Sure sec
HÛD-61 Tefsiri

HÛD Suresi 61. Ayet-i Kerime Tefsiri

HÛD-61 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ, ilk emrini veriyor: “Allah'a kul olun!” Yani ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi ve iradenizi Allah'a teslim edin. Allahû Tealâ, nihaî emrini veriyor: “O'ndan mağfiret isteyin. Sonra O'na...
share on facebook  tweet  share on google  print  

HÛD Suresi Âyet - 61 Tefsiri

 

وَإِلَى ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَالِحًا قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُواْ اللّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ هُوَ أَنشَأَكُم مِّنَ الأَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ فِيهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّي قَرِيبٌ مُّجِيبٌ

Ve ilâ semûde ehâhum sâlihâ(sâlihan), kâle yâ kavmi'budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu, huve enşeekum minel ardı vesta'marakum fîhâ festagfirûhu summe tûbû ileyhi, inne rabbî karîbun mucîb(mucîbun).

Ve Semud kavmine, onların kardeşi Salih (a.s) şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Sizi arzdan yaratan ve orada, size imar ettiren O’dur. Öyleyse O’ndan mağfiret isteyin. Sonra O’na tövbe edin (Allah’a yönelin). Benim Rabbim muhakkak ki yakındır, (dualara) icabet edendir.”

1.ve ilâ semûde: ve Semud kavmine
2.ehâ-hum: onların kardeşi
3.sâlihan: Salih
4.kâle: dedi
5.yâ kavmi: ey kavmim
6.ı'budû allâhe: Allah'a kul olun
7.mâ lekum: sizin için yoktur
8.min: ...dan
9.ilâhin: bir ilâh
10.gayru-hu: ondan başka
11.huve: o
12.enşee-kum: sizi yarattı
13.min el ardı: topraktan, arzdan
14.ve ista'mara-kum: ve size imar ettirdi, mamur hale getirtti (veya size ömür verdi)
15.fî-hâ: orada
16.fe istâgfirû-hu: artık ondan mağfiret isteyin (resûlün, mürşidin önünde tövbe edin)
17.summe: sonra
18.tûbû: tövbe edin
19.ileyhi: ona
20.inne: muhakkak, şüphesiz
21.rabbî: benim Rabbim
22.karîbun: yakındır
23.mucîbun: icabet edendir
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ, ilk emrini veriyor: “Allah'a kul olun!” Yani ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi ve iradenizi Allah'a teslim edin.

Allahû Tealâ, nihaî emrini veriyor: “O'ndan mağfiret isteyin. Sonra O'na tövbe edin.”

Vebudullahe: Allah'a kul olun

"Budûnî: Bana kul olun" sözlerini insanlar hep "Bana kulluk edin, Bana ibadet edin" şeklinde değerlendirmişlerdir.

7 safhalı İslâm'ı yaşamak, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz ve bütün sahâbenin yaşadığı İslâm'ı, kâinatın tek dînini, Hz. İbrâhîm'in hanif dînini yaşamaktır. Kur'ân'daki 28 basamağı da gerçekleştirmektir. İbadet etmek, Allah'a kul olmanın vasıtasıdır. Elbette Allah için ibadet edilir. Ve Allah için namaz kılınır, Allah için oruç tutulur, Allah için zikir yapılır. Ama eğer kul olmanın standartlarının dışında, bütün "kul olma" kavramları ibadet etmeye dönüştürülürse o zaman hedefle vasıta birbirine karışır. Oysa namaz kılmak bir vasıtadır, Allah'a kul olmak hedeftir.

Allah'a ulaşmayı dilemek, Allah'a kul olmak demektir. Bu ilk kulluktur.

39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Mürşide ulaşmak, kul olmanın ikinci safhasıdır. O gün, ruh insandan ayrılır, Allah'a doğru yola çıkar.

Ruh, 21. basamakta Allah'a ulaşır, 22. basamakta Allah'ın Zat'ında yok olur, Allah'a teslim olur. Bu 3. kulluktur.

25. basamakta fizik vücut, Allah'ın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen bir özellik kazanır. O zaman fizik vücut da Allah'a kul olur (4. kulluk).

26. basamakta nefs aynı özellikleri kazanır. Nefsin kalbinde hiçbir afet kalmaz. Kişi sadece Allah'ın nurlarından, faziletlerden oluşan bir nefs kalbine sahip olur. Nefs de böylece Allah'a teslim olur (5. kulluk).

27. basamakta ihlâs makamına ulaşılır, kişi irşad olur. Bu 6. kulluktur.

28. basamağın 2. kademesinde salâh nuruna kavuşulur, 4. kademesinde Allahû Tealâ, kişinin talebi üzerine iradesini Kendi iradesine bağlar. Cüz'i irade, ilâhi iradeye, Allah'ın uygun görmesi üzerine bağlanmıştır, irade Allah'a kul olmuştur (7. kulluk). Kişi irşad makamının sahibi olup, Allah'ın farz kıldığı bihakkın takvanın sahibi olur.

Allah'a kul olun. Yani Allah'a teslim olun. Yani hidayete erin. Yani felâha erin. Yani âmenû olun. Yani Allah'ın rızasını kazanın.

İşte bu kavramlar, 7 tane merhaleyi ve 7 tane kulluğu ihtiva ederler. Allah'a ulaşmayı dilemek(1), tâbiiyet(2), ruhun hidayeti(3), vechin hidayeti(4), nefsin hidayeti(5), irşada ulaşmak(6) ve iradenin hidayeti(7), hepsi de derece derece Allah'a kul olmayı ifade eder.

Allahû Tealâ diyor ki:

25/FURKÂN-70: İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
25/FURKÂN-71: Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilâllâhi metâbâ(metâben).
Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a ulaşır (hayattayken ruhu Allah’a ulaşır).
Bu âyette Furkân 71'deki yolu takip ederek "festâgfirûhu summe tûbû ileyhi" ifadesinde Allahû Tealâ: “Ondan mağfiret dileyin, sonra O'na yönelerek tövbe edin.” diyor. Burada “Allah'a yalnız tövbe edin” değil, “Allah'a yönelin” mânâsı da vardır. Bu tövbe, insan ruhunun Allah'a doğru yola çıkma tövbesidir. "Yetubû", "metabâ" ve "tubû" kelimeleri aynı kökten gelen kelimeler oldukları halde mânâlarda büyük değişiklikler vardır.

Mağfiret için evvelâ Allah'a ulaşmayı dilemek, Allahû Tealâ'dan 12 tane ihsan almak, irşad makamına ulaşıp tâbî olmak ve ruhun vücuttan ayrılması lâzımdır. İşte bu, o kişinin "yetûbu" olması halidir. Tövbe, tövbenin arkasından da ruhun Allah'a yönelmesi ve neticede Allah'a ulaşması... Onun için de "metâbâ"nın da dilimizde anlatılması, o tövbenin kabul edilmesi hüviyetindedir. Yani "tövbeleri kabul edilmiş bir halde Allah'a yönelir, Allah'a doğru yola çıkar" demektir.

Allahû Tealâ, Furkân-71'de "günahların sevaba çevrilmesi", bu âyette ise "mağfiret" kullanmıştır. Gene günahların sevaba çevrilmesi işlemi yani mağfiretle birlikte tövbe... Allahû Tealâ Nisâ-64'te diyor ki:

4/NİSÂ-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Bütün nebîler, bütün peygamberler, bütün Allah'ın resûlleri Allah'a davet ederler. Hz. Salih de muhakkak ki Allah'ın bir Nebî'si, bir Peygamberi'ydi. Ve mutlaka Allah'a davet ediyordu. Bu âyet (Hûd-61), Allah'a davetin bir belgesidir. Ve bu konudan bilgi sahibi olmayanlar, kendilerine göre “İnsan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşması mümkün değildir.” diyenler, bu konuda “Allah'tan bağışlanma dileyin, sonra da tövbe edin.” diye olayı kapatmışlar, “mânâ budur” demişlerdir.

Oysa ki burada, insan ruhunun Allah'a ulaşması konusunda açık bir hüküm yer almaktadır. “Ey milletim! Allah'a kul olun.” Sonra da nasıl kul olacaklarını söylüyor, “Allah'tan mağfiret dileyin. Ve tövbe edin.”

Bu tövbe kişiyi mü'min kılacak ve salih amellere ulaştıracak olan bir tövbedir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden HÛD Suresi - 61 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

HÛD Suresi Tefsiri

HÛD Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.