Sure sec
ŞÛRÂ-22 Tefsiri

ŞÛRÂ Suresi 22. Ayet-i Kerime Tefsiri

ŞÛRÂ-22 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Zalimler, nefslerine zulmeden ve iktisap ettikleri negatif dereceler pozitif derecelerden fazla olanlardır. Bir başka ifadeyle Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin hepsi, zalimlerdir. Yani nefslerine, ...
share on facebook  tweet  share on google  print  

ŞÛRÂ Suresi Âyet - 22 Tefsiri

 

تَرَى الظَّالِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِعٌ بِهِمْ وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فِي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِ لَهُم مَّا يَشَاؤُونَ عِندَ رَبِّهِمْ ذَلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الكَبِيرُ

Terâz zâlimîne muşfikîne mimmâ kesebû ve huve vâkıun bihim, vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fî ravdâtil cennâti, lehum mâ yeşâûne inde rabbihim zâlike huvel fadlul kebîr(kebîru).

Zalimlerin, kazandıklarından dolayı korkmuş olduklarını görürsün. Ve korktukları şey, onlar için vuku bulacaktır (başlarına gelecektir). Ve âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel (nefs tezkiyesi) işleyenler, cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rab’lerinin katında diledikleri herşey vardır. İşte bu fazlul kebirdir (büyük fazl).

1.terâ: görürsün
2.ez zâlimîne: zalimler
3.muşfikîne: korkanlar
4.mimmâ (min mâ): şeyden
5.kesebû: kazandılar
6.ve huve: ve o
7.vâkıun: vaki olur, vuku bulur
8.bi-him: onlara
9.ve ellezîne: ve onlar
10.âmenû: âmenû oldular, Allah'a ulaşmayı dilediler
11.ve amilû es sâlihâti: ve salih amel işlediler, nefs tezkiyesi yaptılar
12.: de, içinde
13.ravdâti: bahçeler
14.el cennâti: cennetler
15.lehum: onlara, onlar için
16.: şey
17.yeşâûne: dilerler
18.inde: yanında, katında
19.rabbi-him: onların Rabbi
20.zâlike: işte bu
21.huve: o
22.el fadlu el kebîru: fazlul kebir, büyük fazl
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Zalimler, nefslerine zulmeden ve iktisap ettikleri negatif dereceler pozitif derecelerden fazla olanlardır. Bir başka ifadeyle Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin hepsi, zalimlerdir. Yani nefslerine, kendilerine zulmedenlerdir. Kıyâmet günü, cehennem korkusu birdenbire onların yüreklerini sarar. Korktukları şey onlar için vuku bulacaktır; yani cehenneme gireceklerdir. Kıyâmet günü herkes cehenneme girecektir ama Allahû Tealâ, cennete girecek olanları cehennemi de görmeleri için cehenneme sokar. Onlar aynı gün Allah'a sonsuz şükürler, hamdler ederek, cehennemden çıkacaklar ve cennete gireceklerdir.

Cennete girenler, sevapları günahlarından fazla olanlardır. Başka bir ifadeyle Allah'a ulaşmayı dilemiş olanlardır. Bunlardan nefs tezkiyesi yapanlar 3. kat cennete, nefs tasfiyesi yapanlar ise 4., 5., 6. ve 7. kat cennetlere ulaşırlar.

Âmenû olanlar, Allah'a ulaşmayı dileyenler, salih amel işleyenler, nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yapanlar, cennet bahçelerinde olacaklardır. Onlar için Rab'lerinin katında diledikleri herşey vardır ve bu büyük fazldır. Bu durum irşad olmaya kadar geçerlidir ama iradenin teslimini ihtiva etmez. İradenin teslimini ihtiva etseydi bu âyet-i kerimede fazlul azîm (en büyük fazl) ifadesi kullanılacaktı. İradelerini Allah'a teslim edenler, en büyük fazlın sahipleridir; adn cennetlerinin sahipleridir. Allahû Tealâ, Tevbe Suresinin 100. âyet-i kerimesinde diyor ki:

9/TEVBE-100: Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ihsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
Fevzül azîm, hazzül azîm, fazlul azîm ve ecrül azîm kişinin irşad makamına ulaştığını, iradesini de Allah'a teslim ettiğini anlatır. Ama buradakiler iradelerini henüz Allah'a teslim etmemiş olan, adn cennetlerinden bir evvelki cennetin sahipleridir.
close tefsir menu

ŞÛRÂ Suresi Tefsiri

ŞÛRÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.