Sure sec
HÛD-29 Tefsiri

HÛD Suresi 29. Ayet-i Kerime Tefsiri

HÛD-29 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allah'ın düşmanları, şehrin ileri gelenleri, Hz. Nuh'a: “Sen o etrafındaki insanları uzaklaştır. Onlar da bizim gibi olsunlar.” demişler. Hz. Nuh da: “Siz istiyorsunuz diye, ben o âmenû olanları (...
share on facebook  tweet  share on google  print  

HÛD Suresi Âyet - 29 Tefsiri

 

وَيَا قَوْمِ لا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مَالاً إِنْ أَجْرِيَ إِلاَّ عَلَى اللّهِ وَمَآ أَنَاْ بِطَارِدِ الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّهُم مُّلاَقُو رَبِّهِمْ وَلَكِنِّيَ أَرَاكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ

Ve yâ kavmi lâ es’elukum aleyhi mâlâ(mâlen), in ecriye illâ alâllâhi ve mâ ene bi târidillezîne âmenû, innehum mulâkû rabbihim ve lâkinnî erâkum kavmen techelûn(techelûne).

Ve ey kavmim! Buna (tebliğ ettiğim şeylere) karşılık sizden mal olarak (bir şey) istemiyorum. Eğer ücretim (ecrim) varsa ancak Allah’a aittir. Ve ben âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) tardedecek (uzaklaştıracak, kovacak) değilim. Muhakkak ki onlar, Rab’lerine mülâki olacaklar (ulaşacaklar). Ve lâkin ben, sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.

1.ve yâ kavmi: ve ey kavmim
2.lâ es'elu-kum: sizden istemiyorum
3.aleyhi: ona karşılık, ona (onun için)
4.mâlen: mal olarak
5.in ecriye: eğer varsa ecrim, ücretim
6.illâ: sadece, ancak
7.alâ allâhi: Allah'a aittir
8.ve mâ: ve değil
9.ene: ben
10.bi târidi: uzaklaştıran, kovan
11.ellezîne âmenû: Allah'a ulaşmayı dileyen (âmenû olan) kimseler
12.inne-hum: muhakkak onlar
13.mulâkû: ulaşacaklar
14.rabbi-him: Rab'lerine
15.ve lâkin-nî: ve fakat ben
16.erâ-kum: sizi görüyorum
17.kavmen: bir kavim
18.techelûne: siz cahillik ediyorsunuz
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah'ın düşmanları, şehrin ileri gelenleri, Hz. Nuh'a: “Sen o etrafındaki insanları uzaklaştır. Onlar da bizim gibi olsunlar.” demişler. Hz. Nuh da: “Siz istiyorsunuz diye, ben o âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) yanımdan kovamam. Muhakkak ki onlar, Rab'lerine mülâki olacaklardır. Ruhlarını ölmeden evvel mutlaka Allah'a ulaştıracaklardır.” demiştir.

Burada bir muhteva var. Kim âmenû olursa muhakkak ki, Rabbine mülâki olur. Kim Allah'a ulaşmayı dilerse o kişi, mutlaka Allah'ın Zat'ına ulaşır. Allah'a ulaşmayı dileyen bir kişi, âmenû olan kişidir. Hûd-29, bu açıdan önemli ve konuyu kesin bir şekilde dile getiren âyet-i kerimedir. Allah'a âmenû olanların, Allah'a ulaşmayı dileyenlerin Allah'a ulaşacakları konusu, iki âyet (Hûd-29, Ankebût-5) arasındaki illiyet rabıtasıyla kesinleşmektedir.

Aynı olayı, aynı sonucu Ankebût Suresinin 5. âyet-i kerimesinde de görüyoruz.

29/ANKEBÛT-5: Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi le âtin, ve huves semîul alîm(alîmu).
Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.
Allah'a ulaşmayı dileyen kişinin, Allah'a ulaşacağı günü, Allah tayin edecektir. Allah o kişiye yardım edecektir. Ve Allah, onun ruhunu Kendi Zat'ına ulaştıracaktır.

Yûnus Suresinin 45. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor:

10/YÛNUS-45: Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yeteârafûne beynehum, kad hasirallezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).
Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).
Allah'a mülâki olmayı yalanlayanlar, hidayete eremezler. Zaten yalanladıkları şey, hidayete ermektir. Allah'a mülâki olmak, ruhun hidayetidir.

Allahû Tealâ diyor ki:

3/ÂLİ İMRÂN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dîninize tâbî olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.” Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazl Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi’dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).
Öyleyse bir defa daha ortaya çıkıyor ki, sadece Allah'a ulaşmayı dileyenler, Allah'a ulaşabilirler.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden HÛD Suresi - 29 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu

HÛD Suresi Tefsiri

HÛD Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.