Anasayfa | Bize Ulaşın | Site Haritası      İmam İskender Ali Mihr

Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

BAKARA Suresi

Ayet - 184                            Cüz - 1

2 - BAKARA

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

2/BAKARA-184

 

أَيَّامًا مَّعْدُودَاتٍ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى الَّذِينَ يُطِيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ فَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ وَأَن تَصُومُواْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Eyyâmen ma’dûdât(ma’dûdâtin), fe men kâne minkum marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) ve alellezîne yutîkûnehu fidyetun taâmu miskîn(miskînin), fe men tatavvaa hayran fe huve hayrun leh(lehu), ve en tesûmû hayrun lekum in kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).

(Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Fakat sizden kim hasta veya yolculukta olursa, o taktirde (tutamadığı günlerin sayısı), diğer (başka) günlerden (oruç tutarak) tamamlanır. (İhtiyarlıktan veya iyileşmesi umulmayan bir hastalıktan dolayı) ona (oruç tutmaya) güç yetiremeyenlerin, bir yoksulu (sabah, akşam) doyuracak (kadar) bir fidye vermesi (gerekir).Artık kim isteyerek (gönülden) bir hayır yaparsa (orucunu veya fidyeyi artırırsa),işte o, kendisi için bir hayırdır.Oruç tutmak sizi için daha hayırlıdır, keşke bilseydiniz.

1.eyyâmen: günler
2.ma'dûdâtin: adetli, sayılmış, sayılı
3.fe men: fakat kim
4.kâne: oldu, idi
5.min-kum: sizden
6.marîdan: hasta
7.ev alâ seferin: veya seferde, yolculukta
8.fe: o zaman, o taktirde
9.iddetun: müddet, sayı, bir şeyin müddetini
10.min eyyâmin: günlerden
11.uhara: diğer
12.ve alâ ellezîne: ve onlar üzerine
13.yutîkûne-hu: ona dayanamazlar, zorlanırlar, takatleri kesilir, güç yetiremezler
14.fidyetun: fidye
15.taâmu: yemek
16.miskînin: çalışamayacak durumdaki yaşlılar
17.fe men: artık kim
18.tatavvaa: isteyerek, gönüllü olarak yaptı
19.hayran: bir hayır
20.fe: işte
21.huve: o
22.hayrun: hayırdır, daha hayırlıdır
23.lehu: onun için
24.ve en tesûmû: ve sizin oruç tutmanız
25.hayrun: hayırdır, daha hayırlıdır
26.lekum: sizin için, size
27.in: eğer, şâyet, ise, keşke
28.kuntum: siz oldunuz
29.ta'lemûne: biliyorsunuz, bilirsiniz


AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

sefer halinde veya hasta olan insan ramazan dışında diğer günlerde orucunu tutabilir. Çok hasta veya ihtiyar olduğu için ya da herhangibir sebeple orucunu tutmaya gücü olmayanların, bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermeleri gerekmektedir. Fidye vermek, sabah, öğle ve akşam yemeklerinde normal bir insan ne kadar yerse o kadar para vermek ya da yemeği yapılarak bir kişiyi doyurmaktır.

Bir kişi yerine üç ya da on kişiyi doyurmak, insanlara iyilik yapmak için daha çok para vermek kişinin kazancı daha da artırır. Çünkü Allahû Tealâ bunun kişi için bir hayır olduğunu ifade etmektedir. Oruç tutamayan kişi, bir yoksulu doyuracak kadar para verseydi Allahû Tealâ onun oruç tutmamış olan gününü affedecekti ve durum sıfır olacaktı. Ama kişi, bir değil de on kişiye yardım ederse o zaman günahı affedilmekten başka sevap da kazanacaktır.

Kişi oruç tutarsa derecat kazanır. Ayrıca oruç sebebiyle vücuduna daha az gıda gireceği için toksinlerin erimesi yüzünden sıhhî açıdan da fayda görecektir. Oruç tutmayan bir insan, günde üç defa mide asiti salgılar. Oruç tutan kişi, bir sahurda bir de iftarda yemek yediği için, midenin asit salgılaması üçte bir azalır. Kişide ülser gibi bir mide rahatsızlığı varsa bu konuda da mutlaka oruç tutmak faydalı olur.

Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.