Sure sec
A'RÂF Suresi

A'RÂF Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

A'RÂF Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

A'RÂF Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

7/A'RÂF Suresi 1. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Elif, Lâm, Mîm, Sâd.
7/A'RÂF Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sana indirilen Kitap, mü’minler için bir zikirdir (öğüttür) ve onunla onları uyarman içindir. Artık ondan dolayı, göğsünde artık bir darlık (sıkıntı) olmasın.
7/A'RÂF Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbinizden size indirilene tâbî olun. Ve ondan başka dostlar edinmeyin. Ne kadar az tezekkür ediyorsunuz.
7/A'RÂF Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ülkelerden nicesini (kaç tanesini) helâk ettik. Artık azabımız onlara geceleyin veya onlar öğle uykusu uyurken geldi.
7/A'RÂF Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Azabımız onlara geldiği zaman, onların duaları (yalvarmaları): “Muhakkak ki; biz zalimler olduk.” demekten başka bir şey olmadı.
7/A'RÂF Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O zaman kendilerine resûller gönderilen kimselere ve gönderilen resûllere muhakkak soracağız.
7/A'RÂF Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Öyleyse onlara, mutlaka bir ilim ile anlatacağız. Biz gaibler (onların yaptıklarından habersiz) değildik.
7/A'RÂF Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İzin günü (hesaplaşma günü) tartı (ölçü) haktır (gerçektir). Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar, onlar felâha erenlerdir.
7/A'RÂF Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefslerini hüsrana düşürmüş olanlardır.
7/A'RÂF Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun ki, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim kaynakları kıldık. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
7/A'RÂF Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki; sizi Biz yarattık. Sonra size suret (şekil) verdik. Sonra meleklere: “Âdem (A.S)’a secde edin.” dedik. İblis hariç, secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.
7/A'RÂF Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Sana (secde etmeyi) emrettiğim zaman, seni secde etmekten men eden nedir?” İblis: “Ben ondan hayırlıyım,beni ateşten ve onu nemli topraktan (balçıktan) yarattın.” dedi.
7/A'RÂF Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Öyleyse oradan in! Artık orada senin kibirlenmen olmaz. Hemen oradan çık. Muhakkak ki, sen alçaklardansın.” buyurdu.
7/A'RÂF Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Şeytan): “Beas gününe (dirileceğimiz güne, kıyâmet gününe) kadar bana izin (mühlet) ver.” dedi.
7/A'RÂF Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Muhakkak ki sen izin (mühlet) verilenlerdensin.” buyurdu.
7/A'RÂF Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.
7/A'RÂF Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
7/A'RÂF Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Kınanmış (hor görülmüş) ve kovulmuş olarak oradan çık!” dedi. “Elbette onlardan kim sana tâbî olursa, mutlaka sizin hepinizden cehennemi (tamamen) dolduracağım.”
7/A'RÂF Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ey Âdem! Sen ve zevcen cennette yerleşin (oturun) sonra da, dilediğiniz yerden yeyin. Ve bu ağaca yaklaşmayın. O zaman (yaklaşırsanız ikiniz) zalimlerden olursunuz.
7/A'RÂF Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şeytan, onların (o ikisinin) görünmesi ayıp olan ve kendilerinden örtülmüş (gizlenmiş) yerlerinin açığa çıkarılması için onlara vesvese verdi ve sonra da şöyle dedi: “Rabbiniz (ikinizin Rabbi) sadece iki melek olursunuz veya (orada) ebedî kalanlardan olursunuz, diye bu ağaçtan sizin ikinizi menetti (nehyetti).”
7/A'RÂF Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ikisine yemin etti: “Muhakkak ki ben, sizin ikinize nasihat edenlerdenim.”
7/A'RÂF Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece o ikisini aldatarak öncülük (önderlik) etti. Ağaçtan tadınca (meyvesini yeyince) ayıp yerleri kendilerine göründü (açığa çıktı) ve üzerlerine cennet yaprakları yapıştırmaya başladılar ve Rab’leri (ikisinin Rabbi), ikisine şöyle seslendi: “Sizin ikinizi bu ağaçtan nehyetmedim mi (yasaklamadım mı)? Ve sizin ikinize, muhakkak ki şeytan apaçık düşmandır.” demedim mi?
7/A'RÂF Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik, şâyet Sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
7/A'RÂF Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ): “Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar kalma (yerleşme) ve geçinme vardır (size takdir edildi).” buyurdu.
7/A'RÂF Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allahû Tealâ: “Orada yaşarsınız ve orada ölürsünüz ve oradan çıkarılırsınız.” buyurdu.
7/A'RÂF Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Âdemoğulları! Sizlere ayıp yerlerinizi gizleyip örtecek elbise ve süslenecek şeyler (elbise) ve takva elbisesini indirdik. Bu daha hayırlıdır. İşte bu Allah’ın âyetlerindendir. Böylece onlar tezekkür ederler.
7/A'RÂF Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Âdemoğulları! Şeytan, sizin ebeveyninizi (anne ve babanızı), onların ayıp yerlerinin görünmesi için elbiselerini soyarak, cennetten çıkardığı gibi sakın sizleri de fitneye düşürmesin. Muhakkak ki; o ve onun kabilesi (topluluğu), sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Muhakkak ki; Biz şeytanları mü’min olmayanlara dost kıldık.
7/A'RÂF Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kötü (çirkin) bir şey yaptıkları zaman: “Babalarımızı onun üzerinde bulduk (onlardan böyle gördük) ve Allah onu bize emretti.” dediler. (Onlara şöyle) de: “Muhakkak ki; Allah, fahşayı (kötülüğü, çirkinliği) emretmez. Allah’a bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?”
7/A'RÂF Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Rabbim, adaletle davranmanızı ve bütün mescidlerde kendinizi (vechlerinizi) namaza ikame etmenizi emretti. Ve dînde ihlâsla O’na (Allah’a) dua edin. Sizi yarattığı gibi (O’na) dönersiniz.”
7/A'RÂF Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bir kısmı hidayete erdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. Muhakkak ki onlar, Allah’tan başka şeytanları dostlar edindiler. Ve onlar kendilerinin hidayete erdiklerini zannediyorlar.
7/A'RÂF Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Âdemoğulları! Bütün mescidlerde ziynetlerinizi alınız. Yeyiniz ve içiniz. Ve israf etmeyiniz. Muhakkak ki O, müsrifleri sevmez.
7/A'RÂF Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Kulları için çıkardığı Allah’ın ziynetini ve rızıktan temiz (helâl) olanını kim haram etti. O, dünya hayatında âmenû olanlar içindir. Ve kıyâmet gününde de özellikle âmenû olanlara aittir.” Böylece bilen bir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıklıyoruz.
7/A'RÂF Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Rabbim size, sadece fuhuşu (kötülüğü); açık ve gizlisini ve günahı ve haksız yere zulmetmeyi ve ona bir delil (sultan) indirilmemişken, Allah’a şirk koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah’a söylemenizi (maletmenizi) haram kıldı.”
7/A'RÂF Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bütün ümmetler için bir ecel (süre, zaman dilimi, müddet) vardır. Onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat ileri, ne bir saat geri alınmaz
7/A'RÂF Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman, bundan sonra kim takva sahibi olur ve nefsini ıslâh ederse (nefs tasfiyesi yaparsa), artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun olmazlar.
7/A'RÂF Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âyetlerimizi yalanlayan kimseler ve onlara karşı kibirlenenler, işte onlar ateş ehlidirler ve onlar, orada devamlı kalanlardır (kalacaklardır).
7/A'RÂF Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’a karşı yalanla iftira edenden veya O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim (var)dır? Kitap’tan (Kur’ân-ı Kerim’den) kendilerine nasipleri erişecek olanlar, işte onlardır. Onlara resûllerimiz (elçi melekler, ölüm melekleri) geldiği zaman, onları vefat ettirirlerken (onlara) şöyle dediler: “Allah’tan başka dua etmiş olduğunuz şeyler nerede?” (Onlar da): “Bizden saptılar (gittiler).” dediler. Ve kendilerinin (nefslerinin) üzerine kâfir olduklarına, kendileri şahitlik ettiler.
7/A'RÂF Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ) buyurdu: “Sizden önce geçmiş olan, ateşte bulunan insan ve cin topluluğuna girin. Her ümmet, her girişte (dahil olduğu zaman) hepsi orada ard arda toplanınca, (sapmalarına sebep olan) kardeşlerine lânet ettiler. Sonrakiler, öncekiler için: “Rabbimiz, bizi dalâlette bırakanlar işte bunlar, artık onlara ateşten iki kat azap ver.” dediler. (Allahu Tealâ) şöyle buyurdu: “Herkes için iki kat (azap vardır). Fakat siz bilmezsiniz.”
7/A'RÂF Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların evvelkileri, sonrakilere: “Sizin bizden bir üstünlüğünüz yok. Öyleyse kazanmış olduğunuz şeyler sebebiyle azabı tadın.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara kibirlenenler; onlara gök kapıları açılmaz (ruhlarını hayatta iken Allah’a ulaştıramazlar). Deve (veya urgan) iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. Mücrimleri (suçluları) işte böyle cezalandırırız.
7/A'RÂF Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar için cehennemde (ateşten) bir döşek ve üzerlerinde (ateşten) örtüler vardır. Ve zalimleri işte böyle cezalandırırız.
7/A'RÂF Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âmenû olanlar (hayatta iken Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel işleyenler (nefs tezkiyesi yapanlar), kimseyi gücünden başka bir şeyle sorumlu tutmayız. İşte onlar cennet ehlidirler, onlar orada ebedî kalanlardır (kalacaklardır).
7/A'RÂF Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların göğüslerinde, (nefsin kalbindeki) afetlerinden ne varsa çekip aldık. Onların altlarından nehirler akar. “Bizi buna hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah’ın, bizi hidayete erdirmesi olmasaydı, biz hidayete ermezdik. Andolsun ki Rabbimizin resûlleri hak ile gelmiştir.” dediler. “Yapmış olduklarınızdan dolayı varis kılındığınız cennet işte budur.” diye nida olunurlar.
7/A'RÂF Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve cennet ehli, ateş (cehennem) ehline seslendi. “Biz, Rabbimizin bize vaadettiğini hak olarak bulduk. Siz de, Rabbimizin size vaadettiğini hak olarak buldunuz mu?” “Evet” dediler. O zaman onların arasından bir müezzin (münadi, seslenme görevi olan kişi) seslendi: “Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun.”
7/A'RÂF Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Ve onun (o yolun) eğri olmasını isterler. Ve onlar ahireti (ruhun ölümden evvel Allah’a ulaşmasını) inkâr edenlerdir.
7/A'RÂF Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların aralarında bir perde ve A’rafın (tepelerin) üstünde onların hepsini simalarından (yüzlerinden) tanıyan adamlar vardır. Henüz oraya (cennete) dahil olmamış ama ümit eden cennet ehline: “Selâmlanmak (selâm) sizin üzerinize olsun!” diye nida ettiler.
7/A'RÂF Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların bakışları ateş (cehennem) ehlinin tarafına çevrilince: “Rabbimiz, bizi zalim kavim ile beraber kılma.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onları yüzlerinden tanıyan A’raf ehli adamlar, onlara seslendiler, şöyle dediler: “Sizin topladıklarınız ve kibirlenmiş olduğunuz şeyler, size fayda vermedi.”
7/A'RÂF Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Cehennemliklere şöyle denir): “Allah’ın onlara rahmetle ulaşmayacağına yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” (Cennetliklere de şöyle denir): “Cennete girin! Size korku yoktur ve mahzun da olmayacaksınız.”
7/A'RÂF Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ateş (cehennem) ehli cennet ehline nida etti (seslendi): “Sudan veya Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden bize aktarın.” (Cennetlikler) şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah ikisini de kâfirlere haram etti.”
7/A'RÂF Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, onların dînini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının onları aldattığı kimselerdir. Böylece onlar bugünlerine ulaşacaklarını nasıl unuttularsa ve nasıl âyetlerimizi bile bile inkâr ettilerse, bugün de Biz onları unuturuz.
7/A'RÂF Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun; onlara bir kitap getirdik ve âmenû olan bir kavim için onu rahmet ve hidayet(e erdiren) olarak bir ilim üzerine ayrı ayrı açıkladık.
7/A'RÂF Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar sadece onun tevîline (yorumuna) mi bakıyorlar? Onun tevîlinin geldiği gün, daha önce onu unutmuş olanlar: “Rabbimizin resûlleri hak ile gelmiştir. Artık bize şefaat edecek şefaatçiler var mı ki; bize şefaat etsinler. Veya (dünyaya) döndürülmüş olsaydık, yapmış olduklarımızdan başkasını yapardık.” derler. Nefslerini hüsrana uğrattılar. Ve uydurdukları şeyler kendilerinden ayrıldılar.
7/A'RÂF Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semaları ve arzı altı günde yaratan, muhakkak ki sizin Rabbiniz Allah'tır. Sonra arşa istiva etti. Gündüz, onu süratle talep eden (takip eden) gece ile örtülür. Ve güneş ve ay ve yıldızlar O’nun emrine musahhardır (boyun eğmişlerdir). Yaratma ve emir O’nun değil mi? Âlemlerin Rabbi mübarektir, şanı yücedir.
7/A'RÂF Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin. Muhakkak ki O, haddi aşanları sevmez.
7/A'RÂF Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Islâh olduktan sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Allah’a korkarak ve umutla yalvarın. Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti muhsinlere yakındır.
7/A'RÂF Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rahmetin önünde müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O'dur. Ağır bulutları yüklendiği zaman onu ölü bir beldeye sevkettik. Ve de ondan su indirdik. Bu şekilde onunla bütün ürünlerden çıkardık. İşte bunun gibi ölüleri çıkarırız. Böylece tezekkür edersiniz.
7/A'RÂF Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve güzel belde (toprağı verimli ülke), Rabbinin izniyle nebatı çıkarır. Ve kötü (verimsiz, çorak) olan ise, faydasız, kıt bitkilerden başka bir şey çıkarmaz. İşte böylece şükreden bir kavme âyetlerimizi açıklıyoruz.
7/A'RÂF Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Andolsun, Nuh (a.s)’ı kavmine gönderdik. O zaman şöyle dedi: “Ey kavmim, Allah’a kul olun! Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Muhakkak ki; ben, o büyük günün azabının üzerinize olmasından korkuyorum.”
7/A'RÂF Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kavminin ileri gelenleri: “Muhakkak ki; biz seni apaçık bir dalâlet içinde görüyoruz.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey kavmim, ben dalâlette değilim! Ve fakat ben, âlemlerin Rabbinden bir resûlüm.
7/A'RÂF Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
7/A'RÂF Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizi uyarması ve takva sahibi olmanız için, içinizden bir adama, Rabbinizden bir zikrin gelmesine mi şaşırdınız? Ve böylece rahmet olunursunuz.
7/A'RÂF Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Fakat onu yalanladılar, bu yüzden onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ve âyetlerimizi yalanlayanları boğduk. Muhakkak ki; onlar âmâ (kör) bir kavim oldular.
7/A'RÂF Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Ad (kavmine)’a onların kardeşi Hud (A.S) şöyle dedi: “Ey kavmim, Allah’a kul olun! Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız?”
7/A'RÂF Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun kavminden, ileri gelenlerden inkâr edenler şöyle dedi: “Muhakkak ki biz, seni bir sefihliğin (aptallığın) içinde görüyoruz. Ve gerçekten biz, seni kesinlikle yalancılardan zannediyoruz.”
7/A'RÂF Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Hz. Hud) şöyle dedi: “Ey kavmim, ben sefih (akılsız) değilim! Ve fakat ben âlemlerin Rabbinden bir resûlüm.”
7/A'RÂF Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) size tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve ben, emin (inanılır, güvenilir) bir nasihat ediciyim.
7/A'RÂF Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sizi uyarması için sizden (içinizden) bir adama Rabbinizden bir zikir gelmesine mi şaşırdınız? Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldığını (onların yerine sizi getirdiğini) ve yaratılışta sizin gücünüzü arttırdığını (bedeninizi büyük ve kuvvetli yarattığını) hatırlayın. Artık Allah’ın üzerinizdekilerini (ni’metlerini) zikredin ki; böylece kurtuluşa erersiniz.
7/A'RÂF Suresi 70. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Dediler ki: “Tek bir Allah’a kul olmamız için ve babalarımızın ibadet ettiği şeyleri terketmemiz için mi bize geldin? Eğer sen sadıklardan isen bize vaadettiğin şeyi (azabı) artık bize getir.”
7/A'RÂF Suresi 71. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Hud A.S) şöyle dedi: “Üzerinize Rabbinizden azap ve öfke vaki olmuştur (gelmiştir). Sizin ve babalarınızın onu isimlendirdiğiniz isimler hakkında mı benimle mücâdele ediyorsunuz? Allah ona bir delil indirmedi. Artık bekleyin! Muhakkak ki; ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
7/A'RÂF Suresi 72. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra (o vak’adan sonra) onu ve onunla beraber olanları katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ve âyetlerimizi yalanlayan ve mü’min olmayan kimselerin kökünü kestik (neslini bitirdik).
7/A'RÂF Suresi 73. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Semud (kavmine)’a, onların kardeşi Salih şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Rabbinizden size bir mucize (delil, ispat vasıtası) gelmiştir. Bu Allah’ın dişi devesidir. Sizin için bir âyettir (mucizedir). Artık onu, Allah’ın arzında (serbest) bırakın yesin, ona kötülükle (kötü niyetle) dokunmayın, yoksa sizi elim bir azap alır (yakalar).”
7/A'RÂF Suresi 74. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Ad (kavmin)den sonra, sizi halifeler kıldığını (onların yerine sizleri getirdiğini) hatırlayın. Ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Onun ovalarında saraylar ediniyorsunuz ve dağlarda evler oyuyorsunuz. Artık Allah’ın ni’metlerini hatırlayın, yeryüzünde müfsidler (fesat çıkaranlar) olarak bozgunculuk yapmayın.
7/A'RÂF Suresi 75. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun kavminden ileri gelenlerden kibirlenenler, onlardan îmân edenlerden güçsüz, zayıf gördüklerine şöyle dediler: “Salih’in şüphesiz onun Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” (Onlar): “Muhakkak ki; biz onunla gönderilen şeye inananlarız.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 76. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kibirlenenler şöyle dedi: “Muhakkak biz, sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz.”
7/A'RÂF Suresi 77. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra (dişi) deveyi kestiler ve Rab’lerinin emrine isyan ettiler (haddi aştılar). Ve şöyle dediler: “Ya Salih, şâyet sen gönderilen resûllerden isen bize vaadettiğin (tehdit ettiğin) şeyi getir.”
7/A'RÂF Suresi 78. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı aldı (yakaladı) ve kendi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
7/A'RÂF Suresi 79. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O zaman (Salih A.S) onlardan yüz çevirdi (döndü) ve şöyle dedi: “Ey kavmim, andolsun ki; Rabbimin risaletini sizlere tebliğ ettim! Ve size nasihat ettim. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz.”
7/A'RÂF Suresi 80. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Lut (A.S) kavmine şöyle demişti: “Sizden önce geçmiş olan âlemlerden (hiç) birinin yapmadığı fuhşu (kötülüğü) mü getiriyorsunuz (yapıyorsunuz)?”
7/A'RÂF Suresi 81. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Gerçekten siz, kadınlardan başka erkeklere de geliyorsunuz. Hayır, siz müsrif (haddi aşan) bir kavimsiniz.
7/A'RÂF Suresi 82. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kavminin cevabı: “Onları ülkemizden çıkarın, çünkü onlar çok temiz insanlar.” demekten başka (bir şey) olmadı.
7/A'RÂF Suresi 83. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece Biz, onun eşi (hanımı) hariç, onu ve ailesini kurtardık. O, geride kalanlardan oldu.
7/A'RÂF Suresi 84. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların üzerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak, mücrimlerin (suçluların) akıbeti nasıl oldu.
7/A'RÂF Suresi 85. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kardeşleri Şuayb; Medyen (kavmine)’e şöyle dedi: “Ey kavmim Allah’a kul olun! O’ndan başka sizin ilâhınız yoktur. Rabbinizden size beyyine (bir mucize, ispat edici bir açıklama) gelmiştir. Artık ölçü ve tartıya vefa edin (tam ve doğru ödeyin). İnsanların eşyalarının değerini eksiltmeyin. Yeryüzünde, O’nun ıslâhından sonra fesat (bozgunculuk) çıkarmayın. Şâyet mü’minler iseniz, işte bu sizin için hayırlıdır.”
7/A'RÂF Suresi 86. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Tehdit (vaad ederek) ederek her yola (üstüne) oturmayın. Ve O’na (Allah’a) âmenû olan kimseleri Allah’ın yolundan men etmeyin. Ve onda (Allah’ın yolunda) bir eğrilik istiyorsunuz. Ve hatırlayın! Siz az idiniz, sizi çoğalttı. Ve bakın, fesat çıkaranların sonları nasıl oldu.
7/A'RÂF Suresi 87. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer içinizden bir kısmınız (bir grup), onunla gönderildiğim şeye inanır ve bir kısmınız (diğer bir grup) inanmazsa, o taktirde Allah, aramızda hüküm verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
7/A'RÂF Suresi 88. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun kavminden kibirlenenlerin ileri gelenleri şöyle dedi(ler): “Ya Şuayb, seni ve seninle beraber âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka ülkemizden çıkaracağız! Ya da siz mutlaka bizim milletimize (dînimize) dönersiniz.” (Şuayb A.S): “Şâyet biz kerih görüyorsak da mı?” dedi.
7/A'RÂF Suresi 89. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Allah’ın, bizi ondan kurtarmasından sonra, sizin milletinize dönersek Allah’a yalanla iftira etmiş oluruz. Ve Rabbimizin dilemesi hariç bizim oraya geri dönmemiz olamaz. Rabbimiz ilmiyle herşeyi kuşatmıştır. Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz, kavmimiz ile bizim aramızı hak ile aç (ayır). Sen fethedenlerin (fatihlerin) en hayırlısısın.”
7/A'RÂF Suresi 90. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kavminden kâfir olanların ileri gelenleri şöyle dedi(ler): “Eğer, gerçekten Şuayb’a tâbî olursanız, o taktirde siz mutlaka hüsranda olanlardan (nefslerini hüsrana düşürenlerden) olursunuz.”
7/A'RÂF Suresi 91. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı. Bunun üzerine kendi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
7/A'RÂF Suresi 92. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şuayb (A.S)’ı tekzib edenler (yalanlayanlar), sanki orada hiç var olmamış gibiydi. Şuayb (A.S)’ı yalanlayanlar, onlar hüsranda oldular (nefslerini hüsrana düşürdüler).
7/A'RÂF Suresi 93. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Şuayb A.S) böylece onlardan yüz çevirdi (döndü) ve şöyle dedi: “Andolsun ki; Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) size tebliğ ettim (ulaştırdım). Ve size nasihat ettim. Artık kâfir bir kavme nasıl (niçin) üzüleyim?”
7/A'RÂF Suresi 94. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını darlık ve sıkıntıya uğratmadığımız ülke yoktur ki; böylece onlar yalvarıp, yakarırlar.
7/A'RÂF Suresi 95. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sonra seyyiatin yerini hasenatla değiştirdik. Ne zaman ki çoğaldılar ve şöyle dediler. “Babalarımıza da şiddetli darlık ve ferahlık dokunmuştu. (Allah’tan bilmediler, ders almadılar). Bunun üzerine onları farkına varmadan (şuurunda değilken) aniden aldık.”
7/A'RÂF Suresi 96. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O ülkenin halkı eğer âmenû olsalardı ve takva sahibi olsalardı elbette onlara semadan ve yerden bereketler (bolluk) açardık. Fakat onlar yalanladılar. Böylece kazandıklarından dolayı onları aldık (cezalandırdık).
7/A'RÂF Suresi 97. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa o ülkelerin halkı şiddetli azabımızın onlara, onlar gece vakti uyurken gelmesinden (gelmemesinden) emin miydiler?
7/A'RÂF Suresi 98. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve o ülkelerin halkı şiddetli azabımızın onlara, onlar oynarlarken (oyalanırlarken) kuşluk vakti gelmesinden (gelmeyeceğinden) emin miydiler?
7/A'RÂF Suresi 99. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın hilesinden emin miydiler? Hüsranda olan kavim, ancak onlar, Allah’ın hilesinden (Allah’ın kendilerine azap vermeyeceğinden) emin olamaz.
7/A'RÂF Suresi 100. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve de onun (o ülkenin) halkından sonra, yeryüzüne varis olanları hidayete erdirmez mi? Eğer dileseydik günahları sebebiyle onlara (musibetler) isabet ettirirdik. Ve kalplerinin üstünü tabederdik (açılamaz damga vururduk) de artık onlar işitmezlerdi.
7/A'RÂF Suresi 101. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sana haberlerini anlattığımız (durumlarından bahsettiğimiz) ülkeler işte bunlar. Andolsun ki; onlara, onların resûlleri beyyineler (ispat vesikaları ve mucizelerle) geldi. Artık daha önce tekzip ettikleri (yalanladıkları) şeyden dolayı îmân etmediler. Böylece Allah kâfirlerin kalplerini tabeder.
7/A'RÂF Suresi 102. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların çoğunu ahdlerini yerine getirir (ahdlerine vefa eder) bulmadık. Ve onların çoğunu gerçekten fasıklar olarak bulduk.
7/A'RÂF Suresi 103. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bir zaman sonra da, onlardan sonra (onların arkasından), firavuna ve onun (kavminin) ileri gelenlerine Musa (A.S)’ı âyetlerimizle, (mucizelerimizle) gönderdik (görevlendirdik). Fakat ona zulmettiler. Bak fesat çıkaranların akibeti nasıl oldu.
7/A'RÂF Suresi 104. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S): “Ey firavun! Muhakkak ki; ben bir resûlüm, âlemlerin Rabbinden (O’nun tarafından görevlendirilmiş).” dedi.
7/A'RÂF Suresi 105. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hak olan (doğru olan) Allah’a karşı Hakk’tan başka bir şey söylemememdir. Size Rabbinizden beyyine (açık delil, mucize) ile geldim (gelmiştim). Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.
7/A'RÂF Suresi 106. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun şöyle) dedi: “Eğer bir âyet (mucize) getirdinse, sadıklardan (doğru söyleyenlerden) isen onu getir.”
7/A'RÂF Suresi 107. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine (Musa A.S) asasını atınca o (asa) açıkça bir yılan (ejderha) oldu.
7/A'RÂF Suresi 108. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve elini (göğsünden) çekip çıkardığı zaman bakanlar, onun (elinin) beyaz olduğunu (gördüler).
7/A'RÂF Suresi 109. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Firavun kavminden ileri gelenler: “Bu gerçekten âlim (çok iyi bilen) bir sihirbazdır.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 110. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun, Musa (A.S) hakkında kavminin ileri gelenlerine sordu:) “Sizi topraklarınızdan (arzınızdan) çıkarmak istiyor. O halde ne dersiniz (ne yapılmasını istersiniz)?”
7/A'RÂF Suresi 111. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Onu ve kardeşini geri bırak (beklet)! Ve şehirlere toplayıcılar yolla.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 112. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: En iyi sihir bilenlerin hepsini sana getirsinler.
7/A'RÂF Suresi 113. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sihirbazlar firavuna geldiler. “Eğer gâlip gelenler biz olursak muhakkak bize bir ecir (mükâfat) vardır.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 114. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Firavun) şöyle dedi: “Evet ve siz mutlaka en yakın olanlardan (olacaksınız).”
7/A'RÂF Suresi 115. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Ya Musa, sen mi (önce) atacaksın (ve de) yoksa biz mi atacağız (atanlar olacağız)?” dediler.
7/A'RÂF Suresi 116. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S): “Atın!” dedi. (Sihirbazlar) attıkları zaman insanların gözlerini büyülediler ve onları korkuttular ve büyük bir sihirle geldiler.
7/A'RÂF Suresi 117. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S)’ya asasını atmasını vahyettik. Attığı zaman o, (onların) uydurdukları (sihirle yaptıkları) şeyleri yuttu.
7/A'RÂF Suresi 118. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece hak (gerçek) vuku buldu (ortaya çıktı). Ve onların yapmış oldukları şeyler bâtıl oldu (yok oldu).
7/A'RÂF Suresi 119. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece orada yenildiler ve zelil olarak geri döndüler.
7/A'RÂF Suresi 120. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sihirbazlar atılarak secde ettiler (edenler oldular).
7/A'RÂF Suresi 121. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Âlemlerin Rabbine biz îmân ettik.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 122. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S)’ın ve Harun (A.S)’ın Rabbine.
7/A'RÂF Suresi 123. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Firavun şöyle dedi: “Benim size izin vermemden önce ona îmân (mı) ettiniz? Muhakkak ki bu, şehirde onun halkını oradan çıkarmanız için kurduğunuz bir hiledir (tuzaktır). Artık yakında bileceksiniz (öğreneceksiniz).”
7/A'RÂF Suresi 124. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı karşılıklı (çapraz) keseceğim. Sonra mutlaka (hepsini) hepinizi asacağım.
7/A'RÂF Suresi 125. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Muhakkak biz, Rabbimize dönmüş kimseleriz (dönenleriz).” dediler.
7/A'RÂF Suresi 126. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Rabbimizin âyetleri bize geldiği zaman, O’na îmân ettik diye bizden intikam alıyorsun. Rabbim, bize sabır yağdır ve bizi teslim olmuş (ruhumuz, fizik vücudumuz, nefsimiz ve irademiz) olarak öldür (vefat ettir).
7/A'RÂF Suresi 127. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve firavunun kavminden ileri gelenler şöyle dedi: “Musa (A.S)’ı ve onun kavmini, yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve seni ve ilâhlarını terketsinler diye bırakacak mısın?” (Firavun): “Onların oğullarını keseceğiz (öldüreceğiz) ve kadınlarını sağ (canlı) bırakacağız.” Ve muhakkak ki; biz onların üstünde kahharız (onlara güç kullanacak, tutup yakalayacak kuvvetteyiz).” dedi.
7/A'RÂF Suresi 128. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S) kavmine şöyle dedi: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin! Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Ve sonuç (zafer) takva sahiplerinindir.”
7/A'RÂF Suresi 129. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Şöyle dediler: “Sen, bize gelmeden önce de ve bize getirdiğin şeyden sonra da bize eziyet edildi, (Hz. Musa da) dedi ki: “Umulur ki; Rabbiniz sizin düşmanınızı helâk eder (yok eder) ve yeryüzünde sizleri halifeler yapar (onların yerine hakim kılar). Böylece nasıl amel edeceğinize (davranacağınıza) bakar.”
7/A'RÂF Suresi 130. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki; firavunun ailesini yıllarca ürünlerden kıtlığa uğrattık. Böylece onlar tezekkür etsinler diye.
7/A'RÂF Suresi 131. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık onlara bir hasene geldiği zaman: “Bu bizim(hakkımız)dır.” dediler. Ve onlara bir kötülük isabet edince (onu) Musa (A.S) ve beraberindekilerin uğursuzluğu sayıyorlar. Fakat onların uğursuzluğu Allah tarafından değil mi? Ve lâkin onların çoğu bilmiyorlar.
7/A'RÂF Suresi 132. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şöyle dediler: “Onunla bizi büyülemek için bize âyetlerden (mucizelerden) ne getirsen gene de biz sana inanacak değiliz.”
7/A'RÂF Suresi 133. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra, onların üzerine ayrı ayrı (zaman zaman) mucizeler, tufan, çekirge (afeti), bit (afeti), kurbağa (afeti) ve kan gönderdik. Buna rağmen kibirlendiler ve mücrim (günahkâr ve suçlu) bir kavim oldular.
7/A'RÂF Suresi 134. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve azap üzerlerine geldiği (vuku bulduğu) zaman: “Ya Musa (Allah’ın) seni sahip kıldığı ahd (nübüvvet ahdi) sebebiyle bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azabı kaldırırsan, biz sana mutlaka inanırız ve mutlaka İsrailoğullarını seninle beraber göndeririz.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 135. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlar, o ecele (sona) ulaşana kadar onlardan azabı kaldırdığımız (açtığımız) zaman, onlar sözlerini nakzediyorlar (sözlerinden dönüyorlar).
7/A'RÂF Suresi 136. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âyetlerimizi yalanlamaları ve ondan gâfil olmaları sebebiyle, böylece onlardan intikam aldık ve onları denizde boğduk.
7/A'RÂF Suresi 137. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve zayıf bırakılmış kavmi, arzın bereketlendirdiğimiz doğusuna ve batısına varis kıldık. Ve İsrailoğullarına sabırlarından dolayı Rabbinizin güzel sözü tamamlandı. Firavunun ve onun kavminin yapmış olduklarını ve kurdukları çardakları (köşkleri, binaları) harap ettik.
7/A'RÂF Suresi 138. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik kendilerinin olan (yalnız onlara ait) putlara devamlı tapan bir kavimle karşılaştılar. Şöyle dediler: “Ey Musa! Onların ilâhları gibi bize de ilâh yap.” Musa (A.S): “Muhakkak ki siz, cahillik eden bir kavimsiniz.” dedi.
7/A'RÂF Suresi 139. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki; bunlar onların içinde bulundukları şey (dîn sebebiyle) helâk olmuştur. Ve yapmış oldukları şey bâtıldır (boştur).
7/A'RÂF Suresi 140. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “O, sizi âlemlere üstün kılmışken, size Allah’tan başka bir ilâh mı isteyeyim?” dedi.
7/A'RÂF Suresi 141. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sizi kötü azaba maruz bırakan firavun ailesinden kurtarmıştık. Oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda Rabbinizden büyük bir imtihan var.
7/A'RÂF Suresi 142. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S)’a otuz gece vaad ettik ve onu on ile tamamladık. Böylece onun Rabbinin kararlaştırdığı zaman, kırk geceye tamamlandı. Ve Musa (A.S), kardeşi Harun’a şöyle dedi: “Kavmimde bana halef ol (benim yerime geç) ve ıslâh et ve müfsidlerin (fesat çıkaranların) yoluna tâbî olma.”
7/A'RÂF Suresi 143. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S), tayin ettiğimiz (belirlediğimiz) zamanda gelince, Rabbi onunla konuştu. (Musa A.S) şöyle dedi: “Rabbim, bana (Kendini) göster, Sana bakayım.” (Allahû Tealâ): “Beni asla göremezsin. Ve fakat dağa bak! O, mekânını kararlı tutabilirse (yerinde durabilirse); o zaman sen, Beni görürsün.” buyurdu. Rabbi, dağa tecelli ettiği zaman onu paramparça etti. Musa (A.S), bayılarak yere düştü. Sonra ayıldığı zaman: “Sen Sübhan’sın (Seni tenzih ederim). Sana tövbe ederim. Ben, mü’minlerin ilkiyim.” dedi.
7/A'RÂF Suresi 144. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Ey Musa! Muhakkak ki; Ben, risaletimle ve kelâmımla seni insanların üzerine seçtim. Artık sana verdiğim şeyleri al. Ve şükredenlerden ol.”
7/A'RÂF Suresi 145. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz, ona (Hz. Musa’ya) levhalarda herşeyden vaaz ederek (öğüt vererek) ve herşeyi tafsil ederek (kesin hükümle ayrı ayrı açıklayarak) yazdık. Artık onu kuvvetlice tut ve kavmine emret. Onu, en güzel şekilde alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıklar yurdunu göstereceğim.
7/A'RÂF Suresi 146. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yeryüzünde haksız yere kibirlenen kimseleri, âyetlerimizden çevireceğim. Bütün âyetleri görseler, ona inanmazlar. Eğer rüşd yolunu görseler, onu yol edinmezler. Ve gayy yolunu görseler, onu yol edinirler. Bu; onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve ondan gâfil olmaları sebebiyledir.
7/A'RÂF Suresi 147. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar ki; âyetlerimizi ve ahirete ulaşmayı (hayatta iken ruhun Allah’a ulaşmasını) tekzip ettiler (yalanladılar) ve onların amelleri, heba oldu (boşa gitti). Onlar, yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılır?
7/A'RÂF Suresi 148. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Musa (A.S)’nın kavmi, ondan sonra (Musa A.S’ın Tur dağına gitmesinden sonra) ziynet eşyalarından, böğüren (ses çıkaran) bir buzağı heykeli (yapıp) onu (ilâh) edindiler. Onun, onlarla konuşmadığını ve onları yola hidayet etmediğini (hidayete erdirmediğini) görmüyorlar mı? Onu (ilâh) edindiler ve zalimler oldular.
7/A'RÂF Suresi 149. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve ellerinin arasına düşürülünce (akılları başlarına gelince pişman oldular) dalâlete düşmüş olduklarını gördüler: “Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi mağfiret etmezse, mutlaka biz hüsrana düşenlerden oluruz.” dediler.
7/A'RÂF Suresi 150. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S), (Allahû Tealâ’nın huzurundan) üzüntülü ve öfkeli olarak döndüğü zaman (Allahû Tealâ, ona kavminin saptığını söylemişti: Taha-85). Onlara şöyle dedi: “Benden sonra (benim yokluğumda) bana ne kötü halef oldunuz. Rabbinizin emrine acele mi ettiniz (beklemediniz)?” Ve levhaları bıraktı. Kardeşinin başını tuttu. Onu kendine doğru çekiyor(ken), (Harun A.S) şöyle dedi: “Ey annem oğlu! Muhakkak ki; (bu) kavim, beni zayıf (güçsüz) buldu. Neredeyse beni öldürüyorlardı. Artık benimle (bana böyle yaparak), düşmanlarımın yüzlerini güldürme (sevindirme) ve beni, zalim kavim ile beraber kılma.”
7/A'RÂF Suresi 151. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Musa A.S) şöyle dedi: “Rabbim, beni ve kardeşimi mağfiret et ve bizi rahmetinin içine al (dahil et). Ve Sen, rahmet edenlerin en çok rahmet edenisin.”
7/A'RÂF Suresi 152. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki; buzağıyı (ilâh) edinen kimseler, Rab’lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir zillete uğrayacaklar. Ve işte böyle, iftira edenleri cezalandırırız.
7/A'RÂF Suresi 153. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve seyyiat (derecat kaybettiren ameller) işleyenler, sonra da ondan (o seyyiatten) sonra (mürşid önünde) tövbe ettiler ve âmenû oldular (ise) muhakkak ki; senin Rabbin, ondan (âmenû olduktan) sonra elbette Gafur (günahları sevaba çeviren)dur ve Rahîm (rahmet gönderen)dir.
7/A'RÂF Suresi 154. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S)’nın öfkesi yatışınca levhaları aldı. Onun (levhaların bir) nüshasında hidayet (Hakk’a hidayet, Allah’a ulaşma) vardır. Ve o, Rab’lerinden korkan kimseler için bir rahmettir.
7/A'RÂF Suresi 155. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S), Bizim belirlediğimiz buluşma zamanımız için kavminden yetmiş adam seçti. Onları, şiddetli bir sarsıntı yakalayınca şöyle dedi: “Rabbim, şâyet dileseydin daha önce onları ve beni helâk ederdin. İçimizden sefihlerin yaptıklarından dolayı, bizi helâk mı edeceksin? O ancak Senin bir imtihanındır. Onunla dilediğini dalâlette bırakırsın ve dilediğini hidayete erdirirsin. Sen, bizim dostumuzsun. Artık bizi mağfiret et ve bize rahmet (merhamet) et. Sen, mağfiret edenlerin en hayırlısısın.”
7/A'RÂF Suresi 156. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Bize bu dünyada ve ahirette (yevm’il âhirde, kıyâmet gününde, hayat gününde) haseneler (güzel ameller, derecat kazandıran ameller) yaz (pozitif derecelerimizi, negatif derecelerimizden daha çok kazandır). Gerçekten biz tövbe edip, Sana döndük.” Allahû Tealâ, şöyle buyurdu: “Azabımı dilediğime isabet ettiririm. Ve rahmetim herşeyi kuşattı. Böylece onu (haseneyi) takva sahiplerine ve zekâtı veren kimselere yazacağım. Ve onlar ki; onlar, âyetlerimize îmân ederler (mü’minlerdir).”
7/A'RÂF Suresi 157. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar ki, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları ümmî, nebî, resûle tâbî olurlar. Onlara ma’ruf ile (irfanla) emreder, onları münkerden nehyeder ve onlara tayyib olanları (temiz ve güzel olan şeyleri), helâl kılar. Habis olanları (kötü ve pis şeyleri), onlara haram kılar. Ve onların, ağırlıklarını (günahlarını sevaba çevirip, günahlarının ağırlığını) kaldırır. Ve üzerlerindeki zincirleri, (ruhu vücuda bağlayan bağ ve fetih kapısının üzerindeki 7 baklalı altın zincir) kaldırır. Artık onlar, O’na îmân ettiler ve O’na saygı gösterdiler ve O’na yardım ettiler ve O’nunla beraber indirilen Nur’a (Kur’ân-ı Kerim’e) tâbî oldular. İşte onlar, onlar felâha (kurtuluşa, cennet mutluluğuna ve dünya mutluluğuna) erenlerdir.
7/A'RÂF Suresi 158. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Ey insanlar! Muhakkak ki; ben, sizin hepinize (gönderilen) Allah’ın Resûl'üyüm. O ki; semaların ve arzın mülkü, O’nundur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, hayat verir (yaşatır) ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve O’nun ümmî, nebî, Resûl'üne îmân edin ki; O, Allah’a ve O’nun kelimelerine (sözlerine) inanır (îmân eder). Ve O’na tâbî olun ki; böylece siz, hidayete eresiniz.”
7/A'RÂF Suresi 159. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Musa (A.S)’ın kavminden bir ümmet vardır. Hakk’a hidayet ederler (hidayete ulaştırırlar). Ve onunla (hak ile) adaletle hükmederler.
7/A'RÂF Suresi 160. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onları ümmet olarak on iki sıbt’a ayırdık. Kavmi ondan su istediği zaman, Musa (A.S)’a asasını taşa vurmasını vahyettik. Hemen ondan on iki pınar fışkırdı. Her grup insan, içeceği yeri bildi. Ve onların üzerini bulutla gölgeledik. Ve onlara, kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdığımız helâl şeylerden yeyin! Ve (onlar), Bize zulmetmediler, fakat kendi nefslerine zulmettiler.
7/A'RÂF Suresi 161. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara: “Bu şehirde yerleşin ve ondan dilediğiniz yerden yeyin, af dilediğinizi söyleyin ve kapıdan secde ederek girin.” denilmişti. “Sizin hatalarınızı mağfiret edelim ve muhsinlere daha da arttıralım.”
7/A'RÂF Suresi 162. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlardan zulmedenler, sözü; onlara söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Bunun üzerine, yapmış oldukları zulümler sebebiyle, semadan onların üzerine bir azap gönderdik.
7/A'RÂF Suresi 163. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara (bir zamanlar) deniz kenarında olan beldeden sor. Balıkları onlara yasak uygulama günlerinde (cumartesi günü) akın akın geldiği zaman, (o gün) cumartesi gününde haddi aşıyorlardı (yasağı uygulamıyorlardı). Ve yasak uygulamama günü onlara (balıklar) gelmiyorlardı. İşte böyle, fıska düşmüş olduklarından dolayı onları imtihan ediyorduk.
7/A'RÂF Suresi 164. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlardan bir ümmet: “Allah’ın helâk edeceği (yok edeceği) veya şiddetli bir azapla azap edeceği bir kavme niçin öğüt veriyorsunuz?” dedikleri zaman şöyle dediler: “Rabbinize bir özür olsun ve böylece (bu öğütle) takva sahibi olurlar.” diye.
7/A'RÂF Suresi 165. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık onunla öğüt verildikleri şeyi unuttukları zaman, kötülükten men (nehy) edenleri kurtardık. Ve zulüm edenleri, fıska düşmüş olduklarından dolayı kötü bir azapla aldık (yakaladık).
7/A'RÂF Suresi 166. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onlar, ondan nehyedildikleri şeyde haddi aşınca, onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
7/A'RÂF Suresi 167. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve senin Rabbin kıyâmet gününe kadar, onlara azabın en kötüsünü yapacak kişileri mutlaka göndereceğini bildirmişti. Muhakkak ki senin Rabbin ikabı (cezası) çabuk olandır. Ve gerçekten O, elbette Gafur ve Rahîm’dir.
7/A'RÂF Suresi 168. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve yeryüzünde onları ümmetlere (topluluklara) ayırdık. Onlardan bir kısmı salihler ve bir kısmı bunlardan başkalarıdır (salih olmayanlar). Ve onları, hasenat (pozitif derece kazandıran ameller) ve seyyiat (negatif derece kazandıran ameller) ile imtihan ettik ki; böylece (Allah’a) dönsünler diye.
7/A'RÂF Suresi 169. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Artık onlardan sonra, sonraki nesil halef oldu (onların yerine geçti). Kitab’a varis oldular. Ve: “Yakında bize mağfiret edilecek (günahlarımız sevaba çevrilecek).” diyerek, bu değersiz dünya malını alırlar (aldılar). Ve onun gibi bir misli daha dünya malı onlara gelse, onu da alırlar. Allah’a karşı haktan başka bir şey söylememeleri için onlardan Kitab’ın misaki alınmadı mı? Ve onun içindekileri, onlar okudular (öğrendiler). Takva sahibi olanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmez misiniz?
7/A'RÂF Suresi 170. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar ki; Kitab’a sımsıkı sarılırlar ve namazı ikame ederler. Muhakkak ki Biz, salih olanların ecrini zayi etmeyiz.
7/A'RÂF Suresi 171. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve dağı, bir gölge gibi onların üzerine çekip kaldırdığımız zaman onu, üzerlerine düşecek zannettiler. Size verdiğimiz şeyi, kuvvetle tutun ve onun içinde olanı (emir ve yasakları), hatırlayın (uygulayın). Böylece siz, takva sahibi olursunuz.
7/A'RÂF Suresi 172. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kıyâmet günü, gerçekten biz bundan gâfildik (gâfilleriz) dersiniz diye (dememeniz için), senin Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini aldığı zaman onları, nefsleri üzerine şahit tuttu. (Allahû Tealâ şöyle buyurdu): “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” Dediler ki: “Evet, (Sen, bizim Rabbimizsin), biz şahit olduk.”
7/A'RÂF Suresi 173. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: “Veya fakat daha önce babalarımız da şirk koştu ve biz onlardan sonraki nesiliz. Hal böyle iken bâtılla amel edenlerin yaptıklarından dolayı mı bizi helâk edeceksin?” dersiniz diye.
7/A'RÂF Suresi 174. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve işte böyle âyetlerimizi ayrı ayrı açıklıyoruz ki; böylece onlar, (Allah’a) dönsünler diye.
7/A'RÂF Suresi 175. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara, âyetlerimizi verdiğimiz kimsenin haberini oku (anlat). Sonra o, ondan (âyetlerden) ayrıldı, artık şeytan onu kendisine tâbî kıldı. Ve böylece o zarar görenlerden (azgınlardan) oldu.
7/A'RÂF Suresi 176. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve şâyet dileseydik onu, onunla (âyetlerimizle) elbette yükseltirdik. Ve fakat o dünyaya meyletti ve hevasına (nefsinin afetlerine) tâbî oldu. Artık onun hali, köpeğin hali gibidir ki; onunla ilgilensen de solur, onu terketsen de (kendi haline bıraksan da) solur. Âyetlerimizi yalanlayan kavmin hali işte böyledir. Artık bu kısası anlat, böylece onlar tefekkür ederler.
7/A'RÂF Suresi 177. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âyetlerimizi yalanlayan kavmin hali ne kötü. Ve (onlar) nefslerine zulmetmiş oldular.
7/A'RÂF Suresi 178. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah kimi hidayete erdirirse (kendisine ulaştırırsa), artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır (nefslerini hüsrana düşürenlerdir).
7/A'RÂF Suresi 179. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.
7/A'RÂF Suresi 180. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: En güzel isimler Allah’ındır, artık O’na onunla (esmaları ile) dua ediniz! Allah’ın isimlerini (mânâsını) saptıranları terket! Yapmış oldukları şeyden dolayı yakında cezalandırılacaklar.
7/A'RÂF Suresi 181. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.
7/A'RÂF Suresi 182. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Âyetlerimizi yalanlayanları, onların derecelerini, bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş azaltacağız (böylece yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız).
7/A'RÂF Suresi 183. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara mühlet veririm, benim tuzağım (hilem) metindir (çetindir, katlanması zordur).
7/A'RÂF Suresi 184. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların sahibinde cinnetten (delilikten) yana bir şey olmadığını tefekkür etmezler mi? O ancak apaçık bir nezirdir.
7/A'RÂF Suresi 185. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar yerlerin, göklerin hükümranlığına (sünnetullaha, idaresine) ve Allah’ın yarattığı şeylere ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimaline bakmıyorlar mı? Ondan sonra artık hangi söze inanırlar (mü’min olurlar).
7/A'RÂF Suresi 186. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi (hidayete erdiren) yoktur. Ve onları azgınlıkları (isyanları) içinde şaşkın (bir halde) terkeder (bırakır).
7/A'RÂF Suresi 187. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sana saati (kıyâmet) ne zaman olacağını (karar kılındığını) soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz. Yerlere ve göklere ağır geldi, o size ansızın gelir (ansızın olmaktan başka bir şekilde gelmez).” Sen sanki ondan haberdarmışsın gibi soruyorlar. “Onun ilmi yalnızca Allah’ın katındadır.” de. Ve lâkin insanların çoğu bilmezler.
7/A'RÂF Suresi 188. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, ben kendime fayda veya zarar verecek güce malik değilim. Eğer ben gaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı. Ben ancak mü’min olan kavim için bir nezir (uyaran) ve müjdeleyiciyim.”
7/A'RÂF Suresi 189. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Sizi bir nefsten yaratan ve onunla sükûn bulmanız için, ondan onun eşini yaratan O’dur. Böylece, onu (sarılıp) örtünce, hafif bir yük yüklendi (hamile kaldı). Artık onunla dolaştı. Ağırlaştığı zaman ikisinin Rabbi Allah’a (ikisi) dua ettiler: “Eğer bize bir salih (evlât) verirsen mutlaka şükredenlerden oluruz.”
7/A'RÂF Suresi 190. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O ikisine salih bir (evlât) verdiğimiz zaman o ikisine (insanlardan bir çifte) verdiği şeylerle (hakkında) O'na ortaklar kıldılar. Oysa Allahû Tealâ onların şirk koştuklarından yücedir (Âlî’dir).
7/A'RÂF Suresi 191. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar kendileri yaratılıyorken, bir şey yaratamayan şeyleri şirk mi koşuyorlar?
7/A'RÂF Suresi 192. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara bir yardıma güç yetiremezler. Ve onlar kendilerine (de) yardım edemezler.
7/A'RÂF Suresi 193. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer onları hidayete (Allah’a ulaşmaya) çağırırsanız size tâbî olmazlar. Onları davet mi ettiniz yoksa siz sessiz mi kaldınız? Sizin için birdir (sizin durumunuz aynıdır, farketmez).
7/A'RÂF Suresi 194. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki; Allah’tan başka dua ettikleriniz sizler gibi kullardır. Öyleyse onları çağırın. Eğer doğru sözlü iseniz böylece size (sizin duanıza) icabet etsinler (duanızı yerine getirsinler).
7/A'RÂF Suresi 195. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onların, onlarla yürüdükleri ayakları mı var? Veya onlarla tuttukları elleri mi var? Veya onlarla gördükleri gözleri mi var? Veya onlarla işittikleri kulakları mı var? Söyle (onlara) ortaklarını çağırsınlar, sonra bana tuzak kursunlar. Böylece göz açtırmayın (fırsat vermeyin).
7/A'RÂF Suresi 196. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki; Kitab'ı (Kur’ân-ı Kerim’i) indiren Allah benim dostumdur. Ve O, salihlere velîlik yapar (dosttur).
7/A'RÂF Suresi 197. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O’ndan başka dua ettiğiniz şeyler (çağırdıklarınız) size yardım etmeye muktedir değillerdir (güç yetiremezler) ve kendilerine de yardım edemezler.
7/A'RÂF Suresi 198. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onları eğer hidayete (Allah’a ulaşmaya) çağırırsanız işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün ve onlar görmezler.
7/A'RÂF Suresi 199. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Affı ahzet (affı kendine usül edin) ve irfanla emret ve cahillerden yüz çevir.
7/A'RÂF Suresi 200. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve fakat şeytandan sana bir dürtü gelirse, hemen Allah’a sığın. Muhakkak ki O; işitendir, bilendir.
7/A'RÂF Suresi 201. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki; takva sahibi kimseler şeytandan onlara gözü bürüyen bir vesvese dokunduğu zaman (Allah’ı) tezekkür ederler (Allah’la tezekkür ederler). İşte o zaman onlar, basar edenlerdir (kalp gözlerinin basar hassası ile görürler).
7/A'RÂF Suresi 202. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onların (şeytanların) kardeşleri onları cehenneme sürüklerler. Sonra (bundan) vazgeçmezler.
7/A'RÂF Suresi 203. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlara bir âyet getirmediğin zaman “Onu derleyip toplasaydın (bir âyet düzseydin) olmaz mıydı?” dediler. De ki: “Rabbimden bana ne vahyolunursa ben ancak ona tâbî olurum.” Bu, Rabbinizden basiretler (kalp gözlerinizin görmesini sağlayacak olan yardımlar)dır. Ve hidayete erdiren (Allah’a ulaştıran)dır. Ve mü’min olan (kalbine îmân yazılan) bir kavim için rahmettir.
7/A'RÂF Suresi 204. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kur’ân okunduğu zaman artık onu dinleyin! Ve susun ki; böylece rahmete kavuşturulursunuz.
7/A'RÂF Suresi 205. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sabah ve akşam vakitlerinde Rabbini kendi kendine, korkarak ve yalvararak, sözün sesli olmayanı ile zikret. Ve gâfillerden olma.
7/A'RÂF Suresi 206. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah’ın katında olanlar (huzur namazı kılanlar), O’na ibadet etmekten kibirlenmezler. Ve O’nu tesbih ederler. Ve O’na secde ederler.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden A'RÂF Suresi dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden A'RÂF Suresi dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden A'RÂF Suresi dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

A'RÂF Suresi Tefsiri

A'RÂF Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.