Bize Ulaşın | Site Haritası
 Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

 

BAKARA Suresi 62. Ayet-i Kerime Tefsiri

BAKARA-62 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Yevm'il âhir; sonraki gündür. Sonraki gün için kıyâmet günü denebilir. ve bu, mânâlardan sadece birisidir Kur'ân-ı Kerim'de ne zaman yevm'il âhir geçse ona hep kıyâmet günü demişlerdir. Yevm'il âh...
       

BAKARA Suresi Âyet - 62 Tefsiri

2 - BAKARA

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

2/BAKARA-62

 

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُواْ وَالَّذِينَ هَادُواْ وَالنَّصَارَى وَالصَّابِئِينَ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ

İnnellezîne âmenû vellezîne hâdû ven nasârâ ves sâbiîne men âmene billâhi vel yevmil âhiri ve amile sâlihan fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Şüphesiz ki; âmenû olanlar, yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler, bunlardan her kim, Allah’a ve yevm’il âhire inanır ve ıslâh edici ameller işlerse (nefsini tezkiye ederse), bu durumda onların mükâfatları Rab’lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

1.inne ellezîne: muhakkak ki, hiç şüphesiz onlar
2.âmenû: âmenû oldular (Allah'a ulaşmayı dilediler)
3.ve ellezîne: ve o kimseler, onlar
4.hâdû: yahudiler
5.ve en nasârâ: ve hristiyanlar
6.ve es sâbiîne: ve meleklere veya yıldızlara tapanlar
7.men: kim, kimse(ler)
8.âmene: âmenû oldu (Allah'a ulaşmayı diledi), îmân etti, inandı
9.biallâhi (bi allâhi): Allah'a
10.ve el yevmi el âhiri: ve son gün, ve sonraki gün, ruhun Allah'a ulaşma günü
11.ve amile sâlihan: ve salih amel, ıslâh edici (nefsi tezkiye edici) amel yaptı
12.fe: artık, böylece
13.lehum: onlar için, onların
14.ecru-hum: ecirleri, mükâfatları
15.inde: yanında, katında
16.rabbi-him: onların Rabbi, Rab'leri
17.ve lâ havfun: ve korku yoktur
18.aleyhim: onlara
19.ve lâ hum yahzenûne: ve onlar mahzun olmazlar
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Yevm'il âhir; sonraki gündür. Sonraki gün için kıyâmet günü denebilir. ve bu, mânâlardan sadece birisidir Kur'ân-ı Kerim'de ne zaman yevm'il âhir geçse ona hep kıyâmet günü demişlerdir.

Yevm'il âhire verilecek anlam, yevm'il evvele verilecek anlam ile şekillenir.

Eğer yevm'il evvel, doğum günü ise yevm'il âhir, ölüm günü olur.

Eğer yevm'il evvel, kâinatın yaratıldığı gün ise yevm'il âhir, kıyâmet günüdür.

Eğer yevm'il evvel, mürşidin önünde diz çöküp tövbe edilen gün ise yevm'il âhir, ruhun Allah'a teslim olduğu gündür. Fizik vücut açısından fizik vücudun Allah'a teslim olduğu gündür. Nefs açısından nefsin Allah'a teslim olduğu gündür.

Yevm'il âhir sadece kıyâmet günü değildir. Burada da Allahû Tealâ'nın yevm'il âhir kelimesiyle ifade etmek istediğinin "Allah'a ulaşmak" olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü sadece Allah'a ulaşmayı dileyenler mürşidlerine ulaşıp tövbe ederlerse nefsi ıslâh edici amel işleyebilirler. Âmenû olanlar, yevm'il âhire inananlar ve nefsi ıslâh edici ameller işleyenlerdir. Allahû Tealâ diyor ki:

10/YÛNUS-62: E lâ inne evlîyâallâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
Evliya olmanın gerçekleşebilmesi için Allah'a ulaşmayı dilemek, mürşide ulaşmak ve nefs tezkiyesine başlamak lâzımdır. Bunun sonunda hedefe ulaşmak, korkudan ve mahzun olmaktan berî olmak vardır:

10/YÛNUS-63: Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS-64: Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhırati, lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
Bakara Suresinin 62. âyet-i kerimesiyle Yûnus Suresinin 62, 63 ve 64. âyet-i kerimeleri arasında çok açık bir illiyet rabıtası vardır. Her ikisinde de korku ve mahzun olmak yoktur. Âmenû olanlar (ruhlarını Allah'a ulaştırmayı dileyenler) ve ruhunu Allah'a ulaştıranlar takva sahibidirler.

Bakara Suresinin 62. âyet-i kerimesinde ıslâh edici ameller işleyenler anlatılmaktadır. Islâh edici amelin işlenebilmesi için kişinin zaten takva sahibi olması gerekir.
  1. Kim Allah'a inanıyorsa,
  2. Kim Allah'a ulaşmayı dilerse,
  3. Kim mürşidine ulaşıp, önünde diz çöküp, tövbe ederse,
  4. Kim nefs tezkiyesini yaparsa, böylece kim ruhunu Allah'a ulaştırırsa, onlar Allah'ın ermiş (ruhu Allah'a ermiş) evliyası olur.
Dîn farklılığının hiç geçerli olmadığı, önemli olanın bütün dînlerde bu işlemlerin yapılması olduğu bu âyette açık ve kesin bir dille ifade edilmektedir. Sonuç da bellidir: Allahû Tealâ "Onlara korku yoktur." diyor. Bunun mânâsı cennettir.

Gelecek günlerde dînlerin birleştirilmesi hedefi için bu âyet bir ışıktır.
Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.