerler ve sıcaktan koruyan giysiler (gömlekler) ve sizi şiddetli (darbelerden) koruyan gömlekler (zırhlar) kıldı. Sizin üzerinizdeki ni’metini işte böyle tamamlıyor. Umulur ki; böylece teslim olursunuz.
16/NAHL Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık yüz çevirirlerse, bundan sonra sana düşen, sadece açık bir tebliğdir.
16/NAHL Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, Allah’ın ni’metini biliyorlar, sonra onu inkâr ediyorlar.Ve onların çoğu kâfirlerdir.
16/NAHL Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o gün, bütün ümmetlerden birer şahit göndeririz. Sonra kâfirlere cehennemden çıkmaları için izin verilmez. Ve onlardan, (Allah’tan) rıza talepleri kabul edilmez.
16/NAHL Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Cehennemden ayrılmalarına izin verilmeyen) zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan (azap) hafifletilmez. Ve onlara, nazar edilmez (yüzüne bakılmaz).
16/NAHL Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allah’a) şirk (ortak) koşanlar, şirk (ortak) koştukları şeyleri (putları) gördükleri zaman: “Rabbimiz! İşte bunlar, senden başka dua etmiş olduğumuz ortaklarımız.” dediler. O zaman onlar da (putlar da): “Muhakkak ki siz, gerçekten yalan söyleyenlersiniz.” diye onlara söz attılar (söylediler).
16/NAHL Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İzin günü onlar (putlar), Allah’a teslimiyetlerini arz ettiler. Ve iftira etmiş oldukları şeyler (putlar, yalancı ilâhlar), onlardan uzaklaşıp saptı(lar).
16/NAHL Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnkâr edenlere (kâfirlere) ve Allah’ın yolundan men edenlere, fesat çıkarmış olduklarından dolayı azap üstüne azabı arttırdık.
16/NAHL Suresi 89. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o gün, bütün ümmetlerin içinde, onların üzerine, onların kendilerinden bir şahit beas ederiz (vazifeli kılarız). Ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdik. Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.
16/NAHL Suresi 90. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah, adaletli olmayı ve ihsanı ve akrabalara vermeyi emreder. Ve fuhuştan, münkerden (Allah’ın yasakladığı şeylerden) ve azgınlıktan (hakka tecavüzden) sizi nehyeder. Böylece umulur ki siz, tezekkür edersiniz diye size öğüt veriyor.
16/NAHL Suresi 91. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allah ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi ve iradenizi teslim etme konusunda) sizinle ahdleştiği zaman Allah’ın ahdini ifa edin (yerine getirin). Onu, sağlamlaştırdıktan (hidayete erdikten ve nefsinizi tezkiye ettikten) sonra yeminleri bozmayın (ruhunuzu Allah’a ulaştırdıktan ve nefsinizi tezkiye ettikten sonra dalâlete düşmeyin). Ve siz, Allah’ı üzerinize kefil kılmıştınız (Allahû Tealâ, sizi hidayete erdirerek, ruhunuzu Kendisine ulaştırarak verdiği sözü, kefaletini yerine getirmişti). Muhakkak ki Allah, sizin ne yaptığınızı bilir.
16/NAHL Suresi 92. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İpini kuvvetle büktükten sonra çözüp açan kadın gibi (hidayete erdikten sonra dalâlete düşen kişi gibi) olmayın. (Yeminlerini, misaklerini ve ahdlerini yok sayan) bir ümmetin sayısının (yeminlerini, misaklerini ve ahdlerini yerine getiren) diğer bir ümmetten daha çok olmasına dayanarak, yeminlerinizi aranızda hile (konusu) ediniyorsunuz. Oysa Allah, sizi onunla (yeminlerinizi yerine getirme konusunda) imtihan ediyor. Ve kıyâmet günü, hakkında ihtilâf etmiş olduğunuz şeyi (hidayete ermeyi) mutlaka size açıklayacak (beyan edecek).
16/NAHL Suresi 93. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet kılardı. Fakat O, dilediğini (doğuştan bütün insanlar dalâlette olduğundan Allah’a ulaşmayı dilemeyeni, Allah Kendisine ulaştırmaz, böylece onu) dalâlette bırakır. Ve dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyeni) hidayete erdirir (verdiği söz gereğince, kefaleti sebebiyle Kendisine ulaştırır). Ve elbette yaptıklarınızdan (yapmış olduğunuz amellerinizden) sorgulanacaksınız.
16/NAHL Suresi 94. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yeminlerinizi aranızda hile (konusu) edinmeyin (kılmayın). Öyle yaptığınız taktirde, yere sağlam bastıktan (hidayete erdikten) sonra ayak kayar (dalâlete düşersiniz). Ve kötülüğü (kişinin yoldan çıktıktan sonra yaşayacağı huzursuzlukları) tadarsınız. Allah’ın yolundan yüz çevirdiğinizden dolayı sizin için büyük azap vardır.
16/NAHL Suresi 95. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah’ın ahdini, az bir bedelle satmayın. Oysa o (ahd), Allah’ın indinde (katında) sizin için daha hayırlıdır, bilseniz (bilmiş olsaydınız).
16/NAHL Suresi 96. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin yanınızda olan şeyler biter. Allah’ın indinde (katında) olan şeyler bakidir (tükenmez). Ve sabredenleri, yapmış oldukları amellerin ecirlerini (bedellerini), mutlaka daha güzeli ile mükâfatlandıracağız (karşılığını vereceğiz).
16/NAHL Suresi 97. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Mü’min olan kadın ve erkekten kim salih (nefsini tezkiye ve tasfiye edici) amel işlerse, o taktirde ona mutlaka tayyib (temiz, helâl) bir hayat yaşatırız. Ve onları, mutlaka yapmış oldukları amellerin ecirlerinden (bedellerinden), daha ahseni (güzeli) ile mükâfatlandıracağız.
16/NAHL Suresi 98. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Kur’ân-ı Kerim’i okuduğun zaman recmedilmiş (taşlanmış) şeytandan hemen Allah’a sığın.
16/NAHL Suresi 99. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.
16/NAHL Suresi 100. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun (şeytanın) sultanlığı (yaptırım gücü) sadece ona (şeytana) yönelenlerin ve onunla (şeytanla), (Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için) Allah’a şirk koşanların üzerindedir (onları etkiler).
16/NAHL Suresi 101. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Biz, bir âyeti değiştirerek (onun) yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman: “Allah neyi indireceğini bildiğine göre sen sadece bir müfterisin (iftira edensin).” dediler. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
16/NAHL Suresi 102. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “O’nu (Kur’ân-ı Kerim’i), Rabbinden hak ile âmenû olanları sebat ettirmek için ve müslümanlara (teslim olanlara), hidayet ve müjde olarak Ruh’ûl Kudüs (Cebrail a.s) indirdi.”
16/NAHL Suresi 103. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, onların: “Fakat O’nu (Kur’ân-ı Kerim’i), ona şüphesiz bir beşer (insan) öğretiyor.” dediğini biliyoruz. Ona isnad ettikleri kişinin lisanı acemidir (Arapça değildir). Bu (Kur’ân-ı Kerim) lisanı ise apaçık Arapça’dır.
16/NAHL Suresi 104. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah, Allah’ın âyetlerine inanmayanları (îmân etmeyenleri) hidayete erdirmez (onların ruhunu Kendisine ulaştırmaz). Ve onlar için elîm azap vardır.
16/NAHL Suresi 105. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sadece Allah’ın âyetlerine inanmayanlar, yalanla iftira ederler. İşte onlar; onlar, yalancılardır.
16/NAHL Suresi 106. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kalbi îmânla mutmain olmuş olduğu halde zorlanan kimse hariç, fakat kim îmânından (hidayete erdikten) sonra Allah’ı inkâr ederse ve kim küfre göğüs açarsa (irşad makamından şüphe edip fıska düşerse, kişinin küfrü talebi sebebiyle, Allahû Tealâ, onun göğsünü küfre açar, şerheder), artık Allah’tan bir gazap onların üzerinedir ve onlar için azîm azap vardır.
16/NAHL Suresi 107. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte bu, onların dünya hayatını, ahiret hayatına göre daha çok sevmeleri ve Allah’ın, kâfir kavmi hidayete erdirmemesi sebebiyledir.
16/NAHL Suresi 108. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte onlar, Allah’ın kalplerini, işitme hassalarını ve görme hassalarını tabettiği (mühürlediği) kimselerdir. Ve işte onlar; onlar, gâfillerdir.
16/NAHL Suresi 109. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların, ahirette hüsrana düşenler olduğuna şüphe yoktur.
16/NAHL Suresi 110. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Daha sonra da muhakkak ki senin Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret (göç) edenlere sonra da cihad edip sabredenlere, şüphesiz (bütün) bunlardan sonra, elbette Gafur (mağfiret eden)’dur ve Rahîm (rahmet nuru gönderen)’dir.
16/NAHL Suresi 111. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O gün, bütün nefsler gelir. Herkes (hayat filmini görerek, kaybettiği ve kazandığı dereceler açısından) kendi nefsi ile mücâdele eder. Ve herkese amelleri (yaptıkları) ödenir. Ve onlara zulmedilmez (haksız olarak negatif derece yazılmaz).
16/NAHL Suresi 112. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, (korkudan) emin ve mutmain (huzurlu, tatmin olmuş) olan bir şehri (halkını) misal verdi. Onun rızkı, heryerden bol bol geliyordu. Fakat o (şehir halkı), Allah’ın ni’metlendirmesine nankörlük etti. Bundan sonra Allah, onlara yapmış olduklarından dolayı açlık ve korku libasını tattırdı.
16/NAHL Suresi 113. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki; onlara, kendilerinden (kendi içlerinden) bir resûl geldi. Fakat onu yalanladılar. Böylece azap onları yakaladı. Ve onlar zalimlerdir.
16/NAHL Suresi 114. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’ın sizi rızıklandırdığı helâl ve tayyib (güzel, temiz) olan şeylerden yeyin! Ve eğer siz, yalnız O’na kul olduysanız, Allah’ın nimetlerine şükredin!
16/NAHL Suresi 115. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Size sadece ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kurban edileni haram kıldı. Artık kim zarurette (yemek zorunda) kalırsa, haddi aşmadığı ve hakka tecavüz etmediği taktirde muhakkak ki Allah, Gafur’dur (mağfiret edendir, affedendir), Rahîm'dir (rahmet nuru gönderendir).
16/NAHL Suresi 116. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’a yalanla iftira etmek için dillerinizin vasıflandırması ile “bu helâldir, bu haramdır” diye yalan söylemeyin. Muhakkak ki Allah’a yalanla iftira edenler, felâha (kurtuluşa) eremezler.
16/NAHL Suresi 117. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar için elîm azap ve (dünya üzerinde) az bir meta vardır.
16/NAHL Suresi 118. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve daha önce sana anlattığımız şeyleri, yahudilere haram kıldık. Biz, onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendilerine zulmediyorlardı.
16/NAHL Suresi 119. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra muhakkak ki senin Rabbin, cahillikle kötülük yapıp, sonra bunun arkasından tövbe edip ıslâh olanlar (nefslerini tezkiye edenler) için, ondan sonra mutlaka Gafur’dur (mağfiret edendir) ve Rahîm'dir (rahmet nuru gönderendir).
16/NAHL Suresi 120. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki İbrâhîm (a.s), Allah’a hanif (tek Allah’a inanan) olarak kanitin olan (yönelen) bir ümmet idi. Ve o, müşriklerden olmadı.
16/NAHL Suresi 121. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O'nun (Allah'ın) ni'metlerine şükredici idi. (Allah), onu seçti. Ve onu Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet etti (ulaştırdı).
16/NAHL Suresi 122. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona dünyada (hakettiği) haseneler (pozitif dereceler) verdik. Muhakkak ki o, ahirette elbette salihlerdendi.
16/NAHL Suresi 123. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra da Sana “hanif (vahdet, tevhid ve teslimi esas alan) olarak İbrâhîm (a.s)'ın dînine tâbî olmayı” vahyettik. Ve o, müşriklerden olmadı.
16/NAHL Suresi 124. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sadece onun hakkında ihtilâfa düşenlerin üzerine cumartesi (balık avlama yasak) kılındı. Ve muhakkak ki senin Rabbin, kıyâmet günü, onların arasında hakkında ihtilâf etmiş oldukları şeyde elbette hüküm verecek.
16/NAHL Suresi 125. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbinin yoluna (Allah'a ulaştıran yola, Sıratı Mustakîm'e) hikmetle ve güzel (pozitif dereceler kazandıracak) öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücâdele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O'nun yolundan (Sıratı Mustakîm'den) sapanları (dalâlete düşenleri) ve hidayete erenleri bilir.
16/NAHL Suresi 126. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şâyet siz, ikab edecekseniz (ceza verecekseniz), o taktirde onların sizi onunla cezalandırdıklarının misliyle cezalandırın! Ve eğer gerçekten sabrederseniz elbette o (sabırları), sabredenler için daha hayırlıdır.
16/NAHL Suresi 127. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sabret! Senin sabrın sadece Allah iledir (Allah’ın tasarrufu iledir). Onların yüzünden mahzun olma ve onların kurdukları tuzaklar sebebiyle sıkılma (sıkıntı içinde olma).
16/NAHL Suresi 128. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah, takva sahipleri ile beraberdir. Ve onlar, muhsinlerdir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden NAHL Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden NAHL Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden NAHL Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

NAHL Suresi Tefsiri

NAHL Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.