e-bülten üyeliği


Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız. 
 
Anasayfa    Bize Ulaşın    Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

İBRÂHÎM Suresi

Ayet - 34                            Cüz - 1

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)
Ayet seçiniz
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52
 

وَآتَاكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّواْ نِعْمَتَ اللّهِ لاَ تُحْصُوهَا إِنَّ الإِنسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ

Ve âtâkum min kulli mâ se’eltumûh(se’eltumûhu), ve in teuddû ni’metallâhi lâ tuhsûhâ,innel insâne le zalûmûn keffâr(keffârun).

Ve ondan istediğiniz herşeyden size verdi. Ve eğer Allah'ın ni'metini saysanız onu sayamazsınız. Muhakkak insan, gerçekten çok zalim ve çok nankördür (inkârcıdır).


1.ve âtâ-kum: ve size verdi
2.min kulli: hepsinden
3.mâ se'eltumû-hu: sizin ondan istediğiniz şey
4.ve in teuddû: ve eğer sayarsanız
5.ni'mete allâhi: Allah'ın ni'meti
6.lâ tuhsû-hâ,: onu sayamazsınız
7.inne el insâne: muhakkak insan
8.le zalûmûn: gerçekten çok zalim
9.keffârun: çok nankör, kuvvetle inkâr eden


AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah'ın ni'metleri öylesine sonsuzdur ki insanın sayması mümkün değildir. İnsan, kendisine dönüp bakınca mitekondri ve DNA'ları bulunan, sayısız değişiklik gösteren 70 trilyon hücreden oluştuğunu görür.

Sadece kendisine Allah'ın verdiklerine hücre yapısını incelemeye, iç dünyasında neler olduğunu öğrenmeye bütün hayatı yetmez. Her geçen gün yeni bir şey keşfeder ve onu öğrenirken, öğrenemediği şeylerin sayısının süratle arttığını görür. Onları bütünüyle öğrenebilmek, hiçbir insan için mümkün değildir.

Allahû Tealâ buyurmaktadır:

21 / ENBİYÂ - 30: E ve lem yerellezîne keferû ennes semâvâti vel arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ minel mâi kulle şey’in hayy(hayyin), e fe lâ yu’minûn(yu’minûne).
İnkâr edenler (kâfirler), semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık. Ve her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmazlar mı?

Allahû Tealâ'nın sudan başlattığı bir hayattan bahsedilmektedir ama Allahû Tealâ'nın hayat için "Biz başlattık" diye buyurmasına rağmen hâlâ birtakım âlimler, birtakım hücrelerde hayatiyet belirtisi olabileceğini yani hayatın kendi kendine başladığını iddia etmektedirler. Onun için Allahû Tealâ insan için: "Nankördür. Kuvvetle inkâr edendir." buyurmaktadır. İlmin bütün verilerini, Allah'ın buyurduğu istikametleri güçlendirmek için kullanmaya bütün zeminler müsaitken, şeytan insanlara tesir etmek suretiyle, onları Allah'ın buyurduklarının aksini ispat etmeye yöneltmektedir. Bu insanlar da her seferinde mağlup olmaktadır. Aksinin varit olduğu ortaya çıktığı halde gene vazgeçmemektedirler. Her fırsatta Allah'ın buyurduklarının aksini iddia etmesi, o insanın ne kadar zalim, nankör ve de inkârcı olduğunu göstermektedir.

33 / AHZÂB - 72: İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

Allahû Tealâ insanın sayamayacağı kadar ni'met verdiği halde, insan gene Allah'ın kendisine verdiği bu aklı, şeytanın kendisine yaptığı telkinlerle O'na isyan etmekte kullanmaktadır. Şeytan, Allah'ın hakikatlerinin insanlar tarafından bilinmesini kesinlikle istememekte, buna mani olmak için de her türlü hileyi, vesveseyi kullanmaktadır.

"İnsan" adı verilen bu mahlûk, ya Allah'ın kalıbı içerisine girip Allah'a ulaşmayı dileyecektir ve sonuna kadar bütün güzellikleri hayatı boyunca yaşayarak sonsuz bir mutluluk ve dünya hayatı ve cennetin en üst yerlerinde bir yer bulacaktır kendisine ya da herşeyi inkâr edip bu dünya hayatını mahvederek, sonsuz bir sıkıntı içinde yaşayacak, hep huzursuz olacak ve kıyâmetten sonra da gideceği yer cehennem olacaktır.

Öyleyse insanlara kullansınlar diye akıl veren, Kur'ân'ı indiren Allahû Tealâ: "İşte bunlar Benim hakikatlerim. Kim Bana ulaşmayı dilerse cennet saadetini de dünya saadetini de elde eder." buyurmuştur. İnsanların büyük kısmı Allah ne emretmişse onun tersini yapmakta ısrarcı olmaktadır. O zaman, insanları cehenneme gönderen Allah değildir. İnsanlar, Allah'ın emirlerine isyan etmek suretiyle kendileri cehenneme girmek için yarışmaktadır.

Kelime Kelime Kur'ân-ı Kerim Lafzı ve Ruhu
Kısayollar: Kuran-ı Kerim Tefsiri, İmam İskender Ali Mihr (İskender Erol Evrenosoğlu) W, Bize Ulaşın, Site Haritası, "İBRÂHÎM suresi, 34. ayeti" için 30 farklı Türkçe mealleri kıyasla
Hidayet ayetleri: 1 / FÂTİHA - 6, 2 / BAKARA - 18, 2 / BAKARA - 27, 2 / BAKARA - 46, 2 / BAKARA - 120, 2 / BAKARA - 156, 2 / BAKARA - 157, 2 / BAKARA - 213, 3 / ÂLİ İMRÂN - 20, 3 / ÂLİ İMRÂN - 73, 3 / ÂLİ İMRÂN - 101, 4 / NİSÂ - 58, 4 / NİSÂ - 175, 5 / MÂİDE - 16, 5 / MÂİDE - 35, 6 / EN'ÂM - 36, 6 / EN'ÂM - 87, 6 / EN'ÂM - 88, 6 / EN'ÂM - 154, 7 / A'RÂF - 40, 7 / A'RÂF - 181, 10 / YÛNUS - 7, 10 / YÛNUS - 25, 10 / YÛNUS - 26, 10 / YÛNUS - 35, 11 / HÛD - 29, 12 / YÛSUF - 108, 13 / RA'D - 21, 13 / RA'D - 22, 13 / RA'D - 25, 13 / RA'D - 27, 13 / RA'D - 36, 16 / NAHL - 9, 16 / NAHL - 121, 17 / İSRÂ - 15, 18 / KEHF - 17, 18 / KEHF - 110, 20 / TÂHÂ - 75, 20 / TÂHÂ - 82, 22 / HACC - 24, 23 / MU'MİNÛN - 60, 24 / NÛR - 42, 25 / FURKÂN - 57, 25 / FURKÂN - 71, 26 / ŞUARÂ - 78, 28 / KASAS - 56, 29 / ANKEBÛT - 5, 29 / ANKEBÛT - 23, 29 / ANKEBÛT - 26, 29 / ANKEBÛT - 69, 30 / RÛM - 8, 30 / RÛM - 31, 31 / LOKMÂN - 15, 32 / SECDE - 13, 32 / SECDE - 24, 33 / AHZÂB - 21, 34 / SEBE - 6, 35 / FÂTIR - 18, 38 / SÂD - 44, 39 / ZUMER - 17, 39 / ZUMER - 18, 39 / ZUMER - 23, 39 / ZUMER - 54, 40 / MU'MİN - 13, 40 / MU'MİN - 38, 40 / MU'MİN - 66, 41 / FUSSİLET - 33, 41 / FUSSİLET - 54, 42 / ŞÛRÂ - 13, 42 / ŞÛRÂ - 47, 43 / ZUHRÛF - 14, 47 / MUHAMMED - 5, 50 / KAF - 8, 51 / ZÂRİYÂT - 50, 70 / MEÂRİC - 32,