Sure sec
NÛR-35 Tefsiri

NÛR Suresi 35. Ayet-i Kerime Tefsiri

NÛR-35 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ bu âyetin indiği devirdeki insanlara Nur'unu anlatmaktadır. Elektrik enerjisi yokken insanlar sadece lâmbaları, kandilleri biliyorlardı. Burada kandil, içinde lâmba bulunan, ışık vere...
share on facebook  tweet  share on google  print  

NÛR Suresi Âyet - 35 Tefsiri

 

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Allâhu nûrus semâvâti vel ard(ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâhun, el mısbâhu fî zucâcetin, ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durriyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr(nârun), nûrun alâ nûr(nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâsi, vallâhu bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Allah, göklerin ve yerin nuru’dur. O’nun nuru, içinde misbah (lâmba) bulunan kandil (ışık saçan bir kaynak) gibidir. Misbah, sırça (cam) içindedir. Sırça (cam), inci gibi (parlayan) yıldız gibidir. Doğuda ve batıda bulunmayan mübarek bir ağacın yağından yakılır. Onun yağı, ona ateş değmese de kendi kendine ışık verir. Nur üzerine nurdur. Allah dilediğini nuruna hidayet eder (ulaştırır). Ve Allah, insanlara örnekler verir. Ve Allah, herşeyi en iyi bilendir.

1.allâhu: Allah
2.nûru: nur
3.es semâvâti: semalar
4.ve el ardı: ve arz, yeryüzü
5.meselu: misal, örnek
6.nûri-hi: onun nuru
7.ke: gibi
8.mişkâtin: kandil
9.fî-hâ: onun içinde vardır
10.mısbâhun: misbah, lâmba
11.el mısbâhu: (o) misbah, (o) lâmba
12.: içinde
13.zucâcetin: sırça (cam)
14.ez zucâcetu: (o) sırça, (o cam)
15.ke ennehâ: o gibidir
16.kevkebun: yıldız
17.durrîyyun: inci gibi parlayan
18.yûkadu: yakılır
19.min şeceratin: ağaçtan
20.mubâraketin: mübarek
21.zeytûnetin: yağ (zeytin ağacı)
22.lâ şarkîyetin: doğuda olmayan (bulunmayan)
23.ve lâ garbiyyetin: ve batıda olmayan (bulunmayan)
24.yekâdu: neredeyse, hemen hemen, kendi kendine
25.zeytu-hâ: onun yağı
26.yudîu: ışık verir
27.ve lev: ve eğer
28.lem temses-hu: ona değmez
29.nârun: ateş
30.nûrun alâ nûrin: nur üzerine nur
31.yehdîllâhu (yehdî allâhi): Allah hidayet eder
32.li nûri-hi: onun nuruna, kendi nuruna
33.men yeşâu: dilediği kimse
34.ve yadribullâhul emsâle: ve Allah örnekler, misaller verir
35.lin nâsi (li en nâsi): insanlar için, isanlara
36.vallâhu (ve allâhu): ve Allah
37.bi kulli şey'in: herşeyi
38.alîmun: en iyi bilendir
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ bu âyetin indiği devirdeki insanlara Nur'unu anlatmaktadır. Elektrik enerjisi yokken insanlar sadece lâmbaları, kandilleri biliyorlardı. Burada kandil, içinde lâmba bulunan, ışık veren nesne olarak kabul edilmelidir. Allah'ın nuru, içinde lâmba bulunan kandil gibi içindeki lâmbanın ışık saçtığı bir ışık kaynağıdır.

Zeytûne, birçok Kurân-ı Kerim tefsirinde zeytin ağacının yağı olarak ifade edilmişse de burada yağ demektir. Allahû Tealâ zeytin ağacından değil, doğuda da batıda da bulunmayan mübarek bir ağacın yağından bahsetmektedir.

Allahû Tealâ ağaçla Sidretül Münteha'yı kastetmektedir. O Ağaç'ın yapraklarındaki renk, dünya üzerindeki hiçbir ağaçta mevcut değildir. Allahû Tealâ, o'nun devamlı parlak olduğunu anlatmak için “Ateş değmese de kendi kendine ışık verir” diyor. Sidretül Münteha 7. katın 7. âlemi olan İndi İlâhi'nin en yüksek noktasındaki o muhteşem renkli ağaçtır. Sidretül Münteha'dan direkt olarak yukarı çıkılıp Allah'ın Zat'ına ulaşılır.

Allahû Tealâ etrafını aydınlatan bir ışık gibi düşünülmemelidr. Onun yağı ona ateş değmese de kendi kendine ışık verir. Aydınlatıcı bir ışık değildir, Nur üzerine Nur'dur. Allah parlaktır, görüntüsü aydınlıktır. Işık bir enerjidir, Allahû Tealâ'nın muhtevası içinde mevcuttur. Allah, karanlıkların içinde aydınlıktır. Aydınlığı, insanların gözlerini kamaştırmaz. Etrafını aydınlatan, ışığını her tarafa yollayan bir güneş gibi değildir; sadece aydınlıktır. İnsanlar birer yaratıktır. Aydınlık değildir, karanlıkta karanlık olurlar.

Allahû Tealâ'nın buradaki kendisini tarifi, insanlara birçok karmaşık şeyi düşündürür. Aslında karmaşık değildir. Allahû Tealâ'nın Zat'ını göreceksiniz. Allahû Tealâ herşeyden evvel 3 boyutlu değildir. Boyutlardan münezzehtir ama 2 boyutlu olarak görünür.

Allah dilediğini kendisine hidayet eder. Allah dilediğini Nur'una hidayet eder. Yani Zat'ına ulaştırır. Başımızın üzerine salâh nurunu verir. Salâh makamına ulaştığınız zaman başınızın üzerinde salihlerin nuru oluşur. Ve Allah'ı gördüğünüz zaman konuların hepsinin gerçek anlamlarını anlayacaksınız. Aslında herbir konu bir teşbihtir, bir benzetimdir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden NÛR Suresi - 35 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

NÛR Suresi Tefsiri

NÛR Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.