Sure sec
MU'MİN Suresi

MU'MİN Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

MU'MİN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

MU'MİN Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

40/MU'MİN Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu Kitab’ın indirilişi, Azîz (yüce ve üstün) ve Alîm olan (en iyi bilen) Allah’tandır (Allah tarafındandır).
40/MU'MİN Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (O ki) günahları mağfiret eden, tövbeleri kabul eden, cezası şiddetli olan, ihsan, fazl ve kerem sahibi olandır. O’ndan başka İlâh yoktur. Dönüş, O’nadır.
40/MU'MİN Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kâfirlerden başkası, Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele etmez. Artık onların şehirlerde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın.
40/MU'MİN Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan önce Nuh (A.S)’ın kavmi ve onlardan sonra da (başka) fırkalar, (resûllerini) yalanladılar. Ve bütün ümmetler, onları yakalamak için resûllerine hücum ettiler. Hakkı, bâtılla yok etmek için mücâdele ettiler. Sonunda Ben, onları yakaladım. O zaman Benim ikabım (cezam) nasıl oldu?
40/MU'MİN Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve işte böylece Rabbinin "onların mutlaka (muhakkak) ateş ehli olduğu" sözü, kâfirlerin üzerine hak oldu.
40/MU'MİN Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab'lerini hamd ile tesbih ederler ve O'na îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah'tan) mağfiret dilerler: “Rabbimiz, Sen herşeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve Senin yoluna (Sıratı Mustakîm'e) tâbî olanları mağfiret et (günahlarını sevaba çevir). Onları cehennem azabından koru!”
40/MU'MİN Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbimiz, onlara vaadettiğin adn cennetlerine, onları ve onların babalarından, zevcelerinden ve zürriyetlerinden salâha ulaşanları dahil et. Muhakkak ki Sen, Sen Azîz’sin, Hakîm’sin (hüküm ve hikmet sahibisin).
40/MU'MİN Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onları kötülüklerden koru. Ve Sen, kimi izin günü seyyiatlerden (günahlardan) korursan o zaman onlara rahmet etmiş olursun. Ve işte o, fevzül azîmdir (en büyük kurtuluştur).
40/MU'MİN Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnkâr edenlere mutlaka nida edilir (seslenilir): "Muhakkak ki Allah’ın gadabı, sizin nefslerinize (birbirinize) olan gadabınızdan daha büyüktür. Îmâna davet edildiğiniz zaman siz inkâr ediyordunuz."
40/MU'MİN Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Kâfirler) dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin, böylece günahlarımızı itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmaya bir yol var mı?"
40/MU'MİN Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu, sizin tek olan Allah’a çağrıldığınız zaman inkâr etmeniz sebebiyledir. Ve O’na (Allah’a) şirk koşulunca inanıyordunuz. Artık hüküm, Yüce ve Büyük olan Allah’a aittir.
40/MU'MİN Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O (Allah)tır ki, âyetlerini size gösterir ve sizin için gökten rızık indirir. Bunu münib olandan (Allah’a yönelenden) başkası tezekkür etmez (edemez).
40/MU'MİN Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse dîni, O’na halis kılarak Allah’a davet edin. Kâfirler kerih görse de.
40/MU'MİN Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
40/MU'MİN Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların bariz olduğu (ortaya çıktığı) gün onlardan (hiç)bir şey Allah’a gizli kalmaz. O gün mülk kimindir? Tek ve Kahhar olan Allah’ındır.
40/MU'MİN Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bugün bütün nefsler (herkes), kazandıkları sebebiyle cezalandırılır veya mükâfatlandırılır (karşılığı verilir). Bugün zulüm yoktur. Muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir.
40/MU'MİN Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve yaklaşan gün (kıyâmet günü) konusunda onları uyar. O zaman kalpler, korku ile hançerelere gelir (can boğaza gelir). Zalimler için yakın bir dost ve şefaati kabul edilir bir şefaatçi yoktur.
40/MU'MİN Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allah), gözlerin hainliklerini ve sinelerin gizlediği şeyleri bilir.
40/MU'MİN Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah, hak ile hükmeder. O’ndan başka taptıkları, bir şey hakkında hüküm veremezler. Muhakkak ki Allah; O, en iyi işiten ve en iyi görendir.
40/MU'MİN Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nasıl oldu, baksınlar. Onlar yeryüzünde kuvvet ve eserler bakımından, kendilerinden daha üstündüler. Fakat Allah, onları günahları sebebiyle aldı (öldürdü). Ve onlar için (onları), Allah’a karşı koruyacak hiç kimse olmadı.
40/MU'MİN Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte bu, onlara resûller beyyinelerle gelmiş olduğu halde, inkâr etmeleri sebebiyledir. Böylece Allah onları yakaladı. Muhakkak ki O, kuvvetlidir ve ikabı (cezası) şiddetlidir.
40/MU'MİN Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Musa (A.S)’ı âyetlerimizle ve apaçık bir sultanla (delil, mucize ve kitap ile) gönderdik.
40/MU'MİN Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Firavuna ve Haman’a ve Karun’a (gönderdik). Fakat onlar: "Yalanlayan bir büyücüdür." dediler.
40/MU'MİN Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlara katımızdan hak ile geldiği zaman: "Âmenû olanların oğullarını, kendileriyle beraber katledin (öldürün). Ve kadınlarını canlı bırakın!" dediler. Kâfirlerin tuzağı (hilesi) dalâletten başka birşey değildir.
40/MU'MİN Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim ve o, Rabbine dua etsin. Gerçekten ben, (onun) sizin dîninizi değiştirmesinden veya yeryüzünde fesat çıkmasından korkuyorum."
40/MU'MİN Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Hz. Musa dedi ki: "Muhakkak ki ben, hesap gününe inanmayan, kibirlenenlerin hepsinden, senin de Rabbin olan Rabbime sığınırım."
40/MU'MİN Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve firavun ailesinden îmânını gizleyen mü’min bir adam şöyle dedi: "Bir adamı, ‘Rabbim Allah’tır.’ demesinden dolayı mı öldüreceksiniz? Ve o, Rabbinizden size beyyineler (belgeler, deliller) ile geldi. Eğer yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Ve eğer sadık (doğru söyleyen) ise vaadettiklerinin bir kısmı size isabet edecektir. Muhakkak ki Allah, çok yalan söyleyen, haddı aşan kişiyi hidayete erdirmez."
40/MU'MİN Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (O adam dedi ki): "Ey kavmim! Bugün mülk sizindir, yeryüzünde kuvvetlisiniz. Ama Allah’ın şiddetli azabı bize geldiğinde, size kim yardım edecek?" Firavun (da) şöyle dedi: "Size gösterdiğim şey sadece benim görüşümdür. Ve ben, sizi irşad yolundan başkasına hidayet etmem (ulaştırmam)."
40/MU'MİN Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âmenû olan adam şöyle dedi: "Ey kavmim, muhakkak ki ben, ahzab günü (fırkalara ayrılmışların günü) gibi bir günün, size (gelmesinden) korkuyorum!"
40/MU'MİN Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Nuh, Adin ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonraki kavimlerin durumu gibi. Ve Allah, kulları için zulüm dilemez.
40/MU'MİN Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ey kavmim, muhakkak ki ben, sizin için feryat gününden (kıyâmet gününden) korkuyorum!
40/MU'MİN Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Arkanızı dönüp kaçacağınız gün sizin için Allah’tan (Allah dostlarından) bir koruyucu yoktur. Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.
40/MU'MİN Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki daha önce Yusuf (A.S) size beyyineler (deliller) ile geldi. Fakat size getirdiği şeyden şüphe içinde olmanız zail olmadı. Hatta (o) helâk olduğu zaman: "Ondan sonra Allah asla başka resûl beas etmez (göndermez)." dediniz. Allah haddi aşan şüphecileri işte böyle dalâlette bırakır.
40/MU'MİN Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar kendilerine bir sultan (bir delil) gelmediği halde, Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele ederler. Gadap, Allah’ın ve âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) indinde büyük oldu. Allah bütün zorba mütekebbirlerin kalbinin üzerini işte böyle tabeder (açılmamak üzere mühürler).
40/MU'MİN Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve firavun şöyle dedi: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule inşa et. Umulur ki böylece sebeplere (hedeflere) ulaşırım."
40/MU'MİN Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: "Göklerin sebeplerine (yollarına) (ulaşırım), böylece Musa’nın İlâhı’na muttali olurum. Muhakkak ki ben, onun yalancı olduğunu zannediyorum." Ve işte böylece firavuna kötü ameli süslendi. Ve böylece yoldan saptırıldı. Ve firavunun hilesi hüsrandan başka birşey olmadı.
40/MU'MİN Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âmenû olan adam şöyle dedi: "Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım."
40/MU'MİN Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey kavmim! Bu dünya hayatı, sadece (geçici) bir metadır (faydalanmadır). Ve muhakkak ki ahiret karar kılınacak (devamlı kalınacak) yerdir.
40/MU'MİN Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kim seyyiat (şer, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, (îmânı artan) mü’minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsız rızıklandırılacaktır.
40/MU'MİN Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ey kavmim! Benim için nasıl bir hal ki, ben sizi kurtuluşa çağırıyorum ve siz, beni ateşe çağırıyorsunuz.
40/MU'MİN Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Siz beni, Allah’ı inkâra ve hakkında ilmim olmayan bir şeyi, O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ve ben, sizi Azîz ve Gaffar Olan’a (Allah’a) çağırıyorum.
40/MU'MİN Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Beni kendisine çağırdığınız şeyin bir hükmü yoktur. Onun (o putun), dünyada ve ahirette bir daveti (yetkisi) de yoktur. Muhakkak ki bizim dönüşümüz Allah’adır. Ve muhakkak ki müsrifler (haddi aşanlar), onlar, ateş ehlidir.
40/MU'MİN Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız (anlayacaksınız). Ve ben, işimi Allah’a havale ederim (bırakırım). Muhakkak ki Allah, kullarını görendir.
40/MU'MİN Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece Allah, onların yaptığı hilelerin kötülüklerinden onu korudu. Ve firavun ailesini, azabın kötüsü kuşattı.
40/MU'MİN Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O ateş ki sabah akşam ona arz olunurlar. Ve o saatin (kıyâmetin) vuku bulacağı gün: "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!" (denir).
40/MU'MİN Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar kibirlenenlere: "Gerçekten biz size tâbî olduk. Şimdi siz, ateşten nasibimizi bizden giderebilir misiniz?" derler.
40/MU'MİN Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kibirlenenler dedi ki: "Muhakkak ki biz hepimiz, onun (ateşin) içindeyiz. Allah mutlaka kulları arasında hüküm vermiştir."
40/MU'MİN Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine şöyle dediler: "Rabbinize dua edin. Azaptan bir günü bize hafifletsin."
40/MU'MİN Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Cehennem bekçileri) dediler ki: "Resûlleriniz, size beyyineler ile gelmediler mi?" "Evet." dediler. (Bekçiler): "Öyleyse siz dua edin (siz yalvarın) dediler." Kâfirlerin duası, sadece dalâlettir (dalâletin içindedir).
40/MU'MİN Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Biz, resûllerimize ve âmenû olanlara (Allah’a ulaşmayı dileyenlere) ve dünya hayatında şahitlerin kaim olacağı (bulunacağı) gün mutlaka yardım edeceğiz.
40/MU'MİN Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Zalimlere mazeretlerin fayda vermeyeceği gün, lânet ve kötü yurt onlar içindir.
40/MU'MİN Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Musa’ya hidayet verdik. Ve Benî İsrail’i, kitaba varis kıldık.
40/MU'MİN Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ulûl’elbab için hidayet ve zikir olarak.
40/MU'MİN Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse sabret. Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Ve günahların için mağfiret dile. Akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
40/MU'MİN Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki, kendilerine gelmiş bir sultan (delil) olmaksızın, Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele edenlerin sinelerinde sadece (Allah’a) ulaşamayacakları bir kibir vardır. Artık Allah’a sığın, muhakkak ki O, en iyi işiten ve en iyi görendir.
40/MU'MİN Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Göklerin ve yerin yaratılışı, insanın yaratılışından muhakkak ki daha büyüktür. Ve lâkin insanların çoğu bilmezler.
40/MU'MİN Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kör ile basiret sahibi bir olmaz. Ve de âmenû olup salih amel (nefs tezkiyesi) işleyenlerle kötülük yapanlar da (bir olmaz). Ne kadar az tezekkür ediyorsunuz.
40/MU'MİN Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki hakkında şüphe olmayan o saat (kıyâmet) mutlaka gelecektir. Ve lâkin insanların çoğu inanmazlar.
40/MU'MİN Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Rabbimiz, şöyle buyurdu: "Bana dua ediniz ki size icabet edeyim. Bana kul olmaktan kibirlenenler, muhakkak ki hakir ve zelil olarak cehenneme girecekler."
40/MU'MİN Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O Allah ki, size geceyi içinde sükûn bulmanız için gündüzü de gösterici (aydınlık) kıldı. Muhakkak ki Allah, insanlar üzerinde mutlaka fazl sahibidir. Ve lâkin insanların çoğu şükretmezler.
40/MU'MİN Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte o Allah ki, sizin Rabbinizdir. Herşeyi Yaratan’dır. O’ndan başka İlâh yoktur. Öyleyse nasıl döndürülüyorsunuz?
40/MU'MİN Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın âyetlerini bilerek, inatla inkâr edenler, işte böyle döndürülürler.
40/MU'MİN Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O Allah ki, yeryüzünü sizin için karar (yerleşme) yeri kıldı. Ve semayı bina etti. Ve sizi tasvir etti (suret verdi). Sonra suretlerinizi ahsen kıldı (güzelleştirdi). Ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Âlemlerin Rabbi; Allah, Mübarek'tir (yücedir).
40/MU'MİN Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O, Hayy’dır (hayatta olan). O’ndan başka İlâh yoktur. Öyleyse dîni O’na halis kılarak (Allah’a) dua edin. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
40/MU'MİN Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: "Muhakkak ki ben sizin, Allah’tan başka taptıklarınıza kul olmaktan men edildim, bana Rabbimden beyyineler (deliller) geldiği için. Ve âlemlerin Rabbine teslim olmakla (ruhumu, vechimi, nefsimi ve irademi Allah’a teslim etmekle) emrolundum."
40/MU'MİN Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O ki, sizi topraktan yarattı. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan (rahim duvarına asılı bir damladan). Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarır ki sizin en kuvvetli çağınıza ulaşmanız, daha sonra da yaşlanmanız için. Ve sizden bir kısmı, ihtiyarlamadan önce vefat ettirilir (öldürülür). Ve (bir kısmınızın da) belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için. Ve umulur ki siz böylece akıl edersiniz.
40/MU'MİN Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayat veren de öldüren de O’dur. O, bir işe hükmettiği (karar verdiği) zaman ona sadece "Ol!" der. Ve o, hemen olur.
40/MU'MİN Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele edenleri görmedin mi? Onlar nasıl döndürülüyorlar.
40/MU'MİN Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, Kitabı ve resûllerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanladılar. Fakat yakında bilecekler (öğrenecekler).
40/MU'MİN Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
40/MU'MİN Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar kaynar suya sokulacaklar, sonra da ateşte tutuşturulacaklar (yakılacaklar).
40/MU'MİN Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra onlara: "Sizin şirk koşmuş olduğunuz şeyler nerede?" denir.
40/MU'MİN Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’tan başka. (Cehennemdekiler de) derler ki: "Onlar bizden saptılar (uzaklaştılar). Hayır, (meğer) biz daha önce (hiç) bir şeye tapmamışız. Allah, kâfirleri işte böyle dalâlette bırakır."
40/MU'MİN Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve azmanız sebebiyledir.
40/MU'MİN Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ebediyyen orada kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Artık kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötü.
40/MU'MİN Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse sabret. Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Onlara vaadettiklerimizin (azabın), bir kısmını sana gösteririz veya seni (daha önce) öldürürüz. Sonunda onlar Bize döndürülecekler.
40/MU'MİN Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki senden önce (de) resûller gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık ve bir kısmını sana anlatmadık. Allah’ın izni olmadan bir resûlün âyet getirmesi olamaz. Artık Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hükmedilmiş olur. Ve bâtılı isteyenler, orada hüsran uğramışlardır.
40/MU'MİN Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O Allah ki, "onun üzerine binin ve onun (etinden) yeyin" diye sizin için hayvanlar var etti.
40/MU'MİN Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onda (hayvanlarda) sizin için menfaatler (faydalar) vardır. Ve onun üzerinde, gönüllerinizdeki hacetlere (gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için. Onların (hayvanların) ve gemilerin üzerinde taşınırsınız.
40/MU'MİN Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (Allah) size âyetlerini gösteriyor. Öyleyse Allah’ın hangi âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
40/MU'MİN Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar yeryüzünde dolaşmadılar mı ki? Onlardan öncekilerin akıbetleri nasıl oldu baksınlar. Ve onların çoğu, kuvvet ve eserler bakımından yeryüzünde kendilerinden daha üstündüler. Fakat kazanmış oldukları şeyler, onlara fayda vermedi.
40/MU'MİN Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara resûlleri beyyinelerle geldiği zaman yanlarındaki ilim sebebiyle şımardılar. Ve alay etmiş oldukları şey onları kuşattı.
40/MU'MİN Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bizim şiddetli azabımızı gördükleri zaman: "Allah’a ve O’nun Tek’liğine îmân ettik. Ve O’na şirk koştuğumuz şeyleri inkâr ettik." dediler.
40/MU'MİN Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şiddetli azabımızı gördükleri zaman artık onların îmânı, onlara bir fayda vermedi. Allah’ın, kulları hakkındaki gelip geçen sünneti (kanunu) budur. Kâfirler orada hüsrana uğradılar.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden MU'MİN Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden MU'MİN Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden MU'MİN Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

MU'MİN Suresi Tefsiri

MU'MİN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.