Anasayfa | Bize Ulaşın | Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

İBRÂHÎM Suresi

Ayet - 44                            Cüz - 1

14 - İBRÂHÎM

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

14/İBRÂHÎM-44

 

وَأَنذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ الْعَذَابُ فَيَقُولُ الَّذِينَ ظَلَمُواْ رَبَّنَا أَخِّرْنَا إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُواْ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

Ve enzirin nâse yevme ye’tîhimul azâbu fe yekûlullezîne zalemû rabbenâ ahhırnâ ilâ ecelin karîbin nucib da’veteke ve nettebiir rusule, e ve lem tekûnû aksemtum min kablu mâ lekum min zevâl(zevâlin).

Azabın onlara geleceği gün ile insanları uyar. O zaman zalimler şöyle diyecek: “Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar tehir et (bize zaman ver). Senin davetine icabet edelim ve resûllere tâbî olalım.” Daha önce “sizin için bir zeval olmadığına” yemin eden siz değil misiniz?

1.ve enzir: ve uyar
2.en nâse: insanlar
3.yevme: gün
4.ye'tî-him: onlara gelecek
5.el azâbu: azap
6.fe yekûlu: o zaman der, söyler
7.ellezîne zalemû: zulmeden kimseler
8.rabbe-nâ: Rabbimiz
9.ahhir-nâ: bizi ertele, tehir et
10.ilâ ecelin: bir süreye kadar
11.karîbin: yakın
12.nucib: icabet edelim
13.da'vete-ke: senin davetine
14.ve nettebii: ve biz tâbî olalım
15.er rusule: resûllere
16.e ve lem tekûnû: ve, siz olmadınız mı, siz değil misiniz
17.aksemtum: yemin ettiniz (kasem ettiniz)
18.min kablu: önceden, daha önce
19.mâ lekum: sizin için yoktur
20.min zevâlin: bir zeval, zail olma, gitme (yer değiştirme: bir yerden bir yere gitme, dünya yurdundan ahiret yurduna intikal etme)


AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

İnsanların bir kısmı: “Bizim için zeval yoktur, Allah bize zulmetmez. Biz, kimseye bir zararı dokunmayanlarız.” ya da “Ateş, bize sayılı birkaç gün değecek, onun dışında hiçbir şey olmayacak.” derler. Allahû Tealâ ise burada tam aksini ifade etmektedir.

Firavun da ölürken Allahû Tealâ, onun kalp gözünü açmıştır ve Rabbini görür. Görür görmez de Allahû Tealâ'ya yalvarmaya başlamıştır: “Yarabbi! Beni hayata tekrar geri gönder. Sana ne kadar sadık olduğumu ispat edeyim. Bana bu imkânı ver.”

Allahû Tealâ, bütün hakikatler belli olduktan sonra, hiç kimseyi dünyaya geri göndermez. Ama firavunu, sonra gelecek bütün nesillere bir örnek olsun diye öldürerek secde vaziyetinde bırakmıştır. Ve bugün firavunun vücudu, 3000 seneden beri secde halinde ve hiç bozulmamış bir vaziyette, Londra'da British Museum'da durmaktadır.

Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.