 |
|
MU'MİN Suresi
Ayet - 3 Cüz - 1
|
|
Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Gâfiriz zenbi ve kâbilit tevbi şedîdil ikâbi zît tavl(tavli), lâ ilâhe illâ hûve, ileyhil masîr(masîru).
(O ki) günahları mağfiret eden, tövbeleri kabul eden, cezası şiddetli olan, ihsan, fazl ve kerem sahibi olandır. O'ndan başka İlâh yoktur. Dönüş, O'nadır.
| 1. | gâfiri | : mağfiret eden |
| 2. | ez zenbi | : günah |
| 3. | ve kâbili et tevbi | : ve tövbeyi kabul eden |
| 4. | şedîdi el ikâbi | : cezası şiddetli |
| 5. | zî et tavli | : ihsan, fazl ve kerem sahibi |
| 6. | lâ ilâhe | : ilâh yoktur |
| 7. | illâ | : den başka |
| 8. | hûve | : o |
| 9. | ileyhi | : ona |
| 10. | el masîru | : dönüş |
AÇIKLAMA
Bismillâhirrahmânirrahîm Allahû Tealâ burada bir defa daha, ruhun Allah'a dönüşünden bahsediyor. Ve ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılması 12 defa farz kılınmıştır.
Fatır Suresinin 18. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ nefsin tezkiyesinden bahsediyor:
35 / FÂTIR - 18:
Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salâh(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsih(nefsihî), ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah'adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah'a döner, ulaşır).
Kıyâmet gününde fizik vücutlar İndi İlâhi'ye ulaşacaklar. İndi İlâhi'de hesap görülecek, ondan sonra da cennete veya cehenneme sevkedilecekler. Ama ruhun Allah'a dönüşüyle fizik vücudun Allah'a dönüşü arasında bir büyük farklılık vardır. Ruh Allah'a, Allah'ın Zat'ında yok olmak üzere döner. Çünkü ruh Allah'a ait olan bir vücuttur. İnsana Allah tarafından üfürülmüştür.
32 / SECDE - 9:
Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem'î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ve emanet olarak verilen ruhu 12 âyetiyle Allah'a mutlaka iade etmeyi Allahû Tealâ, farz kılıyor. Nisa-58'de diyor ki:
4 / NİSÂ - 58:
İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli), innallâhe niımmâ yeızukum bih(bihî), innallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).
Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.
Allah'a ulaşmayı dilemek ve ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah'a teslim etmek; yani bütün teslimler Zumer-54'te yer alıyor:
39 / ZUMER - 54:
Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah'a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
En'am-152'de Allahû Tealâ diyor ki.
6 / EN'ÂM - 152:
Ve lâ takrebû mâlel yetîmi illâ billetî hiye ahsenu hattâ yebluga eşuddeh(eşuddehu), ve evfûl keyle vel mîzâne bil kıst(kıstı), lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ve izâ kultum fa’dilû ve lev kâne zâ kurbâ, ve bi ahdillâhi evfû, zâlikum vassâkum bihî leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).
Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. Allah'ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
Üç âyet-i kerimede Allah'a dört tane teslimin yapılması gerektiğini söylüyor. Ama sadece Allah'a ulaşmayı dilemek; yani Allah'a yönelmek de tek başına farz kılınmıştır. Allahû Tealâ Rum Suresinin 31 ve 32. âyet-i kerimelerinde diyor ki:
30 / RÛM - 31:
Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
30 / RÛM - 32:
Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).
(O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.
Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin oluşturduğu bütün fırkalar, fırkalara ayrılmışları oluşturmaktadırlar.
Burada Allahû Tealâ'ya ruhun ölmeden evvel mutlaka ulaştırılması ve bütün vücutları da teslim etmek açık ve kesin bir şekilde emrolunmaktadır. İşte Muzzemmil Suresinin 8. âyet-i kerimesi:
73 / MUZZEMMİL - 8:
Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O'na ulaş.
Ruhun dönüşü Allah'ın Zat'ınadır. ruh, Zat'ta yok olur. Ama fizik vücudun dönüşü Allah'ın İndi İlâhisi'nedir. Orada, herkes kendi hayat filmini görerek, Mahkeme-i Kübra'da hesaba çekilir. Mahkeme-i Kübra, hakimi, savcısı, avukatı, davalısı, davacısı olmayan bir mahkemedir. Orada herkes kendi hayat filminin başında üç boyutlu olarak, boşlukta kendi hayatını seyreder ve her saniye kazandığı ve kaybettiği dereceleri görür. Sonuç bellidir. Kimin kaybettiği dereceler fazlaysa o kişinin gideceği yer cehennemdir. Diğerlerininse cennettir.
Öyleyse fizik vücutlar Allah'ın huzuruna giderler. Allah'ın Zat'ında yok olmazlar ama ruh Allah'ın zat'ına kişi ölünce ulaşır ve Allah'ın zat'ında yok olur.
|
|
Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu
|
Kısayollar:
Kuran-ı Kerim Tefsiri,
İmam İskender Ali Mihr (İskender Erol Evrenosoğlu)
W,
Bize Ulaşın,
Site Haritası,
"MU'MİN suresi, 3. ayeti" için 26 farklı Türkçe mealleri kıyasla
Hidayet ayetleri:
1 / FÂTİHA - 6,
2 / BAKARA - 18,
2 / BAKARA - 27,
2 / BAKARA - 46,
2 / BAKARA - 120,
2 / BAKARA - 156,
2 / BAKARA - 157,
2 / BAKARA - 213,
3 / ÂLİ İMRÂN - 20,
3 / ÂLİ İMRÂN - 73,
3 / ÂLİ İMRÂN - 101,
4 / NİSÂ - 58,
4 / NİSÂ - 175,
5 / MÂİDE - 16,
5 / MÂİDE - 35,
6 / EN'ÂM - 36,
6 / EN'ÂM - 87,
6 / EN'ÂM - 88,
6 / EN'ÂM - 154,
7 / A'RÂF - 40,
7 / A'RÂF - 181,
10 / YÛNUS - 7,
10 / YÛNUS - 25,
10 / YÛNUS - 26,
10 / YÛNUS - 35,
11 / HÛD - 29,
12 / YÛSUF - 108,
13 / RA'D - 21,
13 / RA'D - 22,
13 / RA'D - 25,
13 / RA'D - 27,
13 / RA'D - 36,
16 / NAHL - 9,
16 / NAHL - 121,
17 / İSRÂ - 15,
18 / KEHF - 17,
18 / KEHF - 110,
20 / TÂHÂ - 75,
20 / TÂHÂ - 82,
22 / HACC - 24,
23 / MU'MİNÛN - 60,
24 / NÛR - 42,
25 / FURKÂN - 57,
25 / FURKÂN - 71,
26 / ŞUARÂ - 78,
28 / KASAS - 56,
29 / ANKEBÛT - 5,
29 / ANKEBÛT - 23,
29 / ANKEBÛT - 26,
29 / ANKEBÛT - 69,
30 / RÛM - 8,
30 / RÛM - 31,
31 / LOKMÂN - 15,
32 / SECDE - 13,
32 / SECDE - 24,
33 / AHZÂB - 21,
34 / SEBE - 6,
35 / FÂTIR - 18,
38 / SÂD - 44,
39 / ZUMER - 17,
39 / ZUMER - 18,
39 / ZUMER - 23,
39 / ZUMER - 54,
40 / MU'MİN - 13,
40 / MU'MİN - 38,
40 / MU'MİN - 66,
41 / FUSSİLET - 33,
41 / FUSSİLET - 54,
42 / ŞÛRÂ - 13,
42 / ŞÛRÂ - 47,
43 / ZUHRÛF - 14,
47 / MUHAMMED - 5,
50 / KAF - 8,
51 / ZÂRİYÂT - 50,
70 / MEÂRİC - 32,
|
|
 |