Sure sec
MU'MİN-61 Tefsiri

MU'MİN Suresi 61. Ayet-i Kerime Tefsiri

MU'MİN-61 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Fazlın farkında olmayan insanlar şükretmezler. İnsanlar 2'ye ayrılır: Küfürde olanlar, şükürde olanlar. İnsan Suresinin 3. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ diyor ki: 76/İNSÂN (DEHR)-3: İnnâ hedeynâ...
share on facebook  tweet  share on google  print  

MU'MİN Suresi Âyet - 61 Tefsiri

 

اللَّهُ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ لِتَسْكُنُوا فِيهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ اللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

Allâhullezî ceale lekumul leyle li teskunû fîhi ven nehâra mubsırâ( mubsıran), innallâhe le zû fadlin alân nâsi ve lâkinne ekseran nâsi lâ yeşkurûn(yeşkurûne).

O Allah ki, size geceyi içinde sükûn bulmanız için gündüzü de gösterici (aydınlık) kıldı. Muhakkak ki Allah, insanlar üzerinde mutlaka fazl sahibidir. Ve lâkin insanların çoğu şükretmezler.

1.allâhu: Allah
2.ellezî: ki o
3.ceale: kıldı, yaptı, yarattı
4.lekum(u): sizin için
5.el leyle: gece
6.li teskunû: sükûn bulmanız için
7.fîhi: onda, içinde, de
8.ve: ve
9.en nehâre: gündüz
10.mubsıren: gösterici, aydınlatıcı
11.inne: muhakkak
12.allâhe: Allah
13.le: mutlaka, elbette
14.zû fadlin: fazlın sahibi
15.alâ en nâsi: insanlara, insanlar üzerinde
16.ve lâkinne: ve lâkin, fakat
17.eksere: çok, ekseriyet
18.en nâsi: insanlar
19.lâ yeşkurûne: şükretmezler
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Fazlın farkında olmayan insanlar şükretmezler. İnsanlar 2'ye ayrılır: Küfürde olanlar, şükürde olanlar. İnsan Suresinin 3. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ diyor ki:

76/İNSÂN (DEHR)-3: İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûran.
Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.
Birisi Sıratı Mustakîm, birisi Sıratı Cehîm'dir. Kim Allah'a ulaşmayı dilerse, o Sıratı Mustakîm üzerine ulaşmıştır. Dilemeyenlerin hepsi dalâlettedir ve Sıratı Cehîm üzerindedirler. Dileyene kadar da Sıratı Cehîm'den kurtulmaları söz konusu değildir.

Ne zaman ki bir insan Allah'a ulaşmayı diler, o zaman Allah o kişiye Rahmân esmasıyla tecelli eder. Ona 7 furkan vermek suretiyle; görmeyi, işitmeyi ve idrak etmeyi sağlar. Ondan sonra kişi mürşidine ulaşacaktır; gerekli şartların sahibi olacaktır ve Allah Rahîm esmasıyla tecelli edecektir. Kalbine îmân yazılacaktır ve zikir yaptığı zaman Allah'ın katından salâvât ve rahmet, salâvât ve fazl gelecektir. Ve fazıllar kişinin nefsinin kalbinde îmân kelimesinin etrafında yapışmaya başlayacaktır ve işgal ettikleri yeri terketmeyeceklerdir. Karanlıklar kalbe tekrar döndüklerinde orada kendilerine, işgal edilen kesim kadar yer bulamazlar. Bu sebeple fazl, bir kalbin aydınlanmasının temelini teşkil eder. Aydınlanma (nurlanma) tamamlandığı zaman, bunun %98'i fazldır, %2'si rahmettir; ikisi de nurdur.

Öyle bir dizayn etmiş Allahû Tealâ herşeyi ki; kim Allah'a ulaşmayı dilerse, eğer 7-8 aylık bir ömrü var ise Allah onu mutlaka mürşidine ulaştırır ve Allahû Tealâ onun üzerine Rahîm esmasıyla tecelli eder. Fazıllar sadece Rahîm esmasının tecelli ettiği insanlara ulaşır. Bir insan, Allah'a ulaşmayı dilemese, ömrü boyunca zikir yapsa, o zikrin ona hiçbir faydası olmaz. Allah'tan ne rahmet gelir ne fazl gelir; çünkü Allahû Tealâ'ya ulaşmayı dilememiştir. Allah da Rahîm esmasıyla tecelli etmemiştir.

Öyleyse, kişi Allah'a ulaşmayı dileyecek ve Allah'ın gösterdiği mürşidine tabîyetini gerçekleştirecek ve Allahû Tealâ ona Rahîm esmasıyla tecelli edecek, ondan sonra fazl gelecek. O zaman Allahû Tealâ'nın fazlı insana ulaşmasa, fazlın kalbin içine girmesi için; Allah o kişinin göğsünü yarmasa, fazılların gelip yapışması için kalbin içine îmân kelimesini koymasa hiçbir gelişme olmaz. Ve Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerde, bunların hiçbirisi tahakkuk etmez. Allah'ın, insanlar üzerinde mutlaka fazl sahibi olması budur. Allah'a ulaşmayı dilemeyen bir kişi, küfürdedir. Allah'a inanması, onu hak mü'min yapmaz. Hak mü'min olabilmesi için mutlaka o kişinin Allah'a ulaşmayı dilemesi şarttır. İnsanların bir kısmı şükürdedir; onlar, Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir. Bir kısmı küfürdedir; onlar, Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Allah'a ulaşmayı dileyenlerin gideceği yer, Allah'ın cenneti; Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin gideceği yer ise cehennemdir.
close tefsir menu

MU'MİN Suresi Tefsiri

MU'MİN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.