Sure sec
TEVBE-38 Tefsiri

TEVBE Suresi 38. Ayet-i Kerime Tefsiri

TEVBE-38 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Burada âmenû olanlardan bahsedilmektedir. İnsan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasına inanmak, âmenû olmanın başlangıcını oluşturur. Ve Kur'ân-ı Kerim'de bu insanlara "âmenû" denir. Allahû Teal...
share on facebook  tweet  share on google  print  

TEVBE Suresi Âyet - 38 Tefsiri

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمُ انفِرُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى الأَرْضِ أَرَضِيتُم بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا مِنَ الآخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فِي الآخِرَةِ إِلاَّ قَلِيلٌ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû mâ lekum izâ kîle lekumunfirû fî sebîlillâhissâkaltum ilâl ard(ardı), e radîtum bil hayâtid dunyâ minel âhirah(âhirati), fe mâ metâul hayâtid dunyâ fîl âhirati illâ kalîl(kalîlun).

Ey âmenû olanlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmaya inananlar)! Size ne oldu? Size, “Allah’ın yolunda cihada çıkın (nefsinizle cihad ederek, ruhunuzu Allah’a ulaştırın) (düşmanlarınızla, kâfirlerle cihad edin).” denildiği zaman, siz (bulunduğunuz) yere meyledip kaldınız (ruhunuz Allah’a doğru yola çıkmadı) (İslâm ordusu içinde savaşa katılmadınız). Ahiretten (ruhunuzu Allah’a ulaştırmaktan) (vazgeçip) dünya hayatına mı razı oldunuz? Dünya hayatının metaı (malı, faydası), ahiretten (ruhu Allah’a ulaştırmaktan) daha azdır.

1.yâ eyyuhâ: ey
2.ellezîne âmenû: âmenû olanlar, ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenler
3.: ne oldu
4.lekum: size
5.izâ kîle lekum: size denildiği zaman
6.infirû: sefere (Allah yolunda cihada) çıkın, (nefer olun, asker olun)
7.fî sebîli allâhi essâkaltum: Allah'ın yolunda sakil oldunuz, yavaş davrandınız, meylettiniz
8.ilâ el ardı: yere
9.e radîtum: razı mı oldunuz
10.bi el hayâti ed dunyâ: dünya hayatına
11.min el âhirati: ahiretten
12.fe mâ: artık değil
13.metâ el hayâti ed dunyâ: dünya hayatının metaı, malı, faydası
14.fî el âhirati: ahirette
15.illâ kalîlun: ancak daha az
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Burada âmenû olanlardan bahsedilmektedir. İnsan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasına inanmak, âmenû olmanın başlangıcını oluşturur. Ve Kur'ân-ı Kerim'de bu insanlara "âmenû" denir. Allahû Tealâ, âmenû olanları, Allah'a ulaşmayı dilemeye çağırır. Gerçek anlamda âmenû olmanın oluştuğu nokta, Allah'a ulaşmayı dileme noktasıdır.

İnsanlar vardır, Allah'a ulaşmaya inanmazlar. Onlar âmenû olmamışlardır. Allah'a ulaşmaya inanmayanlar, başka insanları da “ölümden evvel Allah'a ulaşmak yoktur” istikametindeki inanca zorlarlar, davet ederler. Bunlar, kesin şekilde ruhlarını Allah'a ulaştırmaları mümkün olmayan insanlardır. Başka insanları da Allah'ın yolundan men etmeye çalışan insanları, Allahû Tealâ seçmez. Bunlar Allah'a asi olanlardır.

İkinci basamakta seçilenlerden bir kısmı, ölmeden evvel ruhu Allah'a ulaştırmaya inananlar, bir kısmı ise inanmayanlardır. Allah'a ulaşmayı dileyebilecek evsafta olan insanları; henüz Allah'a, ölmeden evvel ulaşmaya inanma noktasına dönmeden de olsa Allahû Tealâ seçer. Ancak onların dışındaki insanlar, Allah'a asi olmayanlardır. Seçtiklerinden bir kısmı belki hiç Allah'a ulaşmaya inanmayacaklardır. Ama karşı da çıkmayacaklardır. Ancak bu tarzdaki bir âmenû olma müessesesi kişiyi kurtarmaz. İnsanın Allah'a ulaşmayı dilemesi, bir cihadın başlama noktasıdır. İşte bu dileyen insanlar, âmenû olanlardır. Onlar mutlaka ruhlarını Allah'a ulaştıracaklardır. Allah'ın tayin ettiği o gün mutlaka gelecektir:

29/ANKEBÛT-5: Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi le âtin, ve huves semîul alîm(alîmu).
Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.
Bu âyet-i kerimede cihadın muhtevası verilmektedir:
    1- Ruhun Allah'a ulaşması
    2- Allah'ın düşmanlarıyla yapılacak olan bir savaşa çıkılması
Allah'ın yolunda cihada çıkın emri, hem Allah'a ulaşmayı dileyen birinin nefsiyle yapacağı savaşı hem de Allah'ın düşmanlarıyla yapılacak bir fizik savaşı ifade etmektedir.

29/ANKEBÛT-6: Ve men câhede fe innemâ yucâhidu li nefsihî, innallâhe le ganiyyun anil âlemîn(âlemîne).
Ve kim cihad ederse, o taktirde sadece kendi nefsi için cihad eder. Muhakkak ki Allah, âlemlerden müstağnidir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).
Birincisinde nefs ile cihad ederek, ruhunuzu Allah'a ulaştırın, ikincisinde ise düşmanlarınızla savaş ederek, düşmanlarınızla cihad edin ifadesi vardır. “Siz bulunduğunuz yere, meyledip kaldınız.” cümlesinde iki tane mânâ vardır:
    1- Ruhunuz Allah'a doğru yola çıkmadı.
    2- Ve savaşa katılmadınız.
Ahiretten (ruhunuzu, Allah'a ulaştırmaktan) vazgeçip, dünya hayatına razı oldunuz. Dünya hayatının metaı, malı, faydası ahiretten ve Allah'a ulaştırmaktan daha azdır.

Allahû Tealâ diyor ki:

7/A'RÂF-147: Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ ve likâil âhirati habitat a’mâluhum, hel yuczevne illâ mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
Ve onlar ki; âyetlerimizi ve ahirete ulaşmayı (hayatta iken ruhun Allah’a ulaşmasını) tekzip ettiler (yalanladılar) ve onların amelleri, heba oldu (boşa gitti). Onlar, yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılır?
Buradaki "likâil âhireti" kelimeleri, Allah'ın Zat'ına ulaşmayı tekzip edenleri ifade etmektedir ve onların amelleri boşa gitmiştir:

18/KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Hem A'râf-147'de hem de Kehf-105'te "likai" kelimesini kullanıyor, Allahû Tealâ. Birinde "ahirete mülâki olmak" ötekinde "Allah'a mülâki olmaktır."

Kehf-105'te:
    1- Allah'ın âyetleri inkâr ediliyor,
    2- Allah'a ulaşmak inkâr ediliyor.
    3- Ceza: Amellerin boşa gitmesi
A'râf-147'de:
    1- Allah'ın âyetleri yalanlanıyor,
    2- Ahirete ulaşmak yalanlanıyor.
    3- Ceza: Amellerin boşa gitmesi
Ahirete mülâki olmak, ölmeden evvel Allah'ın Zat'ına mülâki olmaktır. Burada ahiret kelimesi, cennet hayatını değil insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasını ifade etmektedir.
close tefsir menu

TEVBE Suresi Tefsiri

TEVBE Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.