Sure sec
İBRÂHÎM Suresi

İBRÂHÎM Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

İBRÂHÎM Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

İBRÂHÎM Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

14/İBRÂHÎM Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Elif lâm râ. Rab’lerinin izni ile insanları karanlıklardan nura; Azîz, Hamîd olanın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz kitaptır.
14/İBRÂHÎM Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O Allah ki; semalarda ve yeryüzünde ne varsa O’nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline.
14/İBRÂHÎM Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Ve Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Ve onu eğriltmek isterler. İşte onlar, uzak bir dalâlet içindedirler.
14/İBRÂHÎM Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.
14/İBRÂHÎM Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun ki; Biz Musa (a.s)’ı: “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat (onlara Allah’ın günleri boyunca zikrettir).” diye âyetlerimizle (delillerimizle, mucizelerimizle) gönderdik. Muhakkak ki; bunda şükredip, sabredenlerin hepsi için âyetler (deliller) vardır.
14/İBRÂHÎM Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (a.s) kavmine şöyle demişti: “Allah’ın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın! Sizi firavun ailesinden (hanedanından) kurtarmıştı. Sizi azabın en kötüsüne maruz bırakıyorlar ve oğullarınızı öldürüyorlar (boğazlıyorlar) ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunlarda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.”
14/İBRÂHÎM Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o zaman Rabbiniz size bildirmişti ki; eğer şükrederseniz (ni’metlerinizi) artırırım, eğer küfredenlerden olursanız muhakkak ki azabım şiddetlidir.
14/İBRÂHÎM Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (a.s) şöyle dedi: “Eğer siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi, inkâr etseniz (bile) muhakkak ki; Allah Gani'dir (şükrünüze muhtaç değildir), Hamîd'dir.”
14/İBRÂHÎM Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad kavminin ve Semud kavminin ve onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Onları, Allah’tan başkası bilemez. Onların resûlleri, onlara beyyinelerle (delillerle) geldiler. Fakat onlar, ellerini ağızlarına götürdüler (öfkelendiler). Ve şöyle dediler: “Gerçekten biz onunla gönderildiğiniz şeyi inkâr ettik. Ve muhakkak ki; biz, bizi kendisine (ona) davet ettiğiniz şeye karşı tereddüt ediyoruz, şüphe içindeyiz.”
14/İBRÂHÎM Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların resûlleri şöyle dedi: “Semaları ve arzı yaratan Allah hakkında mı şüphedesiniz? Sizi, günahlarınızı mağfiret etmek için davet ediyor ve sizi belli bir zamana kadar tehir ediyor (mühlet veriyor)”. Onlar da şöyle dediler: “Siz ancak bizim gibi bir beşersiniz. Babalarımızın ibadet etmiş olduğu şeylerden bizi alıkoymak (engellemek) istiyorsunuz. Öyleyse bize açıkça bir mucize getirin!”
14/İBRÂHÎM Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara resûlleri şöyle dedi: “Biz de ancak sizin gibi beşeriz (insanız). Fakat Allah, kullarından dilediğini ni'metlendirir. Bizim, Allah’ın izni olmaksızın, bir sultan (mucize, delil) getirmemiz olamaz. Artık mü’minler Allah’a tevekkül etsinler.”
14/İBRÂHÎM Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ve biz niçin Allah’a tevekkül etmeyelim? Bizi, yollarımıza hidayet etmiştir (ulaştırmıştır). Sizin bize yaptığınız eziyetlere elbette sabredeceğiz. Artık tevekkül edenler, Allah’a tevekkül etsinler.”
14/İBRÂHÎM Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kâfirler, resûllerine dediler ki: “Sizi mutlaka arzımızdan (ülkemizden) çıkaracağız veya mutlaka bizim dînimize döneceksiniz.” Bunun üzerine onlara Rab’leri: “Mutlaka zalimleri helâk edeceğiz.” diye vahyetti.
14/İBRÂHÎM Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizi onlardan sonra mutlaka yeryüzünde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan ve tehdidimden (vaadimden) korkan kimse içindir.
14/İBRÂHÎM Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (Resûller) fetih istediler ve bütün zorba inatçılar kaybettiler.
14/İBRÂHÎM Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun arkasında cehennem vardır ve irinli sudan içirilir.
14/İBRÂHÎM Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onu yutmaya çalışacak ve (fakat) onu boğazından kolayca geçiremeyecek. Bütün mekânlardan ona ölüm (öldürücü sebepler) gelecek ve (fakat) o ölemeyecek (ölmek istediği halde ölmesi mümkün olmayacak). Ve onun arkasından galiz (ağır) bir azap vardır.
14/İBRÂHÎM Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rab’lerini inkâr edenlerin amellerinin durumu, fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârın savurduğu kül gibidir. İktisab ettiklerinden (kazandıklarından) bir şeye kaadir olamazlar. İşte o “uzak dalâlet”tir.
14/İBRÂHÎM Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın, semaları ve yeryüzünü hak ile yarattığını görmüyor musun? Eğer O, dilerse sizi yok eder ve yeni bir halketme (yaratma) ile (yeni bir toplum) getirir.
14/İBRÂHÎM Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bu, Allah için büyük (güç bir iş) değildir.
14/İBRÂHÎM Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hepsi Allah’ın huzuruna çıktılar. Ve zayıf (güçsüz) olanlar kibirlenenlere şöyle dediler: “Muhakkak ki; biz size tâbî olduk. Şimdi siz, Allah’ın azabından bir şeyi bizden giderebilir misiniz?” Onlar: “Eğer Allah, bizi hidayete erdirseydi elbette biz de sizi hidayete erdirirdik. Sabretsek de, sabretmesek de bizim için aynıdır. Bizim için kaçacak bir yer yoktur.” dediler.
14/İBRÂHÎM Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın! Ve ben, sizin yardımcınız değilim. Siz de, benim yardımcım değilsiniz. Gerçekten ben, sizin beni ortak koşmanızı daha önce de inkâr ettim. Muhakkak ki; zalimlere acı azap vardır.”
14/İBRÂHÎM Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âmenû olanlar (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi ıslâh edici amel) yapanlar, altlarından nehirler akan cennetlere dahil edilirler (konulurlar). Orada Rab’lerinin izni ile ebedî kalırlar. Orada onların tahiyyeleri (temennileri) “selâm”dır.
14/İBRÂHÎM Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah nasıl örnek verdi, görmedin mi? Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir. Onun aslı sabittir (kökü topraktadır). Ve onun dalları semadadır.
14/İBRÂHÎM Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O her zaman Rabbinin izni ile meyvesini verir. Ve Allah, insanlara örnek (darb-ı misal) verir. Böylece (umulur ki;) onlar tezekkür ederler.
14/İBRÂHÎM Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Habis (kötü, çirkin) sözün durumu, yerin üstünden kökü koparılmış, kararsız (dayanaksız) habis (kötü) ağaç gibidir.
14/İBRÂHÎM Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) sabit sözle dünya ve ahiret hayatında sebat ettirir. Ve zalimleri dalâlette bırakır. Allah dilediği şeyi yapar.
14/İBRÂHÎM Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın ni'metini küfürle değiştirenleri ve kendi kavimlerini helâk yurduna götürenleri görmedin mi?
14/İBRÂHÎM Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Cehennem; ona yaslanırlar. Karar kılınan yer ne kötü!
14/İBRÂHÎM Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular. “Metalanın (refah içinde yaşayın)” de. Artık sizin dönüşünüz ateşedir.
14/İBRÂHÎM Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âmenû olan (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen) kullarıma söyle: “Dostluk ve alışverişin olmadığı o günün gelmesinden önce namazı ikame etsinler! Onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve aleni (açık) olarak infâk etsinler!”
14/İBRÂHÎM Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semaları ve arzı yaratan ve semadan suyu indiren, böylece onunla sizin için ürünlerden rızık çıkaran ve denizlerde emri ile akıp gitmesi için gemileri size musahhar kılan ve nehirleri de sizin emrinize veren Allah’tır.
14/İBRÂHÎM Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ikisi de (adetleri üzere sünnetullah ile) devamlı hareket halinde olan güneşi ve ay'ı size musahhar kıldı. Geceyi ve gündüzü de size musahhar kıldı.
14/İBRÂHÎM Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ondan istediğiniz herşeyden size verdi. Ve eğer Allah’ın ni’metini saysanız onu sayamazsınız. Muhakkak insan, gerçekten çok zalim ve çok nankördür (inkârcıdır).
14/İBRÂHÎM Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İbrahim (a.s) şöyle demişti: “Rabbim, bu beldeyi emin kıl. Beni ve oğullarımı, putlara tapmaktan içtinap ettir (uzaklaştır).”
14/İBRÂHÎM Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbim gerçekten onlar (putlar), insanların çoğunu dalâlete düşürdüler. Artık kim bana tâbî olursa, bu sebeple o mutlaka bendendir. Ve kim bana asi olursa, o zaman muhakkak ki; Sen Gafur'sun, Rahîm'sin.
14/İBRÂHÎM Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Rabbimiz! Ben, zürriyetimden bir kısmını ekin bitmeyen bir vadiye, Senin Beyt-i Haram’ının yanında iskân ettim (yerleştirdim). Ey Rabbimiz! Namazı ikame etsinler. Bir kısım insanların kalbini onlara meylettir. Ve onları ürünlerden rızıklandır. Böylece onlar şükrederler.
14/İBRÂHÎM Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbimiz, muhakkak ki Sen, bizim gizlediğimiz şeyi de gizlemediğimiz (alenî olan) şeyi de bilirsin. Yeryüzünde ve sema(lar)da hiçbir şey, Allah’a gizli değildir.
14/İBRÂHÎM Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hamd, ihtiyarlık halinde bana İsmail ve İshak’ı bağışlayan Allah’a mahsustur. Muhakkak ki; benim Rabbim, duayı mutlaka işitendir.
14/İBRÂHÎM Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbim, beni ve zürriyetimi namazı ikame edenlerden kıl. Rabbimiz, duamı kabul buyur.
14/İBRÂHÎM Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbimiz, hesap yapıldığı (görüldüğü) gün beni, annemi, babamı ve mü’minleri mağfiret et (günahlarımızı affet).
14/İBRÂHÎM Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah’ı, zalimlerin yaptığı şeylerden gâfil sanma. Sadece onları, gözlerin dehşetten açılacağı güne tehir eder (erteler).
14/İBRÂHÎM Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Başlarını dik tutarak (gökyüzüne doğru devamlı bakarak) koşanlar! Onların bakışları, kendilerine dönemez. Ve onların kalpleri heva ile (nefsin afetleriyle) doludur (nefsin afetlerinden ibarettir).
14/İBRÂHÎM Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Azabın onlara geleceği gün ile insanları uyar. O zaman zalimler şöyle diyecek: “Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar tehir et (bize zaman ver). Senin davetine icabet edelim ve resûllere tâbî olalım.” Daha önce “sizin için bir zeval olmadığına” yemin eden siz değil misiniz?
14/İBRÂHÎM Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve siz, nefslerine zulmedenlerin meskenlerine (yerlerine) yerleştiniz ve onlara neler yaptığımız size açıklandı. Ve size örnekler verdik.
14/İBRÂHÎM Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar tuzaklarını (hilelerini) kurmuşlardı. Ve onların tuzakları (hileleri) Allah’ın indindedir (Allah onların tuzaklarını bilir), onların tuzakları (hileleri), dağları yok edecek (güçte) olsa bile...
14/İBRÂHÎM Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse Allah’ı sakın resûllerine karşı vaadini yerine getirmez sanma. Muhakkak ki; Allah, azîzdir, intikam sahibidir.
14/İBRÂHÎM Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O gün arz (yeryüzü) ve semalar, başka bir hale döndürülür (döndürülmüş olur). Ve onlar, Vahid (bir) ve Kahhar olan Allah’ın huzuruna çıkmış olurlar.
14/İBRÂHÎM Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve izin günü, mücrimleri kelepçelenmiş, birbirine zincirlerle bağlanmış görürsün.
14/İBRÂHÎM Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların gömlekleri katrandandır ve onların yüzlerini ateş sarar.
14/İBRÂHÎM Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Bu azap), Allah’ın bütün nefslerin kazandığının karşılığını (ceza veya mükâfat) vermesi içindir. Muhakkak ki; Allah, hesabı çabuk görendir.
14/İBRÂHÎM Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bu (Kur'ân-ı Kerim), O'nunla uyarılmaları ve O'nun (Allah’ın) tek bir İlâh olduğunun bilinmesi ve ulûl'elbabın (sırların sahiplerinin) tezekkür etmesi için insanlara bir açıklamadır.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden İBRÂHÎM Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden İBRÂHÎM Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden İBRÂHÎM Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

İBRÂHÎM Suresi Tefsiri

İBRÂHÎM Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.