Bize Ulaşın | Site Haritası
 Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

 

MÂİDE Suresi 77. Ayet-i Kerime Tefsiri

MÂİDE-77 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Dînde haksız yere taşkınlık etmenin ve haddi aşmanın muhtevasını Allah, Nisâ Suresinin 171. âyet-i kerimesinde şöyle açıklıyor: 4/NİSÂ-171: Yâ ehlel kitâbi lâ taglû fî dînikum ve lâ tekûlû alâllâh...
share on facebook  tweet  share on google  print  

MÂİDE Suresi Âyet - 77 Tefsiri

5 - MÂİDE

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

5/MÂİDE-77

 

قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلاَ تَتَّبِعُواْ أَهْوَاء قَوْمٍ قَدْ ضَلُّواْ مِن قَبْلُ وَأَضَلُّواْ كَثِيرًا وَضَلُّواْ عَن سَوَاء السَّبِيلِ

Kul yâ ehlel kitâbi, lâ taglû fî dînikum gayral hakkı ve lâ tettebiû ehvâe kavmin kad dallû min kablu ve edallû kesîren ve dallû an sevâis sebîl(sebîli).

De ki; “Ey Kitap Ehli! Dîninizde haksız yere (taşkınlık yapıp) haddi aşmayın. Ve daha önce dalâlete düşmüş ve birçoklarını da dalâlete düşürmüş ve de sevvâ edilmiş yoldan sapmış olan bir kavmin hevâlarına uymayın.”

1.kul: de, söyle
2.yâ ehle el kitâbi: ey kitab ehli, kitap sahipleri!
3.lâ taglû: haddi aşmayın!
4.fî dîni-kum: dininizde
5.gayra el hakkı: haklı olmaksızın, haksız olarak
6.ve lâ tettebiû: ve tâbî olmayın, uymayın!
7.ehvâe: hevalar, hevesler, nefsin istekleri
8.kavmin: kavim
9.kad dallû: dalâlete düşmüşler
10.min kablu: önceden
11.ve edallû: ve dalâlete düşürmüşler
12.kesîren: çoğu
13.ve dallû: ve saptılar
14.an sevâi es sebîli: sevvâ edilmiş, Allâh'a ulaştırmak üzere dizayn edilmiş yoldan
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Dînde haksız yere taşkınlık etmenin ve haddi aşmanın muhtevasını Allah, Nisâ Suresinin 171. âyet-i kerimesinde şöyle açıklıyor:

4/NİSÂ-171: Yâ ehlel kitâbi lâ taglû fî dînikum ve lâ tekûlû alâllâhi illâl hakk(hakka). İnnemâl mesîhu îsâbnu meryeme resûlullâhi ve kelimetuhu. Elkâhâ ilâ meryeme ve rûhun minhu, fe âminû billâhi ve rusulihî, ve lâ tekûlû selâseh(selâsetun). İntehû hayran lekum. İnnemâllâhu ilâhun vâhid(vâhidun). Subhânehû en yekûne lehu veled(veledun), lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı). Ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).
Ey kitab ehli! Dîniniz hakkında haddi aşmayın! Allah'a karşı haktan (doğrudan, gerçekten) başka bir şey söylemeyin. Mesih İsa, Meryem'in oğludur ve sadece Allah'ın Resûl'ü ve O'nun kelimesidir. (Ruh'ûl Kudüs) Onu Meryem'e ilka etti ve o, Kendisinden (Ruh'ûl Kudüs'den) bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve O’nun resûllerine îmân edin! Ve “Üçtür.” demeyin (baba Allah, oğul Allah ve Ruh'ûl Kudüs diye üç Allah vardır demeyin), vazgeçin, sizin için hayırlıdır. Allah sadece tek ilâhtır. O’nu, “çocuk sahibi olmaktan” tenzih edin. Göklerde ve yeryüzünde olanlar (herşey) O'nundur. Ve vekil olarak Allah yeter.
Ehli kitaptan dînde haddi aşan bir kısım hiristiyanlar, “Baba Allah, oğul Allah ve Ruh'ûl Kudüs diye üç Allah vardır.” diyenlerdir. Bunlar Allah'ın Sıratı Mustakîm adlı bir yolundan sapanlardır. Mürşide tâbî olup da tövbe ettiğiniz zaman günahlarınız sevaba çevrildiği an, ruhunuz da vücudunuzdan ayrılıp Sıratı Mustakîm'e ulaşır. O zaman Allah'ın dizayn edilmiş, sevva edilmiş yolu olan Sıratı Mustakîm'e ulaşmış olursunuz Eğer bunu yapmazsanız, mürşide tâbî olmazsanız, o zaman Allah'ın sevva edilmiş olan, dizayn edilmiş olan Sıratı Mustakîmi'nden sapmış olursunuz. Nitekim Hz. İbrâhîm Meryem Suresinin 43. âyet-i kerimesinde babasına hitaben şöyle buyuruyor:

19/MERYEM-43: Yâ ebeti innî kad câenî minel ilmi mâ lem ye’tike fettebi’nî ehdike sırâtan seviyyâ(seviyyen).
Ey babacığım, muhakkak ki bana, sana gelmeyen bir ilim gelmiştir! Öyleyse bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye (düzgün, seviyeli, Allah’a ulaştıran yola) hidayet edeyim (ulaştırayım).
Gerçekten, her kavim kendi peygamberine veya velî resûllerine tâbî olduktan sonra geçen zaman parçaları içinde dejenarasyona uğramış, aralarından pek az kişi o peygambere, Allahû Tealâ tarafından indirilen şeriate tâbî olarak tövbe etme merasimlerini, asırlar boyunca oluşan mürşidlere tâbî olmak suretiyle, gerçekleştirmişlerdir. Ama toplumun büyük kısmı yoldan sapmış olanların hevalarına tâbî olarak bunu gerçekleştirmemiş, realize etmemiş, böylece yollarından sapmışlardır.
Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.