Sure sec
NÛR-62 Tefsiri

NÛR Suresi 62. Ayet-i Kerime Tefsiri

NÛR-62 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Muhtevada Peygamber'e, Resûl'e saygıyı ihata eden bir hüviyet vardır. Burada Allahû Tealâ, Resûl'ü kendisinden mutlaka izin alınması gereken bir makam olarak değerlendirmektedir. Allah'ın emirleri...
share on facebook  tweet  share on google  print  

NÛR Suresi Âyet - 62 Tefsiri

 

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلَى أَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتَّى يَسْتَأْذِنُوهُ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ فَإِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَن لِّمَن شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

İnnemâl mu’minûnellezîne âmenû billâhi ve resûlihî ve izâ kânû meahu alâ emrin câmiın lem yezhebû hattâ yeste’zinûhu, innellezîne yeste’zinûneke ulâikellezîne yu’minûne billâhi ve resûlihi, fe izâste’zenûke li ba’dı şe’nihim fe’zen li men şi’te minhum vestağfir lehumullâhe, innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Ancak Allah’a ve O’nun Resûl’üne îmân etmiş olan mü’minler, bir iş için onunla beraber toplandıkları zaman ondan izin istemedikçe gitmezler. Muhakkak ki senden izin isteyenler, işte onlar, Allah’a ve O’nun Resûl’üne îmân edenlerdir. Öyleyse onlar bazı işleri için senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğin kimseye izin ver. Ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah, Gafur’dur (mağfiret edendir), Rahîm’dir (rahîm esması ile tecelli edendir).

1.innemâ: ancak, sadece, fakat
2.el mu'minûne: mü'minler
3.ellezîne âmenû: Allah'a ulaşmayı dileyen, îmân eden kimseler
4.billâhi (bi allâhi): Allah'a
5.ve resûli-hi: ve onun resûlü
6.ve izâ: ve olduğu zaman
7.kânû: oldular, idiler
8.mea-hu: onunla birlikte, beraber
9.alâ emrin: bir iş üzerine, bir iş için
10.câmiın: toplu olarak, toplanmış olarak
11.lem yezhebû: gitmezler
12.hattâ: oluncaya kadar, olmadıkça
13.yeste'zinû-hu: ondan izin isterler
14.inne ellezîne: muhakkak o kimseler, onlar
15.yeste'zinûne-ke: senden izin isterler
16.ulâike: işte onlar
17.ellezîne yu'minûne: îmân edenler
18.billâhi (bi allâhi): Allah'a
19.ve resûli-hi: ve onun resûlüne
20.fe: öyleyse
21.izeste'zenû-ke (iza iste'zenû-ke): senden izin istedikleri zaman
22.li ba'dı: bazısı için
23.şe'ni-him: onların işleri, halleri, durumları
24.fe'zen (fe izen): o zaman izin ver
25.li men: o kimseye
26.şi'te: sen diledin
27.min-hum: onlardan
28.vestagfir (ve istagfir): ve mağfiret dile
29.lehum: onlar için
30.allâhe: Allah
31.inne allâhe: muhakkak Allah
32.gafûrun: gafurdur, mağfiret edendir
33.rahîmun: rahîmdir, rahmet nuru gönderendir
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Muhtevada Peygamber'e, Resûl'e saygıyı ihata eden bir hüviyet vardır. Burada Allahû Tealâ, Resûl'ü kendisinden mutlaka izin alınması gereken bir makam olarak değerlendirmektedir. Allah'ın emirleri konusunda yapılan bir toplantı devam ederken oradan gitmek isteyenler mutlaka Resûl'den izin almak mecburiyetindedirler. Bu, Allah'ın emridir. Mü'min olanlar, kalplerinde bu izin mecburiyetini hisseden ve gitmek gerektiğinde (kesin bir sebep söz konusuysa) mutlaka Resûl'den izin alanlardır. Bu bir terbiye değil, îmân meselesidir. Allah'ın, îmânları sebebiyle, insanların kalplerine koyduğu şeyler onları bu noktaya getirmiştir.

Kişi zikir yapmaktadır. Vuslata ulaşmıştır. Afetlerinin %50'den fazlası yok olmuştur. Yok olanların yerine gelen fazıllar, kişinin nefsinin kalbinde öyle bir hedefe ulaşır ki, nefsin kalbi yarıdan çok Allah'ın nurlarıyla (%2 rahmet, %49 fazl) dolar. Vuslat; kişinin ruhunun Allah'a ulaşmasıyla, ruhun sığınağa (meaba) sığınmasıyla gerçekleşir:

3/ÂLİ İMRÂN-14: Zuyyine lin nâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel kanâtîril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en’âmi vel hars(harsi), zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu indehu HUSNUL MEÂB(meâbi).
İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır.
En Güzel Sığınağa sığınan kişi, bir hiç iken Allah'ın ermiş evliyası mertebesine yükselmiştir. Allah'ın katından gelen fazıllar (ruhun hasletlerine paralel hüviyetteki nurlar), kişinin nefsinin kalbini %50'den daha fazla işgal etmişlerdir. Artık %50'den fazla Allah'ın emirlerine itaat edecek, yasak ettiklerine karşı koyacak, onların yarısından fazlasını işlemeyecektir. Allah, böylece bekçiyi kişinin kalbine yerleştirmiştir. Allah konusunda yapılan bir toplantıyı mutlaka terketmesi gerekiyorsa izin almak gereğini içinden bir şey kişiye hissettirir.

Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V), tasarruftadır. Kendiliğinden karar vermek yetkisinin sahibi değildir. Bütün kararları Allah ona verdirir ya da o Allah'ın söylettiklerini söyleyebilir, yaptırdıklarını yapabilir. Burada “Dilediklerine izin ver.” demekten Allahû Tealâ'nın muradı: “Biz sana kime izin vermen gerekirse söyleriz, ona izin verirsin. Kime izin vermen gerekmezse sana öyle söyleriz. Onun gereğini yaparsın.” şeklindedir.

Devrin imamlarıyla Allah arasındaki ilişkiler kolay anlaşılacak olan ilişkiler değildir. İlâhi İrade kesintisiz olarak devrin imamlarını kontrolü altında tutar. Bu sebeple onların seçim imkânı yoktur. Onlara yapılması lâzımgelen herşeyi Allah yaptırır. Bu sebeple yaptıklarından sorumlu değillerdir. Huzur namazının imamları, kendilerini Allah'a adamışlardır, kendilerine ait bir şey kalmamıştır. Herşey Allah'a ait olmuştur. Kendileri, insanların mutluluğu için bir vasıtadır. Kiminle konuşmuşlarsa, kimi mutlu edecek güzel davranışta bulunmuşlarsa bunun arkasında kendilerine ait bir şey yoktur, sadece kişinin mutluluğu söz konusudur. İzin alanın Allah tarafından affedilmesi için harekete geçecek olan gene devrin imamıdır. Peygamber Efendimiz (S.A.V), Allah'ın iradesiyle hareket etmesine rağmen Allah'tan o kişi için af dilemesi emrediliyor.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden NÛR Suresi - 62 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

NÛR Suresi Tefsiri

NÛR Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.