Sure sec
FURKÂN-8 Tefsiri

FURKÂN Suresi 8. Ayet-i Kerime Tefsiri

FURKÂN-8 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Peygamber Efendimiz (S.A.V), kendisine tâbî olunmasını istediği zaman Mekke halkının ileri gelenlerinden birkaç kişi, O'na dediler ki: “Şu Ay'ı ikiye bölebilirsen biz, Sana tâbî oluruz.” Peygamber...
share on facebook  tweet  share on google  print  

FURKÂN Suresi Âyet - 8 Tefsiri

 

أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

Ev yulkâ ileyhi kenzun ev tekûnu lehu cennetun ye’kulu minhâ, ve kâlez zâlimûne in tettebiûne illâ raculen meshûrâ(meshûran).

Veya ona, (gökten) bir hazine atılsaydı (verilseydi) veya ondan (ürünlerinden) yiyeceği bir bahçesi olsaydı. Ve zalimler: “Siz ancak, sihir yapılmış (büyülenmiş) bir adama tâbî oluyorsunuz.” dediler.

1.ev: veya
2.yulkâ: atar, verir
3.ileyhi: ona
4.kenzun: bir hazine
5.ev: veya
6.tekûnu: olur
7.lehu: onun
8.cennetun: cennet, ağaçlı bahçe
9.ye'kulu: yer
10.min-hâ: ondan
11.ve kâle: ve dedi
12.ez zâlimûne: zalimler, zulmedenler
13.in tettebiûne: tâbî oluyorsunuz
14.illâ: ancak, sadece
15.raculen: adam
16.meshûren: sihir yapılmış, büyülenmiş
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Peygamber Efendimiz (S.A.V), kendisine tâbî olunmasını istediği zaman Mekke halkının ileri gelenlerinden birkaç kişi, O'na dediler ki: “Şu Ay'ı ikiye bölebilirsen biz, Sana tâbî oluruz.” Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyurdu ki: “Ben Ay'ı ikiye bölemem ama Rabbimden talepte bulunurum. Eğer dilerse O, mutlaka Ay'ı ikiye böler. O zaman bana tâbî olacağınıza söz veriyor musunuz?” Onlar da söz verdiler. Sonra Allahû Tealâ, Ay'ı fetketti (ikiye böldü). Peygamber Efendimiz (S.A.V) onlara dedi ki: “İşte, gördüğünüz gibi Ay, ikiye bölünmüş durumda. Haydi bakalım, şimdi tâbî olun.” Onlar da: “Bu senin yaptığın şey ancak bir sihirdir, bir büyüdür.” dediler.

...Ve tâbî olmadılar. Yani söz vermelerine rağmen sözlerini tutmadılar.

54/KAMER-1: İkterabetis sâatu ven şakkal kamer(kameru).
Saat yaklaştı ve Kamer (Ay) yarıldı.
54/KAMER-2: Ve in yerav âyeten yu’ridû ve yekûlû sihrun mustemirrun.
Ve onlar, bir mucize görseler, yüz çevirirler. Ve bu “Sürekli bir sihirdir.” derler.
Her devirde peygamberlerden, resûllerden hep bir mucize göstermeleri; fizikötesi bir şeyler yapmaları istenmiştir. Eğer Allahû Tealâ onlara fizikötesi bir şey nasip ederse bu gerçekleştiği anda, hemen aynı şey söylenmiştir: “Bu bir sihirdir, bir büyüdür.”

Allah'ın yaratması ile Peygamberler mucize ve Velîler keramet gösterse de netice değişmez. İnsanlar, ister nebî resûl ister velî resûl olsun, Allah'ın resûllerine tâbî olmuyorlar. Bunun arkasında ise şeytan var. Allahû Tealâ Nûr Suresinde buyuruyor ki:

24/NÛR-21: Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).
Şeytan, her devirde bütün insanlara münkerle ve fuhuşla emretmiş ve Allah'ın Resûl'ünü kabul etmemeleri için elinden gelen herşeyi yapmıştır. Allah'ın resûlleri, kendilerine emredilen şeyi açıklamaya başlayınca, karşılarında mutlaka düşman bir kitle oluşmuştur. Allahû Tealâ diyor ki:

39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Allah'a ulaşmayı dileyen herkes taguttan kurtulur; çünkü Allah'ın İlâhi İradesi devreye girer ve şeytanla kişinin alâkasını otomatik olarak keser. O noktadan sonra onlar, münker ve fuhuşla emredilemezler; çünkü artık şeytanın kulu değil, Allah'ın kuludurlar. Zumer-17'de bütün sahâbenin önce şeytanın kulu iken Allah'a ulaşmayı dileyerek Allah'ın kulu oldukları ifade ediliyor.
close tefsir menu

FURKÂN Suresi Tefsiri

FURKÂN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.