Sure sec
BAKARA-74 Tefsiri

BAKARA Suresi 74. Ayet-i Kerime Tefsiri

BAKARA-74 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Kasiyet ve kasvet, aynı kökten gelen iki kelimedir. Nefsin kalbinde doğuştan itibaren afetler olduğu için kalp kasvetlidir. Hasletler yoktur. Afetler, şeytanın karanlıklarıyla, kasvetiyle temsil o...
share on facebook  tweet  share on google  print  

BAKARA Suresi Âyet - 74 Tefsiri

 

ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُم مِّن بَعْدِ ذَلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ أَوْ أَشَدُّ قَسْوَةً وَإِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الأَنْهَارُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَاء وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّهِ وَمَا اللّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Summe kaset kulûbukum min ba’di zâlike fe hiye kel hıcâreti ev eşeddu kasveh(kasveten), ve inne minel hıcâreti lemâ yetefecceru minhul enhâr(enhâru), ve inne minhâ lemâ yeşşakkaku fe yahrucu minhul mâu, ve inne minhâ lemâyehbitu min haşyetillâh(haşyetillâhi), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Sonra, bunun (bu mucizenin) arkasından kalpleriniz (gene) kasiyet bağladı (katılaştı ve karardı), öyle ki taş gibi hatta daha da katı oldu. Ve gerçekten, taşlardan öyleleri vardır ki, ondan nehirler fışkırır. Ve gerçekten, onlardan (taşlardan) öyleleri vardır ki, yarılır, böylece içinden su çıkar. Ve mutlaka onlardan (taşlardan) öyleleri vardır ki, Allah’a karşı duyduğu huşûdan yuvarlanıp aşağı düşer. Ve Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.

1.summe: sonra
2.kaset: kasiyet bağladı, katılaştı
3.kulûbu-kum: sizin kalpleriniz
4.min ba'di: sonradan, sonra
5.zâlike: işte bu
6.fe: artık, öyle ki
7.hiye: o
8.ke: gibi
9.el hıcâreti: taşlar
10.ev: veya
11.eşeddu: daha şiddetli
12.kasveten: kasvetli, katılaşmış
13.ve inne: ve hiç şüphesiz, muhakkak
14.min el hıcâreti: taşlardan
15.lemâ: olduğu zaman, öyle ki, fakat (hatta)
16.yetefecceru: çıkar, fışkırır (kaynar)
17.min-hu: ondan,
18.el enhâru: nehirler, ırmaklar
19.ve inne min-hâ: ve muhakkak ondan
20.lemâ: olduğu zaman, öyle ki, fakat (hatta)
21.yeşşakkaku: yarılır
22.fe: o zaman, böylece
23.yahrucu: çıkar
24.min-hu: ondan
25.el mâu: su
26.ve inne min-hâ: ve muhakkak ondan
27.lemâ: olduğu zaman, öyle ki, fakat (hatta)
28.yehbitu: düşer (aşağı yuvarlanır)
29.min haşyete: haşyet duygusundan, korkusundan
30.allâhi: Allah
31.ve mâ allâhu: ve Allah değildir
32.bi gâfilin: gâfil, gaflette, habersiz
33.ammâ (an mâ): onlardan (o şeylerden)
34.ta'melûne: yaptıklarınız şeylerden
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Kasiyet ve kasvet, aynı kökten gelen iki kelimedir. Nefsin kalbinde doğuştan itibaren afetler olduğu için kalp kasvetlidir. Hasletler yoktur. Afetler, şeytanın karanlıklarıyla, kasvetiyle temsil olunur.

Kasvet, kararmış ve sertleşmiş demektir. Kimin kalbi kasiyet bağlamışsa, o kalp hem sertleşmiştir hem kararmıştır, taştan daha sert ve daha karanlık olmuştur. Kararan ve sertleşen kalpler, Allah'ın koyduğu ihbat müessesesiyle aydınlanır ve yumuşar. İsrail kavmi de zikri unutunca kalpleri her geçen gün daha karanlık, daha sert olmuştur.

kalpteki idraki önleyen müesseseyi (ekinnet) Allah alır ve kalbe idraki sağlayan müesseseyi (ihbat) getirir. İhbat aynı zamanda kalpteki aydınlığa da sebep olan bir müessesedir. Aynı zamanda kalpteki sertliğin yumuşamasına da sebep olur.

Başlangıçta kalbe koyulan ihbat, sadece idrak etmek içindir. Nefs tezkiyesiyle kalpteki nurların artması, karanlıkların azalması, kalbin yumuşaması ve aydınlanması konusunda ihbat bir yardımcıdır.

22/HACC-53: Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).
Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm’den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).
57/HADÎD-16: E lem ye’ni lillezîne âmenû en tahşea kulûbuhum li zikrillâhi ve mâ nezele minel hakkı ve lâ yekûnû kellezîne ûtûl kitâbe min kablu fe tâle aleyhimul emedu fe kaset kulûbuhum, ve kesîrun minhum fâsikûn(fâsikûne).
Allah’ın zikri ile ve Hakk’tan inen şeyle (Allah’ın nurları ile), âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) kalplerinin huşû duyma zamanı gelmedi mi? Kendilerine daha önce kitap verilip de böylece üzerinden uzun zaman geçince, artık (zikri unuttukları için) kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasıklardır.
Hz. Musa'nın elindeki asayla kayaya vurunca12 tane pınar fışkırdığı gibi öyle taşlar vardır ki; kendilerinden sular fışkırır. Öyle taşlar da vardır ki; Allah'a olan huşû hisleriyle haşyetlerinden, Allah'a boyun eğerler, bulundukları yerlerden aşağıya düşerler.

Allahû Tealâ iki nev'i kaya ayrımı yapıyor:
  1. Kararmış mağaralarda karanlıkları ifade eden kayalar.
  2. Kendilerinden su çıkan, ihbatla en güzele ulaşan kayalar.
close tefsir menu

BAKARA Suresi Tefsiri

BAKARA Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.