Sure sec
İSRÂ-15 Tefsiri

İSRÂ Suresi 15. Ayet-i Kerime Tefsiri

İSRÂ-15 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Fatır-18 ile İsrâ-15 kesin bir ilişki içerisindedir. “Kim hidayete ermişse sadece kendi nefsi için hidayete erer.” (İsrâ-15) “Kim nefsini tezkiye etmişse kendi nefsi için tezkiye olmuştur.” (Fatır...
share on facebook  tweet  share on google  print  

İSRÂ Suresi Âyet - 15 Tefsiri

 

مَّنِ اهْتَدَى فَإِنَّمَا يَهْتَدي لِنَفْسِهِ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّى نَبْعَثَ رَسُولاً

Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsihî, ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziratun vizra uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).

Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.

1.men ihtedâ: kim hidayete erdiyse (ererse)
2.fe: o taktirde, öyle olunca
3.innemâ: sadece
4.yehtedî: hidayete erer
5.li nefsi-hi: kendi nefsi için
6.ve men dalle: ve kim dalâlette ise
7.fe: o taktirde, öyle olunca, öyleyse
8.innemâ: sadece
9.yadıllu: dalâlette kalır
10.aleyhâ: (sorumluluğu) kendi üzerinedir
11.ve lâ teziru: ve yük (ağırlık) taşımaz
12.vâziratun: yük taşıyan (günah yüklenen) kimse
13.vizra: ağırlık, yük, günah
14.uhrâ: diğeri, başkası
15.ve mâ kunnâ: ve biz olmadık
16.muazzibîne: azap edenler, azap ediciler
17.hattâ: oluncaya kadar, olmadıkça
18.neb'ase: göndeririz, beas ederiz, vazifelendiririz
19.resûlen: bir resûl
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Fatır-18 ile İsrâ-15 kesin bir ilişki içerisindedir.

“Kim hidayete ermişse sadece kendi nefsi için hidayete erer.” (İsrâ-15)

“Kim nefsini tezkiye etmişse kendi nefsi için tezkiye olmuştur.” (Fatır-18)

Kim hidayete erdiyse sadece nefsi için, nefsini tezkiye ettiği için hidayete erer. Dalâlette olanın ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan günahı yüklenen bir kimse, bir başkasının günahını yüklenmez. Herkes kendi günahını yüklenmek mecburiyetindedir.

Öyleyse muhtevada nefs tezkiye edilmedikçe hidayet söz konusu değildir. Bir insanın ruhunu Allah'a ulaştırabilmesi nefsinin kalbinde %51 nur birikmedikçe mümkün değildir.

35/FÂTIR-18: Ve lâ tezirû vâziratun vizra uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Bu âyet-i kerime: "Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık." diye bitmektedir.

Allahû Tealâ;
  1. Bütün kavimlere (Nahl-36).
  2. Bütün zaman parçalarında, aralıksız olarak (Mu'minûn-44, Bakara-87), mutlaka resûl beas etmektedir (göndermektedir). O kavmin içinden, orada doğan ve onların dilleriyle konuşan (İbrâhîm-4) bir kişi, vazifeli olmaktadır.


16/NAHL-36: Ve lekad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâletu, fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).
Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).
23/MU'MİNÛN-44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).
Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.
2/BAKARA-87: Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne).
Andolsun ki, Biz, Musa’ya kitap verdik ve ondan sonra ardarda resûller gönderdik. Ve Meryem’in oğlu İsa’ya beyyineler (açık deliller) verdik ve onu Ruh’ûl Kudüs ile destekledik. Öyle ki, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle gelen resûle karşı, her defasında kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürüyorsunuz.
14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâu, ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).
Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden İSRÂ Suresi - 15 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

İSRÂ Suresi Tefsiri

İSRÂ Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.