Sure sec
RA'D-36 Tefsiri

RA'D Suresi 36. Ayet-i Kerime Tefsiri

RA'D-36 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ, bütün insanları ve cinleri sadece Allah'a kul olsunlar diye yaratmıştır. Allahû Tealâ, Zâriyât Suresinin 56. âyet-i kerimesinde buyuruyor: 51/ZÂRİYÂT-56: Ve mâ halaktul cinne vel ins...
share on facebook  tweet  share on google  print  

RA'D Suresi Âyet - 36 Tefsiri

 

وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ الأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُ قُلْ إِنَّمَا أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللّهَ وَلا أُشْرِكَ بِهِ إِلَيْهِ أَدْعُو وَإِلَيْهِ مَآبِ

Vellezîne âteynâhumul kitâbe yefrahûne bimâ unzile ileyke ve minel ahzâbi men yunkiru ba’dahu, kul innemâ umirtu en a’budallâhe ve lâ uşrike bihî, ileyhi ed’û ve ileyhi meâbi.

Kendilerine kitap verilenler sana indirilene sevinirler. Gruplardan, onun bir kısmını inkâr edenlere şöyle de: “Ben, sadece Allah’a kul olmakla ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben, O’na davet ederim ve dönüşüm O’nadır (meabım, sığınağım, dönüş yerim O’dur).”

1.vellezîne (ve ellezîne): ve o kimseler
2.âteynâ-hum: onlara verdik
3.el kitâbe: kitap
4.yefrahûne: sevinirler
5.bimâ unzile: indirilen şeye
6.ileyke: sana
7.ve min el ahzâbi: ve hiziplerden, taraftarlardan, gruplardan
8.men yunkiru: inkâr eden kimseler
9.ba'da-hu: onun bir kısmı
10.kul: de
11.innemâ: sadece, yalnız
12.umirtu: ben emrolundum, bana emredildi
13.en a'bude allâhe: benim Allah'a kul olmam
14.ve lâ uşrike: ve şirk koşmama
15.bi-hi: ona
16.ileyhi: ona
17.ed'û: ben davet ederim
18.ve ileyhi: ve ona, o
19.meâbi: meabım, dönüş yerim, dönüşüm, sığınağım
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ, bütün insanları ve cinleri sadece Allah'a kul olsunlar diye yaratmıştır. Allahû Tealâ, Zâriyât Suresinin 56. âyet-i kerimesinde buyuruyor:

51/ZÂRİYÂT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.
Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım.
Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e de tabiatıyla aynı emri vahyetmiştir: “Bana ulaşmayı dile ve Bana kul ol” Allah'a ulaşmayı dileyen aynı zamanda takva sahibi olarak şirkten de kurtulur.

30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
30/RÛM-32: Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyean, kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).
(O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.
Kulluğun sahâbe için başlangıç noktası, Allah'a ulaşmayı dilemektir.

39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Kişi, mürşidine ulaştığı zaman ruhu Allah'a doğru yola çıkar. Nefs tezkiyesi ile birlikte, fizik vücut Allah'a kul olmaya başlar. Üç vücut da Allah'a kul olmak üzere harekete geçmişlerdir. Sonra ruh, Allah'a ulaşır, Allah'a kul olur. Ardından fizik vücut şeytana kul olmaktan kurtulup Allah'a kul olur ve Allah'ın bütün emirlerini yerine getirir; yasak ettiği hiçbir şeyi işlemez. Sonra nefs, daimî zikre ulaşınca Allah'ın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen bir özellik kazanır. En sonra da irade, Allah'ın iradesine bağlanır; o da Allah'a teslim olur yani kul olur.

Şirk koşmamak da kul olmanın faktörlerinden bir tanesidir. Allahû Tealâ, Fussilet Suresinde buyuruyor:

41/FUSSİLET-33: Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).
Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
İşte Peygamber Efendimiz (S.A.V) de “Ben, O'na davet ederim.” demiştir. Âyet-i kerime, sanki Kur'ân'ın bütününü ifade eden bir muhteva taşımaktadır. Ra'd Suresinin bu âyet-i kerimesi, dînlerin birleştirilmesi istikametinde özel bir önemi olan bir âyet-i kerimedir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e indirilene sevinenler, kendilerine kitap verilenlerden hristiyan ve musevî toplulukların içerisinde, Peygamber Efendimiz ve sahâbe ile aynı hayatı yaşamakta olanlardı. Bunlardan musevîler, Hz. Musa'dan o güne kadar gelen adetleri aynen devam ettirenler; hristiyanlar da Hz. İsa'nın söylediklerini asırlardan beri yaşayanlardı. Ancak bu topluluklar içerisinde Allah'ı inkâr edenler de vardı.

Bu âyet, Allah'a kul olmaktan, Allah'a şirk koşmamaktan ve Allah'a davet etmekten, Allah'a sığınmaktan bahsetmektedir. Kur'ân kavramlarının birçoğunu muhtevasına alan özel bir âyet olup, Kur'ân'ın temellerini vermektedir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden RA'D Suresi - 36 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.