Bize Ulaşın | Site Haritası
 Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

 

YÛNUS Suresi 57. Ayet-i Kerime Tefsiri

YÛNUS-57 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim'le ve Kur'ân-ı Kerim'i anlatan Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile bir açıklama yapıyor. Kur'ân-ı Kerim ve vasıflarını birer birer veriyor. Kur'ân-ı Kerim; Öğüttür. Şifadı...
       

YÛNUS Suresi Âyet - 57 Tefsiri

10 - YÛNUS

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

10/YÛNUS-57

 

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Yâ eyyuhân nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne).

Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.

1.yâ eyyuhâ en nâsu: ey insanlar
2.kad: olmuştur
3.câet-kum: size geldi
4.mev'ızatun: öğüt
5.min rabbi-kum: Rabbinizden
6.ve şifâun: ve şifa
7.limâ fî es sudûri: sinelerde olana
8.ve huden: ve hidayet
9.ve rahmetun: ve rahmet
10.li el mu'minîne: mü'minler için
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim'le ve Kur'ân-ı Kerim'i anlatan Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile bir açıklama yapıyor. Kur'ân-ı Kerim ve vasıflarını birer birer veriyor. Kur'ân-ı Kerim;
  1. Öğüttür.
  2. Şifadır.
  3. Hidayettir.
  4. Rahmettir.
Başlangıçta kalbin içinde idraki önleyen bir engel (ekinnet) vardır.

Kalpler mühürlüdür.

Kalp %100 kapkaranlıktır.

Kalbin içi %100 afetlerle doludur. Bütün bunlar göğsün içindeki kalpte bulunan hastalıklardır. Kalp bu sebeple kasiyet bağlamış, kararmış, sertleşmiştir. Allahû Tealâ, bu sertleşmenin ve kararmanın üst seviye olduğu noktada kişinin kalbine "hasta" diyor. Allah'a ulaşmayı dilemekle Allahû Tealâ, 12 tane ihsanda bulunur. Böylece kalpteki hastalıklar şifaya kavuşur.

Allahû Tealâ, ekinneti alarak yerine ihbatı koyar.

Allah kalbe ulaşır (ve kalbe hidayeti ulaştırır).

Kalbin nur kapısı şeytana dönükken onu, Allah'a döndürür.

Allah'ın nurları, kalbe şifa olmak üzere gelebilsin diye göğüsten kalbe yol açar.

Mürşide 12 tane ihsanla ulaşıp tâbî olunca Allah kalbin içine îmânı yazar.

Bundan sonra zikre başlayınca Allah'ın katından gelen fazıllar, nefsin kalbindeki îmân kelimesinin etrafında toplanmaya başlarlar ve işgal ettikleri alanda olan afetleri, karanlıkları, zulmeti, hevayı kapı dışarı ederler. Kur'ân-ı Kerim'de Allahû Tealâ'nın önerdiği şeyler, hanif dîninin standartlarıdır ve mutlaka kişilere şifadır. Allahû Tealâ, afetlerin hepsini adım adım yok etmek için Allah'ın zikriyle bir savaşı öğütlemektedir.

“Allah yolunda nefsinizle cihad edin.”

Allah ve öğüt, şartları olgunlaştırmaktadır. Kişinin yaptığı zikirle, Allah'ın nurları nefsin kalbinde toplanıp, kalbe şifa olur.

Ve sonuçta:

Ruh, Allah'a ulaşarak, hidayete kavuşur.

Fizik vücut, Allah'a teslim olarak, hidayete kavuşur.

Nefs, Allah'a teslim olarak, hidayete kavuşur.

Kur'ân-ı Kerim; bu safhaları içeren bir öğüdü, şifayı, hidayeti ve rahmeti ifade eder. Bütün bunlar "salâvat" adlı nurların kalbe taşıdığı rahmet ve fazıl nurlarla gerçekleşmektedir. Ayrıca Allah'ın Rahîm esmasıyla tecellisine bağlıdır. Bu âyet-i kerime, bu açıdan önemli bir hüküm ifade etmektedir.

Ve Allahû Tealâ, rahmet kelimesini kullanmıştır. Ama genelde şifa, öğüt ve hidayetle birlikte nur'u kullanmaktadır. "Kur'ân-ı Kerim bir nurdur." demektedir. Yani muhtevasında rahmet nuru, salâvât nuru ve fazl nuru vardır. Allahû Tealâ, burada hem Tevrat için hem Zebur için hem İncil için hem de Kur'ân-ı Kerim için "nur" kelimesi yerine "rahmet" kelimesini kullanmıştır. Allahû Tealâ, Kur'ân'da hidayet olduğunu, şifa olduğunu, nur olduğunu ifade etmektedir.
Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.