Sure sec
NÛR-21 Tefsiri

NÛR Suresi 21. Ayet-i Kerime Tefsiri

NÛR-21 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ, âyet-i kerimede son derece açık olarak nefs tezkiyesinin ancak Allah'ın rahmetinin ve fazlının kalbe ulaşmasıyla mümkün olduğunu anlatmaktadır. Olay, şeytanın adımlarına tâbî olmamak...
share on facebook  tweet  share on google  print  

NÛR Suresi Âyet - 21 Tefsiri

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَن يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَن يَشَاء وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).

Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).

1.yâ eyyuhâ ellezîne âmenû: ey âmenû olanlar
2.lâ tettebiû: tâbî olmayın
3.hutuvâti eş şeytâni: şeytanın adımları
4.ve men yettebi': ve kim tâbî olursa
5.hutuvâti eş şeytâni: şeytanın adımları
6.fe: o zaman, o taktirde
7.inne-hu: muhakkak o, çünkü o
8.ye'muru: emreder
9.bi el fahşâi: fuhuş ile, her çeşit kötülük ile
10.ve el munkeri: ve münker, inkâr, Allah'ın yasak ettikleri
11.ve lev lâ: ve eğer olmasa
12.fadlullâhi (fadlu allâhi): Allah'ın fazlı
13.aleykum: sizin üzerinize
14.ve rahmetu-hu: ve onun rahmeti
15.mâ zekâ: tezkiye olmaz
16.min-kum: sizden, içinizden
17.min ehadin: hiç kimse, hiçbiri
18.ebeden: ebediyyen
19.ve lâkinne: ve lâkin, fakat
20.allâhe: Allah
21.yuzekkî: temizler, tezkiye eder
22.men yeşâu: dilediği kimse, dilediği
23.vallâhu (ve allâhu): ve Allah
24.semî'un: en iyi işiten
25.alîmun: en iyi bilen
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ, âyet-i kerimede son derece açık olarak nefs tezkiyesinin ancak Allah'ın rahmetinin ve fazlının kalbe ulaşmasıyla mümkün olduğunu anlatmaktadır. Olay, şeytanın adımlarına tâbî olmamakla başlar. Şeytanın adımlarına tâbî olmayanlar, Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir.

39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Şeytana kul olmaktan kurtulan, Allah'ın müjdelediği kişiler Allah'a kul oluyorlar. İşte onlar, sadece Allah'a ulaşmayı dileyenler, tagutun (insan ve cin şeytanların) adımlarına tâbî olmayanlardır. Şeytanın adımlarına tâbî olanlar münkerle ve fuhuşla emrolunur. Şeytanın adımlarına tâbî olmayanlara Allah evvelâ furkanlar verir. Onların, doğruyu yanlıştan ayırma konusunda gözlerini, kulaklarını, kalplerini gerçek hüviyetine kavuşturur.

Kişinin gözleri irşad makamını tanımaya, kulakları irşad makamının söylediklerini duymaya, mânâsına varmaya başlar, Allah kalbindeki "küfür" kelimesini alır. Kalbindeki ekinneti alır, yerine ihbat koyar. Allahû Tealâ kişinin günahlarını örter. Ve böylece kişi büyük bir kazancın sahibi olur. Ve daha sonra 12 ihsanla kişi mürşidine ulaştırılır.

Mürşidine ulaşıp tâbî olduğu zaman (ki mürşidi Allah gösterir, ulaştırır, mürşid sevgisi verir, bütün ibadetleri Allah sevdirir) bütün günahlarını sevaba çevirir. Kalbine îmân kelimesini yazar, kişi zikir yaptığında Allah'ın katından salâvâtla rahmet ve salâvâtla fazl o kişinin göğsüne gelir. Göğsünden kalbine ulaşır. Kalbinde îmân kelimesinin etrafında toplanmaya başlar. İşte bu toplanma, kişinin nefs tezkiyesi yapmasıdır.

Ne zaman Allah'ın rahmeti ve fazlı kalbe ulaşırsa îmân kelimesinin etrafında fazıllar toplanmaya başlar. Fazılların îmân kelimesine yapıştığı ve işgal ettiği sahada şeytanın karanlıkları, afetler barınamaz, bir daha normal standartlara dönmemek üzere orasını terk eder. Ve kalp giderek ruhun kalbindeki hasletlerin paraleli olan Allah'ın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen nurlarla (Allah'ın fazıllarıyla) dolar. Fâtır Suresi bunu söylüyor:

35/FÂTIR-18: Ve lâ tezirû vâziratun vizra uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Allah'ın rahmeti ve fazlının kalbe ulaşması, rahmetin %2, fazlın %49 nefsin kalbine dolmasıyla nefs tezkiyesi gerçekleşir. Nefs tezkiyesi, Kur'ân'ın en önemli konularından biridir. Nefs tezkiyesi Allah'ın hepimize emridir. Nefsimizi temizlemekle hepimiz emrolunmuşuz. Ve bu emri yerine getirenler nefs tezkiyesini gerçekleştirenlerdir. Hiç kimse kendi nefsini tezkiye edemez. Allah ancak dilediğinin nefsini tezkiye eder. Çünkü kişide evvelâ o olayları vücuda getirerek kalp gözlerindeki, kalbindeki, kulaklarındaki engelleri alacak, günahlarını örtecek. Sonra o kişinin kalbine rahmet ulaştıracak, daha sonra %49'a kadar fazl ulaştıracak, nefsinin kalbi %51 nurlarla dolacak, her %7 fazl birikiminde ruh bir gök katı yükselecek. Ve 7. katın 7 tane âlemini geçtikten sonra Allah'ın Zat'ına ulaşacak ve kişi Allah'ın evliyası olacak. Bu, nefs tezkiyesinin neticesidir. Kim nefsini 7 kademede tezkiye edebilirse sadece onların ruhları Allah'a ulaşabilir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden NÛR Suresi - 21 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

NÛR Suresi Tefsiri

NÛR Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.