Sure sec
TEVBE-44 Tefsiri

TEVBE Suresi 44. Ayet-i Kerime Tefsiri

TEVBE-44 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ cihad emrini verdiyse, Peygamber Efendimiz (S.A.V) de orduya davet ettiyse savaşmak veya savaşmamak için Allah'ın askeri: “Bize izin ver.” demez. Allah'ın askeri gider, saflarda yerin...
share on facebook  tweet  share on google  print  

TEVBE Suresi Âyet - 44 Tefsiri

 

لاَ يَسْتَأْذِنُكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ أَن يُجَاهِدُواْ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ

Lâ yeste'zinukellezîne yu'minûne billâhi vel yevmil âhiri en yucâhidû bi emvâlihim ve enfusihim, vallâhu alîmun bil muttakîn(muttakîne).

Allah’a ve ahiret gününe (ölmeden evvel Allah’a ulaşma gününe) îmân eden kimseler, malları ve canları ile cihad etmek konusunda senden izin istemezler. Ve Allah, takva sahiplerini bilir.

1.lâ yeste'zinu-ke: senden izin istemezler
2.ellezîne yu'minûne: îmân eden kimseler
3.billâhi (bi allâhi): Allah'a
4.ve el yevmi el âhiri: ve ahir güne, sonraki güne (ölmeden evvel Allah'a ulaşma gününe)
5.en yucâhidû: cihad etmeleri
6.bi emvâli-him: malları ile
7.ve enfusi-him: ve nefsleri, canları
8.vallâhu (ve allâhu): ve Allah
9.alîmun: en iyi bilendir
10.bi el muttakîne: takva sahiplerini
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ cihad emrini verdiyse, Peygamber Efendimiz (S.A.V) de orduya davet ettiyse savaşmak veya savaşmamak için Allah'ın askeri: “Bize izin ver.” demez. Allah'ın askeri gider, saflarda yerini alır.

Allah yolunda savaşan;
    1- Allah'a inanır.
    2- Yevm'il âhire inanır (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasına).
    3- Yevm'il âhire inandığı için takva sahibidir.
Kalın çizgilerle, Kur'ân-ı Kerim'deki yevm'il âhir, kıyâmet günü ve ruhun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır. Burada insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşması istikametinde kullanılmıştır. Ve savaşa iştirak edenler, en büyük şerefe lâyık olabilmek yani şehit olabilmek için savaşa katılmışlardır. Kim şehit olmak amacı ile savaşa katılırsa, o, yevm'il âhire mutlaka inanan birisidir. Çünkü; öyle olmazsa, şehit olamaz. Yevm'il evvele ve yevm'il âhire inanmak, şehit olmanın 'olmazsa olmaz' temel şartıdır.

Bir insan, Kur'ân hakikatlerinin hiçbirinin farkında olmadan, cihad yapmış olmak için değil, savaşmak için savaşa katılsa ve ölse; o kişinin, şehit olması söz konusu değildir. Şehit olmak, yevm'il âhire inanmakla mümkündür. Allah'a ulaşmayı dileyen insanlar, irşad makamına tâbî olanlar, tâbî oldukları gün kalplerine îmân yazılanların şahadeti, Allahû Tealâ tarafından ortaya konmuştur. "Âhiret gününe îmân edenler" cümlesindeki "îmân eden" ifadesi, "inanan" kelimesinden çok daha derin bir mânâ ifade etmektedir.

Takva, Allah'a ulaşmayı dilemekle başlar:

30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
Bu noktadan evvel, kimse takva sahibi değildir. Kişi âmenû olmuştur. Allah'a ve ahiret gününe îmân eden kimseler, takva sahipleridir.

Allahû Tealâ, Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin, Allah'ın âyetlerini ve ruhun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasını inkâr ettiklerini ve amellerinin boşa gittiğini söylüyor:

18/KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Allah'ın âyetlerini tekzip edenler, yalanlayanlar, inkâr edenler, bir de yevm'il âhiri inkâr edenler, amelleri boşa gidenlerdir:

7/A'RÂF-147: Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ ve likâil âhirati habitat a’mâluhum, hel yuczevne illâ mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
Ve onlar ki; âyetlerimizi ve ahirete ulaşmayı (hayatta iken ruhun Allah’a ulaşmasını) tekzip ettiler (yalanladılar) ve onların amelleri, heba oldu (boşa gitti). Onlar, yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılır?
Eşitliğin birinci tarafındaki iki faktörden birinciler birbirine eşittir: Allah'ın âyetlerini nakzetmek, yalanlamak, inkâr etmek.

İkinci faktör ise: Birinde Allah'a mülâki olmak, diğerinde ahirete mülâki olmaktır.

Anlaşılıyor ki; ahiret günü (sonraki gün), Allah'a ulaşma günüdür. Eşitliğin ikinci tarafı eşitse, birinci taraftaki iki faktörden bir tanesi de aynıysa, ikinciler farklı isimle anılsalar bile, sonuç aynı noktaya ulaşır: Amellerin boşa gitmesi.
close tefsir menu

TEVBE Suresi Tefsiri

TEVBE Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.