Sure sec
YÛSUF-53 Tefsiri

YÛSUF Suresi 53. Ayet-i Kerime Tefsiri

YÛSUF-53 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Doğuşlarından itibaren insanların nefslerinin kalpleri afetlerle doludur. Allahû Tealâ'nın hedefi, bu afetleri yok etmektir. Ve kişi bunu kendi iradesini kullanarak yapmak mecburiyetindedir. Bunun...
share on facebook  tweet  share on google  print  

YÛSUF Suresi Âyet - 53 Tefsiri

 

وَمَا أُبَرِّئُ نَفْسِي إِنَّ النَّفْسَ لأَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ إِلاَّ مَا رَحِمَ رَبِّيَ إِنَّ رَبِّي غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Ve mâ uberriu nefsî, innen nefse le emmâretun bis sûi illâ mâ rahime rabbî, inne rabbî gafûrun rahîm(rahîmun).

Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).

1.ve mâ uberriu: ve temize çıkaramam
2.nefsî: nefsimi
3.inne en nefse: muhakkak nefs
4.le emmâretun: mutlaka emreder
5.bis sûı: sûi olanı, şerri, kötülüğü, kötülük ile
6.illâ: ancak, hariç
7.mâ rahime: Rahîm esmasıyla tecelli ettiği kişi
8.rabbî: Rabbim
9.inne: muhakkak
10.rabbî: Rabbim
11.gafûrun: mağfiret edendir, günahları sevaba çevirendir
12.rahîmun: Rahîm esmasıyla tecelli edendir, rahmet nuru gönderendir, merhamet edendir
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Doğuşlarından itibaren insanların nefslerinin kalpleri afetlerle doludur. Allahû Tealâ'nın hedefi, bu afetleri yok etmektir. Ve kişi bunu kendi iradesini kullanarak yapmak mecburiyetindedir. Bunun için Allah'a ulaşmayı dilemek ve ardından Allah'tan alınacak 12 ihsanla O'nun gösterdiği irşad makamına ulaşmak ve zikir yapmak söz konusudur.

Bir insan, Allah'a ulaşmayı dilemedikçe, nefsinin tezkiye olması, temizlenebilmesi, kurtuluşu hiçbir zaman mümkün değildir. O insan dünya hayatını yaşadığı halde Allah'a göre ölüdür. Çünkü gözlerindeki hicab-ı mesture ile baktığı için irşad makamını başka insanlardan ayıramaz. İrşad makamının söylediklerini kulakları duyar ama kulaklarında vakra olduğu için anlayamaz, mânâsına varamaz. Kalbinde ekinnet olduğu için kalbine indirdiği konuları idrak edemez. Bu ekinnet idraki önler.

Ne zaman bir insan Allah'a ulaşmayı dilerse, Allah onun kalbindeki Allah'a ulaşma talebini işitir, bilir ve görür. Gördüğü anda Allah Rahman esmasıyla o insana tecelliye başlar. Bu tecelli, o insanı ölüyken diriltir. Kişinin gözlerindeki hicab-ı mestureyi, kulaklarındaki vakrayı, kalbindeki ekinneti alır, yerine ihbat koyar. Artık kişi irşad makamına sadece bakmaz, onu görmeye başlar. Kişinin kulakları irşad makamının irşada dair söylediği şeylerin mânâsını anlamaya başlar. Ve kişinin kalbindeki idraki önleyen ilâhi bilgisayar (ekinnet) alınıp, yerine idraki sağlayan başka bir ilâhi bilgisayar (ihbat) takılınca, kişi kalbiyle idrak etmeye başlar.

Ve böylece gözleri görmeyen, kulakları duymayan ve idrak edemeyen bir kişi olması hasebiyle ölüyken; Allah'ın Rahman esmasıyla tecellisi üzerine; gören, işiten ve idrak eden birisi olur. Böylece kişi ölüyken diriltilmiştir. Ve daha sonra 12 ihsanla kişi mürşidine ulaştırılır.

Mürşidine ulaşıp tâbî olduğu zaman (ki mürşidi Allah gösterir, ulaştırır, mürşid sevgisi verir, bütün ibadetleri Allah sevdirir) bu âyet gereğince Allah Rahîm esmasıyla tecelliye başlar, bütün günahlarını sevaba çevirir, kalbine îmân kelimesini yazar. Kişi zikir yaptığında Allah'ın katından salâvâtla rahmet ve salâvâtla fazl o kişinin göğsüne gelir. Göğsünden kalbine ulaşır. Kalbinde îmân kelimesinin etrafında toplanmaya başlar. İşte bu toplanma, kişinin nefs tezkiyesi yapmasıdır.

Ne zaman Allah'ın rahmeti ve fazlı kalbe ulaşırsa îmân kelimesinin etrafında fazıllar toplanmaya başlar. Fazılların îmân kelimesine yapıştığı ve işgal ettiği sahada şeytanın karanlıkları, afetler barınamaz, bir daha normal standartlara dönmemek üzere orasını terkeder. Ve kalp giderek ruhun kalbindeki hasletlerin paraleli olan Allah'ın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen nurlarla (Allah'ın fazıllarıyla) dolar. Fâtır Suresi bunu söylüyor:

35/FÂTIR-18: Ve lâ tezirû vâziratun vizra uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Allah'ın rahmeti ve fazlının kalbe ulaşması, rahmetin %2, fazlın %49 nefsin kalbine dolmasıyla nefs tezkiyesi gerçekleşir. Nefs tezkiyesi, Kur'ân'ın en önemli konularından biridir. Nefs tezkiyesi Allah'ın hepimize emridir. Nefsimizi temizlemekle hepimiz emrolunmuşuz. Ve bu emri yerine getirenler nefs tezkiyesini gerçekleştirenlerdir. Hiç kimse kendi nefsini tezkiye edemez. Allah ancak dilediğinin nefsini tezkiye eder. Çünkü kişide evvelâ o olayları vücuda getirerek gözlerindeki, kalbindeki, kulaklarındaki engelleri alacak, günahlarını örtecek. Sonra o kişinin kalbine rahmet ulaştıracak, daha sonra %49'a kadar fazl ulaştıracak, nefsinin kalbi %51 nurlarla dolacak, her %7 fazl birikiminde ruh bir gök katı yükselecek. Ve 7. katın 7 tane âlemini geçtikten sonra Allah'ın Zat'ına ulaşacak ve kişi Allah'ın evliyası olacak. Bu nefs tezkiyesinin neticesidir. Kim nefsini 7 kademede tezkiye edebilirse sadece onların ruhları Allah'a ulaşabilir.

Böylece kişinin nefsinin kalbi Allah'a ulaşmayı dilemeden evvel %100 karanlık iken; Allah'ın Rahîm esmasıyla tecellisi üzerine; nefsinin kalbi %51 nurlarla aydınlanmış ve Allah o kişinin nefsini tezkiye etmiş, o kişinin ruhunu Kendisine ulaştırmıştır.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden YÛSUF Suresi - 53 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

YÛSUF Suresi Tefsiri

YÛSUF Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.