Sure sec
MUNÂFİKÛN-3 Tefsiri

MUNÂFİKÛN Suresi 3. Ayet-i Kerime Tefsiri

MUNÂFİKÛN-3 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Münafıkların önce Allah'a ulaşmayı diledikleri, sonra ruhlarını Allah'a ulaştırdıkları, sonra fıska düştükleri, sonra yeniden hidayete erdikleri, sonra da ikinci defa fıska düştükleri ve bu sebepl...
share on facebook  tweet  share on google  print  

MUNÂFİKÛN Suresi Âyet - 3 Tefsiri

 

ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلَى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

Zâlike bi ennehum âmenû summe keferû fe tubia alâ kulûbihim fe hum lâ yefkahûn(yefkahûne).

Bu, onların (önce) âmenû olmaları (Allah’a ulaşmayı dileyerek hidayete ermeleri ve ruhlarını Allah’a ulaştırdıktan), sonra küfre düşmeleri sebebiyledir. Bu sebeple onların kalplerinin üzeri tabedildi (mühürlendi). Artık onlar fıkıh edemezler (idrak edemezler).

1.zâlike: işte bu
2.bi enne-hum: onların ..... olmaları sebebiyle
3.âmenû: âmenû olmaları, îmân etmeleri
4.summe: sonra
5.keferû: küfre düştüler (düşmeleri)
6.fe tubia: bu sebeple tabedildi, mühürlendi
7.alâ: üzeri
8.kulûbi-him: onların kalpleri
9.fe: artık
10.hum: onlar
11.lâ yefkahûne: fıkıh edemezler, idrak edemezler
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Münafıkların önce Allah'a ulaşmayı diledikleri, sonra ruhlarını Allah'a ulaştırdıkları, sonra fıska düştükleri, sonra yeniden hidayete erdikleri, sonra da ikinci defa fıska düştükleri ve bu sebeple kalplerinin bir daha açılmamak üzere mühürlendiği açıklanıyor. Kur'ân hükümleri, kalbin tabedilmesinin (bir daha açılmamak üzere mühürlenmesinin) ancak iki defa hidayete erdikten sonra iki defa fıska düşmekle mümkün olduğunu açıklıyor.

3/ÂLİ İMRÂN-86: Keyfe yehdillâhu kavmen keferû ba’de îmânihim ve şehidû enner resûle hakkun ve câehumul beyyinât(beyyinâtu) vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).
Îmânlarından sonra inkâr eden kavmi, Allah nasıl hidayete erdirir? Ve onlar, Resûl’ün Hak olduğuna şahit oldular ve onlara beyyineler (açık deliller) geldi. Ve Allah, zâlimler kavmini hidayete erdirmez.
3/ÂLİ İMRÂN-90: İnnellezîne keferû ba’de îmânihim summezdâdû kufran len tukbele tevbetuhum, ve ulâike humud dâllûn(dâllûne).
Muhakkak ki, îmân ettikten sonra inkâr edenlerin ve sonra da küfürlerini artıranların, onların (üçüncü defa fıska düşenlerin) tövbeleri asla kabul edilmez. Ve işte onlar, dalâlette olanlardır.
4/NİSÂ-137: İnnellezîne âmenû, summe keferû, summe âmenû, summe keferû, summezdâdû kufran lem yekunillâhu li yagfira lehum ve lâ li yehdiyehum sebîlâ(sebîlen).
Muhakkak ki onlar âmenû oldular, sonra inkâr ettiler. Sonra yine âmenû oldular sonra inkâr ettiler. Daha sonra da küfürlerini artırdılar. Allah, onları mağrifet edecek değildir ve onları yola (Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm'e) hidayet edecek değildir.
16/NAHL-106: Men kefere billâhi min ba’di îmânihî illâ men ukrihe ve kalbuhu mutmainnun bil îmâni ve lâkin men şeraha bil kufri sadran fe aleyhim gadabun minallâh(minallâhi), ve lehum azâbun azîm(azîmun).
Kalbi îmânla mutmain olmuş olduğu halde zorlanan kimse hariç, fakat kim îmânından (hidayete erdikten) sonra Allah’ı inkâr ederse ve kim küfre göğüs açarsa (irşad makamından şüphe edip fıska düşerse, kişinin küfrü talebi sebebiyle, Allahû Tealâ, onun göğsünü küfre açar, şerheder), artık Allah’tan bir gazap onların üzerinedir ve onlar için azîm azap vardır.
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.