Sure sec
MUHAMMED Suresi

MUHAMMED Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

MUHAMMED Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

MUHAMMED Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

47/MUHAMMED Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnkâr edenlerin ve (insanları) Allah’ın yolundan men edenlerin amellerini (Allah) boşa çıkardı.
47/MUHAMMED Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âmenû olan ve salih amel (nefsi tezkiye edici ameller) yapanların ve Hz. Muhammed (S.A.V)’e indirdiğimiz Şey’e (Kur’ân-ı Kerim’e) ve O’nun Rab’lerinden bir hak olduğuna inananların günahlarını (Allah) örttü ve onların hallerini ıslâh etti.
47/MUHAMMED Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunlar, kâfirlerin bâtıla tâbî olması ve âmenû olanların, Rab’lerinden (inen) hakka tâbî olmaları sebebiyledir. Allah insanlara, işte böyle kendi durumlarını misâl verir.
47/MUHAMMED Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık kâfirlerle karşılaştığınız zaman onları güçsüz (zayıf) bırakıncaya kadar boyunlarını vurun. Bağlarını kuvvetlendirin (esirleri sıkıca bağlayın). Nihayet savaşı, onun ağırlıklarını (silâhlarını ve savaş levazımatını) bırakınca da onları, ister lütuf olarak (bedelsiz) veya fidye alarak (bedel karşılığı) (bırakın). İşte böyle. Ve eğer Allah dileseydi, elbette onlardan intikam alırdı. Ve lâkin (bu) sizin bir kısmınızı, diğer bir kısımla imtihan etmek içindir. Ve onlar ki Allah yolunda öldürülenlerdir, o taktirde onların amelleri boşa çıkarılmaz.
47/MUHAMMED Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allah) onları hidayete erdirecek ve onların hallerini ıslâh edecektir.
47/MUHAMMED Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onları, kendilerine tarif ettiği cennete dahil edecektir.
47/MUHAMMED Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey âmenû olanlar! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.
47/MUHAMMED Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar ki kâfirdirler. Artık onlar helâka maruzdurlar. Ve onların amellerini (Allah) boşa çıkardı.
47/MUHAMMED Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu, onların Allah’ın indirdiği şeyi kerih görmeleri sebebiyledir. Böylece (Allah) onların amellerini boşa çıkardı.
47/MUHAMMED Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar yeryüzünde dolaşmadılar mı? Onlardan öncekilerin akıbeti nasıl oldu baksınlar! Allah onları dumura uğrattı (helâk etti). Ve onun bir benzeri de kâfirler içindir.
47/MUHAMMED Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu, Allah’ın âmenû olanların dostu olması sebebiyledir. Ve kâfirlerin ise gerçek dostu (mevlâsı) yoktur.
47/MUHAMMED Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) ve salih amel (nefs tezkiye edici ameller) yapanları, altından nehirler akan cennetlere koyar. Ve onlar ki kâfirlerdir, (dünyada) metalanırlar (faydalanırlar) ve hayvanların yediği gibi yerler. Ve ateş, onların mekânıdır.
47/MUHAMMED Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Nice beldeler, seni çıkardıkları ülkeden daha kuvvetliydi (daha üstündü), onları helâk ettik. O zaman onlar için bir yardımcı yoktu.
47/MUHAMMED Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Rabbinden beyyine (delil) üzerinde olan kişi, kötü ameli kendisine süslü gösterilen ve hevalarına tâbî olan kişiler gibi midir?
47/MUHAMMED Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Takva sahiplerine vaadedilen cennetin durumu şudur ki; içinde kokusu değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet veren şaraptan nehirler ve saf (süzülmüş) baldan nehirler bulunur. Onlar için orada her çeşit meyve bulunur ve (onlar için) Rab’lerinden mağfiret vardır. (Bunların durumu), ateşte devamlı kalacak olan ve hamîm (sıcak kaynar su) içirilen, bu sebeple bağırsakları parçalanan kimsenin durumu gibi midir?
47/MUHAMMED Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve seni dinleyenlerden bir kısmı, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere: “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın, kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbî olanlardır.
47/MUHAMMED Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar ki hidayete ermişlerdir, (Allah) onların hidayetini artırdı ve onlara takvalarını verdi.
47/MUHAMMED Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse “o saatin” gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Halbuki onun alâmetleri (işaretleri) gelmiştir. Fakat (o saat) kendilerine geldiği zaman, onlara hatırlatmanın ne (faydası) olur ki?
47/MUHAMMED Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu durumda Allah’tan başka İlâh olmadığını bil ve kendi günahların için, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için mağfiret dile. Ve Allah, sizin dönüşünüzü ve sizin yurdunuzu bilir.
47/MUHAMMED Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âmenû olanlar: “(Savaşı emreden) bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Sonra da muhkem (hükmü açık ve kesin) bir sure indirilince ve onun içinde savaş zikrolunuyorsa (bahsediliyorsa), kalplerinde hastalık olanların, üzerlerine ölüm hali çökmüş gibi bir bakışla sana baktıklarını görürsün. Oysa onlar için en iyi (en uygun) olan odur ki…
47/MUHAMMED Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İtaat ve maruf sözdür. Fakat bir işe azmedildiğinde o zaman Allah’a sadık olsalardı, muhakkak ki onlar için daha hayırlı olurdu.
47/MUHAMMED Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yeryüzünde fesat çıkarmaya dönmeniz ve birbirinizi öldürmeniz mi, yoksa sizden beklenen bu mu olmalıydı?
47/MUHAMMED Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte onlar, Allah’ın kendilerine lânet ettikleridir. Bu sebeple onların (nefslerinin) işitme hassalarını sağır ve görme hassalarını kör yaptı.
47/MUHAMMED Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hâlâ Kur’ân’ı tefekkür etmezler mi? Yoksa kalpler üzerinde kilitleri mi var?
47/MUHAMMED Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki kendilerine hidayet tebeyyün ettikten (açıkça belli olduktan) sonra arkalarına geri dönenleri şeytan (küfre) ulaştırdı. Ve onları (kötü) emellere yöneltti.
47/MUHAMMED Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte bu (düşmanların), Allah’ın indirdiği şeyi kerih görenlere: “Size bazı işlerde itaat edeceğiz.” demeleri sebebiyledir. Ve Allah, onların sırlarını bilir.
47/MUHAMMED Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık melekler onları vefat ettirirken, onların yüzlerine ve arkalarına vuracakları zaman onların halleri nasıl olacak?
47/MUHAMMED Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte bu, onların, Allah’ı öfkelendiren şeylere tâbî olmaları ve O’nun (Allah’ın) rızasını kerih görmeleri sebebiyledir. Böylece onların amellerini boşa çıkardı.
47/MUHAMMED Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah’ın, onların (gizli) kinlerini asla ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler?
47/MUHAMMED Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer biz dileseydik, onları sana mutlaka gösterirdik. O zaman sen onları simalarından muhakkak tanırdın. Ve sen onları mutlaka sözlerinin imasından da tanırsın. Ve Allah sizin amellerinizi bilir.
47/MUHAMMED Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sizin aranızdan mücahitler ve sabredenler Bize belli oluncaya kadar sizi mutlaka imtihan ederiz. Ve haberlerinizi de imtihan edeceğiz.
47/MUHAMMED Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki inkâr edenler, Allah’ın yolundan men edenler ve onlara hidayet açıkça belli olduktan sonra resûle muhalefet edenler, onlar Allah’a hiçbir şeyle asla zarar veremezler. Ve (Allah) onların amellerini heba edecek.
47/MUHAMMED Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’a itaat edin. Ve resûle itaat edin. Ve amellerinizi bâtıl etmeyin.
47/MUHAMMED Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki inkâr edenleri ve Allah’ın yolundan men edenleri, sonra da kâfir olarak ölenleri artık Allah asla mağfiret etmez (onların günahlarını sevaba çevirmez).
47/MUHAMMED Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Siz üstün olduğunuza göre gevşemeyin ve (onları) sulha davet etmeyin. Ve Allah sizinle beraber. Ve sizin amellerinizi asla eksiltmez.
47/MUHAMMED Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki dünya hayatı bir oyun ve eğlencedir. Ve eğer âmenû olursanız ve takva sahibi olursanız (Allah’a ulaşmayı dilerseniz) size ecirleriniz verilir. Ve sizden mallarınızı istemez.
47/MUHAMMED Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer sizden onu (mallarınızı) istese, böylece ısrar etse, siz cimrilik edersiniz. Ve (bu) sizin hasetinizi açığa çıkarır.
47/MUHAMMED Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infâk etmeye davet edilirsiniz, buna rağmen sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Ve kim cimrilik yaparsa o taktirde sadece kendi nefsi için cimrilik yapar. Ve Allah Gani’dir (zengindir). Ve sizler fakirsiniz. Ve eğer siz (haktan) dönerseniz, (sizi) sizden başka bir kavimle değiştirir. Sonra onlar sizin gibi (cimri) olmazlar.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden MUHAMMED Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden MUHAMMED Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden MUHAMMED Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.