Bize Ulaşın | Site Haritası
 Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

 

ENBİYÂ Suresi 87. Ayet-i Kerime Tefsiri

ENBİYÂ-87 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Hz. Yunus, bir gemiye biner, zanneder ki denizin ortasında Allah ona ulaşamaz. Geminin yelkenleri açık ve rüzgâr da olduğu halde açıkta gemi durur. Gemidekiler işin farkına varırlar. “Aramızda mut...
share on facebook  tweet  share on google  print  

ENBİYÂ Suresi Âyet - 87 Tefsiri

21 - ENBİYÂ

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

21/ENBİYÂ-87

 

وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).

Ve Zennûn (Yunus A.S), gadaba gelerek (öfkelenerek) gitmişti. Böylece ona muktedir olamayacağımızı (hükmedemeyeceğimizi) zannetti. Sonra karanlıklar içinde (şöyle) nida etti: “Senden başka İlâh yoktur. Sen Sübhan’sın (herşeyden münezzehsin). Muhakkak ki ben, zalimlerden oldum.”

1.ve zennûni (za en nuni): ve Zennun (Yunus
2.iz zehebe: gitmişti
3.mugâdıben: gadaplanarak, öfkelenerek
4.fe: böylece
5.zanne: zannetti
6.en len nakdire: muktedir olamayacağız
7.aleyhi: ona
8.fe: o zaman, böylece
9.nâdâ: nida etti
10.fî ez zulumâti: karanlıklar içinde
11.en lâ ilâhe: ilâh olmadığını (ilâh yoktur)
12.illâ: den başka
13.ente: sen
14.subhâne-ke: sen sübhansın, münezzehsin
15.in-nî: muhakkak, gerçekten ben
16.kuntu: ben oldum
17.min ez zâlimîne: zalimlerden
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Hz. Yunus, bir gemiye biner, zanneder ki denizin ortasında Allah ona ulaşamaz. Geminin yelkenleri açık ve rüzgâr da olduğu halde açıkta gemi durur. Gemidekiler işin farkına varırlar. “Aramızda mutlaka yanlış yapan birisi var. Onu arayalım, bulalım.” derler. Hz. Yunus: “Aramanıza gerek yok, söz konusu olan benim.” der. Ve kendini denize atar. Allahû Tealâ'nın gönderdiği çok büyük bir yunus balığı Hz. Yunus'u yutar. Hz. Yunus, yunus balığının karnında, karanlıklar içinde Allah'ın nelere muktedir olduğunu idrak ederek Allah'a yalvarır: Allah'tan kaçacağını sanarak başka birisine değil, kendisine zulmetmiştir.

Allahû Tealâ onun bütün düşüncelerini bildiği için her an, herşeyden haberdardır. Çünkü ilmi ve rahmeti bütün insanları, canlıları ve cansızları, bütün boyutlarda kuşatmıştır. Allahû Tealâ'nın rahmeti ve fazlı, herşeye kaadir olan Allah'ın bir uzantısıdır. Eğer Allahû Tealâ bir dağın konuşmasını istiyorsa dağı, bir kuşun konuşmasını istiyorsa kuşu konuşturur. Dağlara da zikir yaptırır ama bunun adı artık zikir olmaz. Bu tesbihtir. Kimler Allah'ın adını “Allah, Allah, Allah, Allah” diye söylerse, eğer bunu söyleten o varlığın iradesi değilse, Allah'ın İradesi ise o zaman tesbih olur. Nitekim Enbiyâ-79'da Hz. Davut'un talebi üzerine Allahû Tealâ dağlara da kuşlara da zikrettirdiğini yani Allah zikrettirdiği için onlara tesbih ettirdiğini ifade etmektedir.
Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.