Sure sec
TEVBE-40 Tefsiri

TEVBE Suresi 40. Ayet-i Kerime Tefsiri

TEVBE-40 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Burada daha evvelki âyetlerdeki; metar olmak, yola çıkmak, hızla yükselmek mânâlarına gelen kelimelerin aynı zamanda savaşla da ilişkili olduğunu Allahû Tealâ, söylemiştir. "İkinin ikincisi"nden b...
share on facebook  tweet  share on google  print  

TEVBE Suresi Âyet - 40 Tefsiri

 

إِلاَّ تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ اثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِي الْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِهِ لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ اللّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذِينَ كَفَرُواْ السُّفْلَى وَكَلِمَةُ اللّهِ هِيَ الْعُلْيَا وَاللّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

İlla tensurûhu fe kad nasarahullâhu iz ahracehullezîne keferû sâniyesneyni iz humâ fîl gâri iz yekûlu li sâhibihî lâ tahzen innallâhe meanâ, fe enzelallâhu sekînetehu aleyhi ve eyyedehu bicunûdin lem terevhâ ve ceale kelimetellezîne keferûs suflâ, ve kelimetullâhi hiyel ulyâ vallâhu azîzun hakîm (hakîmun).

O'na sizin yardım etmeniz dışında (etmediğinizde) o zaman Allah, O'na (Resûl’e) yardım etmişti. Kâfir olanlar, O'nu (Mekke’den) çıkardığı (çıkmaya mecbur ettikleri) zaman iki (kişi)nin ikincisi idi. İkisi mağarada iken arkadaşına şöyle demişti: “Mahzun olma! Muhakkak ki; Allah, bizimle beraber.” O zaman Allah, O'nun üzerine sekînetini indirdi. Ve O'nu göremediğiniz bir ordu ile destekledi. Kâfirlerin sözünü sufli kıldı. Ve Allah’ın sözü; O, çok yücedir. Ve Allah; Azîz’dir (üstündür), Hakîm’dir (hüküm sahibi ve hikmet sahibidir).

1.illa: .. dışında, ...'den başka, ancak, hariç
2.tensurû-hu: ona yardım edersiniz
3.fe kad: o zaman olur, olmuştu
4.nasara-hu allâhu: Allah ona yardım etti
5.iz ahrace-hu: onu çıkardığı zaman
6.ellezîne keferû: inkâr eden kimseler, kâfirler
7.sâniye isneyni: iki (kişi)nin ikincisi
8.iz: olduğu zaman
9.humâ: ikisi
10.fî el gâri: mağarada
11.iz yekûlu: demişti
12.li sâhibi-hi: arkadaşına
13.lâ tahzen: mahzun olma, üzülme
14.inne allâhe: muhakkak ki Allah
15.mea-nâ: bizimle beraber
16.fe enzele allâhu: o zaman Allah indirdi
17.sekînete-hu: sekînetini
18.aleyhi: onun üzerine
19.ve eyyede-hu: ve onu destekledi
20.bi cunûdin: bir ordu ile
21.lem terev-hâ: onu görmediniz, göremediniz
22.ve ceale: ve kıldı
23.kelimete: söz
24.ellezîne keferû: inkâr eden kimseler, kâfirler
25.es suflâ: sefil, sufli, adi
26.ve kelimetu allâhi: ve Allah'ın kelimesi
27.hiye el ulyâ: o çok yücedir, en üstün
28.vallâhu: ve Allah
29.azîzun: azîz, çok yüce, üstün
30.hakîmun: hakîm, hüküm ve hikmet sahibi
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Burada daha evvelki âyetlerdeki; metar olmak, yola çıkmak, hızla yükselmek mânâlarına gelen kelimelerin aynı zamanda savaşla da ilişkili olduğunu Allahû Tealâ, söylemiştir.

"İkinin ikincisi"nden birisi, Peygamber Efendimiz (S.A.V), ikincisi de Hz. Ebubekir idi. İkisi mağarada iken arkadaşına şöyle demişti: “Muhakkak ki Allah, bizimle beraber.” O zaman Allah, O'nun üzerine sekînetini indirdi. Ve O'nu göremediğiniz bir orduyla destekledi. Düşmanın muhtevası ne olursa olsun, Allah'a güvenip de savaşa gidenler, o savaştan mutlaka gâlip ayrılırlar. İş, bu konunun îmânındadır.

İnsanların göremediği ordu, göklerin ordularıdır. Göklerin orduları, Allah'ın ordularıdır. Kim Allah'ın düşmanlarına karşı yapılan bir savaşta, Allah'ın düşmanları tarafından öldürülürse, o şehittir. Allah'ın Zat'ına mutlaka şahit olur. O savaşta, evvelâ şehit olacağı gün ona cennet gösterilir. Şehit olurken, emaneti teslim ederken de, ölüm anında mutlaka Allah'ı görür. Çünkü; şehit olan kişi, ölmeden önce hem cennetine hem de Allah'ın Zat'ına şahit olur. Bu sebeple böyle insanlar için "şehit" kelimesi kullanılır. Arapça'da şehit kelimesiyle, şahit kelimesi aynı kelimedir. Türkçe'de "şahit", bir olayı gören ve ona şehadet eden, onun şahitliğini yapan kişi anlamına kullanıldığı halde şehit kelimesi Allah'ın düşmanlarına karşı yapılan savaşta öldürülen kişi anlamına gelir. Arapça'da şehit de şahit de aynı kelimedir.

Öyleyse Allahû Tealâ'nın ordusunda savaşan kişi, o savaşta öldürülürse mutlaka Allah'ın Zat'ına şahit olacağı için Arapça'da şahit adıyla anılıyor. Türkçe'de ise Allah'ın Zat'ına şahitlik edeni diğer şahitlerden, ayırt etmek üzere şehit kelimesi kullanılıyor. Bütün şehitler, göklerin ordularına katılırlar. Her şehit, göklerin ordularına yeniden katılan bir kuvvettir.

Öyleyse Allahû Tealâ'nın en büyük hediyesi, bir kişiyi göklerin ordularına dahil etmesidir. Onun için, “Şehitleri ölüler zannedersiniz, oysa ki onlar diridirler.” diyor:

2/BAKARA-154: Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât(emvâtun), bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn(teş’urûne).
Ve Allah yolunda öldürülen kimseler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz, farkında olmazsınız.
Çünkü göklerin ordularına katılmışlardır. “Ve O'nu göremediğiniz bir orduyla destekledi.” ifadesi, göklerin ordularıdır:

48/FETİH-4: Huvellezî enzeles sekînete fî kulûbil mu’minîne li yezdâdû îmânen mea îmânihim, ve lillâhi cunûdus semâvâti vel ard(ardı), ve kânallâhu alîmen hakîmâ(hakîmen).
Mü’minlerin kalplerine, îmânlarını îmân ile artırsınlar diye sekîneti indiren, O’dur. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Ve Allah; Alîm’dir, Hakîm’dir.
close tefsir menu

TEVBE Suresi Tefsiri

TEVBE Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.