Sure sec
YÛNUS-45 Tefsiri

YÛNUS Suresi 45. Ayet-i Kerime Tefsiri

YÛNUS-45 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Bu âyet, hidayetin Allah'a mülâki olmak demek olduğunu bir defa daha ispat etmekte, ruhu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmak olduğunu bir defa daha anlatmaktadır. Eğer kişi Allah'a ulaşmayı dileseydi...
share on facebook  tweet  share on google  print  

YÛNUS Suresi Âyet - 45 Tefsiri

 

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُواْ إِلاَّ سَاعَةً مِّنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَاء اللّهِ وَمَا كَانُواْ مُهْتَدِينَ

Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yeteârafûne beynehum, kad hasirallezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).

1.ve yevme: ve o gün
2.yahşuru-hum: onları toplar, toplayacak, haşredecek
3.keen: gibi
4.lem: olmadı
5.yelbesû: kalırlar
6.illâ: ...den başka, ancak
7.sâaten: bir saat
8.min: ...den
9.en nehâri: gündüz
10.yeteârefûne: tanışırlar, tanışacaklar
11.beyne-hum: onlar aralarında
12.kad: olmuştu
13.hasira: hüsrana düştüler
14.ellezîne kezzebû: yalanlayan kimseler, yalanlayanlar
15.bi likâi allâhi: Allah'a mülâki olmak (ulaşmak)
16.ve mâ kânû: ve olmadılar
17.muhtedîne: hidayete eren kimseler (ruhlarını Allah'a ölmeden evvel ulaştıranlar)
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Bu âyet, hidayetin Allah'a mülâki olmak demek olduğunu bir defa daha ispat etmekte, ruhu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmak olduğunu bir defa daha anlatmaktadır. Eğer kişi Allah'a ulaşmayı dileseydi, hidayete erecekti ama yalanlıyor, tekzip ediyor. Allahû Tealâ: “Onlar hidayete ermediler.” diyor.

Allahû Tealâ, Kehf Suresinin 105. âyet-i kerimesinde de aynı şeyi söylemektedir:

18/KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Burada Allahû Tealâ, iki hususu birleştirerek hidayetin, Allah'a mülâki olmak olduğunu kesinleştirmiştir. Bu âyet-i kerime, Âli İmrân Suresinin 73 ve Bakara Suresinin 120. âyet-i kerimesiyle illiyet rabıtası içindedir.

3/ÂLİ İMRÂN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dîninize tâbî olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.” Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazl Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi’dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).
2/BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yahûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve le initteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Ve sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden asla razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.”. Sana gelen ilimden sonra eğer gerçekten onların hevalarına uyarsan, senin için Allah’tan bir dost ve bir yardımcı yoktur.
Burada da Allahû Tealâ aynı şeyi bir defa daha söylemiştir: “Allah'a mülâki olmayı, ulaşmayı yalanlayanlar, onlar hidayete ermediler.”

Yalanlamasalardı, dileselerdi, hidayete mutlaka ereceklerdi.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden YÛNUS Suresi - 45 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

YÛNUS Suresi Tefsiri

YÛNUS Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.