Sure sec
ANKEBÛT Suresi

ANKEBÛT Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

ANKEBÛT Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
share on facebook  tweet  share on google  print  

ANKEBÛT Suresi Tefsiri, Türkçe Meali ve Açıklaması

Bismillâhirrahmânirrahîm

29/ANKEBÛT Suresi 2. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: İnsanlar, "amenna (îmân ettik)" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?
29/ANKEBÛT Suresi 3. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah sadıkları da (doğru söyleyenleri de) tekzip edenleri de (yalancıları da) mutlaka bilir.
29/ANKEBÛT Suresi 4. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Yoksa seyyiat işleyenler (kötülük yapanlar), Bizim imtihanımızı geçeceklerini mi sandılar? Hüküm verdikleri şey ne kötü!
29/ANKEBÛT Suresi 5. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.
29/ANKEBÛT Suresi 6. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kim cihad ederse, o taktirde sadece kendi nefsi için cihad eder. Muhakkak ki Allah, âlemlerden müstağnidir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).
29/ANKEBÛT Suresi 7. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âmenû olanlar (hayattayken Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar, onların seyyiatlerini (günahlarını) mutlaka örteceğiz ve onları mutlaka yaptıklarının daha ahseni (güzeli) ile mükâfatlandıracağız.
29/ANKEBÛT Suresi 8. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz insana, anne ve babasına güzel davranmasını vasiyet ettik (emrettik). Ve eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse o taktirde, o ikisine itaat etme. Dönüşünüz, Banadır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.
29/ANKEBÛT Suresi 9. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve âmenû olanları (salâh makamına ulaşanları) ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapanları, mutlaka salihlerin arasına dahil edeceğiz.
29/ANKEBÛT Suresi 10. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve insanlardan, “biz Allah’a îmân ettik” diyenlere Allah yolunda eziyet edildiği zaman, insanlara Allah’ın azabıymış gibi fitne çıkardılar. Eğer Rabbinden yardım gelirse, muhakkak: “Biz sizinle gerçekten beraberdik.” derler. Allah, âlemlerin sinesinde olanları en iyi bilen değil mi?
29/ANKEBÛT Suresi 11. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki Allah, âmenû olanları ve münafıkları mutlaka bilir.
29/ANKEBÛT Suresi 12. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve inkâr edenler, âmenû olanlara: "Bizim yolumuza tâbî olun. Sizin hatalarınızı (günahlarınızı) yüklenelim." dediler. Onlar, diğerlerinin hatalarından bir şey yüklenecek değiller. Muhakkak ki onlar, yalancılardır.
29/ANKEBÛT Suresi 13. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (yalancılar) kendi yükleri (günahları) ile beraber, onların yüklerini (günahlarını) da mutlaka yüklenecekler. Kıyâmet günü onlar, uydurdukları şeylerden mutlaka sorgulanacaklar.
29/ANKEBÛT Suresi 14. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, Nuh (A.S)’ı kavmine (Resûl olarak) gönderdik. Böylece onların arasında 1000 seneden 50 yıl eksik olarak (950 yıl) kaldı. Sonra onları (Nuh (A.S)’ın kavmini) tufan aldı. Ve onlar zalimlerdi.
29/ANKEBÛT Suresi 15. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Böylece onu ve gemi halkını kurtardık. Ve onu, âlemlere âyet (ibret) kıldık.
29/ANKEBÛT Suresi 16. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve İbrâhîm (A.S), kavmine: "Allah’a kul olun ve O’na karşı takva sahibi olun. Eğer siz biliyorsanız, bu sizin için daha hayırlıdır." demişti.
29/ANKEBÛT Suresi 17. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Fakat siz, Allah’tan başka putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Muhakkak ki sizin, Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye malik değillerdir. Öyleyse rızkı, Allah’ın katından isteyin ve O’na kul olun ve O’na şükredin. O’na döndürüleceksiniz.
29/ANKEBÛT Suresi 18. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer tekzip ederseniz (yalanlarsanız), sizden önceki ümmetler de tekzip etmiştiler. Resûllerin üzerine apaçık tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur.
29/ANKEBÛT Suresi 19. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın ilk yaratışını görmüyorlar mı? Sonra onu geri iade edecek. Muhakkak ki bu, Allah için kolaydır.
29/ANKEBÛT Suresi 20. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: "Yeryüzünde dolaşın ve böylece ilk yaratılışın nasıl olduğuna bakın. Sonra Allah, ahiretin yaratılışını inşa edecek (gerçekleştirecek). Muhakkak ki Allah, herşeye kaadirdir." de.
29/ANKEBÛT Suresi 21. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (Allah), dilediği kişiye azap eder ve dilediği kişiye rahmet eder (Rahîm esmasıyla tecelli eder). Ve O’na, (halden hale çevrilip) döndürüleceksiniz.
29/ANKEBÛT Suresi 22. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve siz, (Allah’ı) yerde ve gökte aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’tan başka velîniz (dostunuz) ve yardımcınız yoktur.
29/ANKEBÛT Suresi 23. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’ın âyetlerini ve O’na (Allah’a) mülâki olmayı (ruhlarını hayatta iken Allah’a ulaştırmayı) inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.
29/ANKEBÛT Suresi 24. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Buna rağmen onun kavminin (İbrâhîm (A.S)’a) cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demekten başka bir şey olmadı. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda muhakkak ki mü’min kavim için elbette âyetler (ibretler) vardır.
29/ANKEBÛT Suresi 25. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve (İbrâhîm A.S): “Muhakkak ki siz, dünya hayatında aranızda sevgi oluşan Allah’tan başka putlar edindiniz. Sonra kıyâmet günü, bir kısmınız bir kısmınızı inkâr edecek ve bir kısmınız da bir kısmınızı lânetleyecek. Sizin dönüş yeriniz ateştir. Ve sizin için bir yardımcı yoktur.” dedi.
29/ANKEBÛT Suresi 26. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bundan sonra Lut (A.S), O’na (İbrâhîm (A.S)’a) îmân etti (tâbî oldu) ve dedi ki: "Muhakkak ki ben, Rabbime hicret edecek olanım (ruhumu yaşarken Allah’a ulaştıracağım). Muhakkak ki O; Azîz’dir (çok yücedir), Hakîm’dir (hüküm sahibidir)."
29/ANKEBÛT Suresi 27. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Biz O’na İshak’ı, Yâkub’u vehbî olarak verdik. O’nun zürriyetine peygamberlik ve kitap verdik. Dünyada O’nun ücretini verdik. O, ahirette şüphesiz salihlerden olacaktır.
29/ANKEBÛT Suresi 28. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Lut (A.S), kavmine şöyle demişti: "Muhakkak ki siz, mutlaka sizden önce geçmiş olan âlemlerden hiçbirinin yapmadığı kötülüğe (fahişeliğe) geliyorsunuz."
29/ANKEBÛT Suresi 29. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Gerçekten siz erkeklere gelecek, yol kesecek ve toplantılarınızda hayasızlık mı yapacaksınız? Bunun üzerine onun kavminin cevabı: "Eğer sadıklardansan, bize Allah’ın azabını getir." demekten başka bir şey olmadı.
29/ANKEBÛT Suresi 30. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S): "Rabbim, müfsidler kavmine karşı bana yardım et." dedi.
29/ANKEBÛT Suresi 31. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Bizim resûllerimiz İbrâhîm’e müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: "Muhakkak ki biz, bu ülkenin halkını helâk edeceğiz. Çünkü bu belde halkı zalim oldular."
29/ANKEBÛT Suresi 32. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: (İbrâhîm A.S): "Orada Lut (A.S) var." dedi. (Resûller): "Orada kim var, biz daha iyi biliriz. O’nu ve O’nun hanımı hariç, ailesini mutlaka kurtaracağız. (O’nun hanımı) geride kalanlardan olacak." dediler.
29/ANKEBÛT Suresi 33. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve resûllerimiz Lut (A.S)’a geldiği zaman üzüldü, telâşlandı ve onlarla içi daraldı. (Resûller): "Korkma ve mahzun olma (üzülme). Muhakkak ki biz, seni ve hanımın hariç, aileni mutlaka kurtaracağız. (Senin hanımın) geride kalanlardan olacak." dediler.
29/ANKEBÛT Suresi 34. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki biz, fısk yapmış oldukları şey (ahlâksızlık) sebebiyle bu beldenin halkı üzerine semadan ricz (azap) indirecek olanlarız.
29/ANKEBÛT Suresi 35. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Biz, akıl edecek kavim için, ondan (indirdiğimiz riczten) açıkça âyet (delil) bıraktık..
29/ANKEBÛT Suresi 36. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Medyen (halkına), onların kardeşi Şuayb’ı (gönderdik). O zaman onlara: "Ey kavmim! Allah’a kul olun ve ahiret gününü (Allah’a ulaşma gününü) dileyin. Yeryüzünde fesat çıkaranlar olarak azgınlık etmeyin (Allah’a ulaşmaya mani olmayın)." dedi.
29/ANKEBÛT Suresi 37. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Fakat onu yalanladılar. Bu sebeple onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı. Böylece kendi diyarlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar (helâk oldular).
29/ANKEBÛT Suresi 38. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Ad ve Semud kavmi, size beyan edildi (gösterildi). Onların meskenlerinden (bahsedilerek) ve şeytan onlara amellerini süsledi. Böylece onları (Allah’ın) yolundan alıkoydu. Ve onlar görebilenlerdi (görerek inkâr edenlerdi).
29/ANKEBÛT Suresi 39. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve andolsun ki Karun, firavun ve Haman’a, Musa (A.S) beyyinelerle (açık delillerle) geldi. Fakat onlar, yeryüzünde kibirlendiler. Ve onlar, (azabımızdan) kurtulanlar olmadılar.
29/ANKEBÛT Suresi 40. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bunun üzerine hepsini günahlarıyla yakaladık. Böylece onların bir kısmının üzerine kasırga gönderdik. Ve bir kısmını sayha (şiddetli ses dalgası) yakaladı, bir kısmını yerin dibine geçirdik ve bir kısmını da (suda) boğduk. Allah, onlara zulmedici olmadı. Ve lâkin onlar, nefslerine zulmediyorlardı.
29/ANKEBÛT Suresi 41. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, (kendisine) ev edinen örümceğin hali gibidir. Ve muhakkak ki evlerin en dayanıksızı örümceğin yuvasıdır. Keşke onlar bilselerdi.
29/ANKEBÛT Suresi 42. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Muhakkak ki Allah, onların, O’ndan (Kendinden) başka taptıkları şeyleri bilir. Ve O; Azîz’dir (çok yüce) Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibi).
29/ANKEBÛT Suresi 43. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve işte bu örnekleri insanlar için veriyoruz. Ve onu, âlimlerden başkası akıl (idrak) edemez.
29/ANKEBÛT Suresi 44. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah, semaları ve arzı hak ile halketti. Muhakkak ki bunda, mü’minler için mutlaka deliller vardır.
29/ANKEBÛT Suresi 45. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
29/ANKEBÛT Suresi 46. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve kitap ehli ile onlardan zulmedenler hariç, en güzel olandan başka bir şekilde mücâdele etmeyin. Ve "Biz, bize indirilene ve size indirilene îmân ettik. Bizim İlâhımız ve sizin İlâhınız birdir (aynıdır). Ve biz, O’na teslim olanlarız." deyin.
29/ANKEBÛT Suresi 47. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve işte böylece sana Kitab’ı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz O’na inanırlar. Ve bunlardan O’na (Kur’ân-ı Kerim’e) inananlar, kâfirler hariç, âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.
29/ANKEBÛT Suresi 48. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve sen, bundan önce kitap okumadın. Ve sen, O’nu elinle de yazmıyorsun. Öyle olsaydı, batılda olanlar (boş konuşanlar) elbette şüphe ederlerdi.
29/ANKEBÛT Suresi 49. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Hayır O (Kur’ân-ı Kerim), ilim verilenlerin sinelerinde beyan olunan âyetlerdir. Ve zalimler hariç, onlar âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.
29/ANKEBÛT Suresi 50. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve: "Ona Rabbinden âyetler (mucizeler) indirilseydi olmaz mıydı?" dediler. De ki: "Muhakkak ki âyetler (mucizeler), ancak Allah’ın katındadır. Ve ben, sadece apaçık bir nezirim (uyarıcıyım)."
29/ANKEBÛT Suresi 51. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara okunmakta olan Kitab’ı, sana nasıl indirdiğimiz kendilerine kâfi gelmedi mi? Muhakkak ki mü’min olan bir kavim için bunda elbette rahmet ve zikir vardır.
29/ANKEBÛT Suresi 52. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah, kâfidir. Göklerde ve yerde ne varsa bilir." Batıla inananlar ve Allah’ı inkâr edenler, işte onlar hüsranda olanlardır.
29/ANKEBÛT Suresi 53. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve azabı senden acele istiyorlar. Eğer zamanı belirlenmiş olmasaydı, azap onlara mutlaka (hemen) gelirdi. Ve (azap), onlara mutlaka ansızın ve onlar farkında değilken gelecek.
29/ANKEBÛT Suresi 54. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Azabı senden acele istiyorlar. Muhakkak ki cehennem, kâfirleri mutlaka ihata edicidir (kuşatıcıdır).
29/ANKEBÛT Suresi 55. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: O gün azap, üstlerinden ve ayaklarının altından onları kaplayacak. Ve (Allah), "Yapmış olduğunuz şeyleri (cezasını) tadın!" diyecek.
29/ANKEBÛT Suresi 56. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ey âmenû olan (Bana ulaşmayı dileyen) kullarım, muhakkak ki Benim arzım geniştir. Öyleyse yalnız Bana kul olun!
29/ANKEBÛT Suresi 57. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Sonra Bize döndürüleceksiniz.
29/ANKEBÛT Suresi 58. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve onlar ki âmenû oldular (Allah’a ulaşmayı dilediler) ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlediler. Onları mutlaka, altından nehirler akan cennette köşklere yerleştireceğiz. Orada ebediyyen kalıcıdırlar. Salih (nefsi ıslâh edici) amel işleyenlerin ecri (mükâfatı) ne güzel!
29/ANKEBÛT Suresi 59. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlar, sabrın sahipleri ve Rab’lerine tevekkül edenlerdir.
29/ANKEBÛT Suresi 60. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve hayvanlardan niceleri vardır ki kendi rızkını taşımaz. Allah, onları rızıklandırır ve sizi de. Ve O; en iyi işitendir, en iyi bilendir.
29/ANKEBÛT Suresi 61. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve muhakkak ki eğer sen onlara, "Gökleri ve yerleri kim yarattı, Güneş ve Ay’ı kim (size) musahhar (emre amade) kıldı?" diye sorarsan mutlaka, "Allah" derler. O halde nasıl (haktan batıla) döndürülüyorlar?
29/ANKEBÛT Suresi 62. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletir. Ve onun için taktir eder (daraltır). Muhakkak ki Allah, herşeyi en iyi bilendir.
29/ANKEBÛT Suresi 63. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve eğer onlara: "Semadan suyu indiren ve böylece onunla arza ölümünden sonra hayat veren kimdir?" diye sorarsan mutlaka, "Allah" derler. De ki: "Hamd, Allah’a aittir." Hayır, onların çoğu akıl etmezler.
29/ANKEBÛT Suresi 64. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve bu dünya hayatı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Muhakkak ki ahiret yurdu, elbette o gerçek hayattır. Keşke bilselerdi.
29/ANKEBÛT Suresi 65. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Gemiye bindikleri zaman, dîni O’na halis kılarak Allah’a dua ederler. Fakat, onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, onlar hemen şirk koşarlar.
29/ANKEBÛT Suresi 66. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onlara verdiğimiz şeyleri inkâr etsinler (nankörlük etsinler) ve metalansınlar (faydalansınlar) diye. Ama yakında bilecekler.
29/ANKEBÛT Suresi 67. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Onun etrafındaki insanlar (zorla) kapılıp götürülürken (esir alınıp) malları alınırken, onu (Mekke’yi) haram (hürmet edilen, kargaşadan yasaklanan) ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hâlâ batıla mı inanıyorlar ve Allah’ın ni’metini inkâr mı ediyor?
29/ANKEBÛT Suresi 68. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Allah’a yalanla iftira edenden veya kendisine hak geldiği zaman onu tekzip edenden (yalanlayandan) daha zalim kim vardır? Kâfirler için barınacak yer cehennemde değil mi?
29/ANKEBÛT Suresi 69. âyet tefsiri için tıklayın
Âyet Meâli: Ve Bizim uğrumuzda (nefsleri ile ve Allah’ın düşmanları ile) cihad edenleri, mutlaka Bizim yollarımıza (Sıratı Mustakîmler’e) hidayet ederiz (ulaştırırız). Ve muhakkak ki Allah, mutlaka muhsinlerle beraberdir.
close tefsir menu

ANKEBÛT Suresi Tefsiri

ANKEBÛT Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.