Sure sec
KEHF-28 Tefsiri

KEHF Suresi 28. Ayet-i Kerime Tefsiri

KEHF-28 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ burada, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sahâbe arasındaki ilişkilerden bahsetmektedir ve Allahû Tealâ: “Sabah akşam yani günün her vaktinde Allah'ın Zat'ını isteyerek Rabbine dua eden...
share on facebook  tweet  share on google  print  

KEHF Suresi Âyet - 28 Tefsiri

 

وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَن ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ وَكَانَ أَمْرُهُ فُرُطًا

Vasbır nefseke meallezîne yed'ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta'du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı' men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan).

Sabah akşam, O’nun Vechi'ni (Zat’ını) isteyerek Rabbine dua edenlerle beraber nefsini sabırlı tut. Dünya hayatının ziynetini dileyerek gözünü onlardan çevirme! Kalbini zikrimizden gâfil kıldığımız ve hevasına (heveslerine) tâbî olan kimselere isteyerek, işinde haddi aşmış olanlara itaat etme!

1.vasbır: ve sabret
2.nefse-ke: senin nefsin, kendi nefsin
3.mea ellezîne: o kimselerle birlikte
4.yed'ûne: dua ederler, ediyorlar
5.rabbe-hum: onların Rabbi
6.bi el gadâti: sabah
7.ve el aşiyyi: ve akşam
8.yurîdûne: isterler, istiyorlar
9.veche-hu: onun vechini, zatını
10.ve lâ ta'du
(âde)
: ve döndürme, çevirme
: (döndü)
11.aynâ-ke: senin gözlerin
12.an-hum: onlardan
13.turîdu: istiyorlar
14.zînete el hayâti ed dunyâ: dünya hayatının süsünü, ziynetini
15.ve lâ tutı': ve itaat etme
16.men: kimse
17.agfelnâ: gâfil bıraktık
18.kalbe-hu: onun kalbi
19.an zikri-nâ: zikrimizden
20.vettebea (ve ittebea): ve tâbî oldu
21.hevâ-hu
(hevâ)
: hevesleri
: (hevesler: nefsin afetleri ile şeytanın talepleri)
22.ve kâne: ve oldu
23.emru-hu: onun işi, kendi işi
24.furutan: haddi aşarak
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ burada, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sahâbe arasındaki ilişkilerden bahsetmektedir ve Allahû Tealâ: “Sabah akşam yani günün her vaktinde Allah'ın Zat'ını isteyerek Rabbine dua edenlerle birlikte ol.” diyerek sahâbenin bir başka cephesini daha aydınlatmaktadır.

Sahâbe ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah'a teslim etmek niyetindedirler. Ruhlarını teslim edenler vechlerini, vechlerini teslim edenler nefslerini, nefslerini teslim edenler de iradelerini Allah'a teslim etmeyi dilerdi. Herkes Allah'a daha üst seviyede teslim olma yolundaydı. Her seferinde ruhun da vechin de nefsin de iradenin de istediği Allah'ın Zat'ıdır. Çünkü hepsi Allah'a teslim olmak üzere yaratılmıştır.

Burada Allahû Tealâ'nın çok güzel bir ifadesi vardır: “Kalbini zikrimizden gâfil kıldığımız ve hevasına, heveslerine tâbî olan kimselere, işinde haddi aşmış olanlara itaat etme!” buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in etrafında iki nevi insan vardı:
  1. Tâbî olanlar (Bu grupta bir problem yoktur.)
  2. Tâbî olmayanlar (Allah'ın zikrini yapmıyorlardı ve hevalarına, heveslerine, tâbîlerdi. İşlerinde helâle haramı karıştırıp, mutlaka daha fazlasını istemişlerdi ve hep haddi aşmış olanlardı.)
Allahû Tealâ'nın bu âyeti indirmesinin arkasındaki olaydan bahsedelim:

Uyeyne isimli şehrin ileri gelenlerinden birisi Resûlullah, Selman Farisi ve bir grup fakir müslümanla birlikteyken O'nun yanına gelmiş. Selman Farisi'nin üzerinde yünden bir aba varmış (zaten bütün sahâbe yün giyiyordu). Abanın içinde terlemiş. Uyeyne, Peygamberimiz (S.A.V)'e demiş ki:

“Bunların kokusu seni rahatsız etmiyor mu? Biz mudarrın ileri gelenleri ve liderleriyiz. Biz müslüman olursak herkes müslüman olur. Senin peşinden gitmekten bizi sadece bunlar alıkoyuyorlar. Onları yanından uzaklaştır ki; Sana uyalım ya da bize başka, onlara başka meclis ayır.”

Resûlullah onların isteklerini yerine getirmeye yeltenir. Bu âyet inince çıkıp o fakirleri aramaya başlar. Onları görünce yanlarına oturur ve şöyle buyurur:

“Allah'a hamdolsun, O Allah ki; ümmetimin içinde bana nefsimi kendileriyle beraber tutmamı emrettiği kimseler yarattı. O gâfiller, Allah'ın emirlerini terkedip heva ve heveslerine uymuşlardır.”

Bu âyet-i kerime heva ve heveslerine uyan Uyeyne gibi o şehrin ileri gelenlerinden bahsetmektedir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ise o fakirlerle beraber olmuştur.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden KEHF Suresi - 28 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

KEHF Suresi Tefsiri

KEHF Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.