Sure sec
YÛSUF-108 Tefsiri

YÛSUF Suresi 108. Ayet-i Kerime Tefsiri

YÛSUF-108 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Basar, kalp gözünün görme hassasıdır. Basiret ise basar hassasının görmeye başladığını yani o kişinin kalp gözünün açıldığını, bir başka ifadeyle o kişinin ikinci defa ölümden hayata geldiğini ifa...
share on facebook  tweet  share on google  print  

YÛSUF Suresi Âyet - 108 Tefsiri

 

قُلْ هَذِهِ سَبِيلِي أَدْعُو إِلَى اللّهِ عَلَى بَصِيرَةٍ أَنَاْ وَمَنِ اتَّبَعَنِي وَسُبْحَانَ اللّهِ وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).

De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

1.kul: de, söyle
2.hâzihî: bu
3.sebîlî: sebîl, yol
4.ed'û: davet ediyorum
5.ilâllâhi (ilâ allâhi): Allah'a
6.alâ basîratin: basiret üzerine, Allah'ı kalp gözüyle görerek
7.ene: ben
8.ve men ittebea-nî: ve bana tâbî olan kimseler
9.ve subhânallâhi: ve Allah'ı tenzih ederim
10.ve mâ ene: ve ben değilim
11.min el muşrikîne: müşriklerden
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Basar, kalp gözünün görme hassasıdır. Basiret ise basar hassasının görmeye başladığını yani o kişinin kalp gözünün açıldığını, bir başka ifadeyle o kişinin ikinci defa ölümden hayata geldiğini ifade eder. "Basiret üzere görüş" demek, "kalp gözünün basar hassasıyla görüş" demektir. "Basiretli" deyince tedbirli, dikkatli, ileriyi doğru tahmin edebilen, güvenilen bir insan anlaşılır.

Allah'a ulaşmayı dileyen bir kişi, fizik vücudunun baş gözü için başındaki kulak ve dili için ölüyken dirilmiş olur. O kişi bundan evvel kör, sağır ve dilsizdir. Ama Allah'a ulaşmayı dileyince Allah, baş gözündeki hicab-ı mestureyi, kulaklarındaki vakrayı ve kalbindeki ekinneti alır. O kişi böylece üç ayrı cepheden de dirilir.

Baş gözü ve baş kulağı, bu dünya için görür ve duyar. Ama kim daimî zikre ulaşırsa onun kalp gözü ve kalp kulağı açılır. Kişi bu sefer nefsi için yani fiziğin ötesini görmek için bir defa daha hayata gelir.

Allahû Tealâ, Fussilet Suresinin 33. âyet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

41/FUSSİLET-33: Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).
Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
Yûsuf Suresinin 108. âyet-i kerimesiyle Fussilet Suresinin 33. âyet-i kerimesi arasında bir illiyet rabıtası vardır. Bu âyet-i kerime, açıkça basiret üzere Allah'ı görerek, Allah'a davet etmeyi belirtmektedir. Sadece Peygamber Efendimiz (S.A.V) değil, bütün sahâbe, irşad makamının sahibiydi ve Allah'a davet ediyordu. Onlar, kalp gözleri açıldıktan sonra irşad makamının sahibi olmuşlardır. Hakk'ul yakîn kademesinde, iradelerini Allah'a teslim ettikleri noktada, basiretle Allah'ın Zat'ını görmüşlerdir. Allahû Tealâ, sahâbe için şöyle buyurmaktadır:

9/TEVBE-100: Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ihsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
Tâbiiyet, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile bitmemiştir. O'ndan sonra Hz. Ebubekir'e, Hz. Ömer'e, Hz. Osman'a ve Hz. Ali'ye tâbî olunmuştur. Tâbiin, ensara ve muhacirîne tâbî olmuşlardır. Sahâbe Allah'a çağırmıştır.

Hamdolsun ki Biz de Allah'a çağırıyoruz ve bu Kur'ân-ı Kerim tefsiri, Allah'ın açıklamasıyla gerçekleşiyor.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden YÛSUF Suresi - 108 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

YÛSUF Suresi Tefsiri

YÛSUF Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.