Sure sec
EN'ÂM-91 Tefsiri

EN'ÂM Suresi 91. Ayet-i Kerime Tefsiri

EN'ÂM-91 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Tarih, tekerrürden ibarettir. İnsanlık tarihi boyunca hep aynı şeyler tekrarlanmıştır. Her devirde, insanlardan saklanan ve insanlara kabul ettirilmeye çalışılan bir şeyler olmuştur. Bir kısım ins...
share on facebook  tweet  share on google  print  

EN'ÂM Suresi Âyet - 91 Tefsiri

 

وَمَا قَدَرُواْ اللّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِذْ قَالُواْ مَا أَنزَلَ اللّهُ عَلَى بَشَرٍ مِّن شَيْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ الْكِتَابَ الَّذِي جَاء بِهِ مُوسَى نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُواْ أَنتُمْ وَلاَ آبَاؤُكُمْ قُلِ اللّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ

Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî iz kâlû mâ enzelallâhu alâ beşerin min şey’in, kul men enzelel kitâbellezî câe bihî mûsâ nûren ve huden lin nâsi tec’alûnehu karâtîse tubdûnehâ ve tuhfûne kesîrâ(kesîran), ve ullimtum mâ lem ta’lemû entum ve lâ âbâukum, kulillâhu summe zerhum fî havdıhim yel’abûn(yel’abûne).

“Ve Allah, beşere bir şey indirmedi.” dedikleri zaman O’nun kadrini hakkıyla takdir edemediler. “İnsanlar için hidayet edici ve bir nur olan Hz. Musa’nın getirdiği kitabı kim indirdi?” de. Onu kâğıtlara (yazıp) açıklıyorsunuz, çoğunu gizliyorsunuz. Babalarınızın ve sizin bilmediğiniz şeyler size öğretildi. “Allah” de, sonra onları daldıkları şeylerde bırak oynasınlar.

1.ve mâ kaderû allâhe: ve onlar Allah'ı takdir edemediler
2.hakka: hakkıyla
3.kadri-hi: onun kadrini
4.iz kâlû: dedikleri zaman
5.mâ enzele allâhu: Allah indirmedi
6.alâ: üzerine, ...e
7.beşerin: beşer, insan
8.min şey'in: bir şey
9.kul: de
10.men: kim
11.enzele: indirdi
12.el kitâbe: kitabı
13.ellezî: ki o
14.câe- bi: ile geldi, getirdi
15.hi: onu
16.mûsâ: Musa (A.S)
17.nûren (nûran): bir nur
18.ve huden: ve bir hidayet
19.li en nâsi: insanlara, insanlar için
20.tec'alûne-hu: onu yapıyorsunuz
21.karâtîse: sayfalar, kâğıtlar (kırtasiye)
22.tubdûne-hâ: onu açıklıyorsunuz
23.ve tuhfûne: ve gizliyorsunuz
24.kesîran: çoğunu
25.ve ullimtum: ve size öğretildi
26.: şeyler
27.lem ta'lemû: siz bilmiyorsunuz
28.entum: siz
29.ve lâ: ve değil
30.âbâu-kum: atalarınız, babalarınız
31.kul allâhu: "Allah" de
32.summe: sonra
33.zer-hum: onları bırak
34.: içinde
35.havdı-him: onların dalması
36.yel'abûne: oynuyorlar, oyalanıyorlar
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Tarih, tekerrürden ibarettir. İnsanlık tarihi boyunca hep aynı şeyler tekrarlanmıştır. Her devirde, insanlardan saklanan ve insanlara kabul ettirilmeye çalışılan bir şeyler olmuştur. Bir kısım insanlar, Allah'ın söylediklerini insanlara açıklayıp, onları Allah'a çağırmışlardır. İşte bunlar, Allah'ın mürşidleridir. Bir kısım insanlar da, özellikle hidayeti, insan ruhunun Allah'a ulaşmasını hem inkâr etmiş; kendilerine sorulduğunda: “Hayır ruhun ölmeden evvel Allah'a ulaşması mümkün değildir, öyle birşey yoktur.” demişler, hem de böyle söyleyerek Allah'ın hidayetini gizlemişlerdir (Bakara-159). Allah'ın hidayeti vardır ve bu hidayetin ketmedilmesi söz konusudur.

Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim için Tevrat için “Bir hidayet rehberidir.” buyurmaktadır. Ancak insanlar, Peygamber Efendimiz (S.A.V) devrine gelinceye kadar hidayeti açıklamak yerine hidayeti gizler hale gelmişlerdir. Aslında bilirler ki; hidayet vardır ve Allahû Tealâ insanlara kesin bir şekilde Tevrat'ta da, İncil'de de, Kur'ân-ı Kerim'de de “Mutlaka hidayete ermek mecburiyetindesiniz!” emrini vermiştir. Ve hidayet müessesesi bütün insanlar için vazgeçilmez bir emirdir.

Allah'ın hidayetini hem bilip, hem konunun hakimi olup, gizlemenin karşılığında insanlar Allah'ın lânetine muhatap olmaktadırlar.

2/BAKARA-159: İnnellezîne yektumûne mâ enzelnâ minel beyyinâti vel hudâ min ba’di mâ beyyennâhu lin nâsi fîl kitâbi, ulâike yel’anuhumullâhu ve yel’anuhumul lâinûn(lâinûne).
Muhakkak ki, beyyinelerden indirdiğimiz şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılmasını) Kitap'ta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenlere, işte onlara, Allah lânet eder ve lânet ediciler de onlara lânet eder.
Buradaki dizaynda Allahû Tealâ; daha çok Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in çevresindeki musevilere hitap etmektedir. Çünkü onlar, bunu babalarından, dedelerinden tevarüs ettikleri bilgilere dayalı olarak yapıyorlardı. Onlar bu istikamette kâğıtlara yazmış ve bir kısmını açıklamışlardır. Ama Allah'ın âyetlerinin çoğunu ve hidayetini gizlemişlerdir, inkâr etmişlerdir.

18/KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Böylece derecat kazandırıcı hangi amelleri varsa hepsi birden boşa gitmiştir. Ruh açısından; ruhun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasını, fizik beden açısından; fizik bedenin Allah'ın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen bir özellik kazanmasını, nefsin aynı standartları kazanmasını inkâr etmişler; gizlemişlerdir.

Allahû Tealâ “onunla hidayete erdireceğim” diyerek, bir nur olan Hz. Musa'nın Tevrat'ından bahsetmektedir. Tevrat, ilk indirildiği zaman Kur'ân-ı Kerim ile aynı esasları taşıyordu. Ve başta Hz. Musa olmak üzere ona tâbî olanların hepsi, önce Allah'a ulaşmayı dileyerek dalâletten kurtuldular, sonra da Allah'a teslim olmak için tâbî oldular. İnsanlık tarihi boyunca tâbiiyet hiç değişmemiştir. Tâbî olan kişi, mürşidinin elini öper ve ona tâbî olur. Bu ikinci safha hidayettir. Düşünce plâtformundaki hidayetin başlangıcı, Allah'a ulaşmayı dilediğimiz andır.

Öyleyse bu insanların Allah'ın hidayetini gizlemekten muratları vardır. Kendileri dalâlettedirler ve başkalarının da kendileri gibi dalâlette kalmalarını istemektedirler. İnsanların hidayete ermesine gönülleri razı değildir. Allah'a ulaşma dileğini ketmederler, Allah'a ulaştırmaya vesile olmakla görevli mürşidleri ketmederler, Allah'ın doğrularını gizlerler, Allah'ın resûllerini inkâr ederler. Allahû Tealâ, açık bir şekilde hidayetten bahsetmiştir, onlar ise hidayeti gizlemişlerdir. Hem kendilerini cehenneme atmaktadırlar, hem de gizledikleri hidayete, insanlar ulaşamayacakları cihetle, veballerini almaktadırlar.
close tefsir menu

EN'ÂM Suresi Tefsiri

EN'ÂM Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.