Sure sec
YÛSUF-110 Tefsiri

YÛSUF Suresi 110. Ayet-i Kerime Tefsiri

YÛSUF-110 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allah'ın bütün resûlleri yalanlanmıştır: 23/MU'MİNÛN-44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li ...
share on facebook  tweet  share on google  print  

YÛSUF Suresi Âyet - 110 Tefsiri

 

حَتَّى إِذَا اسْتَيْأَسَ الرُّسُلُ وَظَنُّواْ أَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُواْ جَاءهُمْ نَصْرُنَا فَنُجِّيَ مَن نَّشَاء وَلاَ يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمِينَ

Hattâ izâstey’eser rusulu ve zannû ennehum kad kuzibû câehum nasrunâ fe nucciye men neşâu, ve lâ yureddu be’sunâ anil kavmil mucrimîn(mucrimîne).

Resûller, umutlarını kestikleri zaman ve hatta yalanlandıklarını zannettikleri bir sırada, onlara yardımımız geldi. Böylece dilediğimiz kimse(ler) kurtarıldı. Azabımız mücrim kavimden geri döndürülmez.

1.hattâ: öyle ki, hatta
2.izâstey'eser rusulu: resûller umutlarını kestikleri zaman
3.ve zannû: ve zannettiler
4.enne-hum: kendilerinin olduğunu
5.kad: oldu, olmuştu
6.kuzibû: yalanlandılar
7.câe-hum: onlara geldi
8.nasru-nâ: yardımımız
9.fe: o zaman
10.nucciye: kurtarıldı
11.men: kimse(ler)
12.neşâu: dileriz, isteriz
13.ve lâ yureddu: ve geri döndürülmez
14.be'su-nâ: azabımız
15.an: ...den
16.el kavm el mucrimîne: mücrimler kavmi, günahkârlar topluluğu
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah'ın bütün resûlleri yalanlanmıştır:

23/MU'MİNÛN-44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).
Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.
Bütün kavimlerin çoğunluğu mutlaka Allah'ın resûllerini reddetmişler, inkâr etmişlerdir. Birçok kavmin başına gelen olaylar, hep resûlleri yalanlamalarından kaynaklanmaktadır. Ad ve Lut kavimlerinin başlarına gelen felâketler ve Nuh kavminin tufanda yaşadığı felâket, resûllerin yalanlanmasıyla doğrudan alâkalıdır. Allahû Tealâ, gelecek nesiller için de aynı şeyi söylemektedir: “Azabımız; mücrim, günahkâr, suç işlemiş kavimden döndürülmez.”

Allah ile olan ilişkilerde Allah resûllerini gönderir, resûlleriyle tebligatını yapar ve insanların çoğu resûlleri bir sahtekâr olarak görüp onların tebliğlerine inanmazlar.

Allahû Tealâ, Mulk Suresinin 8, 9, 10. âyetlerinde buyuruyor:

67/MULK-8: Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.
67/MULK-9: Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”
67/MULK-10: Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
"Mücrimler" Allah'a ulaşmayı dilemeyen insanlardır. Gözlerinde hicab-ı mesture olduğu için irşad makamını o hüviyette görmezler. Onu, dalâlette görürler. Kulaklarında vakra olduğu için irşad makamının söylediklerini işitmezler. Ve kalplerinde ekinnet olduğu için irşad makamını idrak etmezler. Mücrimler, gözleriyle göremedikleri için “Sen dalâlettesin. Biz seni dalâlet içinde görüyoruz.” diyorlar. Mücrimler, işitmedikleri için, “İşitmiş ve akıl etmiş olsaydık.” diyorlar.

Mücrimler, söylediklerine inanmadıkları için, “Allah hiçbir şey indirmemiştir. Sana mı kitap indirecek?” diyorlar.

Allah'ın resûlleri, Allah'ın dostlarıdır ve Allah, dostlarını gerektiği zaman mutlak olarak koruması altına alır. Mücrim kavmi mutlaka cezalandırır ve gönderdiği musîbetlerle onları öldürür de. Zelzele de sel felâketleri de yıldırımlar da herşey bir işaret taşır.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden YÛSUF Suresi - 110 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

YÛSUF Suresi Tefsiri

YÛSUF Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.