Bize Ulaşın | Site Haritası
 Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

 

TEVBE Suresi 112. Ayet-i Kerime Tefsiri

TEVBE-112 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Yüce Rabbimiz burada, münafık olmayanların genel vasıflarını vermiştir. Allah'ın hudutlarının muhafaza edilmesi söz konusudur. Genel muhtevaya baktığımız zaman evvelâ tövbe edenleri görmekteyiz. H...
       

TEVBE Suresi Âyet - 112 Tefsiri

9 - TEVBE

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

9/TEVBE-112

 

التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدونَ الآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ

Et tâibûnel âbidûnel hâmidûnes sâihûner râkiûnes sâcidûnel âmirûne bil ma’rûfi ven nâhûne anil munkeri vel hâfizûne li hudûdillâh (hudûdillâhi), ve beşşiril mu’minîn (mu’minîne).

Tövbe edenleri, (Allah’a) kul olanları, hamdedenleri, oruç tutanları veya seyahat edenleri (Allah yolunda hicret edenleri, savaşmak için veya Allah’ın adını yüceltmek, dînini kuvvetlendirmek için, Allah yolunda hizmet için, ilim tahsil etmek için yurtlarından çıkanları, Allah’a ulaştırmak için ruhlarını yola çıkaranları, yeryüzünde ibretle gezip tefekkür edenleri); rükû ve secde edenleri, ma’rufla emredenleri, münkerden nehyedenleri (yasaklayanları), Allah’ın hudutlarını muhafaza edenleri ve mü’minleri müjdele!

1.et tâibûne: tövbe edenler
2.el âbidûne: Allah'a kul olanlar
3.el hâmidûne: hamdedenler
4.es sâihûne: oruç tutanlar, Allah yolunda seyahat edenler (savaşmak için, Allah'ın ismini duyurmak için, yeryüzünü ibretle gezip tefekkür etmek için)
5.er râkiûne: rükû edenler
6.es sâcidûne: secde edenler
7.el âmirûne: emredenler
8.bi el ma'rûfi: iyilikle, irfan ile
9.ve en nâhûne: ve nehyedenler, yasaklayanlar
10.an el munkeri: münkerden, kötülükten
11.ve el hâfizûne: ve muhafaza edenler, koruyanlar
12.li hudûdi allâhi: Allah'ın hudutlarını
13.ve beşşiri el mu'minîne: ve mü'minleri müjdele
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Yüce Rabbimiz burada, münafık olmayanların genel vasıflarını vermiştir. Allah'ın hudutlarının muhafaza edilmesi söz konusudur. Genel muhtevaya baktığımız zaman evvelâ tövbe edenleri görmekteyiz. Hem işledikleri günahlar sebebiyle Allah'a tövbe edenler hem de Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e tâbî olmak üzere O'nun önünde tövbe edenler... Sonra Allah'a kul olanlar ifade edilmektedir.

Kul olmanın başlangıcı tâbiiyettir. Bu noktada üç hidayet birden başlar. Ruh, Allah'a ulaşır, kişi evvab kulluğa ulaşır. Fizik vücut, Allah'a ahsen olarak teslim olur, kul olur. Kişi muhsinler kulluğuna ulaşır. Nefs, Allah'a ahsen olarak teslim olur, o da kul olur. Kişi, ulûl elbab kulluğuna ulaşır. İradenin Allah'a tesliminde bihakkın kulluk veya Hakk'ul yakîn kulluğu söz konusu olur.

Allahû Tealâ insanları sadece Allah'a kul olsunlar diye yaratmıştır:

51/ZÂRİYÂT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.
Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım.
"Sâihûn" kelimesi, siyam, (hem oruç hem seyahat) istikametinde kullanılmıştır. Dolaylı bir şekilde orucu içerir. Burada seyahatin muhtevası vardır. Muhacir olmak, (Mekke'den Medine'ye göç etmek) Allah yolunda savaşa çıkmak üzere seyahat etmek, birer seyahat çeşididir. Tabiatıyla, Allahû Tealâ burada Allah ile ilişkili seyahat edenlerden bahsetmektedir. Namaz kılanlar, Allah'a hamdedenler anlatılmaktadır. Allahû Tealâ, burada "hamd" kelimesini kullandığına göre şükredenler de konunun içine girmektedir ve bunun içine mürşidleri de katmıştır.

Çünkü mürşid; ma'rufla emreden, münkerden neyhedendir.
Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.