Sure sec
TEVBE-67 Tefsiri

TEVBE Suresi 67. Ayet-i Kerime Tefsiri

TEVBE-67 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allah'a ulaşmayı dilemeyen herkes fısktadır. Allah'a ulaşmayı dileyip hidayete erdikten sonra da fıska düşmek söz konusu olabilir. 3/ÂLİ İMRÂN-81: Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytuku...
share on facebook  tweet  share on google  print  

TEVBE Suresi Âyet - 67 Tefsiri

 

الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُم مِّن بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمُنكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ أَيْدِيَهُمْ نَسُواْ اللّهَ فَنَسِيَهُمْ إِنَّ الْمُنَافِقِينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

El munâfikûne vel munâfikâtu ba’duhum min ba’din, ye’murûne bil munkeri ve yenhevne anil ma’rûfi ve yakbidûne eydiyehum nesûllâhe fe nesiyehum innel munâfıkîne humul fâsikûn(fâsikûne).

Münafık erkekler ve münafık kadınlar, birbirlerindendir. Münkeri (kötülüğü) emrederler ve ma’ruftan (iyilikten) nehyederler (yasaklarlar) ve ellerini sıkarlar (cimrilik ederler). (Onlar), Allah’ı unuttular böylece (O da) onları unuttu. Muhakkak ki münafıklar, fasıklardır.

1.el munâfikûne: münafık erkekler
2.ve el munâfikâtu: ve münafık kadınlar
3.ba'du-hum: onların bazısı, bir kısmı
4.min ba'din
(ba'du-hum min ba'din)
: bir kısmından
: (birbirinden)
5.ye'murûne: emrederler
6.bi el munkeri: inkarı, kötülüğü
7.ve yenhevne: ve nehyederler, yasaklarlar
8.an el ma'rûfi: iyilikten, irfandan
9.ve yakbidûne: ve sıkarlar, sımsıkı tutarlar, cimrilik ederler
10.eydiye-hum: onların elleri, ellerini
11.nesû allâhe: Allah'ı unuttular
12.fe nesiye-hum: böylece (o da) onları unuttu
13.inne el munâfıkîne: muhakkak münafıklar
14.hum el fâsikûne: onlar fasıklardır
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah'a ulaşmayı dilemeyen herkes fısktadır. Allah'a ulaşmayı dileyip hidayete erdikten sonra da fıska düşmek söz konusu olabilir.

3/ÂLİ İMRÂN-81: Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tansurunnehu, kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne).
Ve Allah, nebilerden, “Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı (Allah'ın size verdiği kitapları) tasdik eden bir Resûl geldiği zaman, O'na mutlaka îmân edeceksiniz ve O'na mutlaka yardım edeceksiniz” diye misak aldığı zaman, “İkrar ettiniz mi (kabul ettiniz mi?) ve bu ağır (ahdimi) üzerinize aldınız mı?” diye buyurdu. (Onlar da): “İkrar ettik (kabul ettik)” dediler. (Allahû Teâlâ): “Öyleyse şahit olun ve Ben sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.
3/ÂLİ İMRÂN-82: Fe men tevellâ ba’de zâlike fe ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).
Artık bundan sonra, kim yüz çevirirse (nebilerden sonra gelecek olan bu Resûl'ü inkâr ederse), işte onlar, onlar fâsıklardır.
Başlangıçta Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi âmenû olmamıştır, fasıktır. O hiçbir zaman 12 tane ihsan almayacaktır, hiçbir zaman Allah'a ulaşmayacaktır, fıskta kalacaktır.

10/YÛNUS-33: Kezâlike hakkat kelimetu rabbike alâllezîne fesekû ennehum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Böylece senin Rabbinin sözü fasık olan kimseler üzerine hak oldu. Muhakkak ki onlar, inanmazlar.
32/SECDE-18: E fe men kâne mu’minen ke men kâne fâsikan, lâ yestevûn(yestevûne).
Öyleyse mü’min olan kimse, fasık olan kimse gibi midir? Onlar müsavi (eşit) olmazlar.
3/ÂLİ İMRÂN-103: Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).
Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.
3/ÂLİ İMRÂN-110: Kuntum hayra ummetin uhricet lin nâsi te’murûne bil ma’rûfi ve tenhevne anil munkeri ve tu’minûne billâh(billâhi), ve lev âmene ehlul kitâbi le kâne hayran lehum, minhumul mu’minûne ve ekseruhumul fâsikûn(fâsikûne).
Siz, insanlar için çıkarılmış (seçilmiş) olan, ümmetin hayırlı kişileri oldunuz. Mâruf ile emredersiniz ve münkerden nehy edersiniz (men edersiniz). Ve siz, Allah'a îmân ediyorsunuz. Eğer kitap ehli de îmân etselerdi elbette onlar için hayırlı olurdu. Onlardan bir kısmı mü'mindir ve onların çoğu da fâsıklardır.
5/MÂİDE-108: Zâlike ednâ en ye’tû biş şehâdeti alâ vechihâ ev yehâfû en turadde eymânun ba’de eymânihim vettekûllâhe vesmeû vallâhu lâ yehdil kavmel fâsikîn(fâsikîne).
Bu (şekildeki yemin), şehadet ile yüzyüze gelmelerinde (şahitlere mirasçıların güvenmemesinden) veya yeminlerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarından daha iyidir. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun ve dinleyin. Ve Allah, fâsıklar kavmini (topluluğunu) hidayete erdirmez.
7/A'RÂF-102: Ve mâ vecednâ li ekserihim min ahdin, ve in vecednâ ekserehum le fâsikîn(fâsikîne).
Onların çoğunu ahdlerini yerine getirir (ahdlerine vefa eder) bulmadık. Ve onların çoğunu gerçekten fasıklar olarak bulduk.
Mürşide tâbî olup, hidayete erdikten sonra fıska düşen kişi de gene fasıktır. Ruhu Allah'a ulaştıktan sonra Allah'tan veya İrşad Makamından şüpheye düşen, Allah'a tevekkül edemeyen bu sebeple zikri azalan kişi yavaş yavaş namazdan, zikirden ve Allah'ın bütün güzelliklerinden uzaklaşırsa o kişi Allah'ı unutur ve fıska düşer. Allahû Tealâ, kişinin kalbindeki şüpheyi görür, işitir, bilir ve herşeyi tersine çevirir. O kişinin bütün günahlarını sevaba çevirmişti, tekrar günaha çevirir. Ruhu Allah'a ulaşmıştı, tekrar onu kişiye iade eder. Başının üzerine devrin imamının ruhunu koymuştu, onu geriye alır. Kalbinin mührünü açmıştı, küfür kelimesini almıştı, içine îmânı yazmıştı. Şimdi kalbin içindeki îmân kelimesini alır, kalbin içine tekrar küfür yazar ve kalbi tekrar mühürler. Evvelce verdiği bütün ihsanları ve ni'metleri geriye alır. Ve o kişi, Allah'a ulaşmayı dilemeyen bir hüviyete tekrar döner. Artık o bir sıfırdır. Tıpkı Allah'ın yoluna girmeden evvelki, Allah'a ulaşmayı dilemeyen bir kişinin pozisyonuna geri döner. Yani fıska düşer.

Bir insan için fısk, üç defa olur. Başlangıçta Allah'a ulaşmayı dilemeden evvel herkes fısktadır (birinci fısk). Bir kişi hidayete erdikten sonra fıska düşerse bu, onun ikinci fıskıdır. Bu kişinin yeniden aklı başına gelirse şu veya bu sebeple hakikati Allah ona göstermişse, o zaman bu kişi bir defa daha hidayet hakkının sahibidir. Tekrar Allah'a ulaşmayı dilediği zaman kişi fısktan böylece kurtulur.

Bütün olaylar yeniden gerçekleşir. Tâbiiyetten evvel 12 tane ihsan alır, başının üzerine devrin imamının ruhu gelir, Allah onun günahlarını sevaba çevirir, üç hidayete birden başlar. Allahû Tealâ'dan 7 tane ni'met alır ve sonuçta hidayete erer kişi. İşte asıl tehlike bundan sonra başlar. Eğer bu kişi, ikinci defa hidayete erdikten sonra yeniden bir şüphenin içine girerse, o zaman üçüncü defa fıska düşer ve Allahû Tealâ bu kişinin kalbine küfür kelimesini tabeder ve bir daha o kalpten çıkmaz. Kalbi mühürler, baştan vücuda getirdiği güzelliklerin hepsini geriye alır. Aynı işlem üçüncü kere tekrar edilemez. Ve Allahû Tealâ, bu kalbi tabettikten sonra artık onun kalbine bir daha îmânı yazması mümkün değildir. O kişi zaten buna ehil de olmaz. Bütün münafıklar bu sebeple ya baştan itibaren fasıktırlar veya irşada ulaştıktan sonra fıska düşmüşlerdir. Bir kısmı birinci fısktan sonra iki defa fıska düşmüştür ve olay onlar için artık bitmiştir, kurtuluşları söz konusu değildir.
close tefsir menu

TEVBE Suresi Tefsiri

TEVBE Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.