 |
|
BAKARA Suresi
Ayet - 235 Cüz - 1
|
|
Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَاء أَوْ أَكْنَنتُمْ فِي أَنفُسِكُمْ عَلِمَ اللّهُ أَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلَكِن لاَّ تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا إِلاَّ أَن تَقُولُواْ قَوْلاً مَّعْرُوفًا وَلاَ تَعْزِمُواْ عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتَّىَ يَبْلُغَ الْكِتَابُ أَجَلَهُ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَعْلَمُ مَا فِي أَنفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ
Ve lâ cunâhe aleykum fîmâ arradtum bihî min hitbetin nisâi ev eknentum fî enfusikum, alimallâhu ennekum se tezkurûnehunne ve lâkin lâ tuvâıdûhunne sirran illâ en tekûlû kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen), ve lâ ta’zimû ukdeten nikâhı hattâ yeblugal kitâbu eceleh(ecelehu), va’lemû ennallâhe ya’lemu mâ fî enfusikum fahzerûh(fahzerûhu), va’lemû ennallâhe gafûrun halîm(halîmun).
(Bekleme süresi içindeki kadınlara), onlarla evlenme istediğinizi ima etmenizde veya kendi içinizde (böyle bir arzuyu) gizlemenizde sizin üzerinize günah yoktur. Allah, sizin onları daima hatırlayacağınızı bildi. Fakat onlara (örf ve adete uygun) bir söz söylemeniz hariç (üstü kapalı evlenme isteğiniz dışında), sakın onlarla gizlice sözleşmeyin. Farz olan bekleme süresi sona erinceye kadar nikâh akdine azmetmeyin. Ve Allah'ın, içinizde olanı bildiğini bilin! Artık O'ndan sakının. Allah'ın, Gafûr (ve) Halîm olduğunu bilin!
| 1. | ve lâ cunâhe | : ve günah yoktur |
| 2. | aleykum | : sizin üzerinize, size |
| 3. | fîmâ | : hakkında |
| 4. | arradtum | : ima ettiniz |
| 5. | bi-hi | : onu |
| 6. | min | : den |
| 7. | hitbeti | : evlenme teklif etmek |
| 8. | en nisâi | : kadın(lar) |
| 9. | ev | : veya |
| 10. | eknentum | : örttünüz, gizlediniz |
| 11. | fî | : içinde, ... de |
| 12. | enfusi-kum | : sizin nefsleriniz, kendiniz |
| 13. | alime | : bildi |
| 14. | allâhu | : Allah |
| 15. | enne-kum | : sizin ..... olduğunuzu |
| 16. | se tezkurûne-hunne | : onları zikredeceğinizi, hatırlayacağınızı |
| 17. | ve lâkin | : ve lâkin, fakat |
| 18. | lâ tuvâıdû-hunne | : onlarla vaadleşmeyin, sözleşmeyin |
| 19. | sirran | : sır olarak, gizlice |
| 20. | illâ | : ancak, den başka, hariç |
| 21. | en tekûlû | : söylemeniz |
| 22. | kavlen | : bir söz |
| 23. | ma'rûfen | : marufla, örf ve adete uygun olarak |
| 24. | ve lâ ta'zimû | : ve azmetmeyin |
| 25. | ukdeten | : akid, anlaşma |
| 26. | en nikâhı | : nikâh |
| 27. | hattâ | : oluncaya kadar |
| 28. | yebluga | : ulaşır, tamamlanır |
| 29. | el kitâbu | : kitap (kitapta yazılı olan) |
| 30. | ecele-hu | : onun eceli, onun süresi |
| 31. | va'lemû | : ve biliniz |
| 32. | enne allâhe | : Allah'ın ..... olduğunu |
| 33. | ya'lemu | : bilir |
| 34. | mâ | : şeyi |
| 35. | fî | : içinde, ... de |
| 36. | enfusi-kum | : sizin nefsleriniz, kendiniz |
| 37. | fe | : artık |
| 38. | ahzerû-hu | : ondan sakının |
| 39. | va'lemû | : ve biliniz |
| 40. | enne allâhe | : Allah'ın ..... olduğunu |
| 41. | gafûrun | : gafûr, mağfiret eden |
| 42. | halîmun | : halim, yumuşak, sakin, ceza vermekte acele etmeyen |
AÇIKLAMA
Bismillâhirrahmânirrahîm Eşi ölmüş ve bekleme süresi içinde olan bir kadınla evlenmeyi düşünen bir erkek, üstü kapalı bir şekilde onunla evlenmek isteğini işaret edebilir veya kendi içinde gizli tutabilir. İkisi için de üzerlerine bir günah yoktur. Kişi içinde de saklasa dışarıya da vursa Allah herşeyden haberdardır.
Allahû Tealâ'nın ölçüsüne göre farz olan bekleme süresi doluncaya kadar bir kadınla bir yakınlaşmaya girilmemelidir. Allahû Tealâ, bekleme süresi içindeki kadınlarla evlenme, nikâh yapma ve yakınlık kurma yetkisini vermemektedir.
Allahû Tealâ'nın Esma-ül Hüsnaları'ndan "Gafûr" mağfiret sahibi; "Halîm" de bekleyen, acele etmeyen istikametinde kullanılmaktadır. Allahû Tealâ bir kaide koymuştur: Eğer bir kadın dört ay on günlük bekleme süresi içindeyse, başka bir erkekle evlenmemelidir. Bu süre dolduktan sonra kadın biriyle evlenebilir. Bekleme süresindeki kadınlarla evlenmek isteyen erkekler için de aynı emir geçerlidir. İslâm kaidelerine göre bekleme devresindeki kadına nikâh yapılamaz, onunla bir yakınlık kurulamaz.
|
|
Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu
|
Kısayollar:
Kuran-ı Kerim Tefsiri,
İmam İskender Ali Mihr (İskender Erol Evrenosoğlu)
W,
Bize Ulaşın,
Site Haritası,
"BAKARA suresi, 235. ayeti" için 26 farklı Türkçe mealleri kıyasla
Hidayet ayetleri:
1 / FÂTİHA - 6,
2 / BAKARA - 18,
2 / BAKARA - 27,
2 / BAKARA - 46,
2 / BAKARA - 120,
2 / BAKARA - 156,
2 / BAKARA - 157,
2 / BAKARA - 213,
3 / ÂLİ İMRÂN - 20,
3 / ÂLİ İMRÂN - 73,
3 / ÂLİ İMRÂN - 101,
4 / NİSÂ - 58,
4 / NİSÂ - 175,
5 / MÂİDE - 16,
5 / MÂİDE - 35,
6 / EN'ÂM - 36,
6 / EN'ÂM - 87,
6 / EN'ÂM - 88,
6 / EN'ÂM - 154,
7 / A'RÂF - 40,
7 / A'RÂF - 181,
10 / YÛNUS - 7,
10 / YÛNUS - 25,
10 / YÛNUS - 26,
10 / YÛNUS - 35,
11 / HÛD - 29,
12 / YÛSUF - 108,
13 / RA'D - 21,
13 / RA'D - 22,
13 / RA'D - 25,
13 / RA'D - 27,
13 / RA'D - 36,
16 / NAHL - 9,
16 / NAHL - 121,
17 / İSRÂ - 15,
18 / KEHF - 17,
18 / KEHF - 110,
20 / TÂHÂ - 75,
20 / TÂHÂ - 82,
22 / HACC - 24,
23 / MU'MİNÛN - 60,
24 / NÛR - 42,
25 / FURKÂN - 57,
25 / FURKÂN - 71,
26 / ŞUARÂ - 78,
28 / KASAS - 56,
29 / ANKEBÛT - 5,
29 / ANKEBÛT - 23,
29 / ANKEBÛT - 26,
29 / ANKEBÛT - 69,
30 / RÛM - 8,
30 / RÛM - 31,
31 / LOKMÂN - 15,
32 / SECDE - 13,
32 / SECDE - 24,
33 / AHZÂB - 21,
34 / SEBE - 6,
35 / FÂTIR - 18,
38 / SÂD - 44,
39 / ZUMER - 17,
39 / ZUMER - 18,
39 / ZUMER - 23,
39 / ZUMER - 54,
40 / MU'MİN - 13,
40 / MU'MİN - 38,
40 / MU'MİN - 66,
41 / FUSSİLET - 33,
41 / FUSSİLET - 54,
42 / ŞÛRÂ - 13,
42 / ŞÛRÂ - 47,
43 / ZUHRÛF - 14,
47 / MUHAMMED - 5,
50 / KAF - 8,
51 / ZÂRİYÂT - 50,
70 / MEÂRİC - 32,
|
|
 |