Sure sec
FÂTIR-42 Tefsiri

FÂTIR Suresi 42. Ayet-i Kerime Tefsiri

FÂTIR-42 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ'ya; bize nezir gönderseydin, biz de ona tâbî olurduk, Senin emirlerini yerine getirirdik diyen insanlar, kendilerine nezir geldiğinde en çok hidayete eren ümmetlerden biri olacakların...
share on facebook  tweet  share on google  print  

FÂTIR Suresi Âyet - 42 Tefsiri

 

وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِن جَاءهُمْ نَذِيرٌ لَّيَكُونُنَّ أَهْدَى مِنْ إِحْدَى الْأُمَمِ فَلَمَّا جَاءهُمْ نَذِيرٌ مَّا زَادَهُمْ إِلَّا نُفُورًا

Ve aksemû billâhi cehde eymânihim le in câehum nezîrun le yekûnunne ehdâ min ihdâl umemi, fe lemmâ câehum nezîrun mâ zâdehum illâ nufûrâ(nufûran).

Ve Allah’a en kuvvetli yeminleri ile kasem ettiler. Eğer gerçekten onlara nezir gelirse, mutlaka en çok hidayete eren ümmetlerden biri olacaklarına. Fakat (bu), onlara nezir (uyarıcı) geldiği zaman onların nefretlerinden başka bir şeyi artırmadı.

1.ve aksemû: ve kasem ettiler
2.billâhi (bi allâhi): Allah'a
3.cehde: cehd ederek, kuvvetli olarak
4.eymâni-him: oların yeminleri
5.le: elbette, mutlaka, gerçekten
6.in: eğer
7.câe-hum: onlara geldi
8.nezîrun: nezir, uyarıcı
9.le yekûnunne: mutlaka olurlar
10.ehdâ: en çok hidayete eren
11.min: den
12.ihdâ: ahed, bir
13.el umemi: ümmetler
14.fe: fakat
15.lemmâ: olduğu zaman
16.câe-hum: onlara geldi
17.nezîrun: nezir, uyarıcı
18.mâ zâde-hum: onlara artırmadı
19.illâ: den başka
20.nufûran: nefret
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ'ya; bize nezir gönderseydin, biz de ona tâbî olurduk, Senin emirlerini yerine getirirdik diyen insanlar, kendilerine nezir geldiğinde en çok hidayete eren ümmetlerden biri olacaklarına hem de en kuvvetli yeminleriyle kasem ettiler. Ancak nezirin gelmesi onların nefretlerinden başka bir şey artırmamış. Bütün kavimlerdeki insanların çoğu, dünyanın her devresinde bütün resûllere karşı çıkmışlardır, onlardan nefret etmişlerdir. Onlar Allah'a ulaşmayı dilemedikleri için şeytanın elinde oyuncak olmuşlardır.

Mekke kâfirleri Allah'a nezir gelirse mutlaka en çok hidayete eren ümmetlerden biri olacaklarına dair en kuvvetli yeminleriyle kasem ediyorlar. Bütün nebîler, peygamberler aynı zamanda nezirdir, bütün velî resûller de nezirdir. Ama resûl olmayan nezirler de vardır. Bütün resûller nezirdir ama bütün nezirler resûl değildir. Bazen Allahû Tealâ ümmetlerden daha küçük topluluklara da nezir göndermiştir ama resûllerini ümmetlere, milletlere göndermiştir. Her milletin içinde o milletin diliyle kendilerine hitap eden bir resûl vardır. İnsanlık tarihi boyunca hep böyle olmuştur.

14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâu, ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).
Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden FÂTIR Suresi - 42 dinle!
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.