Sure sec
FURKÂN-44 Tefsiri

FURKÂN Suresi 44. Ayet-i Kerime Tefsiri

FURKÂN-44 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Burada Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e tâbî olanların dışındaki herkesten bahsedilmektedir. Kitap sahiplerinin içinde Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve sahâbenin yaşadığı hayatı yaşayan küçük bir azınl...
share on facebook  tweet  share on google  print  

FURKÂN Suresi Âyet - 44 Tefsiri

 

أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا

Em tahsebu enne ekserahum yesmeûne ev ya’kılûn(ya’kılûne), in hum illâ kel en’âmi bel hum edallu sebîlâ(sebîlen).

Yoksa onların çoğunun, işittiğini veya (böylece) akıl ettiğini mi sanıyorsun? Onlar sadece hayvanlar gibidir. Hayır, onlar sebîlden (yoldan) daha çok sapanlardır.

1.em: yoksa
2.tahsebu: sen sanıyorsun
3.enne: olduğunu
4.eksere-hum: onların çoğu
5.yesmeûne: işitiyorlar
6.ev: veya
7.ya'kılûne: akıl ediyorlar
8.in: eğer
9.hum: onlar
10.illâ: ancak, sadece
11.ke: gibi
12.el en'âmi: hayvanlar
13.bel: hayır
14.hum: onlar
15.edallu: daha çok sapma
16.sebîlen: sebîl, yol
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Burada Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e tâbî olanların dışındaki herkesten bahsedilmektedir. Kitap sahiplerinin içinde Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve sahâbenin yaşadığı hayatı yaşayan küçük bir azınlık vardır. Hristiyanların ve yahudilerin içinde de sahâbenin yaşadığı hayatı yaşamakta olan insanlar, kendi peygamberlerine tâbî olmuşlardır. Ve onlar da namaz kılmışlar, oruç tutmuşlar, zekât vermişler, zikir yapmışlar, tek Allah'a inanmışlar, İslâm'ın yedi safhasını ve dört teslimini yaşamışlardır.

Bir insan Allah'a ulaşmayı dilemezse, hiçbir zaman işitemez ve idrak edemez.

1. basamakta, bütün insanlar olayları yaşar. 2. basamakta, olayları değerlendirir. Olayları değerlendirenlerin büyük kısmı, Allahû Tealâ tarafından seçilirler. Seçilenlerden Allah'a ulaşmayı dileyenler 3. basamağa ulaşabilir. İkinci basamaktayken kişi Allah'a ulaşmayı dilediği anda Allah, kalbindeki talebi işitmiştir, görmüştür ve bilmiştir.

Ve derhal Rahmân esmasıyla tecelliye başlar (4. basamak). Bu tecellinin sonucunda Allah, gözlerindeki hicab-ı mestureyi alır; görme hassasının üzerindeki gışaveti açar (5. basamak); kulaklarındaki vakrayı alır, işitme hassasının üzerindeki mührü açar (6. basamak); kalbinin mührünü açar; içindeki ekinneti alır, ihbatı koyar.

Kişinin görme hassası tahakkuk ettiği zaman irşad makamını herhangibir insan olarak değil, irşad makamı olarak görür. Kulaklarındaki vakra ve işitme hassası üzerindeki mühür alındığı zaman irşad makamının söylediklerini işitmeye yani mânâsına varmaya başlar. Kalbinin mührü açıldığı zaman kişi artık kalbinde küfür olmayan birisidir. Ve kalbindeki idraki önleyen ekinnet alındığı için idrak etmeye; yani akletmeye başlar. Bunun için hemen Allahû Tealâ kişinin kalbine ihbatı koyar. Ve böylece kişi, emin olur ki; irşad makamı Allah'ın katından olan hakikatleri söylüyor sadece. İşte bunun mânâsı akletmektir; yani idrak etmektir.

Allah'a ulaşmayı dilemeyenler ve bunların bir kısmı başka insanların da Allah'ın yoluna girmesine mâni olanlardır. Bu insanlar Nisâ-167 ve 168'de anlatılmaktadır:

4/NİSÂ-167: İnnellezîne keferû ve saddû an sebîlillâhi kad dallû dalâlen baîdâ(baîden).
Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar (saptırmış olanlar), (mürşidlerine ulaşmadıkları için) uzak bir dalâletle sapmışlardır.
4/NİSÂ-168: İnnellezîne keferû ve zalemû lem yekunillâhu li yagfira lehum ve lâ li yehdiyehum tarîkâ(tarîkan).
Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri (başkalarını da mürşide ulaşmaktan men edip saptıranları), Allah mağfiret edecek değildir ve yola (Allah’a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e) hidayet edecek değildir.
Allahû Tealâ bu insanları sadece kendileri Allah'ın yoluna girmeyenler olarak değil, başka insanları da Allah'ın yolundan saptıranlar olarak değerlendirmektedir. O zaman bu insanlar hayvanlardan da daha çok sapıklıktadır. Furkân Suresinin 44. âyet-i kerimesinin bir benzeri A'râf Suresinin 179. âyet-i kerimesidir:

7/A'RÂF-179: Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîran minel cinni vel insi, lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).
Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.
Burada Allahû Tealâ, yeni bir işaret daha vermiş: Onlar, sebîlden daha çok sapanlardır; yani dalâletleri, Nisâ-167'ye göre uzak bir dalâlettir. Furkân suresinin 44. âyet-i kerimesinde sadece daha çok sapanlardan bahsetmektedir; uzak bir dalâlette olup daha çok sapanların, sadece kendilerini değil başkalarını da dalâlette bırakanlar olduğunu Kur'ân-ı Kerim anlatmış olmaktadır.

Furkân suresinin 44. âyet-i kerimesiyle Nisâ-167 ve A'râf-179 arasında bir illiyet rabıtası vardır.
close tefsir menu

FURKÂN Suresi Tefsiri

FURKÂN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.