Sure sec
ENBİYÂ Suresi

ENBİYÂ Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

ENBİYÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

ENBİYÂ Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

21/ENBİYÂ Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnsanlar için hesap vakti yaklaştı. Ve onlar, gaflet içinde yüz çevirenlerdir.
21/ENBİYÂ Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbinden, yeni bir zikir (uyarı) gelmeye görsün. Onu, ancak oynayarak (alay ederek) dinlerler.
21/ENBİYÂ Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların kalpleri, (Allah’ın söylediklerine) önem vermemekte. Ve zulmedenler, gizlice (şöyle) fısıldaştılar: “Bu (Hz. Muhammed S.A.V), sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey mi? Yoksa siz, görerek (göz göre göre) sihre mi kapılıyorsunuz?”
21/ENBİYÂ Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (O şöyle) dedi: “Benim Rabbim, semadaki ve yerdeki sözü bilir. Ve O, (en iyi) işiten, (en iyi) bilendir.”
21/ENBİYÂ Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Hayır, karışık rüyalardır. Hayır, belki onu uydurdu. Hayır, belki de o bir şairdir. Öyleyse evvelkilere gönderildiği gibi bize (de) âyet (mucize) getirsin.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlardan önce helâk ettiğimiz ülkelerden (hiç)biri îmân etmediler. Öyleyse onlar mı îmân edecekler?
21/ENBİYÂ Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
21/ENBİYÂ Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz, onları (vahyettiğimiz ricalleri) yemek yemeyen bir beden (vücut) kılmadık. Ve onlar, halidin (ebedî, ölümsüz) değillerdir.
21/ENBİYÂ Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra onlara olan vaade, sadık kaldık. Böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ve müsrifleri (haddi aşanları) helâk ettik.
21/ENBİYÂ Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun ki; içinde, sizi zikreden (sizden bahseden) bir kitap indirdik. Hâlâ akıl etmez misiniz?
21/ENBİYÂ Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz, zalim olan nice ülkeleri kırdık (döktük, yok ettik). Ve ondan sonra başka kavimler inşa ettik (yarattık).
21/ENBİYÂ Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece (şiddetli) azabımızı hissettikleri zaman onlar, ondan kaçarlar.
21/ENBİYÂ Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kaçmayın ve orada şımartıldığınız (her isteğinizin yerine getirildiği) şeye (yere) ve meskenlerinize geri dönün ki (orada), sorgulanacaksınız.
21/ENBİYÂ Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Yazıklar olsun bize! Muhakkak ki biz, zalimler olmuştuk.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onların bu davaları (şikâyetleri); Biz onları, biçilmiş ekin (gibi) sönmüş hale getirinceye (ölünceye) kadar bitmedi.
21/ENBİYÂ Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Biz; yeri, göğü ve ikisinin arasındaki şeyleri, oyun (eğlence) olsun diye yaratmadık.
21/ENBİYÂ Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer Biz, eğlence edinmek isteseydik, (bunu) yapacak olsaydık mutlaka onu, Kendi katımızdan edinirdik.
21/ENBİYÂ Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayır, Biz, hakkı bâtılın üzerine atarız. Böylece onu mahveder. O zaman o (bâtıl), zail olmuştur. Vasfettiğiniz (Allah’a isnat ettiğiniz) şeylerden dolayı size yazıklar olsun.
21/ENBİYÂ Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semalardaki (göklerdeki) ve arzdaki (yerdeki) bütün kişiler, O’nundur. Ve O’nun katında olan kişiler (huzur namazını kılanlar), O’na ibadet etmekten kibirlenmezler ve onlar yorulmazlar.
21/ENBİYÂ Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, gece ve gündüz ara vermeden (Allah’ı) tesbih ederler (daimî zikrin sahibidirler).
21/ENBİYÂ Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa onlar, arzdan (yerden) ilâhlar mı edindiler? Onları (o ilâhlar mı) diriltecek?
21/ENBİYÂ Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer ikisinde de (semada ve arzda), Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, ikisi de (yer de, gök de) mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi Allah, onların vasıflandırdığı (isnat ettikleri) şeylerden münezzehtir.
21/ENBİYÂ Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O (Allah), yaptığı şeylerden mesul (sorumlu) değildir. Ve onlar, (yaptıklarından) mesuldür (sorgulanırlar).
21/ENBİYÂ Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa O’ndan (Allah’tan) başka ilâhlar mı edindiler? “Haydi burhanınızı (kesin delilinizi) getirin. (İşte) bu, benimle beraber olanların ve benden öncekilerin zikridir (kitabıdır).” de. Fakat onların çoğu, hakkı bilmezler. Bu sebeple onlar, yüz çevirenlerdir.
21/ENBİYÂ Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve senden önce: “Benden başka ilâh yoktur.” diye (kendisine) vahyetmediğimiz bir resûl göndermedik. Öyleyse (sadece) Bana kul olun!
21/ENBİYÂ Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve: “Rahmân evlât edindi.” dediler. O, Sübhan’dır (münezzehtir). Hayır, (onlar, kendilerine) ikram edilmiş kullardır.
21/ENBİYÂ Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, söz ile O’nun (Allah’ın önüne) geçmezler. Ve onlar, O’nun (Allah’ın) emriyle amel ederler.
21/ENBİYÂ Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların önünde ve arkasında olan şeyleri (muhafız melekleri) bilir. Ve onlar, (Allah’ın) rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat etmezler. Ve onlar, O’nun (Allah’ın) haşyetinden korkanlardır.
21/ENBİYÂ Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlardan kim: “Muhakkak ki ben, O’ndan başka bir ilâhım.” derse, işte o zaman onu cehennem ile cezalandırırız. Zalimleri işte böyle cezalandırırız.
21/ENBİYÂ Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnkâr edenler (kâfirler), semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık. Ve her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmazlar mı?
21/ENBİYÂ Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve arzda (yeryüzünde), onları sarsar diye (sarsmaması için) dağlar kıldık. Ve orada geniş yollar oluşturduk. Umulur ki (böylece) onlar, hidayete ererler (ulaşırlar).
21/ENBİYÂ Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık. Ve onlar, O’nun âyetlerinden yüz çevirenlerdir.
21/ENBİYÂ Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Geceyi ve gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O’dur. Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
21/ENBİYÂ Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve senden önce bir beşeri, ebedî (ölümsüz) kılmadık. Öyleyse sen ölürsen, o zaman onlar, ebedî mi olacaklar (ölmeyecekler mi)?
21/ENBİYÂ Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şer fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.
21/ENBİYÂ Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve inkâr edenler (kâfirler), seni gördükleri zaman: “Sizin ilâhlarınızı zikreden (onlar hakkında konuşan) bu mu?” diyerek, seni sadece alay konusu edinirler. Ve onlar, Rahmân’ın Zikri’ni (Kitabı’nı) inkâr edenlerdir.
21/ENBİYÂ Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnsan aceleci olarak yaratıldı. Size âyetlerimi göstereceğim. Artık Benden acele istemeyin.
21/ENBİYÂ Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Eğer siz doğru söyleyenlerseniz, bu vaad ne zaman (yerine getirilecek)?” derler.
21/ENBİYÂ Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnkâr edenler, (cehennem) ateşini yüzlerinden ve sırtlarından gideremeyecekleri ve yardım olunmayacakları zamanı keşke bilselerdi.
21/ENBİYÂ Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayır, onlara (azap) ansızın gelecek. Böylece onları dehşette bırakacak. Artık onu reddetmeye (geri çevirmeye) güçleri yetmeyecek. Ve de onlara bakılmayacak.
21/ENBİYÂ Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun ki senden önce (de) resûllerle alay edildi. Sonra alay etmiş oldukları şey, alay edenleri kuşattı.
21/ENBİYÂ Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sizi, gündüz ve gece Rahmân’dan (Allah’ın azabından) kim korur?” de. Hayır, onlar Rab’lerinin zikrinden yüz çevirenlerdir.
21/ENBİYÂ Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa onların, Bizden men eden (azabımızdan onları koruyan) ilâhları mı var? Onların, kendilerine dahi yardım etmeye güçleri yetmez. Ve onlara, Bizim tarafımızdan sahip çıkılmaz.
21/ENBİYÂ Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayır, onlara da uzun gelen bir ömür boyunca onları ve babalarını, Biz metalandırdık (faydalandırdık). Arza gelip, onu etrafından nasıl eksilttiğimizi hâlâ görmüyorlar mı? Öyleyse gâlip gelenler (üstün olanlar) onlar mı?
21/ENBİYÂ Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Ben, sizi sadece vahiy ile uyarıyorum.” Ve sağırlar, uyarıldıkları zaman (uyarıldıkları) şeye daveti işitmezler.
21/ENBİYÂ Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer, onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunursa, mutlaka: “Bize yazıklar olsun, gerçekten biz, zalimler olduk.” derler.
21/ENBİYÂ Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz, kıyâmet günü adalet mizanlarını koyarız. O zaman, kimseye hiçbir şeyle zulmedilmez. Ve hardal tanesi kadar bir ağırlık olsa, onu getiririz (hayat filminde gösteririz). Ve Bize, hesap görücüler kâfidir.
21/ENBİYÂ Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, Musa (A.S)’a ve Harun (A.S)’a, takva sahipleri için Furkan’ı (Tevrat’ı), bir Işık (Nur) ve Zikir olarak verdik.
21/ENBİYÂ Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, gaybde (görmedikleri halde) Rab’lerine huşû duyarlar. Ve onlar, o saatten (kıyâmet saatinden) korkanlardır.
21/ENBİYÂ Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bu, Bizim indirdiğimiz Mübarek Bir Zikir’dir. Siz, hâlâ O’nu inkâr edenler misiniz?
21/ENBİYÂ Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki daha önce İbrâhîm (A.S)’a rüşdünü (irşad yetkisini) verdik. Ve Biz, onu (irşada ehil olduğunu) bilenlerdik.
21/ENBİYÂ Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S), babasına ve kavmine şöyle demişti: “Sizin ibadet ettiğiniz bu heykeller nedir?”
21/ENBİYÂ Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Babalarımızı ona (onlara) ibadet ediyor bulduk.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S): “Andolsun ki siz ve babalarınız, apaçık dalâlettesiniz.” dedi.
21/ENBİYÂ Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Sen, bize hakkı mı getirdin yoksa sen (bizimle) oyun mu oynuyorsun?” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Hayır sizin Rabbiniz, semaların ve arzın Rabbidir ve onları yaratandır. Ve ben, buna şahit olanlardanım.” dedi.
21/ENBİYÂ Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’a yemin olsun, siz arkanızı döndükten (gittikten) sonra ben mutlaka sizin putlarınıza hile yapacağım.
21/ENBİYÂ Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra onları (putları) cüz cüz (parça parça) yaptı. Onların büyük olanı hariç. Umulur ki böylece onlar, ona rücu ederler (dönerler).
21/ENBİYÂ Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Bizim ilâhlarımıza bunu kim yaptı? Muhakkak ki o, gerçekten zalimlerdendir.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ona (kendisine), İbrâhîm denen gencin, onları zikrettiğini (putlardan bahsettiğini) işittik.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Öyleyse onu, insanların gözü önüne getirin! Böylece onlar şahit olurlar.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ey İbrâhîm! Bizim ilâhlarımıza bunu sen mi yaptın?” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S) şöyle dedi: “Hayır, bunu onların büyüğü yaptı. Haydi eğer onlar konuşuyorlarsa (konuşabiliyorlarsa) onlara sorun!”
21/ENBİYÂ Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine kendilerine geldiler, sonra da (kendileri için); “Muhakkak ki siz; siz zalimlersiniz.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra onların başları öne eğildi. (Hz. İbrâhîm’e): “Andolsun ki sen, bunların konuşmadığını (konuşamadığını) biliyordun.” (dediler).
21/ENBİYÂ Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S): “Hâlâ size bir faydası ve zararı olmayan, Allah’tan başka şeylere mi tapıyorsunuz?” dedi.
21/ENBİYÂ Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Size ve Allah’tan başka taptığınız şeylere yazıklar olsun. Hâlâ akıl etmiyor musunuz?
21/ENBİYÂ Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Eğer yapabilirseniz, onu (İbrâhîm A.S’ı) yakın! Ve ilâhlarınıza yardım edin.” dediler.
21/ENBİYÂ Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ey ateş! İbrâhîm (A.S)’a (karşı) soğuk ve selâmet (zararsız) ol.” dedik.
21/ENBİYÂ Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona tuzak kurmak istediler. Fakat Biz, onları daha çok hüsrana düşürdük.
21/ENBİYÂ Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âlemler içinde bereketli kıldığımız arz’a, onu ve Hz. Lut’u (ulaştırıp) kurtardık.
21/ENBİYÂ Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ona, İshak (A.S)’ı ve nafileten (ilâveten) Yâkub (A.S)’ı vehbî (armağan) olarak verdik. Ve hepsini salihler kıldık.
21/ENBİYÂ Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
21/ENBİYÂ Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Lut (A.S)’a hikmet ve ilim verdik. Ve habaîs (kötülükler, ahlâksızlıklar) işleyen ülkeden onu kurtardık. Muhakkak ki onlar, fasık olan kötü bir kavimdi.
21/ENBİYÂ Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onu rahmetimizin içine dahil ettik. Muhakkak ki o, salihlerdendir.
21/ENBİYÂ Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Nuh (A.S), daha önce nida etmişti (seslenmiş, dua etmişti). Bunun üzerine ona icabet ettik (duasını kabul ettik). Böylece onu ve ehlini (ailesini) büyük bir üzüntüden kurtardık.
21/ENBİYÂ Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âyetlerimizi yalanlayan bir kavme karşı ona yardım ettik. Muhakkak ki onlar, kötü bir kavim oldu. Böylece onların hepsini boğduk.
21/ENBİYÂ Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dâvud (a.s) ve Süleyman (a.s), bir kavmin koyunlarının gece (çobansız olarak) içinde yayılıp otladığı ekinler hakkında hüküm veriyorlardı. Ve Biz, onların hükmüne şahittik.
21/ENBİYÂ Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu (bu hükmü), Süleyman (a.s)’a anlattık. Ve hepsine hikmet ve ilim verdik. Dâvud (a.s)’la beraber tesbih eden (etsinler diye) dağları ve kuşları musahhar (emrine amade) kıldık. Ve (bunları) yapan, Biziz.
21/ENBİYÂ Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizin için ona, şiddetli çarpışmalarınızda sizi korusun diye elbise (zırh) yapmayı öğrettik. Öyleyse siz şükredenler(den) misiniz?
21/ENBİYÂ Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve fırtınalı rüzgâr, Hz. Süleyman içindi. (Rüzgâr), bereketli kıldığımız oradaki yerlere onun emriyle giderdi. Ve Biz, herşeyi bileniz (biliriz).
21/ENBİYÂ Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şeytanlardan, onun için denize dalanlar ve bundan başka işler yapanlar (da) vardı. Ve onları (onun emrinde) muhafaza eden, Bizdik.
21/ENBİYÂ Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Hz. Eyüp, Rabbine (şöyle) nida etmişti: “Muhakkak ki, bana bir zarar isabet etti (hastalık geldi). Ve Sen, rahmet edenlerin en çok rahmet edenisin.”
21/ENBİYÂ Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine ona icabet ettik (duasını kabul ettik). Böylece zarar veren şeyi giderdik (hastalığı iyileştirdik). Kullara bir zikir (öğüt) ve katımızdan bir rahmet olsun diye. Ona ehlini (ailesini) ve onlarla beraber bir mislini daha verdik.
21/ENBİYÂ Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Hz. İsmail ve Hz. İdris ve Hz. Zelkifli; hepsi sabredenlerdendir.
21/ENBİYÂ Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onları, rahmetimizin içine dahil ettik. Muhakkak ki onlar, salihlerdendir.
21/ENBİYÂ Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Zennûn (Yunus A.S), gadaba gelerek (öfkelenerek) gitmişti. Böylece ona muktedir olamayacağımızı (hükmedemeyeceğimizi) zannetti. Sonra karanlıklar içinde (şöyle) nida etti: “Senden başka İlâh yoktur. Sen Sübhan’sın (herşeyden münezzehsin). Muhakkak ki ben, zalimlerden oldum.”
21/ENBİYÂ Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine ona icabet ettik (duasını kabul ettik). Ve onu, gamdan (üzüntüden, kederden) kurtardık. Ve Biz, mü’minleri işte böyle kurtarırız.
21/ENBİYÂ Suresi 89. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Hz. Zekeriya, Rabbine (şöyle) nida etmişti: “Rabbim, beni tek başıma bırakma ve Sen, varislerin en hayırlısısın.”
21/ENBİYÂ Suresi 90. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine ona icabet ettik (duasını kabul ettik). Ve ona, Yahya (A.S)’ı hibe (armağan) ettik. Ve onun için, zevcesini de ıslâh ettik (çocuğu olabilecek duruma getirdik). Muhakkak ki onlar, hayırlarda yarışırlardı. Ve Bize, rağbet ederek ve korkarak dua ederlerdi. Ve onlar, Bize huşû duyanlardı.
21/ENBİYÂ Suresi 91. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o (Hz. Meryem), ırzını korudu. O zaman Biz, ruhumuzdan onun içine üfledik. Onu ve oğlunu, âlemlere âyet (ibret) kıldık.
21/ENBİYÂ Suresi 92. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki bu sizin ümmetiniz (topluluğunuz, dîniniz), tek bir ümmettir (dîndir). Ve Ben, sizin Rabbinizim. Öyleyse Bana kul olun!
21/ENBİYÂ Suresi 93. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve emirlerini (uygulamalarını), kendi aralarında böldüler (fırkalara ayrıldılar). Hepsi Bize dönecek olanlardır.
21/ENBİYÂ Suresi 94. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O halde kim mü’min olarak salihat (nefs tezkiyesi) yaparsa, bundan sonra onun gayretleri (kazandığı dereceler) örtülmez (eksilmez, yok olmaz). Ve muhakkak ki Biz, onu yazanlarız.
21/ENBİYÂ Suresi 95. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve helâk ettiğimiz bir kasaba halkının, oraya dönmesi (yeniden hayata getirilmesi) haramdır (imkânsızdır).
21/ENBİYÂ Suresi 96. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Nihayet yecüc ve mecüc, (sedleri) açıldığı zaman tepelerin hepsinden saldırırlar.
21/ENBİYÂ Suresi 97. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve hak vaad yaklaştı. İşte o zaman kâfir olanların gözleri (korku ile) büyür. (Derler ki): “Bize yazıklar olsun. Biz bundan gaflet içindeydik. Meğer biz zalimler olmuşuz (kendimize zulmetmişiz).”
21/ENBİYÂ Suresi 98. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki siz ve sizin Allah’tan başka taptıklarınız, cehennem yakıtısınız (odunusunuz). Siz, ona girecek olanlarsınız.
21/ENBİYÂ Suresi 99. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer onlar gerçekten ilâhlar olsaydılar, oraya (cehenneme) girmeyeceklerdi. Ve hepsi orada ebediyyen kalacak olanlardır.
21/ENBİYÂ Suresi 100. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, orada (ızdırap ile) inlerler. Ve onlar, orada (bir şey) işitmezler.
21/ENBİYÂ Suresi 101. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Bizden kendilerine hüsna (güzellikler) ulaşanlar (yazılanlar), işte onlar, ondan (cehennemden) uzaklaştırılanlardır.
21/ENBİYÂ Suresi 102. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun (cehennemin) uğultusunu işitmezler. Ve onlar, istedikleri şeyler içinde ebedî kalacak olanlardır.
21/ENBİYÂ Suresi 103. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O en büyük dehşet (korku), onları mahzun etmez. Ve melekler, onları karşılar (ve derler ki): “Bu, sizin vaadolunduğunuz gününüzdür.”
21/ENBİYÂ Suresi 104. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz. Onu ilk defa halketmeye başladığımız gibi (eski durumuna) iade edeceğiz (geri döndüreceğiz). Bizim üzerimizde bir vaaddir. Muhakkak ki (bunu) yapacak olan, Biziz.
21/ENBİYÂ Suresi 105. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun ki; zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını, yazdık.
21/ENBİYÂ Suresi 106. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki abidler (Allah’a kul olanlar) kavmi için bunda, elbette tebliğ (açıklamalar) vardır.
21/ENBİYÂ Suresi 107. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik.
21/ENBİYÂ Suresi 108. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Bana, sizin ilâhınızın sadece tek bir ilâh olduğu vahyedildi.” Öyleyse siz müslümanlar mısınız (Allah’a teslim olanlar mısınız)?
21/ENBİYÂ Suresi 109. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra dönerlerse, o zaman de ki: “Size müsavi olarak (herkese eşit şekilde), (Allah’ın emirlerini) bildirdim (ilân ettim). Vaadolunduğunuz şey (azap) uzak mı yoksa yakın mı (eğer) ben bilseydim (bilmiyorum).”
21/ENBİYÂ Suresi 110. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki O, sözün cehrî olanını (açıkça söylenenini) ve ketmettiklerinizi (gizlediklerinizi) bilir.
21/ENBİYÂ Suresi 111. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Eğer bilsem (bilmiyorum), belki de o (erteleme), sizin için bir imtihandır. Ve belli bir zamana kadar bir meta (faydalanma)dır.
21/ENBİYÂ Suresi 112. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dedi ki: “Rabbim hak ile hüküm ver. Ve bizim Rabbimiz, sizin (yanlış) vasıflandırmalarınıza rağmen yardım istenilen Rahmân (Allah)’dır.”
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden ENBİYÂ Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden ENBİYÂ Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden ENBİYÂ Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

ENBİYÂ Suresi Tefsiri

ENBİYÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.