Anasayfa | Bize Ulaşın | Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

ENBİYÂ Suresi

Ayet - 72                            Cüz - 1

21 - ENBİYÂ

21/ENBİYÂ-72

 

وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِحِينَ

Ve vehebnâ lehu ishâk(ishâka), ve ya’kûbe nâfileh(nâfileten), ve kullen cealnâ sâlihîn(sâlihîne).

Ve ona, İshak (A.S)’ı ve nafileten (ilâveten) Yâkub (A.S)’ı vehbî (armağan) olarak verdik. Ve hepsini salihler kıldık.


1.ve veheb-nâ: ve armağan ettik
2.lehu: ona
3.ishâka: İshak
4.ve ya'kûbe: ve Yâkub'u
5.nâfileten: ilâveten
6.ve kullen: ve hepsini
7.ceal-nâ: kıldık
8.sâlihîne: salihler


AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allahû Tealâ birbirinin ardından gelen nesillerden bahsetmektedir. Nafileten kelimesi; ilâveten, ardından gelen anlamındadır. Allahû Tealâ, Hz. İbrâhîm'e bir İsmail (a.s)'ı bir de İshak (a.s)'ı vermişti.

Ve İshak (a.s)'a da Yâkub (a.s)'ı vermişti. Salihler, 28 basamaklık İslâm merdiveninde, en üst seviyedeki 28. basamağı işgal edenlerdir. 28. basamak, 7 makamın en üstündeki makamdır. Bu makamın adı salâhtır (salihler makamıdır) ve irade teslimini de ihtiva eder. Tövbe-i Nasuh, ihlâs makamının salâh makamından evvelki son kademesidir.

66/TAHRÎM-8: Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meahu, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr(kadîrun).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları, önlerinde ve sağlarında koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kaadirsin.” derler.

Kişi nefsinin bütün afetlerini yok ettiği noktada (daimî zikir) kendisine sadece zemin kat gösterilir. Ve bu konumdaki kişi 7 vasfın sahibidir:

  1. Daimî zikrin sahibidir.
  2. Nefsinin kalbinde hiç afet kalmamıştır.
  3. Kalp gözü açılmıştır.
  4. Kalp kulağı açılmıştır.
  5. Ehl-i tezekkürdür.
  6. Ehl-i hayırdır.
  7. Ehl-i hikmettir.
Kişinin kalbi bu kendisine 7 yer katı (yerlerin melekûtu) gösterilmesi sebebiyle 7 defa müzeyyen olmuştur. Ulûl'elbab makamından ihlâs makamına geçmiştir. Kişiye 7 tane gök katı ve 7. katın bütün âlemleri gösterilir ve 7 defa daha kalbi müzeyyen olur. 7. katın son mertebesi olan Sidretül Münteha görüldüğü zaman kişi Tövbe-i Nasuh'a davet edilir. Bu, ihlâs makamının son kademesidir.