Sure sec
MU'MİN-18 Tefsiri

MU'MİN Suresi 18. Ayet-i Kerime Tefsiri

MU'MİN-18 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Peygamber Efendimiz (S.A.V) etrafındaki bütün insanları uyarmakla vazifelidir. Zalimlerin dostu taguttur; insan ve cin şeytanlardır. Onlar hiçbir zaman insanlara yardım etmezler. İnsan ve cin şeyt...
share on facebook  tweet  share on google  print  

MU'MİN Suresi Âyet - 18 Tefsiri

 

وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ الْآزِفَةِ إِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِمِينَ مَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ

Ve enzirhum yevmel âzifeti izil kulûbu ledâl hanâciri kâzımîn(kâzımîne), mâ liz zâlimîne min hamîmin ve lâ şefîin yutâu.

Ve yaklaşan gün (kıyâmet günü) konusunda onları uyar. O zaman kalpler, korku ile hançerelere gelir (can boğaza gelir). Zalimler için yakın bir dost ve şefaati kabul edilir bir şefaatçi yoktur.

1.ve enzir-hum: ve onları uyar
2.yevme el âzifeti: yakın olan gün, yaklaşan gün
3.iz(i): o zaman, olduğu zaman
4.el kulûbu: kalpler
5.ledâ: yanında
6.el hanâciri: hançereler (boğaz, gırtlak)
7.kâzımîne: korkmuş olarak, korkuyla
8.: yoktur
9.li ez zâlimîne: zalimlere, zalimler için
10.min: den
11.hamîmin: samimi dost, yakın dost
12.ve lâ: ve yoktur
13.şefîin: şefaatçi
14.yutâu: tâbî olunur, hatırı geçer, sözü kabul edilir
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Peygamber Efendimiz (S.A.V) etrafındaki bütün insanları uyarmakla vazifelidir. Zalimlerin dostu taguttur; insan ve cin şeytanlardır. Onlar hiçbir zaman insanlara yardım etmezler. İnsan ve cin şeytanların tek bir gayesi vardır. Başka insanları da kendileri gibi Allah'ın yolundan saptırmak. Ve onları bütün güçleriyle Allah'ın yolundan ayırmaya çalışırlar. Niyetleri o insanları da kendileriyle beraber cehenneme sürüklemektir.

İnsanlara kötü muamele yapmak, onların üzülmelerine sebebiyet vermek onlara zulmetmektir. Ama onlara zulmederek derecat kaybetmek ise kendine zulmetmektir. Öyleyse zalimler, kendilerine zulmedenlerdir. Başkalarına zulüm yaptığı zaman da insan kendisine zulmeder.

Allah'ın namaz emrini yerine getirmeyen insan derecat kaybeder. Zikir emrini yerine getirmeyen her an derecat kaybetmektedir. Bu, kendine zulmetmektir. Bu insanın sadece Allah'la kendisi arasındaki bir olaydır ama Allah'ın bir emrini yerine getirmediği için derecat kaybetmektedir ve bu sebeple kendisine zulmetmektedir.

Zalimler için, yakın bir dost ve şefaati kabul edilir bir şefaatçi yoktur. Çünkü şefaatin sahibi her devirdeki devrin imamıdır. Devrin imamının şefaat ettiği kişiler ise dünya üzerinde kendilerine şefaat edilenlerdir. Kıyâmet günü şefaat söz konusu değildir. Şefaat, dünya üzerinde, hayattayken tatbik edilir. Ve işte Allahû Tealâ açık bir şekilde Nisâ-64'te diyor ki:

4/NİSÂ-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Sahâbenin talebi üzerine o güne kadar işlemiş olduğu bütün günahlarını affediyor Allahû Tealâ. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in talebi üzerine de bir defa daha affediyor yani günahlarını sevaba çeviriyor. İşte bunun, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'le sahâbe arasındaki adı, şefaattir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'le Allah arasındaki ismi, mağfirettir. Mağfiret, günahların ikinci defa affedilmesinin yani sevaba çevrilmesinin adıdır:

25/FURKÂN-70: İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
close tefsir menu

MU'MİN Suresi Tefsiri

MU'MİN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.